Görücüye çıktı; Üç kız kardeş

29 Ekim 2021

Kanal D’nin iddialı dizilerinden biri ‘Üç Kızkardeş’... Kanalda gösterime girmeden önce uluslararası pazarda tanıtıldı. Geçtiğimiz ay Cannes’da gerçekleşen dünya televizyon sektörünün önemli fuarlarından biri olan MIP TV’de dizi, alıcılarının beğenisine sunuldu. Proje, İclal Aydın’ın çok satan kitabından uyarlandı. Bu arada yapımın kanalda ocak sonu yayına girmesi planlanıyor.

Pembe dizi onlardan sorulurdu!

Globo Grup... 1925 yılında kurulan Latin Amerika’nın en büyük kitle iletişim grubudur. Yıllarca izlediğimiz ‘Brezilya dizilerinin’ kaynağı... Onun Globoplay adında paralı dijital platformu var. Brezilya’nın yanı sıra, Portekizce konuşulan dünyanın en önemli dizi platformu diyebiliriz. 20 milyon kullanıcısı var. Yeni tam altı Türk yapımı satın aldı. ‘Bir Zamanlar Çukurova’, ‘Son Yaz’, ‘Ramo’ , ‘Leke’ , ‘Kalp Atışı’ ve ‘Maraşlı’... İntermedya yapmış anlaşmayı ve alımlar devam edecekmiş. ‘Çirkin Betty’, ‘Alcanzar’ (Yıldıza Ulaşmak) ve ‘Manuela’ izlerdik biz. Hiç aklımıza işin bir gün terse döneceği gelir miydi? ‘Telenovela’ sahibine, ‘Türk telenovela’sı satıyoruz.

Bir devi daha besliyoruz

Warner Media’nın kurduğu HBO Max (2020 tarihinde yayına başladı) Latin pazarında yerini sağlamlaştırmak adına, ağırlığı Türk dizilerine veriyor diyebiliriz. Son olarak Madd Entertainment (Med Yapım Ay Yapım ortaklığı) tam 10 dizi sattı. ‘Sadakatsiz’, ‘Kızım’, ‘Nehir’, ‘Menajerimi Ara’, ‘Kadın’, ‘Mucize Doktor’, ‘Çatı Katı Aşk’, ‘Alev, Alev’, ‘Kara Sevda’ ve ‘Babil’...

İspanya’da ‘dizi’ kanalı

Hani Türk dizilerini etinden sütünden yararlanmak dedikleri... Hollanda merkezli SPI Türkiye’de de faaliyette...

Yazının devamı...

DÜNYADA EN ÇOK TAKİPÇİSİ OLAN DİZİLER

27 Ekim 2021

Ekim ayında Instagram’da dünyada en çok ilgi gören diziler listesinde ilk üçte iki Türk yapımı var. The Wit List hazırladığı listede ‘Evlilik Hakkında Her Şey’in yayınlandığı günden bu yana, 36 bin bin takipçi kazandığı belirtiliyor. Aynı şekilde ‘Yalancı’ dizisi de yayınlandığı günden bu yana, 30 bin yeni takipçi kazanmış. Bu verilerle her iki dizi, ilk üç sırada yer alıyor. Araya bir İspanyol dizisi girmiş; ‘Los Protegidos: El Regreso’ (A Normal Family).

‘BAŞTAN SÖYLÜYORUM’ DİZİSİ

“İzlemeden önce ne yapmak istediğimi bilin dolandırmıyorum işi” diye mesajını verdi ‘Elkızı’... Ekşi Sözlük’teki bir cümle özeti; “Bağıran kadınlar, sadist ve kadın düşkünü zengin baba, ezik kız, servet avcısı kadın ve oğlu, gerzek bir babaanne”... Latin ülkelerinde kafadan izlenir. Hatta İspanyol paralı pembe dizi kanalları da müşterisi olur. Fikret Kuşkan “Biz de biliriz sanat işinde oynamayı ve fakat geçinmem lazım mı” demek istiyor? Gelelim başrol ‘Elkızı’na. Sevda Erginci, Yeşilçam zamanı Muhterem Nur’un genç kuşak örneği. Minyon, seyircinin ‘mahallemizin sevilen kızı’ muamelesiyle bağrına bastığı bir hali var. Hayranı çok. ‘Sevgili Geçmiş’le ‘Bundan sonra böyle roller’ mesajını vermiş ve nitekim ‘Elkızı’ ile yoluna devam etmiştir.

