Midilli, yatçıları Uzo Festivali’ne bekliyor

30 Haziran 2013

Midilli Adası, mezeleri, yemekleri ve çeşit çeşit uzolarıyla ünlüdür. 6-13 Temmuz tarihleri arasında adada Midilli Kadınlar Birliği üyelerinin hazırladığı mezeler eşliğinde bir Uzo Festivali yapılıyor

Midilli Adası, Kuzey Ege’de hem doğal ve mimari dokusu ile hem de yemekleri ve uzosuyla ön plana çıkan bir lezzet limanıdır.

Bizim milli içkimiz rakıya benzeyen uzo da Yunanların milli içkisi... En iyi uzoların yapıldığı yer ise Midilli Adası... Midilli Adası’nda 11 değişik marka uzo üretiliyor. Adadaki uzo fabrikaları ile belediye bu yıl ilk kez 6-13 Temmuz tarihleri arasında Uzo Festivali düzenliyor.
İşin güzel tarafı, bu festival düzenlenirken, denizciler için de hoşluklar yapılmış. Festival ve festival kapsamındaki etkinliklere katılacak tekneler, etkinlik boyunca gidilen limanlarda ücretsiz konaklayacak. Festivalin yapıldığı yerlerdeki limanlarda, festival için gelen teknelerden bağlama ücreti alınmayacak. Bu yaklaşım ada yönetiminin, ticaret erbabının, genel olarak ada kültürünün, denizcilere ve yatçılara bakışını da ortaya koyuyor. Umarım bizim kıyı beldelerimizle adalarımızın esnafı da bu etkinliklerde verilen mesajı alır. Esasında ne demek istediğim de yandaki Bozcaada haberimde daha net anlaşılıyor.
Midilli, Yunanistan’ın Ege’deki en büyük beş adasından biri. Adanın kuzeyi Bozcaada ve Babakale’ye, batısı da Ayvalık, Dikili ve Foça’ya yakın. Aynı coğrafi bölge olduğu için bizde Ayvalık yemekleri ne kadar ünlü ise Yunanistan genelinde de Midilli yemekleri o kadar ünlü... Güney Ege de iyidir güzeldir de orta ve Kuzey Ege, hem bizim kıyılarımızda
hem de komşu adalarda zeytinyağı, yemek ve balık kültürü bakımından tepe noktaya ulaşır.

Yazının devamı...

Teknede ilk yardım çantası

23 Haziran 2013

Teknede meydana gelebilecek kazaların yanı sıra yaz aylarında arı, böcek sokmaları da çoğalıyor. Eklem ve kas ağrıları, mide-bağırsak ve alerji sorunları denizde çok sık karşılaşılan durumlar. Hem tecrübeli bir denizci hem de hekim olan Özgür Deniz Tezcan, denizcilerin hazırlaması gereken ilk yardım çantasını anlattı

enizde dolaşmak keyiflidir ama ne kadar dikkat edilirse edilsin, teknede mide bulanmasından güneş çarpmasına, alerjik böcek sokmalarından yaralanmalara neden olan kazalara kadar hoş olmayan sağlık sorunları da meydana gelebiliyor. Esasında bu tür sağlık soruları sadece denizde değil, yaz aylarında karada da sıklıkla görülüyor ama denizdeki fark, hemen bir ambulans çağırma ya da bir sağlık merkezine ulaşma olanaklarının biraz daha uzun sürebilmesi. Bu nedenle teknelerde iyi bir ilk yardım çantası hazırlamak büyük önem taşıyor. Zorunlu olmamakla birlikte esasında her tekne sahibinin ve amatör denizcinin, ilk yardım kursuna gitmesinde fayda var.

Sürekli kullandığınız ilaçlar ayrı bir yerde dursunlar
Hem tecrübeli bir denizci ve yelkenci hem de uzun yıllar Amerikan Hastanesi Acil Servisi’nde çalışan, şu anda da yine aynı hastanede kat doktorluğu yapan Özgür Deniz Tezcan’dan, tekneler için nasıl bir ecza çantası hazırlamamız gerektiğini öğrendim. Her sene sezon başında ilk yardım çantamı buna göre gözden geçirir, eksikliklerimi gideririm. Esasında sadece tekneler için değil tüm evlerde olması gereken bir ilk yardım çantasıdır bu. Yasalar gereği, ilaç ismi belirtemiyoruz. İlaçların içeriğini ya da teknelerde sık karşılaşılan sorunlar için ilaç almanız gerektiğini burada yazabiliyoruz. Bu yazıyı alıp bir eczaneye gitmenizi öneririm. Tanıdığınız bir doktorun ayrıca önerileri varsa, onları da ekleyin. Her bir ilacın ve malzemenin üzerine, hangi durumlarda kullanılacağını renkli kalemle ve büyük harflerle yazın.
Kronik hastalıklarınız ve sürekli kullandığınız ilaçlarınız varsa, ilk önce bu ilaçları temin edin ve bunları, ayrı bir çantada bulundurun. Tekneye gelecek olan misafirlerinize de sürekli kullandıkları ilaçları varsa onları almalarını tembih edin.
Tekne ile seyir yapacağınız bölgelerdeki sağlık kuruluşlarının telefonlarını öğrenin ve tanıdığınız doktorların cep telefonlarını da ecza çantasında bir kağıda yazın.

