Bahar temizliği

Bir gün geçmiyor ki yeme içme dünyasında yeni bir akım çıkmasın. Kâh glütenden kaçıyoruz ya da detoksa giriyoruz; kâh hayvansal yiyeceklere veda edip vegan oluyoruz. Hepsinin bu toprakların kültüründe yeri var

Nasıl beslenmeliyiz? Gelecekte neyi, ne kadar yiyeceğiz?

Aslında bütün bu soruların cevapları geçmişte verilmiş. Bütün kadim dinler, geçmiş uygarlıklar, insanoğlunun yemek düzenini belirlemek için önlemler almış. Oruç sadece Müslümanlıkta değil, bütün dinlerde var; amaç nefsi terbiye etmek, insanoğlunun zaafı oburluk ve açgözlülüğe gem vurmak. Bir anlamda bedeni rahatlatmak, fazlalıkları atmak. Ama elbette arada ipin ucunu kaçırmanın, yemeyi içmeyi abartmanın da başka bir keyfi var. İşte karnaval dönemi bunun tam zamanı.

Karnaval dibine kadar eğlenmek ve yemek içmek demek. Çünkü hemen arkasından Paskalya yortusuna kadar sürecek uzun bir perhiz ve ruhsal arınma dönemi gelecek. Kökü pagan döneme dayanan ve Hıristiyanlıkta kutlanan “Karnaval”, maskeler takıp türlü kılık kıyafetlere bürünmek, tasaları bir yana bırakıp eğlenmek, tam olarak kurtlarını dökmek demek. Maske takmanın nedeni ise zengin-fakir, güzel-çirkin, genç-yaşlı farkını ortadan kaldırmak, herkesin eşit bir şekilde eğlenmesini sağlamak.

Eskiden İstanbul’un da kendine has bir karnavalı vardı. Rumların Apokries, Ermenilerin Pun Paregentan döneminde Baklahorani şenlikleri, uzun ve eziyetli oruç döneminden önce topluca eğlenilen, neşeli kalabalıkların sokaklarda şamata gırgır gezindiği günlerdi. Kurtuluş’taki Tatavla eğlenceleri dillere destandı. Yahudilerin kutladığı Purim bayramı da genellikle aynı günlere denk düşer; onlar da kimi zaman bu şen güruha katılırdı. Purim’de her türlü tatlı serbest olur, hatta bir günlüğüne de olsa içki içip kafayı bulmak ayıplanmazdı. Fakir halk sokaklarda eğlenirken, zengin aileler balolar düzenler, herkes partiden partiye koştururdu. Yağda kızarmış tatlılar, baklavalar, börekler, kebaplar bugünler içindi... Karnaval biter bitmez Kathara Deftera yani Temiz Pazartesi gününden itibaren Rumlarda Sarakosti, Ermenilerde Medz Bahk olarak anılan ve 40 ila 47 gün süren büyük oruç başlardı. Şenliklere Baklahorani denmesi ise orucun ilk günü bakladan yapılan fava yendiği içindir.

Ete veda

Karnaval kelimesinin İtalyancası carnevale; carne yani et yemeye veda anlamına geliyor. Rumların apokries sözcüğü de etten arınma anlamını taşıyor. Karnavalı takip eden günlerde her türlü hayvansal yiyecek yemek zinhar yasak. Bazen oruç, bazen de perhiz olarak nitelenen bu dönem, bugünkü moda deyimiyle tam bir detoks aslında. Et, süt, peynir, tereyağı, yoğurt, yumurta yok. Tam bir vegan diyet uygulaması var. Ruhsal arınma da önemli. Alkol yasak, her türlü eğlenceden uzak durmak gerekiyor. Sadece ruhlar değil evler de temizleniyor, kap kacak ovuluyor, Paskalya yortusuyla baharı karşılamaya hazırlanılıyor, bu arada beden, ruh ve evde bahar temizliği yapılıyor.

Bahar  temizliği

Tatavla Karnavalı 2020

29 Şubat ve 1 Mart günlerini not edin. Kurtuluş Rum Okulu, Despina Meyhane, Şahap Sokak’ta gün boyunca söyleşiler, konserler, etkinler, tadımlar yapılacak; Baklahorani dayanışma pazarı ve kermes kurulacak. Pazar akşamüstü Sarya Kadın Bandosu ile Karnaval Korteji ise kaçmaz, bizden söylemesi! karnavaltatavla.org

Dünya Kokteyl Festivali

World Class dünyanın en önemli barmen yarışması, bir anlamda bar dünyasının Oscarları... Yarışmacılar günler süren ağır elemelerden geçiyor, kokteyl tasarımları ve sunuşları değerlendiriliyor. World Class Kokteyl Festivali bu muhteşem kokteylleri tatmak için büyük fırsat. 40’tan fazla şehirde aynı gün yapılan festival ikinci kez İstanbul’a geliyor. Artisan kokteyller, müthiş lezzetler, keyifli sürprizler ve müzik ile dolu buluşma 29 Şubat’ta The Marmara Esma Sultan Yalısı’nda. Detoksa girmeden önce son fırsat! Biletler Biletix’te.

Bahar  temizliği