Orta saha düellosu

7 Mart 2026

Yeni sezona temel atmaya çalışan Beşiktaş’ı da, bu sezon derbi galibiyeti bulunmayan Galatasaray’ı da üç puan dışında hiçbir şey mutlu etmeyecektir. Maçı orta sahada oynamak isteyen siyah beyazlılar stoperleri rahat bırakıp rakibini bu bölgede bir düelloya davet edecektir. Bu sayede kenar oyuncularını içeride konumlandırıp merkez yoğunluğunu elinde bulundurmayı hedefleyeceklerdir. Galatasaray ise neredeyse beş oyuncu karşısında Sara-Torreira ile merkezde oyunu rakibine kaptırabilir. LeminaTorreira ikilisi ise atak devamlılığında sorun çıkartabilir. Lemina’nın takımı derine doğru çekmesi, öndeki bağlantıların zayıflaması Beşiktaş’ın da isteyeceği bir senaryo olacağı için sarı kırmızılılar yine de Sara riskini alıp, Osimhen-Barış ikilisine uzun oynamayı tercih eder diye düşünüyorum. Osimhen her maçın skor değiştiren oyuncusu olarak bu maça da etki edecektir. Ama diğer yandan bu sezon Galatasaray’ın duran toptan kolay gol yediğini, Beşiktaş’ın ise duran topları etkili kullandığını da unutmayalım. Lige hızlı giriş yapan Oh’un bu seviyede

Yazının Devamı

Ara transfer itirafı

17 Şubat 2026

Ocak ayı futbolda sezon başı kurulan planın çatladığı yerdir. Yazın yapılan hesapların eksik çıktığı, sakatlıkların biriktiği, puan kayıplarının sabrı azalttığı dönemdir. Yönetimler uzun vadeli projeyi değil, kısa vadeli müdahaleyi düşünür. Telefonlar açılır, menajerler devreye girer, “acil” etiketi masaya konur.

Ara transfer döneminin cazibesi de burada başlar. Çünkü futbol hafızası bize umut veren hikâyeler sunuyor. Galatasaray’da Sneijder, Drogba ve Gomis ikinci döneminde ara transfer sezonunda imza atıp yakaladığı skor ritmiyle şampiyonluk yürüyüşünü hızlandırmıştı. Anelka, Webo, Nobre, Sow, Fenerbahçe’nin bugün halen anlatılan altın yıllarına damga vurmuştu. Bu örnekler ocak ayına inancı canlı tutuyor. “Bir hamleyle her şey değişebilir” fikri; taraftarı da, yöneticiyi de cezbediyor.

 Türkiye’de ocak ayı çoğu zaman stratejik değil, tepkisel yaşanıyor. Son üç haftada kaybedilen puanlar, artan tribün baskısı, sosyal medyanın gürültüsü... Transfer bir sportif

Yazının Devamı

Saha dışında susmak

8 Şubat 2026

Futbolun ve genel olarak sporun en büyük yalanlarından biri şudur: Saha dışı ayrı, saha içi ayrı. Oysa bugün bir spor figürü istemese de dünyanın tam ortasında durur. Sadece attığı golle, kazandığı kupayla değil; suskunluğuyla da konuşur. Çünkü artık spor, milyonların izlediği bir oyun olmaktan çıktı; küresel bir sahneye, politik ve kültürel bir etki alanına dönüştü.

Bu tartışmayı yeniden alevlendiren son örnek Pep Guardiola oldu. Birkaç gün önce basın toplantısında bir gazeteci kendisine Filistin’i sorunca İsrail’in Filistin’de sivillere yönelik saldırıları karşısında sessiz kalamayacağını, yaşananların soykırım olduğunu söyledi. Gazze’den, Ukrayna’dan, Sudan’dan söz etti, “Sessizlik de bir suçtur” dedi. Ardından İngiltere’deki Yahudi temsilciler konseyinden sert açıklamalar geldi; “Senin işin futbol, futbola odaklan.”

Ama Guardiola geri adım atmadı, “Teknik direktör olduğum için neden ne hissettiğimi söyleyemeyeyim? Dünyanın istediği bu zaten.

Yazının Devamı

Kel göründü

29 Ocak 2026

Şampiyonlar Ligi son hafta tüm maçlar aynı saatte başladı. UEFA’nın tahmini 800 milyon kişinin aynı anda Şampiyonlar Ligi maçı izleyeceği yönündeydi. Bu büyük rakamın içinde Türkiye’yi temsilen bizler, neyse ki kafamız rahat kurulduk koltuklara. Galatasaray’ın puan mecburiyeti olmadan çıktığı maçta beklentimiz oyuncuların tutkuları ve kimlikleriyle, keyif alarak oynamalarıydı. Ama tabii ki aynı zamanda bir organizasyonla da.

City gibi bir takım karşısında savunmayı öne çıkarmak derin boşluk demek ki, bunun cezası erken bir gol oldu. Galatasaray savunmayı derinleştirmeye çalıştığında ise ceza sahasının üstünü savunamadı ve kalesinde iki golle soyunma odasına gitti. Transfer döneminde sürekli gole yakın oyuncuların ismi geçerken ilk günden beri merakla bir savunma oyuncusu inecek mi diye bekliyorum. İki stoperinin tatminkâr bir alternatifi olmayan, bu sezon çok daha kolay gol yiyen sarı kırmızılıların belli ki aklında böyle bir plan yok.