Yazının devamı...

Ağaç ve denizci...

9 Haziran 2013

Havada inmek, denizde durmak önemlidir diyorum. Durmanın önemi, güvenli demir atmaktan geçiyor. Güvenli bir demir için de karadan, ağaçlardan koltuk halatı almak gerekir. Ancak bunu yaparken ağaca zarar vermemelisiniz. Aksi takdirde, korumasız sandığınız ağacın gazabı sert olur

Denizde güvenli demir için karadan da koltuk halatı almak gerekir. Ağır tonajlı olmayan tekneler, usulüne uygun şekilde kıyıdaki ağaçlardan koltuk halatı alabilirler. Bizlere deniz, orman ve ağaç sevgisini aşılayan Sadun Boro, adresi sorulduğunda “Okluk Koyu8 Numaralı Çam Ağacına bağlı tekne” diye cevap verir. Bu adres, şimdi müzede olan Kısmet için de, yeni teknesi Sonbahar için de aynıdır. Sadun abi o ağaçlara ve ormana sevgi ile bağlıdır, o ağaçlar da yıllardır Sadun abiyi güvenle kollarında barındırır.

ki hafta önce yazdığım bir tanımlama vardı. “Karada gitmek, havada inmek, denizde durmak önemli” diye... Denizde durmak, doğru yerde doğru demir atmakla olur. Demir attığınız koyun hangi havalara açık, hangi havalara kapalı olacağını bileceksiniz. Sağlam demir atacaksınız ve demir attıktan sonra özellikle Ege’de ortası derinleşen koylarda alargada kalmayıp karadan koltuk halatı alacaksınız. Karadan koltuk nasıl alınır, onun da püf noktaları vardır. Kimi kayalara bağlanır kimi iskele babasına kimi de ağaçlara... Ağaca bağlanmanın da bir usulü vardır. Önce ağaca bakacaksın, sonra da teknenin ağırlığına... Ağaca zarar veriyor
musun, vermiyor musun?

Denizle öpüşen iki ağaç...

Yazının devamı...

Güvenliğin birinci şartı denizden korkmaktır

26 Mayıs 2013

Denizciliğe yeni başlayanlardan çok soru geliyor. Öncelikle teknenin bakımını yapmak, sonra da tüm güvenlik kurallarına uymak gerekiyor. Güvenlik ve mutluluğun birinci şartı denizden korkmaktır. Bu korku öcüden kaçma değil, bir saygı ifadesidir

Yeni başlayacaklar için altın öğütler

Bu sene fuar canlı geçti. Yeni tekne satışında da ikinci el tekne satışında da canlılık yaşandı. Çok sayıda gelen e-postadan anladığım kadarıyla denizciliğe yeni başlayanların sayısında da ciddi bir artış var. Tecrübeli denizciler bilir. Ama burada özellikle denizciliği özendiren ve yeni başlayanlara yol gösterici yazılar yazdığımız için sezon öncesi yapılması gereken altın kuralları sıralamak istiyorum.
Denizcilikte birinci kural, “önce emniyet”tir. Her türlü seyir kuralına harfiyen uyacaksınız. Her türlü güvenlik tedbirini alacaksınız. Emniyetin ilk kuralı da, kullandığınız teknenin denize elverişli olup olmadığını bilmektir. Bunun için teknenin bakımı, özellikle sezon öncesi hazırlığı önem taşır.
Şu sıralar hemen hemen bütün denizcilerde tatlı bir telaş vardır. Tekneler karaya çekilir, vanalar, pervane, şaft kontrol edilir. Teknenin zehirli boyası yapılır. Denize indikten sonra da motor, motorun filtreleri, teknenin ırgattan sintine pompalarına, motor kayışından buzdolaplarının gazına, akülerden ilkyardım çantasına, yangın tüplerine kadar teknede kullandığınız ya da kullanmak zorunda kalabileceğiniz her şey gözden geçirilir.
Yeni başlayanlar için en önemli uyarım şu olacaktır. Bunlardan anlamasanız bile bunları yapan ustanın başında durun. Neyi nasıl yaptığını öğrenin, teknenizin her tarafını iyice tanıyın. Bunun için marinalarda yanınızdaki tecrübeli denizcilerden yardım isteyebilirsiniz. Denizde yardımlaşma, hayatın başka alanlarında görmediğiniz kadar yaygın ve içtendir. Neler yapılması gerektiği konusunda, kitaplardan ve internetten çok detaylı bilgiler alabilirsiniz.

