Tarih dersinden zayıf not

Makyaj ve Kostüm Tasarımı dallarında Oscar adayı “İskoçya Kraliçesi Mary / Mary Queen of Scots”, Yeni Çağ’ın en katmanlı iktidar kavgalarından birinin hakkını vermekten çok uzak.

Mary Stuart’ın hayat hikayesi Yeni Çağ’ın en dramatik ve ünlü taht kavgalarından birine sahip. Mary Stuart, Katolik olması ve Fransız bağları yüzünden kabullenilmediği İskoçya’ya kraliçe olarak dönüyor ve kuzeni Kraliçe Elizabeth’in tahtında hak sahibi olduğu için onunla iç savaşlara da yol açan çekişmeler yaşıyor. Mary Stuart’ın dramatik bir sonla biten hayatının İskoçya’ya dönüşünden sonraki bölümü “İskoçya Kraliçesi Mary / Mary Queen of Scots”ın merkezinde.

Katolik olduğu için ülkesinde pek sevgiyle karşılanmayan Stuart, bir yandan etrafındaki danışmanlarının sözlerini bir dinleyip bir dinlemeyerek İngiltere tahtındaki iddiasından vazgeçmiyor. Kraliçe Elizabeth ise iktidarını koruma ve tahtı Stuart ailesine vermeme konusunda kararlı.

Josie Rourke, bu ilk filminde Saoirse Ronan ve Margot Robbie gibi iki güçlü oyuncunun varlığına rağmen bir odak bulamıyor. Bu iki güçlü ve sıra dışı kadın arasındaki saygı dolu rekabeti, Mary’i azizeleştirme eğilimi nedeniyle anlatamıyor. Dönemin dili ve kapalı diplomatik konuşma biçimiyle ilgilenmiyor. Filmin dağınık kurgusu olaylarla ilgili heyecan veren bir seyre izin vermiyor. İzleyicisine Stefan Zweig’ın 1935 yılında kaleme aldığı “Mary Stuart” biyografisi gibi kaynakların onda birini bile sunamıyor.

Tarih dersinden zayıf not

“İskoçya Kraliçesi Mary / Mary Queen of Scots”

Yön.: Josie Rourke

Oyn.: Saoirse Ronan (Mary), Margot Robbie (Kraliçe Elizabeth), Guy Pearce (William Cecil),

David Tennant (John Knox),

Jack Lowden (Lord Darnley)

Sen.: Beau Willimon (John Guy’ın kitabından uyarlama)

Gör.: John Mathieson

Müz.: Max Richter

Cannes’dan ödüllü

2008 yılında yönettiği “Gomorrah”yla İtalyan sinemasının yeni yıldız yönetmenlerinden birine dönüşen Matteo Garrone’nin imzasını taşıyan “Dogman”, geçen yıl yarıştığı Cannes Film Festivali’nden Marcello Fonte’ye En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazandırdı. İtalya’nın Oscar’daki aday adayı olan film, küçük bir kasabada köpeklerin bakımını üstlenen Marcello’yu merkeze alır. İyi bir adam olan Marcello’nun felaketi kasabanın sağı solu belli olmayan kabadayısı Simone’a karşı koyamaması olacaktır. Film, güç karşısında ezilen küçük adamın hikâyesini dram ağırlıklı bir tonla anlatıyor. Garrone, kariyerinde bir kez daha erkeklerin dünyasındaki şiddet ve iktidar ilişkilerini karanlık bir üslupla inceliyor ancak bunu konu alan külliyat içinde özel bir yer edinemiyor.

Tarih dersinden zayıf not

Haftanın diğerleri

- Yılmaz Erdoğan’ın yönetip başrollerinden birini üstlendiği “Organize İşler: Sazan Sarmalı”,12 yıl önceki ilk filmin devamı niteliğinde. Diğer önemli rollerde Kıvanç Tatlıtuğ ve Ezgi Mola’nın bulunduğu film, Asım’ın (Erdoğan) kızının dolandırılmasının ardından gelişen olayları konu alan bir komedi.

- Adam Robitel’in yönettiği korku filmi “Ölüm Labirenti / Escape Room”, altı yabancının bir davet üzerine kaçış odalarında bir oyuna katılmasıyla başlıyor. Oyunlar, ölüm kalım savaşına dönüşüyor. Film, “Testere” kadar kanlı olmasa da benzer bir kontrol edilen işkence izleği sunuyor. Ancak bu alanda yeni veya ilginç bir seyirliğe dönüşemiyor.

Tarih dersinden zayıf not