Otizm ile Nasıl Baş Edilir?

4 Ekim 2019

Otizme Karşı Çaresiz Değilsiniz!

Merhabalar Sevgili Okuyucularım,

Otizm, doğuştan gelen bir nöro gelişimsel yetersizliktir. Dünyaya gelen her 59 çocuktan 1’i otizm riski ile doğuyor. Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi; erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitimdir.

Otizm tedavi sürecinde ailelerin tutumu oldukça önemlidir. Öncelikle anne ve babalar çocuğun otizm olduğunu kabul etmelidirler. En büyük sıkıntı anne ve babanın bu durumu kabul etmemesi ile başlıyor. Kabul ettikten sonra süreç daha hızlı ve olumlu ilerliyor. Ebeveynler çocuklarını çok iyi tanımalıdırlar.

Çocuklarının uygun ya da uygun olmayan davranışlarını hangi durum ya da uyaranların yardımcı olduğunu gözlemlemeleri gerekir. Çocuğun hangi durumları stresli, hangi durumları sakinleştirici buluyor, gözlemlemek ve bu gibi durumları bilmek bazı davranışları önlemek açısından önemlidir.

Çocuklarınızı Arkadaşları ile Kıyaslamaktan Kaçının

Otizm teşhisi almış çocukları, diğer çocuklarla kıyaslamak, eksiklerine odaklanmak uygun olmayan davranışlar arasındadır. Ebeveynler çocuklarını var olan bireysel özellikleri ile olduğu gibi kabul etmelidirler.

Aileler çocuklarının farklılıklarını bilmeli ve çocuklarının başarılarını desteklemelidir. Otistik çocukların tedavisinde koşulsuz sevgi ve kabul sürecin daha sorunsuz ilerlemesini kolaylaştıracaktır.

Yazının devamı...

Okul Korkusu Nedir?

12 Eylül 2019

Okul Korkusuyla Nasıl Baş Edilir?

Yeni eğitim yılı ile birlikte 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmen ders başı yaptı. Eğitim ve öğretimin başlamasıyla birlikte ebeveynlerin şu anki en önemli gündemi, çocuklarının okula başlaması.

Okula başlama, her çocuk için farklı bir deneyimdir ve çocuğun hayatının dönüm noktalarından biridir. Okul dönemiyle birlikte “okul korkusu” ve “okulu reddetme” gibi sorunlarla karşılaşılabiliyor.

Okul öncesi ve ilkokula yeni başlayan çocuklarda ilk zamanlar okula alışma döneminin zorlu geçebiliyor. Her çocuğun okulun ilk döneminde uyum süreci yaşaması normaldir. Her çocuğun okula alışma süreci bireysel farklılıklar nedeniyle farklı olur.

Bazı çocuklar okula 1 saatte alışırken, bazıları 1 ayda uyum sağlayabilir. Çocuğun evden ve anneden ayrılabilmesi ile okula uyum arasında bir ilişki vardır. Bu yüzden öncelikle anne-babaların okula başlama sürecine duygusal olarak hazır olması önemlidir.

Karşılaştırma Yapmaktan Kaçınmalısınız!

Her çocuğun bireysel olarak farklı olduğunu bilerek hareket edilmelidir. Okula uyum genellikle 3-4 hafta gibi bir sürede tamamlanır. Her çocuğun okula uyum sağlamak için farklı zamana ihtiyacı vardır. Bunu unutmadan hareket etmek gerekir.

Çocuğun evden ve anneden ayrılabilmesi ile okula uyum arasında bir ilişki vardır. Bu yüzden öncelikle anne-babaların okula başlama sürecine duygusal olarak hazır olması önemlidir. Ebeveynler okula başlama sürecinde kaygı, endişe, korku duyuyorlarsa çocuk da bu yoğun duyguları hissediyor ve bu durum uyum sürecini zorlaştırabilmektedir.

Yazının devamı...

Yeme Bozukluğu Nedir?

21 Ağustos 2019

Beslenme ve Yeme Bozukluğu Nedir? Nasıl Baş Edilir?

