‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, rekabetçi bir fiyata ulaşmak için çalıştıklarını kaydederken pazara çıktıklarında karşılarında elektriklilerden çok içten yanmalı SUV araçlar olacağını, bu yüzden rekabetçi fiyata sahip olmaları gerektiğini söyledi. Karakaş, sadece Türkiye’ye değil dünyaya da açılmak için çalışıyoruz” dedi.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) geniş katılımlı lansmanının üzerinden tam 1 yıl geçti. Bu sürede araçların da tanıtımı yapılırken, şirket kendi merkezine geçti ve fabrikanın temeli atıldı. TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, tam da bu vesileyle bugüne kadar yaptıklarını ve yapacaklarını AA’ya anlatmış.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Tanıtım etkinliğinden bu yana üzerlerindeki sorumluluğun daha da artığını, projelerdeki planları adım adım uygulama konusunda büyük bir titizlikle ve gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Karakaş, “Tüm heyecanımızla devam ediyoruz. Bir taraftan üzerimizdeki sorumluluğun yerine getirilmesi için, bir taraftan da gerçek anlamda dünyadaki fırsat penceresinin doğru zamanında sadece Türkiye’ye değil dünyaya da açılmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Halen inşaat çalışmalarının sürdüğünü, inşaatın 2021’de bitirilmesini öngördüklerini kaydeden Karakaş, şu sıralar uzmanların yönlendirmesiyle depreme karşı dayanıklılık açısından zemin güçlendirmesiyle uğraştıklarını belirtti. Karakaş, “Örnek vermek gerekirse, şu ana kadar 25 bine yakın zemin güçlendirme kolunu kullandık. ‘Nedir bu?’ derseniz, bunları biz ucu ucuna eklesek İstanbul’dan Ankara’ya kadar ulaşacak boyutta veya başka bir anlamda 50 katlı üç tane gökdelen demek yerin altına zemini güçlendirme için kurduğumuz” dedi.

Ön sipariş erken

Üretecekleri araçların, piyasaya sunulduğu dönemde C-SUV araçlarla fiyat rekabeti sağlayacağına ilişkin açıklamalarına da değinen Karakaş, fiyat konumlandırması üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Karakaş, “2022 veya 2023’e geldiğimizde, Türkiye piyasasında binlerce, on binlerce elektrikli araç olacak mı? Olmayacak. Dolayısıyla biz kimlerden pazar payı alabileceğiz? O an piyasada pazarda bulunan muadili araçlardan... Pazara çıktığımızda karşımızda elektrikli araçtan çok C segmentindeki içten yanmalı SUV araçlar olacak. Dolayısıyla bizim fiyat açısından da onlarla rekabet edebiliyor olmamız lazım” diye konuştu.

Ön sipariş konusuna da değinen ve bunun için henüz erken olduğunu hatırlatan Karakaş, “Satışa ön siparişe çıkmanın doğru zamanı, araçlar seri imalattan çıktıktan sonra, pazara lansmanından belli bir süre önce olur. Bu belki 4 ay önce, 6 ay önce, 8 ay önce olur ama iki sene önce olmaz. Yani ürünümüz ortaya çıksın, kullanıcılar, hedef kitlemiz denesin, beğensin ondan sonra gerçek anlamda ‘hoşuma gitti, istiyorum’ desin” ifadesini kullandı.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Yerlilik oranına da önem verdiklerini söyleyen Karakaş, “Yerlilik oranını da yola çıktığımız andan itibaren yüzde 51 olarak belirledik... Ondan sonraki takip eden yıllarda, 3 sene içerisinde de, yüzde 68 gibi bir rakama ulaşacağız. Artı; ülkemizde yıllardır üretilen binek araçlarının yerlilik oranlarına baktığımız zaman bu rakamın yüzde 20’lerle yüzde 63’ler seviyesi arasında değiştiğini görürsünüz” değerlendirmesini yaptı.

‘Salgınla birlikte araca yeni donanımlar gelecek’

Gürcan Karakaş, salgın döneminde araca yeni bazı fonksiyonlar eklemek üzere çalıştıklarını kaydetti. Karakaş, “Takdir edersiniz ki rekabet avantajı nedeniyle çok daha fazla detay söylemememiz gerekiyor. Ama biz bunu çok inceledik. İnsanlar davranış olarak pandemiden sonra neleri ön planda tutuyor ve nelere önem veriyor diye. Onlarla ilgili 1-2 uygulamamız olacak, bunun şimdiden haberini verebiliriz” dedi.

