Daha işi bitmedi!

İpi önde göğüsleyen Emmanuel Macron, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yine iki turlu parlamento seçimleri için hazırlanacak. Macron böylelikle yolu yarılasa da, parlamento çoğunluğunu da elde etmek zorunda. 

Geçtiğimiz Pazar sandığa giden Fransız halkı, ülkenin yönetimini bir kez daha Emmanuel Macron’a teslim etti. Ancak oyların yüzde 58.54’ünü alarak ipi önde göğüsleyen Macron’u halen zorlu bir yarış bekliyor. Zira Macron’un, bu kez de Haziran’da yapılacak genel seçimlerde partisinin meclis çoğunluğunu elde etmesi için yeniden yollara düşmesi gerekiyor.

Bununla birlikte Macron, iki turlu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en yakın rakibi Marine Le Pen’e önemli bir fark atsa da, rakamlar, ülkede aşırı sağın önlenemeyen yükselişini ortaya koyuyor. Zira aşırı sağ Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen oyların yüzde 41.46’sını almayı başardı. Yani, 2002’den bu yana yükselişte olan aşırı sağcı, yabancı düşmanı ve milliyetçi partiler, neredeyse iktidara ortak olmaya hazırlanıyor. Le Pen’in babası Jean Marie Le Pen, 2002 yılında oyların yüzde 17.7’sini alırken, 2017’de kızı, oy oranını yüzde 33.9’a çıkarmıştı. Son seçimde ise, temsil ettiği siyasi akımı, Fransız siyasetinde önemli bir yere getirmiş oldu.

Seçilmek yetmedi

Seçimlerde katılımın oranının düşüklüğü de, ayrı bir sorun elbette. Nitekim Fransa’da 1969 yılından bu yana en düşük katılım oranı kaydedildi ve seçmenlerin sadece yüzde 71’i sandığa gitti. Buradan hareket edilirse de, Macron, tüm seçmenlerin sadece yüzde 38.52’sinin oyunu alabildi. Gözlemciler, Macron yeniden seçilse de, aşırı sağın yükselişine engel olamadığına vurgu yapıyor. Nitekim ülkede sistem karşıtı kitlenin temsil ettiği oy oranı yüzde 63 civarında. Fransa’da sandığa giderek işlerin düzelmeyeceği düşünenlerin oranıysa yüzde 28.

Öte yandan Macron, ikinci turdaki galibiyeti Sosyalist Parti, Yeşiller, Cumhuriyetçiler ve Aşırı Sol Parti lideri Jean-Luc Melanchon’un seçmenlerinin desteğine borçlu. Zira ikinci turda kendi seçmenlerinin dışındaki siyasi oluşumlardan destek alarak ipi göğüsleyen Macron’un, Haziran seçimleri öncesinde, merkez sol ve sol partilerin seçmenlerine hitap edecek politikalara yeşil ışık yakabileceğini göstermesi gerekiyor. Aksi halde, Macron ve partisinin mecliste ülkeyi yönetecek kadar çoğunluğu elde etmesi zor görünüyor.

AB ve NATO açısından

5 yıllık iktidarını sürdürmek için cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri çerçevesinde 4 tur seçime soyunan Macron, şimdilik yolu yarıladı. Ancak parlamento seçimlerinde çoğunluğu elde etmesi de ülkenin karşı karşıya olduğu siyasi krizi ertelemeye yeterli olmayabilir. Macron’un, ülkesinin siyasal sistemini değiştirmek, siyasi partilerin temsil oranlarını makul ve adil bir seviyeye getirmek için önemli reformlar yapması gerekecek. Aksi taktirde ülkede bir sonraki seçimlerde popülistlerin iktidara gelmeleri “neredeyse” kaçınılmaz olacak. Macron’un seçim gecesi yaptığı açılım söylemini de bu şekilde değerlendirmek gerek.

Bununla birlikte NATO, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, “şimdilik” Le Pen’in seçilmemesi sayesinde derin bir nefes aldı. Adı geçen kurumlara karşı olan, yabancı düşmanı ve Rusya yandaşı bir siyasi liderin Fransa’da iktidara gelmesi, dış politikada felaket senaryolarına neden olabilirdi. Kuşkusuz Macron’un seçilmesi, Le Pen’in zaferinden daha hayırlı.

Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkmamakla birlikte süreci canlandırma iradesi göstermeyen Macron’un Türkiye’ye yönelik politikası, parlamentoda elde edeceği çoğunluğa endeksli. Ülkeyi tek başına yönetecek çoğunluğu elde ederse, Fransa-Türkiye ilişkileri, ekonomik iş birliğine dayalı makul bir seyir izleyebilir. Şayet meclis çoğunluğunu elde edemezse, o zaman sadece savunma ve dış politika konularına odaklı bir cumhurbaşkanı olacak ki, bu da, Fransa-Türkiye ilişkilerinin dış politika ve savunma alanında sıkıntı dolu bir 5 yıl daha geçirmesi anlamına gelecek.

Daha işi bitmedi

‘Mücadeleye devam edeceğim’

Fransa cumhurbaşkanı olmak için üçüncü denemesinde de başarısız olan Marine Le Pen, Macron’la mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Le Pen, yaptığı konuşmada destekçilerine “Fransa ve Fransa halkı için mücadeleye devam edeceğini” belirtirken, “Korkarım ki önümüzdeki 5 yıl, son 5 yılın aşağılamalarından ve acımasız politikalarından farklı olmayacak ve Emmanuel Macron ülkemizdeki bölünmeleri onarmak için hiçbir şey yapmayacak” ifadelerini kullandı.