Yeme bozukluğu, aşırı yemek yeme, yeterli beslenmeme veya vücut ağırlığı ile ilgili aşırı endişe duyma durumlarını kapsayan bir rahatsızlıktır. Çocuklarda sıkça görülen yeme bozukluğu problemleri genellikle 3. aydan sonra gelişen ve ergenlik ile birlikte ortadan kalkması beklenen bir durumdur. Özellikle bebeklik dönemlerinde meydana gelen yeme bozukluğu, tedavi edilmezse gelişim geriliği gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Hangi Tür Beslenme ve Yeme Bozuklukları Görülebilir?

Beslenme ve yeme bozuklukları altı farklı şekilde görülebilir.

Pika: Gıda niteliği taşımayan ve yenilebilir olmayan maddelerin tüketilmesi şeklinde görülebilen bir yeme bozukluğudur. Pika rahatsızlığı yaşayan çocuklar, en az bir ay süreyle besin değeri olmayan maddeleri tüketirler. Pika rahatsızlığı yaşan bir çocuk toprak, kum, kağıt vb. besin değeri olmayan maddeler yiyebilir. Pika, çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği için müdahale edilmesi gerekir.

Geri Çıkarma: Bireylerin beslenmek için tükettiği besinleri geri çıkartmasıdır. Geri çıkarma halk arasında geviş getirme olarak da bilinmektedir. Geri çıkarmanın uzun sürmesi halinde sağlık sorunlarının oluşması muhtemeldir.

Kaçıngan/ Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu: Kısıtlı yiyecek bozukluğu yaşayan çocuklar, yeterli besin tüketmekten kaçınırlar. Bu gibi durumlarda belirgin bir beslenme eksikliği görülür.

Anorexia Nervoza:

Yazının devamı...

Uyku Bozukluğu Nedir?

30 Temmuz 2019

Çocuklarda Uyku Problemleri ile Nasıl Baş Edilir?

Uyku, zihinsel ve fiziksel sağlımızın her gün yenilenmesi için önemli olan ve yaşamımızın üçte birini kapsayan bir süreçtir. En temel ihtiyaçlarımızdan biri olan uyku, beyindeki öğrenme aktivitelerinin gelişimi için son derece önemlidir.

Hayatımızın sağlıklı devam etmesi için her dönem ihtiyaç duyduğumuz uyku, özellikle bebeklik ve çocukluk dönemi söz konusu olunca daha fazla önem kazanır. Yeni doğan bebekler, günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirirler. Bebekler, günde 14-16 saat uyurlar.

Bebeklerde gece uykusu kavramı tam olarak oluşmamıştır. Bebeklerde gece uykusu kavramının oluşmamasının nedeni, hem gündüz hem gece uyumalarıdır. Bebeklerde gece uykusu, 1 yaş civarında normal seyrine döner. Bebekler gündüz uykusu ihtiyacı ise 3 yaşından sonra ortadan kalkar. Yeni doğan bebeklerde uyku ihtiyacı, ilerleyen yaşlarla birlikte azalma gösterir.

En sık Görülen Uyku Problemleri Nelerdir?

Bebeklerde genellikle, uykuya geçişle ilgili oluşan sorunlar, gece sık uyanma ve uykuya dalma gibi uyku problemleri ile karşılaşmaktayız. Bebeklikten çocukluğa geçiş dönemlerinde ise daha çok kabuslar, gece terörü ve uyurgezerlik gibi uyku sorunları yaşanır.Kabuslar, her yaş aralığında görülebilir. 3 ve 5 yaşlarında daha sık olarak yaşanır. Kabus gören çocuklar, korku içerikli rüyaları görürler ve uykularından uyanırlar.

1,5 - 10 yaş arasında sıklıkla görülen, uyku terörü ise çocuklar uyuduktan yaklaşık 2-3 saat sonra meydana gelir. Okul öncesi çocuklarda görülme sıklığı % 40’tır. Uyku teröründe korku içerisinde uyanan çocuğun gözleri açık olabilir ancak bakışları boş ve donuktur. Uyku terörü aileleri çok fazla kaygılandırabilir. Aileler bu durum karşısında temkinli olmalıdır. Uyku terörü tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur.

Uyurgezerlik problemi yaşayan çocuklar ise uykularında gezerler ya da bulundukları ortamdaki diğer odaları karıştırabilirler. Çocuğunuz uyurgezerlik sorunu yaşıyorsa ev içi güvenlik önlemlerini çok iyi almalısınız.

