Parkta pazar performansları

Hayatımızın çok hareketli bir dönemini yaşamadığımız aşikâr. En büyük heyecanımız belirli gün ve haftaları mahalle dayanışması içinde müzik eşliğinde kutlamak. Karantina boyunca pencerelerimizden, balkonlarımızdan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık, bütün mahalle açılışı İstiklal Marşı’yla yaptı, İzmir Marşı’yla, Gençlik Marşı’yla çalkalandı. 1 Mayıs’ı Cem Karaca’nın söylediği marşla idrak ettik.


Parkta pazar performansları


Hüseyin Özdemir - Milliyet

En son 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı (bir hizmet olarak bayramların isimlerini de hatırlatmış olalım) da saat 19.19’da İstiklal Marşı ile kutladık. Korkarım bir süre için söyleyecek marşımız ve söylemeye vesilemiz yok. Herkes pencerede curasıyla “Al Yazmalım” çalan           Cahit Berkay’ı dinleyebilecek kadar şanslı da değil maalesef.

Ve fakat iki haftadır bir yeni heyecan vesilemiz daha var, Cihangir’in 65 üstü gençlerinin pazar park performansları. İlkinde, The Beatles’dan “Yesterday”i dinledik kendilerinden. Kısa süre önce evinin penceresinden The Rolling Stones’un karantina günlerinde çıkardığı şarkısı “Living in a Ghost Town”ı haykırarak ilk sinyalleri veren Tuğrul Eryılmaz üzerinde Andy Warhol tişörtü, sesinde gerçek bir isyanla söylüyordu, Alman ARD İstanbul muhabiri Oliver Mayer-Rüth’un kameralarına karşı. Semra Somersan, Saime Tuğrul ve Nilgün Uysal’dan oluşan müthiş de bir vokal grubu vardı.

Eryılmaz’ın T24’teki “Düzeyli Magazin” köşesinden Sezen Aksu’nun şarkıya yorumunun “Dünyada tek notayla şarkı söyleyen biri varsa çıksın karşına” olduğunu okuduk. Lise yıllarında Baby Stars diye bir müzik grubunun solisti olduğunu da “68’li ve Gazeteci” kitabımızın okurları bilecektir. Neticede ikinci hafta pazar aynı grup biraz daha genişlemiş olarak Pink Floyd’dan “We Don’t Need No Education”ı söylüyordu Cihangir Parkı’nda. Tabii ki yaratıcı bir koreografi ve biraz değiştirilmiş sözlerle. Arkadaşımız Hüseyin Özdemir o anı ölümsüzleştirdi.

Artık merakla bekler olduğumuz, Twitter’da da hayli ilgi çeken eylemlerinin bu hafta ne gibi bir sürprizle devam edeceğini sordum kendisine. “Come on let’s twist again söyleyip twist yapacağız” dedi. Gerçekten bundan âlâ bayram kutlaması düşünemiyorum.

 
Karantinanın en acil meselesi

Ülkece ne derece evlilik çağında kız eksikliği çekiyorsak, her gün en az bir erkek çıkıp evlilik yaşını küçülten bir açıklama yapıyor. Neredeyse “Bebekken doğrudan kocaya vermek iyidir, hem er kişi karısını kendisi yetiştirirse daha iyi anlaşırlar” noktasında geleceğiz.

Bugünün talihlisi Yeni Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan. Der ki, “15 yaşındaki bir kız çocuğu cinsel olgunluğa erişmiştir, rızası geçerlidir, Anadolu’da ninelerimiz hep 14-15-16 yaşında evlendirilmiş, çok mutlu yuvalar kurmuşlardır”. Tezini desteklemek için “15 yaşında kız 50 yaşında adamla kendi rızasıyla beraber olduğunda suç değil, evlenince suç” da diyor ki maalesef bir haberim var, evlenmese de suç.

Ama asıl önemlisi, yeter gerçekten. Bütün dünyada salgın hastalık var, ülkece iki aydır karantinadayız, insanlar işsiz kalıyor, hastaları, kayıpları var, önümüzde sokağa çıkma yasağıyla girdiğimiz bir bayram bekliyor bizi.

Herhalde kız çocuklarını kaç yaşında evlendirebiliriz hayati sorusu bir süre bekleyebilir değil mi?