Ergenlik dönemi psikolojisi

Ergenlik dönemi insan yaşamında çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasında önemli bir geçiş dönemini kapsar. Ergenlik dönemi hem fizyolojik hem psikolojik olarak birçok değişimin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönem, ergen bireyler için bir kimlik oluşturma evresi olarak da adlandırılabilir.

Bu dönemde anne-babaya bağımlı olan çocukluk dönemi gitmiş, birey olma, kimlik kazanma çabası içinde olan, ani öfke ve sevinç duyguları gösteren, abartılı tepkiler veren, arkadaş çevresinin daha ön planda olduğu bu yüzden paylaşımın aile ile daha az arkadaşlarla daha fazla olduğu, dağınıklığın, tembelliğin, sakarlığın görüldüğü adeta bağımsızlık savaşının yapıldığı bir dönem gelmiştir. Anne-babalar özellikle bu dönemde çocuklarıyla iletişime çok önem vermelidirler.

Çocuklarının kişilik özelliklerine, bireysel olma çabalarına saygı göstermeli, yine çocuklarına rehberlik etmelidirler. Ergenin davranışlarını saygısızlık olarak almamalı, kişiselleştirmemeli ve empati kurmalıdırlar.

Ergenlik dönemi hem bireyler için hem de aile için zorlayıcı olabilir. Ergen bireyler bu dönemde; bedensel, sosyal, duygusal ve cinsel olarak farklı bir sürece girdiğinden dolayı bir kimlik sorunu yaşanabilir.

Ailelerin Tutumu Çok Önemli

Ailelerin ergen bireylere karşı tutumu oldukça önemlidir. Ergenin sağlıklı şekilde benlik gelişimini tamamlayabilmesi için sağlıklı sınırlara ihtiyacı vardır. Sağlıklı sınırlar; çocukla olan bağı koparmadan, iletişimi güçlendirerek ona bireyselleşebilmesi için gerekli imkanı sağlar. Bu geçiş döneminde ergen bireylerin çok iyi analiz edilmesi ve bu doğrultuda duyarlı bir davranış sergilenmesi olası sorunların önüne geçecektir.

Ergenlik döneminde bireyler, kendilerini tanımlamakta zorluk çekebilirler. Yetişkin olma yolunun başlangıcı olan bu dönemde aynı zamanda birtakım psikolojik sorunlar yaşanabilir. Bu dönemde; kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği, depresif bozukluklar, duygu durum bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk gibi birçok psikolojik sorunlar görülebilir.

Ergenlik dönemi, hormonal ve zihinsel gelişimin devam ettiği bir dönem olduğundan duygusal iniş çıkışlar ve patlamalar sıklıkla gözlemlenebilir. Aynı zamanda bu dönemde risk alma davranışı gibi durumlarda sergilenebilir.

Bu tür durumlarda aile her zaman çocuğu iyi gözlemlemeli, çocuğa açıkça destek olduğunu belirtmeli ve gerektiğinde uzman desteği almalıdır. Ergenlerin yetişkinliğe giden yolda gittikleri birçok önemli gelişimsel kilometre taşı vardır. Ebeveynlerin bu dönemin özelliklerini bilmeleri bu dönemin geçici olduğunu unutmamaları ve buna göre bir tutum içerisinde bulunmaları yerinde bir davranış olacaktır.

“Çocuğumu Tanıyamıyorum”, “Sanki Başka Biri Oldu”…

Aileler sıklıkla; “çocuğumu tanıyamıyorum” “sanki başka biri oldu” gibi söylemlerde bulunuyorlar. Bu durum son derece normaldir. Evet, bu durum ifade edildiği gibi olabilir ama geçicidir.

Kimlik arayışı içerisinde olan ergenler, farklı bireyleri örnek alabilir, aidiyet duygusu oluşturmak amacıyla farklılaşma çabası artabilir.

Ergenlerin, gelişimini sağlıklı olarak tamamlayabilmesi için belirli bir alana ihtiyaç duymaları anlaşılabilir bir durumdur. Ebeveynler bu dönemde çocukları ile sıkı bir bağ kurmalı, onlara kimliklerini oluşturabilecekleri alanları oluşturmalıdır. Çocuklarını iyi gözlemlemeli, tanımalı, ilgi ve yeteneklerine göre çocuğu çeşitli sosyal ve sportif alanlara yönlendirmelidir.

En Sık Yaşanan Psikolojik Sorunlar

Ergenlik döneminde bireyler, birçok farklı psikolojik durumla karşı karşıya kalabiliyor. Depresyon, bu geçiş dönemimde sıkça rastlanan psikolojik sorunlardan biridir.

Bireylerde, sinirlilik, enerji eksikliği, halsizlik, huzursuzluk, suçluluk, uyku ve yeme düzeninde bozulma yaşanabilir. Ergenlikte daha çok öfkenin ön planda olduğu bir duygu durum değişikliği gözlemleriz.

Ergenlikte görülen bir diğer durum ise yeme bozukluklarıdır. Bunlar; yemek yeme bozukluğu, Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervozadır. Anoreksiya nervoza bireyler, kilo almaktan çok korkarlar ve vücut ağırlıklarını yanlış değerlendirirler. Anoreksiya hastaları vücut ağırlıklarını dengelemek için sıkı diyetler ve ağır egzersizler uygularlar.

Bulimia Nervozada ise bireyler, yemek sonrası fazla kalori aldıklarını düşünerek kusma eğilimi gösterir ve bu yiyeceklerden kurtulmaya çalışırlar. Kusma hastalığı olarak da bilinen Bulimia, ergenlikte başlar. Doğru bir tedavi hastaları kontrolsüz yeme ataklarından koruyarak düzenli bir yeme alışkanlığı kazandırabilir.

Birçok Sorunun Temeli Ergenlikte

Ergenlik döneminde ayrıca şiddet eğilimi ve saldırganlık gibi davranış bozuklukları da görülebilir. Şiddet eğilimi, ergenlik döneminde artan fiziksel güç ve çevre koşullarına bağlı olarak yaşanabilir. Şiddet eğilimi ve saldırganlık durumlarında altta yatan sorunun iyi araştırılması ve bu doğrultuda tedavi planlaması çok önemlidir.

Yine ergenlik döneminde madde kullanımı ve bağımlılık gelişebilir. Birçok kötü alışkanlığın temelleri, ergenlik döneminde atılmaktadır.

Ergenlik döneminde görülen bu psikolojik sorunlardan herhangi birini çocuğunuzda olduğunu düşünüyorsanız, bu konuda alanında uzman kişilerden yardım almanız oldukça önemlidir.

Ergenlik yaşam boyu sağlık için kritik bir dönemdir. Çocuğun bu dönemi sağlıklı ve mutlu bir şekilde geçirmesi ailelerin elinde. Bu dönemde yaşanabilecek olumsuzluklar bireyleri hayatları boyunca etkileyebilir. Bundan dolayı karşılaşılan sorunları iyi analiz etmek ve doğru müdahalelerde bulunmak hayati önem taşır.

Mine Ağır

Floortime Terapisti,

Özel Eğitim Uzmanı ve Psikoterapist