Yazının devamı...

Duyu Bütünlemesi Nedir?

11 Temmuz 2019

Çocuğunuzda Duyu Bütünleme Bozukluğu Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Duyu bütünlemesi, çevremizden veya vücudumuzdan gelen duyusal bilgilerin etkileşimi ve bunların sonucunda ortaya çıkan motor ve duyusal davranışların analizini ve sentezini kapsayan nörolojik bir süreçtir.

Çevreden gelen uyaranları algılamamızı sağlayan ve bu uyaranlara cevap vermemize neden olan yedi adet duyumuz bulunur. Bunlar bilgilerin geldiği duyular; Tat, Dokunma(Taktil), İşitme, Koku, Görme; diğer ikisi ise denge, hareket(vestibüler), kas ve eklem duyusu (propriosepsiyon) olarak ifade edebiliriz.

Duyu Bütünleme Anne Karnında Başlar

Duyu bütünleme anne karnında başlayan bir süreçtir. Anne karnındaki bebeğin amniyo sıvısı içerisindeki hareketleri ve dışarıdan gelen seslere tepki vermesiyle birlikte duyu bütünleme süreci başlar.

Erken dönemde dokunma hassasiyeti olan, hiperaktiv dediğimiz çocuklar ya da harekete, sese ve ışığa duyarlı olan çocuklar, duyusal bütünleme problemleri yaşayan çocuklardır. Duyu bütünleme sorunu yaşayan çocukların, duyular ile algılanan sinyalleri, sinir sistemleri tarafından tam olarak yorumlanamaz.

Duyu bütünleme terapisi ile sosyalleşme sorunları, öğrenme problemleri, okulda konsantrasyon bozukluğu, arkadaşları ile iletişim kurmakta sorun yaşamak gibi bir çok sorun kolayca tedavi edilebilir. Aynı zamana idrar kaçırma, yeme problemleri, uyku problemleri, el yazısı sorunları ve ince motor becerileri gerektiren davranış sorunları da duyu bütünleme terapisi ile tedavi edilebilmektedir.

Duyu Bütünleme Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Yazının devamı...

Otizm ve Floortime Terapisi

15 Mayıs 2019

Floortime Nedir?

Gelişimsel, Bireysel Farklılıkların Gözetildiği ve İlişki Temelli olarak anılan Floortime modeli, özellikle çocukların güçlü ve zayıf yönlerini tespit etmeyi ve odaklanmayı, anlamayı ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Özellikle, otizm spektrum bozukluk ve diğer gelişimsel bozukluklarda belirgin gelişim profillerine sahip olan çocuklar için özellikle etkili olduğu öne sürülen model Dr. Stanley Greenspan tarafından geliştirilmiş ve ilk olarak “Zeka ve Adaptasyon” isimli 1979 yılında yazmış olduğu kitabında belirtmiştir.

Gelişimsel, Bireysel Farklılıkları Gözeten ve İlişki Temelli bu model; yeni, kapsayıcı ve bireyleştirilebilen olması özelliği ile gelişim geriliği olan çocukların ölçme ve değerlendirilmesinde önemli faydalar sağlamaktadır. Sağlıklı gelişime dair önemli aşamaların incelenmesi ve takibinin sağlanabildiği Floortime yaklaşımı, ilişki temelli model içerisinde bir strateji olarak yer almaktadır. Floortime özellikle gelişimsel kabiliyetlere yönelik teşvikte bulunarak duygusal açıdan anlamlı bir öğrenme süreci sunmaktadır.

İlişki temelli modelde tedavi amacı; belirti ve belirgin davranışlara odaklanmak yerine sağlıklı gelişim için gerekli olan özelliklerin inşasına katkı sağlayabilmektedir. Bu modelde, çocuklar gelişim süreci içerisine kaçırmış olabilecekleri bazı önemli beceriler konusunda kendilerini geliştirme fırsatı bulmaktadır. Otizm spektrum bozuklukları açısından örnek verilirse üç önemli ve temel sorunun bu çocuklarda gözlendiği öne sürülmektedir.

Bunlar,

Yazının devamı...