Şarj altyapısı hazır olacak

TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, şarj altyapısı için çalışmalarının da devam ettiğini belirterek, “Bunun doğru zamanı ne zamandır diye bakacak olursak, araçlar piyasaya çıkmaya başladığı andan itibaren o şarj istasyonlarının alt yapısının oluşmuş olması lazım. Zaten baktığınızda bu konuda nasıl projemizle ilgili devletimizle ve devletin yönetim birimlerinde bir fikir birliği varsa, şarj istasyonları konusunda da var ve ‘2022’nin sonunda şarj istasyonu altyapısı hazır olacak şekilde’ herkes harıl harıl çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Kona tazelenip geldi

Hyundai’nin başarılı B-SUV modeli KONA, makyajlanan tasarımı ve yenilenen özellikleriyle Türkiye’de satışa sunuldu. Yenilenen KONA’nın tavsiye edilen liste fiyatı ise 281 bin TL’den başlıyor.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, yıl boyunca SUV modelleri Tucson ve Kona’nın satışlarına ağırlık verdiklerini, toplam satışlarında SUV’ların oranının yüzde 65’i bulduğunu belirtti. 2021’de yeni i10 ve yeni i20’nin yanı sıra Türkiye’de üretilecek “Bayon” isimli CUV modelinin satışına başlayacaklarını hatırlatan Berkel, “Kona yenilendi ve satışına başladık. Yılın ilk yarısında baştan aşağı yenilenen Tucson ve Elantra modellerimizi satışa sunacağız. Belli bir süredir üstünde çalıştığımız Kona’nın elektrikli versiyonunu da makyajlı haliyle Türk tüketicisiyle buluşturacağız. Ayrıca Santa Fe modelimizi de yenilenen tasarımı ve 1.6 lt motoruyla sunup SUV ailemizi daha da güçlendirmeyi arzuluyoruz” diye konuştu.

Hafif hibriti var

Yenilenen özellikleri, güçlü motor seçenekleri ve geliştirilen tasarımıyla iddiasını sürdürmeyi hedefleyen KONA, daha sportifleşen görünümüyle dikkat çekiyor. Daha sportif “N Line” versiyonuyla da satışa sunulacak olan KONA’nın iç mekanı da, öncekinden daha sportif ve modern bir hale getirilmiş.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

KONA, hem sportif hem de çevre dostu üç yeni motor seçeneğiyle geliyor. KONA’daki 136 beygirlik 1.6 lt dizel motor, yeni eklenen 48V hafif hibrit teknolojisi sayesinde bir önceki modele oranla yaklaşık yüzde 10 yakıt ekonomisi sağlıyor. 1.6 lt benzinli turbo beslemeli motor ise 198 beygir güç üretiyor. Daha ekonomik bir motor seçeneği isteyen kullanıcılar ise artık 7 ileri DCT şanzımanla gelen 120 beygirlik 1.0 lt benzinli motoru tercih edebilecek.

Aralık ayında 2. el fiyatları ilk kez düştü

Neredeyse her sene, yılsonunu yüksek satış adetleriyle kapatan otomotiv sektörü, Aralık ayında beklentilerin altında seyretmeye başladı. Talepteki düşüş, 2. el araç satışlarına da yansıdı. Cardata verilerine göre, 2. el araç fiyatları Aralık ayında bir önceki aya göre ortalama yüzde 10 düştü.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “İkinci el araç fiyatları son 1 yıl içerisinde ilk defa düştü. Dövizde ve pandemi koşullarında yaşanan, stabil olmayan durum, tüketicilerin 2. el bir araç satın alma kararını ‘bekle-gör politikasına’  çevirmesine neden oldu. Yaptığımız piyasa analizlerinde 2. eldeki bu fiyat düşüşlerinin ortalama yüzde 6 ila 12 arasında olduğunu gözlemledik” dedi. Hüsamettin Yalçın ayrıca, pandemi etkisi, faizlerin yükselmesi ve BDDK’nın aldığı vade kararlarının “0” kilometre araç satışlarını azaltacağını da kaydetti.