bEIN TARZI FUTBOL YAYINI

Beşiktaş-Galatasaray maçı... Sahada oynanan değil, etrafta ne olup bittiği daha çok ilgilendiriyor yönetmeni. Tekrarların büyük bölümü sonrası maça döndüklerinde, top almış başını gidiyor bir halde oluyor. Bu arada baktım yorumlara, “Gençlik değil, tecrübe kazandı” diyorlar. Galatasaray’ın ‘mecburen yeni genç kadro’ olayını anlayamıyorlar.  UEFA şampiyonu olan takım bir sezonda olmadı unutmayın! Doğru yoldasın Fatih Hoca.

Yazının devamı...

İNGİLİZ DÖNEM DİZİSİNDE TÜRKİYE

26 Ekim 2021

‘Downton Abbey’ dizisini ev ahalisi sonradan keşfetti. İki ayda bütün sezonları keyfine vara vara bitirdik! 1912-1926 döneminde geçiyor. Yapım boyunca tasvir edilen olaylar arasında Titanik’in batması, I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, İspanyol grip salgını, İrlanda Bağımsızlık Savaşı, 1923 Birleşik Krallık Genel Seçimi şöyle bir konu edildi. Osmanlı İmparatorluğu dönemi önemli bir yer aldı. Bir yerde ‘Osmanlı’ ama diğer sahnelerde ‘Türkler’ diye geçti. Osmanlı tarihiyle ilgili en belirgin sahne, 6’ncı sezon 7’nci bölümdeydi. Aristokrat Crawley malikanesinin genç hizmetçilerinden Daisy (Sophie McShera) dışarıdan hazırlandığı okul bitirme sınavına girmiş. Malikane hizmetlileri piknikte Daisy’ye sınavın nasıl geçtiğini soruyorlar. “İkinci soruya bak, soğuk duş etkisi yaptı” diyor Daisy. Neymiş ikinci soru; “Çar 1’inci Nikola Türkiye’ye Avrupa’nın hasta adamı demiştir. Türkiye’nin bu hastalığının sebepleri nedir? Çar bu hastalığın tedavisi için ne önermiştir?”

Türkiye olarak dile getirilmesi dikkatimizi çekti. Rahmetli amcam Orhan Koloğlu “Batı Osmanlı demedi, Türk dedi” diye söylerdi. 

Türk diplomat; flaş olmuştu

Birinci sezon 3’üncü bölümde malikaneye gelen Türk diplomat Kemal Pamuk, Leydi Mary’nin (Michelle Suzanne) aklını başında fena almıştı. Leydinin kollarında öldü hatta! Dizinin fanları ‘pamuked’ hastag’i bile açtılar, bir fiil olarak kullanıldı. Karaktere hayat veren Theo James’ın hayran kitlesi de arttı. Ve bu karakterle unutulmazlara girdi.

Kurgu-gerçek tartışması

Bize özgü bir durum değil. Ciddi iş yapıyor diye sunulan İngilizler de aynı tartışmayı yapmış bu dizi vesilesiyle. Kemal Pamuk özelinde olmuş. Yapımda bu karakter ve anlatılanlarla ilgili ‘tarihi gerçekler’ ve ‘kurgu’ tartışması da çıkmış. Pamuk İstanbul’lu bir Türk olarak sunuldu dizide. Ülkesinin çok güzel olduğunu söylüyordu. “Cumhuriyet 1923’te ilan edilmişti. Osmanlı döneminde soyadı yoktu. O dönemde Kemal Pamuk olamazdı” diye eleştiri konusu olmuş yapım.

Yazının devamı...

Metal Müzik: Hep vardır hep kara ördektir!

