Seni tanimayrum...

Bugün 83 yaşında olduğunu söylüyor.. Yaklaşık 60 yıldır siyasetin içinde... Hayata Demokrat Parti gençlik kollarında başlamış. Menderes döneminden bu yana bütün siyasi çalkantıların yanında veya içinde bulunmuş. Bu zat yani Hüsamettin Cindoruk dün Halk TV’de katıldığı Medya Mahallesi programında diyor ki:
- Bugünkü manzara kadar siyasetin çürüdüğü ve çaresiz hale geldiği bir hali yaşamadık...
Ancak yine de Türkiye’den umudunu kesmiş değil. Sohbet Cumhurbaşkanı’nın çarpıcı sözlerine geliyor:
“Anayasa Mahkemesi’nin kararını kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum”
Hüsamettin Cindoruk birkaç gündür süren tartışmalarda hiç değinilmemiş bir konuyu anımsatıyor...
Diyor ki... “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçildikten sonra yemin törenini erteleyerek bir partili gibi davranması, AKP kongresine katılması, burada partizanca tavırlar sergilemesi şikâyet konusu olmuştur. CHP, HDP ve Vatan Partisi, Anayasa Mahkemesi’ne Erdoğan hakkında ayrı ayrı suç duyurusunda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi henüz bu konuyu ele almamıştır. Ancak yakında ele alarak Cumhurbaşkanı’nın Anayasayı ihlal ettiğine karar verebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Tanımıyorum, uymuyorum’ şeklindeki çıkışı, muhtemelen önümüzdeki dönemde Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak böyle bir karara karşı önlem niteliğindedir...”
Cindoruk’un sözleri büyüyen tartışmaya bir boyut daha katıyor.

OYUN
7 Haziran seçimlerinden sonra bütün koalisyon formüllerine karşı çıkan... Sonuçta AKP’nin yeniden tek başına iktidar olmasını sağlayan MHP, şu aralar CHP’den fena halde şikâyetçi. Şikayetin sebebi CHP’nin Anayasa Mutabakat Komisyonu’nda yer almayacağını açıklaması.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu şikâyetlerini önceki gün “Madem komisyonda çalışmaya-
caktınız niye daha önce üye verdiniz” sözleriyle bir kez daha dile getirdi...
MHP anlaşılan “Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum” diyen Tayyip Erdoğan’ın partisiyle oturup yeni ve demokrat bir anayasa yapılabileceğini düşünüyor. Hatta belli ki başkanlık sistemine de yakın duruyor. CHP’yi bu oyuna gelmediği için suçluyor.

Müslüman ülkeler dünyasındaki mezhep savaşlarını durdurmanın tek çaresi bu ülkelerde laikliğin egemen kılınmasıdır.
Akif Kökçe

ÖYMEN
Altan Öymen ağabeyimiz bir rahatsızlık sonucu hastaneye yattı. Bugün sapasağlam taburcu oluyor. Hafta sonunda CNN TÜRK’teki programına katılmayı planlıyor...
Telefonda sohbet ederken konu siyasete geliyor:
- Eğer, diyor, 7 Haziran seçiminden hemen sonra Meclis’te çoğunluğu alan üç parti yani CHP, MHP ve HDP seçim barajını yüzde 10’dan daha aşağı indirselerdi... Hem siyasete denge gelecek hem bu partiler yeni bir seçimde baraj altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmayacaklardı. Anayasa uzlaşma komisyonundan sonuç çıkmazsa AKP yeni seçime gidebilir, HDP veya MHP’nin baraj altında kalmasıyla 360 milletvekilini bile aşarak Anayasa’yı istediği gibi değiştirebilir.”
MHP’nin bu uzlaşmaz tutumu bakın nelere yol açıyor...

Gene Ergene...
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde 17 yaşındaki Doğuş adlı genç tarihi taş köprüden Ergene’ye atlayarak hayatına son verdi. Bunun kadar üzücü olan cesedin 5 gündür bulunamıyor oluşu...
Çünkü gelen dalgıçlar nehrin zehirli olduğu gerekçesiyle suya girmeyi reddediyorlar. AFAD ekipleri ile Tekirdağ’dan gelen dalgıç polisler, ceset aramasını ancak ağ ve tırmıkla yapabiliyorlar.
Bu konuyu CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan gündeme taşıyor. Diyor ki:
- Ekipler, yapılan tespitlerde çamur tabakası ve kimyasal atıklar nedeniyle SONAR cihazıyla dip aramasının mümkün olmadığını da tutanağa geçti. Hiç kimse nehrin üzerinde maskesiz nefes alamıyor...
Ergene Nehri, Trakya Bölgesi’nde yaklaşık 300.000 dekarlık tarım alanının beslendiği en önemli akarsu. 1990 yılına kadar yüzülen ve balık tutulan bir nehirken 90 yılından itibaren sanayi atıklarıyla ciddi şekilde kirlenmeye başladı. ANAP döneminde Bakan İmren Aykut temizlemeye çalıştı, başaramadı. AKP hükümetinin bakanları 2011’de önce “Bizim hedefimiz 2014 yılında Ergene Nehri’ni temiz bir hale getirmek” diyordu. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu 2013 yılında yaptığı açıklamada “İnşallah 2 yıl sonra hep birlikte Ergene’de balık tutacağız” demişti. Değişen bir şey yok. Nehir etrafa zehir saçtığı gibi üstelik yiyeceğimiz tahıl ve sebzeleri suluyor!