Kullanılmış otoda hava yastığına dikkat

Ertelenen alım talebi ve sıfır kilometre araçlardaki stok sıkıntısı sebebiyle 2. el araçlara yönelen talep, 2020’de yeni problemleri de beraberinde getirdi. Araç fiyatlarındaki artış sebebiyle daha düşük fiyata sahip hasarlı araçlar, doğru şekilde onarılmadan satışa çıkarılabiliyor.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

İkinci el otoya olan talep ve yükselen fiyatlar sebebiyle, büyük kaza geçirmiş araçlara şimdilerde daha çok rastladıklarını dile getiren Pilot Garage Genel Koordinatörü Cihan Emre “Vatandaşımız satın almayı düşündüğü ikinci el araçlara bugünlerde kuşkuyla yaklaşmalı. Kaza yapan birçok aracın hava yastıkları patlıyor ve patladıktan sonra dolandırıcılar değiştirmek yerine elektronik hilelerle patlamamış gibi gösteriyor, hava yastığı yerine çocuk bezi, zıbın, köpük gibi malzemeler dolduruluyor. Torpidoya kaplama yapılması da hava yastığının açılmasını engelliyor” dedi. Bu hilelerin hepsinin, olası bir kazada ölümcül sonuçlara sebep olacağını kaydeden Emre, “Araç satın alacaklara, teknik yeterliliğe sahip oto ekspertiz noktalarında ekspertiz yaptırmadan ikinci el araç almamalarını tavsiye ediyoruz” dedi.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Pandemide çevre bilinci de arttı

LeasePlan, Mobilite İçgörü Raporu’nun “yeni normal”e ilişkin bölümünü yayınladı. Kovid-19’un dünya genelinde mobilite alışkanlıkları üzerindeki etkisiyle ilgili değerlendirmelerin yer aldığı araştırmaya göre, pandemi, dünyadaki sürücülerin iklim değişikliğiyle mücadeleye olan farkındalıklarını artırdı.

5 binden fazla kişinin katılımıyla yapılan söz konusu araştırmanın sonuçlarına göre, sürücülerin yüzde 53’ü salgının başlangıcından bu yana iklim değişikliğinin ciddi bir küresel tehdit olduğunun farkına vardı. Bu kapsamda, sürücülerin yüzde 47’si temiz havaya erişim ve iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol oynamak amacıyla “ilk fırsatta sıfır emisyonlu araçlara geçiş yapmak” istiyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 65’i salgının başlangıcından bu yana toplu taşıma yerine farklı alternatiflere yöneldiğini belirtirken, yüzde 76’sı da şahsi araçlarını kullanmayı tercih ettiğini bildirdi.

Türkiye’de oran yüksek

Aynı raporda, Türkiye’nin elektrikli araçlara olan ilgisi ve iklim değişikliğiyle ilgili hassasiyeti açısından önemli bulgular dikkat çekti. Nitekim buna göre Türkiye’deki katılımcıların yüzde 81’i, “Hava kalitesini sürdürmeye yardım etmek için artık sıfır emisyonlu bir araç tercih etme ihtimalim daha yüksek” diyerek, bu konuda diğer ülkelerden daha yüksek bir kararlılık ortaya koydu.

LeasePlan’in Mobilite İçgörü Raporu’nun “Yeni Normal” çalışmasında 5 yıl içerisinde yeni araç alma ihtimali en yüksek kişilerin başında yine açık ara Türkler geldi. Türkiye’deki katılımcıların yüzde 84’ü önümüzdeki 5 yıl içerisinde yeni bir araç almak veya kiralamak istediklerini belirtti.

‘Dünyaya da açılmak için çalışıyoruz’

Araştırmayı değerlendiren LeasePlan Türkiye Genel Müdürü Türkay Oktay, “Türkiye’nin de dahil olduğu 22 ülkede gerçekleşen Mobilite İçgörü Raporu’nun sonuçları gösteriyor ki, hava kalitesini koruma farkındalığı ve bu farkındalık ile doğa dostu enerjilerle çalışan bir araç edinme isteği ülkemizde çok yüksek... Türkiye pazarında özellikle sıfır emisyonlu araçlarda seçenekler Avrupa’daki kadar çok olmasa da buradaki hızlanma ve artan bilinç düzeyi umut verici. Tabii bu seçeneklerin daha ulaşılabilir olması adına vergi ve altyapı desteği çok önemli” dedi.