GARA öncesi ve sonrası

Milli Savunma Bakanlığı dışarıda, İçişleri Bakanlığı içeride, geride bırakılan iki yılda PKK terör örgütünü hedef alan, çeşitli adlar altında, irili ufaklı yüzlerce operasyon gerçekleştirdi. İçişleri Bakanlığı 10 bölgede Kıran, 9 bölgede Kapan, 17 bölgede Yıldırım operasyonlarını yürüttü. 2021’de 11 Ocak itibariyle Eren operasyonları başladı, bir buçuk aydır 10 bölgede sürüyor. Savunma Bakanlığı Irak’ın kuzeyinde Pençe - Kartal adıyla yürüttüğü operasyonlar çerçevesinde 150’nin üzerinde hava harekatı gerçekleştirdi. Ancak bunların hem devamı niteliğinde, hem de spesifik olarak ‘kurtarma’ amacı taşıdığı anlaşılan 10 Şubat 2021 tarihli Pençe - Kartal 2/ Gara Operasyonu, sonucu itibariyle, teknik ve siyasi açıdan “tartışılan” olarak kayıtlara geçiyor. An itibariyle de siyasi tartışma baskın seyrediyor ve gidişat bunun bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. O süregiderken, Gara öncesi ve sonrasında not edilmiş bazı açıklamaları gözden geçirmekte fayda var. 

Öncesi: 4 ayaklı strateji

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2021 bütçe konuşması sırasında, “Türkiye, bugün terörle mücadelede ilk defa tünelin ucuna bu kadar yaklaşmıştır” ifadesini kullandı. Soylu, kastını rakamlar üzerinden anlattı. Terör eylemlerinin son 5 yılda 2 bin 817’den 287’ye gerilediğini, yurt içi terörist sayısının ise 2 bin 475-2 bin 780 bandından 320’ye düştüğünü söyledi. 10 Ocak 2021’de ise, “Son 4 yılda yurt içindeki terörist mevcudu yüzde 87 oranında azaldı. Terör örgütüne 2020 yılındaki katılım örgütün eyleme başladığı ilk yıl olan 1984’ün de altında kaldı ve 52 olarak gerçekleşti. Katılımın yaklaşık 5 katını ikna yöntemi ile dağdan indirdik, sayısı 243’tür.”...Geçen hafta kabine toplantısından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı terörle mücadele istatistiklerinde de “2015 yılından bu yana..” dediğini vurguladıktan sonra, “Nasıl oldu?” sorusuna verilen yanıtı aktarabiliriz.

İşaret edilen, Çözüm Süreci ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi geride bırakıldıktan sonra uygulamaya geçirilen güvenlik stratejisi: Terörü kaynağında yok etme, kesintisiz operasyon, savunma değil taarruz ve güvenlik istikrarı. İçerdeki mücadeleyi polis ve jandarmaya, dışarda askere bırakmak, sınırın ötesine geçerek operasyon gerçekleştirmek, harekete geçmek için baharı beklememek, devam eden Eren Operasyonlarında olduğu gibi ağır kış şartlarında da sürdürmek, geniş ovada saldırıya açık üsler yerine, dağların tepesine erişilmesi güç kuleler dikmek, geçici üs bölgeleri oluşturmak, 10 bin aileyle irtibat kurup ikna sürecini uygulamaya koymak bu stratejiye bağlı olarak yapılanlardan bazıları.

Hedeflere  dair fikir

Yine İçişleri Bakanı’nın bu kez 16 Şubat’ta Meclis Genel Kurulu’ndaki bilgilendirmede yaptığı iki saptama ise bize Gara’dan sonraki operasyon tercihine ilişkin bilgi verir nitelikte. Birincisi Soylu şöyle dedi, “Derdimiz ne bizim Gara’da, niçin Avaşin-Basyan, niçin Hakurk, niçin Sinat-Haftanin; niçin buralara giriyoruz? Kendi topraklarımızın ötesinde niçin varız? 2019 yılında terör örgütünün yaptığı tacizlerin yüzde 70’i o bölgelerden bize geldi.”

Bu noktada, Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi (TERAM) Başkanı Erol Bural’ın “2020 Yılında Türkiye’nin Terörizmle Mücadelesi: PKK için Sonun Başlangıcı mı?” başlıklı çalışmasında yer alan bilgiyi aktarmakta fayda var. Bural’ın tespitlerine göre; TSK 2020’de Irak’ın kuzeyindeki PKK hedeflerine yönelik olarak, Avaşin Basyan’a 31, Gara’ya 18, Metina’ya 21, Hukurk’a 16, Zap’a 33, Kandil’e 6, Haftanin’e 31 olmak üzere toplam 156 hava harekatı düzenledi. Tekrar Soylu’nun Genel Kurul’daki sözlerine baktığımızda devamını “Niye bu mücadelenin yakasını bir türlü bırakmıyoruz? Sebebi o: Sinat-Haftanin’de varsan, Avaşin-Basyan’da varsan, Gara’da varsan…” diye getirdiğini görüyoruz.

Soylu’nun Genel Kurul konuşmasından not ettiğimiz ikinci bölüm ise; “Evet, Türkiye’de 300’ün altına düştü, bu doğru ama İran ve Irak’ta 5 bin terörist var. Suriye’de 15, 16, 17, 18 yaşındaki çocukları ailelerinden kopartarak, çalarak, tehdit ederek sözde askere aldıkları için, çocukların eline boyu kadar silah tutuşturdukları için, orada da 15 bin kişi var”. Bu sözler asıl işin “dışarda” olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’dekinden 16 kat fazla PKK/ YPG’li terörist İran ve Irak’ta, 50 kat fazlası Suriye’de.

Motivasyon ve dikkat

Gara operasyonu terör örgütü içinde de tartışmaları beraberinde getirdi. Milli Savunma Bakanı Akar, Meclis’teki bilgilendirmesinin sonunda “Burada bir istihbarat notunu sizlerle paylaşmak istiyorum o da şu” diyerek, şunları söyledi:

“Bu operasyon sonucunda gerçekten teröristlerin hem psikolojik bakımdan hem maddi bakımdan çok ciddi bir zayiata uğradıkları kesin. Sözde karargâhları tarafından yayımlanan talimatlarda özellikle önümüzdeki on beş gün süreyle hiç kimsenin, hiçbir teröristin 3-4 kişiden aşağı olmayacağını -çünkü firarlar başladı, bu firarları önlemek için 3-4 kişiden aşağı olmayacağını- bir diğer tedbir olarak da telefon, internet, tablet vesair gibi aygıtların kullanılamayacağını, televizyon seyredilemeyeceğini, haber seyredilemeyeceğini orada teröristlere tebliğ etmiş bulunuyorlar.”

Soylu da, Gara’dan kısa süre önce, 2 Şubat 2021’de, katıldığı bir televizyon programında örgüt tarafından verilen bir başka talimatı “Cemil Bayık’ın üç gün önce HDP’ye talimat verdiğini biliyor musunuz? Diyor ki, gerillaya çok yük getiriyorsunuz. Kime diyor, HDP’ye. Sahaya girin ve gerillanın yükünü alın, eylemlere başlayın. Cezaevlerine talimat veriyor” sözleriyle açıklamıştı. Örgütün bir diğer yöneticisi, Murat Karayılan da 19 Şubat’ta, operasyondan sonra, ‘yabancı halklara hitap eden’, ‘BM gibi uluslararası kurumlara ve dünya kamuoyuna ağırlık veren girişim’ telkininde bulundu.

İstihbaratlar ve telkinler mücadelede dikkatin toplanması gerektiği alanlara dair ipucu veriyor.