Hem Gezmeli Hem Yemeli Şehir : HATAY

6 Ekim 2020

 

Ekim ayı için plan yapmaya başladıysanız, Hatay'ı daha önce hiç görmediyseniz, bu yazım sonrasında bir daha düşünün ve rotayı çizin derim. Lezzetlerinde medeniyetlerin izi olan ve 2017 yılında 600 çeşit yemek ile Unesco tarafından 'Gastronomi Şehri' seçilen bu şehir gezilecek yerleri ile de tam bir gezgin rotası.

 UNESCO HATAY GASTRONOMİ EVİ

Gezmeye önce yöresel Hatay kahvaltısı ile başlıyoruz. Burası Hatay Büyükşehir Belediyesinin hizmete sunduğu proje ve müze konseptli, yöresel lezzetlerin özenle sunulduğu, fiyatların da uygun olduğu bir mekan. Kahvaltıda biberli ekmek, biberli ezme, zahter salatası, sürk salatası, zeytin salatası, Antakya peyniri ve zeytini ile hem bol çeşitli hem de tamamen yöresel. Aslanlı konak söylenenlere göre 250 yıllık geçmişe sahip ve bir çok aileye ev sahipliği yapmış. Selçuklu Odası, Osmanlı Odası ve Cumhuriyet Odası bulunmakta. Tüm odalarda o dönemleri yaşatan objeler kullanılmış. Bu odalarda ek ücret ödemeden rezervasyon yaptırarak yemek yiyebiliyorsunuz. Hijyen ve sosyal mesafe kurallarına titizlikle uyuyorlar. Evde ayrıca Fransız işgali sırasında Fransızlar tarafından Amerika'ya kaçırılan ve şuanda Baltimore müzesinde sergilenen Reprodüksiyon hali olan 'Aslan Figürlü' Mozaik bulunmakta. Mozaik, Hataylı mozaik ustası tarafından yapılmıştır. Konağın hemen girişinde yine reprodüksiyon olan SOTERİA mozaiği vardır. Evde bulanan diğer mozaik ise üzerinde Grekçe 'Neşeli ol hayatını yaşa' yazılı meşhur mozaiktir. Bu eserin Türkiye'de eşi yoktur. Unesco onaylı yemekler ve otantik havası ile yerli yabancı turistlerin uğrak yeri. Hatay listenize eklemenizi tavsiye ederim.

SAİNT PİERRE KİLİSESİ ( ANIT MÜZE)

 Dünyanın ilk mağara kilisesi olarak bilinen bu müze gezi listenizde olması gereken yerlerden. Antakya'daki ilk Hristiyanların gizli toplantıları için kullanılmış. Hristiyan geleneği St Pierre'i Kilisenin kurucusu ve burada oluşan topluluğun ilk başpapazı olarak kabul etmiş ve burayı Katolik inancının dünyaya yayılmasında merkez kabul etmişler. Zaman kısıtlamanız varsa saat 17.00 kapanış saati fakat içeri alım sistemler kapandığı için 16.30. Müze kart geçerli. Yoksa giriş 30 TL.

Yazının devamı...

BU SENENİN GÖZDESİ : GÖKÇEADA

3 Ağustos 2020



Pandemi sürecinde bu yaz nerede tatil yapacağız sorusunu hepimiz sormuşuzdur kendimize. Öncelik tabi ki sağlık ama yaz geldiğinde hepimizde bir tatil isteği oluyor :) Bizde uzun araştırmalar sonucu bayram öncesi rotamızı Gökçeada'ya oluşturduk. Hem çok yoğun olmaması hem de harika koyları ve gezilecek köyleri olması yönünden bizi cezbetti. İstanbul'dan yaklaşık 3 saatlik bir yolculukla Kabatepe Feribot İskelesi'ne ulaşıyorsunuz. Sabah 07.00 itibari ile 2 saatte bir mevcut. Bir saat önceden gitmekte fayda var hafta içi de olsa sıra oluyor. Ardından bir saatlik vapur yolculuğu sonrası adadasınız. Biz merkezde kaldığımız için 7-8 dakikalık bir sürede vardık.

KOYLAR

Adanın en güzel tarafı koyları. Sakin oluşu özellikle normalleşme sürecinde bizim tercih sebebimiz oldu. Şöyle bir liste yapmam gerekirse; -Kefaloz Plajı: Ada'da merkeze en yakın olan plajı. Araçla 8-10 dakika sürüyor. Ada'nın en ünlü ve yoğun plajlarından. 1200M uzunluğunda altın renkli ince kumlu olan bu plajda özel sörf dersleri de veriliyor. İki şezlong bir şemsiye fiyatı 40 TL, dilerseniz tesisin ilerisinde kendi şemsiye ve sandalyenizle de oturabiliyorsunuz. -Laz Koyu: Gökçeada'nın güney kıyısında olan sakin koylarından. Merkezden yaklaşık 30 dakika sürüyor araçla. Yolları biraz bozuk ama sonunda karşılaşacağınız güzelliğe kesinlikle değer. Rüzgar kuvvetli esse de koyu etkilemiyor, çarşaf gibi deniz harika...

Uğurlu Plajı:

Yazının devamı...

Pandemi sonrası iç turizmin gözdelerinden: KAPADOKYA

17 Haziran 2020

 Vakaların azalması ve normalleşme adımlarının atılmasıyla hepimizin aklında tek bir soru. Bu yaz tatil yapabilecek miyiz? Bu konuda uzman görüşleri dinlemekte fayda var. Tabi bizim için en güvenilir liman olan iç turizme yönelmemiz de gayet normal. Yeni normalde hepimizin mutlaka zamanında gitmek isteyip de gidemediğimiz yerler olacaktır. Kimimiz önceliği yurt dışına, kimimiz dinlenmek amaçlı otel tatillerine vermiş olsa da, şimdi ülkemizde ki güzellikleri keşfetmenin tam da zamanı.

GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

 Kapadokya'yı geçen yaz ziyaret etme fırsatım olmuştu. Bu zamana kadar nasıl gitmemişim hayret ettim. Her yanı güzelliklerle dolu. Göreme açık hava müzesine gitmediyseniz mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Giriş ücreti 75 TL. Yaz dönemi 19.00'a kadar açık. Göreme açık hava müzesi 1985 tarihinden bu yana doğal ve kültürel bir varlık olarak UNESCO'un dünya mirası listesinde yer alıyor. Müzede Kızlar ve Erkekler manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilisesi, Aziz Barbara Kilisesi, Çarıklı ve Tokalı Kilise gezilebiliyor. Dilerseniz müze broşürünü muze.gov.tr 'den indirebilirsiniz.

Hediyelik Eşya Kültürü

 Kapadokya'da hediyelik eşya satan dükkanları gezerken çanak, çömlek, seramik, gümüş, renkli taşlar ve bunların haricinde çamur ile yapılan testiler mutlaka gözünüze çarpacak. Özellikle turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bu dükkanlardan minyatür peri bacalarından alarak dönmenizi tavsiye ederim.

Yazının devamı...