Biden ile Putin’in kayıkçı kavgası

Biden ile Putin arasında dün yapılan videolu görüşmede neler konuşuldu? Hepsini dün, görüşme yapılmadan önce, iki tarafın da medyası adeta kelimesi kelimesine yazdı. Rusya medyasına göre, pokerin açılış hamlesi Putin için, Ukrayna’yı, Gürcistan’ı, Bosna Hersek’i NATO’ya üye olarak alma planları ve Ukrayna’ya “güvenlik yardımı” adı altında yığılan Batı silahları olacaktı. Biden da açılışı Ukrayna ile yapacak ve topluca Donbas bölgesi olarak adlandırılan Donetsk ve Luhansk özerk bölgelerindeki Rus varlığı kartını öne sürecekti.

Ukrayna’ya o kadar çok silah yığıldı ki bir Rus gazetecinin ifadesiyle Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski bunları karaborsada satsa, dünyanın en zengin lideri olurdu. Trakya’nın iki katı genişlikteki Donbas’ta ise Rus tankından basacak yer kalmadığı biliniyor.

Ancak ABD ve Rusya’nın askeri ve stratejik durumlarını değerlendiren Amerikalı ve Rus uzmanlar iki ülkenin de şu anda bir savaşa ne hazır ne de niyetli olduğu görüşünde. Ukrayna’ya karşı isyan ederek Donetsk ve Luhansk’ta bağımsızlık ilan eden etnik Rusların 2014’teki gibi bir savaş başlatmaları ve Rusya’yı arkalarından sürüklemeleri imkânsız. Ancak Ukrayna’da hem siyasetçilerin hem de Kırım ile Donetsk ve Luhansk’ı Rusların elinden kurtarmak isteyen milliyetçilerin, Rusya’nın son zamanlardaki silah yığınağını ABD’ye ve AB’ye bir işgal hazırlığı olarak takdim ettikleri biliniyor. ABD ve İngiltere, Ukrayna ile Rus tahriklerine karşı ortak tatbikatlar yaparak bu hazırlığı ciddiye almış görünüyorlar.

Ancak tam açıklık kazanmamış olan durum, Rus yığınağının işgal hazırlığı olabileceği yorumu, Ukrayna’dan mı kaynaklanıyor, yoksa Ukrayna’yı adı konmamış bir NATO üyesi olarak gören ABD’den mi? Kimden kaynaklanırsa kaynaklansın, liberal mi, muhafazakâr mı olduğu konusunda hâlâ karar verilemeyen Amerikan CATO Enstitüsü, Ukrayna’daki durumu “Zelenski’nin Jingoistic Tiyatrosu” diye niteliyor. Bu kelime İngilizcede “vatansever” sıfatını aşırı uçlara çeken ve bunu bir geçim kaynağı haline getirenleri aşağılamak için kullanılır!

Bir halkın yurtseverliği sahte mi, samimi mi tartışması yapılmamalı çünkü Ukrayna’nın karşısındaki devasa bir güç. Rusya, Çarlığı ile, Sovyetleri ile, şimdilerde demokrasisi ile karşısındakilere rahat veren bir ülke olmadı ve halen de değil. Bunu en iyi Rusya’nın 400 yıl komşusu (ve hedefi) olmuş olan Türkler bilir.

Ancak, bir de “ahval ve şerait” diye bir unsur vardır uluslararası ilişkilerde. Bu unsurun analizi “Kim, ne kazanır?” sorusuyla yapılır. Ukrayna’nın tümünü işgal ederek Rusya’nın kazanacağı ne vardır? Şu anda, özellikle salgın sonrası küresel enflasyonun başını alıp gittiği, tedarik zincirinin birçok yerinden koptuğu bir ortamda AB’nin çoğunluğu, Ukrayna sebebiyle bir 3’üncü Dünya Savaşı tehlikesini göze almayacağını açıklamış durumda.

Eminönü-Karaköy arasında karşıdan karşıya kavga eden kayıkçıları andıran haykırışlarını bir kenara bırakırsak, Rusya ve ABD, dünkü gibi, kapalı kapılar ardında, sanal pokere devam ediyorlar.