AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: İttifak stratejik değil, taktik adım

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: İttifak stratejik değil, taktik adım

Gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Kurtulmuş, yerel seçimler, ekonomi, Suriye’ye ilişkin mesajlar verdi

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, MHP ile ittifak konusunun AK Parti için stratejik değil, taktik bir adım olduğunu, ittifakın nasıl olacağını konuşmanın henüz erken olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin düzenlediği “Anadolu Sohbetleri” programında gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş’un mesajları özetle şöyle:

TEZGÂHINI DAĞITTIRMAYAN KÂRLI: 1997 Uzakdoğu Asya krizinde ve 2009 Avrupa’daki finansal krizde ortaya çıkan bir gerçek var. Ülkeler bundan etkilendi ama tezgâhını dağıttırmayan ülkeler, sonuçtan bir şekilde kârlı çıktı ve yollarına devam etti. Bizim de esas odak noktamızın bu olması gerekir. Tezgâhımızı dağıttırmamalıyız, fabrikalar kapanmamalı, KOBİ’lere ciddi destek verilmeli. Bunu yapabilirsek, bu süreçten kârlı çıkacağımızı, Türkiye ekonomisinin güçlenerek çıkacağını düşünüyorum.

UYANIK OLUNMALI: İdlib konusunda herkesin odaklanması gereken konulardan biri de yapılacak provokasyonlara karşı tedbirli ve uyanık olunması mecburiyetidir. İdlib konusunda varılan mutabakat da bunun göstergesidir. Hiçbir ülkenin, ne Amerika ne Rusya ne başka ülkenin tek başına Suriye sorununu çözme kabiliyeti yoktur. Burada esas mesele ABD, Rusya, Türkiye, İran’ın gösterdiği bir Suriye geleceği değil. Suriye halkının istediği bir geleceğin oluşması için uluslararası bir kararlılığın oluşturulmasıdır.

HIZLA SİVİLLEŞMESİ GEREKİYOR: Oraya gidenler Türkiye üzerinden gitmediler. Bu gruplar nasıl silahlandırıldı, nasıl toparlanarak buraya getirildiği önemli bir sorudur. Bu adamlar turist olarak ellerini kollarını sallayarak gelip bu örgütleri kurmadılar. Her birinin arkasında asıl sahipleri ülkeler, istihbarat örgütlerinin olduğu ortada. Dolayısıyla buranın hızlı bir şekilde sivilleşmesini sağlamak lazım. Bu, Türkiye’nin tek başına yapacağı bir iş değil. İdlib’in bir şekilde sivilleşmesi sağlanacaksa burada herkese büyük sorumluluk düşüyor.

TAKTİK ADIM: İttifak konusunda konuşulmuş bir şey, atılmış bir adım yok. Bu sadece ortada bulunan bir söz ya da temenni diyelim. Her yerde en doğru adayı bulup, milletten en çok oy alabilecek, milletin gönlüne girebilecek adayları tespit edeceğiz. Ana stratejimiz budur. İttifak meselesi AK Parti için stratejik bir adım değil, gelişmelere bağlı olarak, seçimlere dönük taktik bir adım mahiyeti kazanıyor. Şu an itibarıyla ittifak meselesi şöyle mi olur, böyle mi olur, bunları konuşmanın erken olduğunu düşünüyoruz.

ADAYLAR YUKARI TAŞIYACAK: Bu seçim Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti kurumsal kimliğinin adayları taşıyacağı bir seçim olmayacak. Tam tersine adaylar partiyi, partinin kurumsal kimliğini yukarı taşıyacaktır. Bu millet kibir kuleleri gibi milletin ortasında dolaşan, insanlara tepeden bakan insanlardan haz etmiyor. Makamlar, mevkiler insanları bir şekilde kibir sahibi kılmış olabilir. En büyük imtihanlardan biri de makam mevkilerdir. Makam mevkileri sahi zannederseniz, makam mevkiler sizi ayakları altında parçalar. Dolayısıyla buradaki esas uyarımız budur.

ÜÇ AY NET KALIR: Aralık sonu veya ocak başı gibi aday tespitlerimiz, kampanyamızın ana çerçevesi belli olur. Bize de en az üç net ay kalır ki bu da bir seçim kampanyası için oldukça iyi bir süreç. Hatta uzun bir süredir. Biliyorsunuz 24 Haziran’ı 40 günde yaptık. Yerel seçim olduğu için biraz daha fazla yerelde adayların kendilerini tanıtması lazım. Biz bir genel olarak tabii ki bir konsept üzerine duracağız. Her bir seçim çevresi için ayrı seçimin özellikleri var. Tek tek aday onun için çok önemli hale geliyor. Her seçim çevresinde en çok oyu alabilecek adayı bulmamız lazım.

‘Hisseler kamuya devredilmeli’

(CHP’nin İş Bankası hisseleri) Demokraside partiler eşit bir mücadele veriyorsa, hiçbir partinin, kendisinden kaynaklanmayan bir gücü kullanarak, siyaset yapmasının doğru olmadığını düşünüyorum. O anlamda İş Bankası hisselerinin kamuya devredilmesinin en doğru yol olduğu kanaatindeyim. Kaldı ki CHP şöyle bir mazeretin arkasına sığınamaz, ‘Rahmetli Atatürk’ün mirasıdır ondan dolayı onun partisinin böyle bir sembolik katılımı vardır’ sözünün de doğru bir mazeret olmadığını düşünüyorum. Atatürk zamanında bir parti vardı. O parti de devlet partisiydi. Birkaç tane parti var da bu partilerden bir tanesine tercihte bulunmuş değil. O günün şartlarında tek parti var, devletin kurucusu olan parti. Dolayısıyla mirasında böyle bir şey ortaya koymuş olabilir. Bu parti tercihi anlamına gelmez. Aslında vasiyetteki tercih de bir devlet tercihidir. Devletin elinde kalsın tercihidir. CHP’nin de bundan çok fazla alınmadan bu sürece olumlu katkıda bulunması lazım.

Kurtulmuş, kendisine sosyal medyadan tepki gösterdikten bir süre sonra istifa eden Ordu Belediye Başkanı Enver Yılmaz konusunda ise “Olmuş bitmiş bir mesele, sayın belediye başkanımız istifa etti” demekle yetindi.