Yazının devamı...

James Bond’un Fethiye-Göcek rotasının izinde

19 Mayıs 2013

Bu yılın trend rotalarından biri de Fethiye ve Göcek olacak. “James Bond Skyfall” filminin çekimlerinde, Daniel Craig’in bir hafta boyunca konakladığı Fethiye Yacht Classic Otel’in önündeki iskele, ilginç bir demirleme yeri olabilir. Otelin önündeki iskeleye bağlandım, Fethiye çevresini karadan turladım ve James Bond’un bir hafta boyunca yediği yemeklerin tadına baktım

Bir İngiliz turist, Göcek Göbün Koyu’nu “Tanrı’nın yeryüzündeki evi” diye tanımlamış. Buradaki lokantayı işleten Muammer ve Metin Önder kardeşler ile lokantanın personeli bu sloganın yazdığı tişörtlerle servis veriyor. Lezzetler ise gerçekten harika...

Geçtiğimiz hafta bu sezonun “in” rotalarını yazınca çok sayıda detay soran mail geldi. Özellikle yeni tekne alanlar, güneye, Göcek’e ve Kekova’ya inmek isteyenler, biraz daha detaylı bilgi istiyor.
“Bu yıl büyük motor yatların bir bölümü Bodrum’a ve Yalıkavak’a geçecek, Ankara ile iş yapan büyük tekne sahipleri de, Ramazan nedeniyle Türkiye’de görünmek istemeyeceği için Yunan Adaları’nı tercih edecek, dolayısı ile Göcek tenhalaşacak” diye yazmıştım. Fırsat bu fırsat, Göcek’e geçmek isteyen ve daha önce Göcek’i görmemiş yeni tekne sahipleri, bu bölge civarında güvenli demir yerleri soruyorlar. Her defasında tekrarlıyorum. Kıyılarımızda dolaşırken, elinizin altında mutlaka Sadun Boro’nun Vira Demir kitabı bulunmalı... Hem güvenli seyir yaparsınız hem de dolaştığınız yerlerin antik tarihini ve özelliklerini öğrenirsiniz.

Göcek’te demir atmak yasak

Yazının devamı...

Ege’nin en “in” rotaları

12 Mayıs 2013

Palmarina, sadece Türkler için değil, tüm mega yatlar için öne çıkacak. Göcek, Fethiye, Kaş ve Kekova rotası ile Orta Ege’deki Yunan adaları yelkenliler için tercih edilen rota olacak...

Palmarina’da bu yıl karada kalan diğer alanlar da yenilendi. Mega yat kapasitesi artırıldı. Marina, üst seviyede eğlence ve yeme içme mekanları ile çok iddialı konumda.

Fethiye’nin tanıtım atağına geçmesi, Kaş’a yeni marina yapılması önümüzdeki dönemde Fethiye-Kaş rotasının yıldızının parlayacağını gösteriyor.

Denizciler ve mavi yol tutkunları, sezon öncesi son hazırlıklarını tamamlıyorlar. Tekne sahipleri de tekne kiralayıp mavi yolculuk yapmak isteyenler de bu sezon gezecekleri rotalar için yoğun bir şekilde çalışmaya başladılar. Gerek kendi teknesiyle dolaşacaklar, gerek tekne kiralayıp mavi yolculuğa çıkacaklar için, bu sezon ön plana çıkacak rotalar hakkında tüyolar vereyim. Tabi bu tüyoları, büyük tekneler ve mütevazı tekneler için ayrı ayrı değerlendirmekte fayda var.
Daha önce de yazmıştım. Bu yaz Bodrum, dünya jet sosyetesinin göz bebeği olacak. Bodrum Yalıkavak’ta Palmarina’nın kara alanı geçtiğimiz kış yıkıldı ve baştan aşağı yeniden inşa edildi. Marinanın deniz alanındaki kapasite 335’ten 710’a çıkarıldı. 40 metre üzeri mega yatlar için 69 bağlama yeri hazırlandı. 75 metre ile 150 metre arasındaki giga yatlar için ise 26 bağlama yeri yapıldı.

Yazının devamı...