Teknik ve fizik kalite farkının uçurum yarattığı, sürekli öne oynayan, topu

Yazının Devamı

Hazırlıksız G.Saray

11 Ocak 2026

Yeri, zamanı ve formatıyla bir kötü Süper Kupa organizasyonunu daha geride bıraktık. Kupa galibi Fenerbahçe’nin dün getirip bugün oynattığı transferiyle gol perdesini açması, ilk yarım saatte gülen tarafın sarı lacivertliler olacağını hissettirdi. Guendouzi büyük maçlarda baskıyı kıracağını, oyun hakimiyetini artıracağını gösterdi.

Galatasaray’ın üst üste üç pas zincir kuramaması, takımın bireysel performanslarının altında kalmasıyla birleşince oyun kurmak neredeyse imkânsız hâle geldi. Kanatlardan üstünlük kurulabilecekken, Fenerbahçe’nin kalabalık olduğu merkezden delmeyi denediler ve ikinci topların çoğunu rakibe bıraktılar. Oyunu rakip yarı sahaya yıktıklarında ise ön alanın hareketsizliği nedeniyle tehdit üretemediler. Sane, Yunus etkisizdi; Icardi zaten uzun süredir yok. Sarı kırmızılılar, Godot’yu bekler gibi aylardır Icardi’nin dönüşünü bekliyor.

Fenerbahçe her sezon şampiyonluğu istiyordu ama ilk kez buna gerçekten hazırlanan bir yönetim

Yazının Devamı

Kalite farkı kapanıyor

9 Ocak 2026

İlk defa turnuva şeklinde düzenlenen Süper Kupa’nın neden şimdi oynatıldığı sorusuna takılmamaya çalışarak bizi nasıl bir maç beklediğine bakalım. Birbirleriyle oynadıkları son maçta ortaya çıkan kalite farkını yeni transferleriyle kapamaya başlayan Fenerbahçe’nin orta sahada yaşadığı eksikler sebebiyle Guendouzi’ye de süre vermesini bekliyorum. Eşleşmelerdeki düelloların ön plana çıkacağı, Galatasaray’ın özellikle rakibin zayıf sol kanadına Sane ile üstünlük kurma ihtimali, Semedo yetişemediği takdirde Barış-Mert eşleşmesi de eklenince, Fenerbahçe’nin her iki kanadına da tehdit yaratacaktır. Musaba’nın yaratıcılığı ve Icardi’nin zekasının skora nasıl etki edeceğini ise göreceğiz. Ancak sonucun psikolojik etkisi hem lige hem de yönetimlere transfer baskısı olarak mutlaka olacaktır. Şimdilik plan, maçın Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynatılması. Ama o gün beklenen hava şartları bunu pek mümkün kılmayabilir, ki dilerim kılmaz. Çünkü zamanında futbolcuyken, bir maç sonu Tolga

Yazının Devamı

Herkes futbolu biliyor

4 Ocak 2026

Geçenlerde eski bir manken, sosyal medyada futbol yorumcusu bir arkadaşımıza sataştı. Cümleler tanıdık, üslup tanıdık, özgüven fazlasıyla tanıdıktı. Aslında mesele o manken de değildi. O, Türkiye’de yıllardır süren bir alışkanlığın görünür hale gelmiş bir başka örneğiydi sadece.

Çünkü bu ülkede futbol, herkesin sevdiği bir oyun olmaktan çoktan çıktı; herkesin bildiğini sandığı bir alan haline geldi. Takım tutmak, uzmanlıkla; maç izlemek, yetkinlikle; yüksek sesle konuşmak, bilgiyle karıştırılıyor. Ortaya çıkan tablo tanıdık: Futbolcuya futbol öğreten seyirci, teknik adama taktik çizen sosyal medya kullanıcısı, spor yorumcusuna, “Sen futboldan anlamıyorsun” diye parmak sallayan bir kalabalık.

Oysa kimse ekonomiden bu kadar emin konuşmuyor. Kimse enflasyon üzerine “Bence böyle” diye ahkâm kesmiyor. Kimse Merkez Bankası’na tweet atıp faiz öğretmeye kalkmıyor. Çünkü ekonomi zor. Terminolojisi var, literatürü var ve en önemlisi: Cahil görünme korkusu var. Futbolda ise

Yazının Devamı

Aynada yüzünü tanıyamamak

29 Aralık 2025

2025, Türk futbolunun ne olduğunu değil ne olamadığını gösteren bir yıl oldu. Rekor transferler yaptık, altyapıda finale çıktık, Dünya Kupası hayalini diri tuttuk. Ama aynı zamanda güven, şeffaflık ve sürdürülebilirlik konusunda hâlâ yolun başında olduğumuzu gördük.

Aynı yıl içinde hem gurur duyduk hem utandık. Çünkü Türk futbolu, bir yandan vitrinini parlatırken diğer yandan yine temeline bakmamayı tercih etti. Bir kez daha takvimle değil, krizlerle ilerleyen bir yılı geride bırakırken, 2025’e damga vuran, kronolojik değil ama etki sırasına göre 10 önemli olayı ben de kendimce dizmek istedim.

Fenerbahçe’yi Kerem eledi!

10- Türkiye Kupası’nın kimsenin anlayamadığı yeni formatı açıklandı. Daha çok takım, daha çok maç ile yayıncı dışında kimseyi mutlu etmeyen yeni formatın ilk serzenişleri de yılın son günlerine denk gelen maçlarla başladı.

9- En ilginç başlıklarından biri, Kerem Aktürkoğlu’nun Türkiye’ye dönüşüydü. Konu sadece ezeli rakibe transfer değildi.

Yazının Devamı