24 Ekim 2021

Murder King: “Kitle ‘90’ların başında daha fazlaydı. Metal müzik dinleyicisi her zaman orta sınıftı. Ülkenin ekonomik koşullarında artık bu pek öyle değil. O nedenle kitlenin biraz dağıldığını söyleyebiliriz”

Bu ülkede metal yapmak bir nevi kahramanlıktır, desem abartmış olmam. Kendim için “metalciyim” diyemem. Çok iyi örnekleri, çok güçlü örnekleri vardır. Onlardan biri de Murder King’tir. “Yuvaya dönüş konserimiz” dedikleri 26 Ekim tarihli Dorock Heavy Metal Club öncesi soruları yolladım, cevapları aldım. Bugün ekip, Fırat Öz (vokal gitar), Onur Akça (Davul), Can Yücel Korkut (Bas), Össan Deneç’ten (Gitar) oluşuyor.

“Türkçe metal olur mu?” Bu soruya “Bu tartışmalara girmeden aslında işimizi yaptık ve oldu diyebiliriz. Türkçenin her müziğe yakıştığını söyleyebiliriz” ile noktayı koyuyorlar. Türk metal grupların yurt dışında daha kabul gördüğü söylenir. “Kişisel çabalarla olan konserler” diyorlar. Türkiye’de grupların ilgi gördüğünü sadece bunun, basına yansımadığından şikâyetçi grup.

Büyük konser özlemi

Metal grupları genelde, festivallerde “destekleyenler” kategorisindedir. Tek başına bir “Cemil Topuzlu Açıkhava” konseri olabilir mi? Nekropsi’nin verdiği konserlerle bu tarz müziğin de bu büyük sahnelerde yer alabileceğini gösterdiğini söylüyorlar. “Sadece biz elbette dolduramayız. Birkaç grupla festival havasında değerlendirilebilir” söyledikleri. Hatırlarım ‘80’lerde metal konserleri olurdu “Açıkhava”da ve geleni de fazlaydı. Zaten buradan hareketle “Kemik kitle” konusunu soruyorum. “Kitle ‘90’ların başında daha fazlaydı. Metal müzik dinleyicisi her zaman orta sınıftı. Ülkenin ekonomik koşullarında artık bu pek öyle değil. O nedenle kitlenin biraz dağıldığını söyleyebiliriz.”

Metal, sınırlı şehirlerde

“Türkiye’de metal konserleri sınırlı sayıda şehir tabusunu yıktı mı?” diye sormuştum. “Hayır yıkılmadı. Hâlâ belli şehirler dışında da talepler çok ama bu talepler, konser mekânlarını dolduracak kadar değil. Eskiden üniversite festivalleri varken, her şehirde çalmak daha kolaydı. Şimdi işletmelerin de iş yapma odaklı baktıkları bir durum olduğundan, pek açılamıyorsunuz. Ama festivaller farklıydı. Bizim yaptığımız tarz müzikte artık farklı şehirlere gitmek görmek için sanatçı ya da müzisyenin, kendi cebinden para harcaması gerektiği bir duruma geldik.” (26 Ekim/Dorock Heavy Metal Club/İstanbul)

Yazının devamı...

Yeni sezon müzikler açmadı!

21 Ekim 2021

Yeni sezon dizi müzikleriyle ilgili ev ahalisinin şikayeti var; çok yüksek ve anlamsız. İki saate yakın bir yapımın hemen hemen bütününde müzik çalar dizilerimizde. Sahnenin durumuna göre olur. Ağlıyorsa ağlak, gülüyorsak oynak, sert bakışma kavga varsa ver gerilimi... Bol miktarda yaylı kullanılır. Kendini tekrar eden bir temanın iki dakika 11 saniye yüksek tonda devam ettiği diziler var mesela! Ortalama süre böyle... ‘Hekimoğlu’nun belli sayıda temaları vardı, bize dizinin duygusunu hissettirirdi. Bunu verecek müzik yok bu sezon benim izlediğim projelerde. Parça, parça duruma göre yapılmış müzikler. Ev ahalisi dün izlediği bir dizide, “Bu müzik niye çalıyor farkında mı acaba?” dedi.

‘Spagetti Western’ gibi...

‘Kanunsuz Topraklar’, jenerik müziğinin bir bölümü var trompetle melodiyi çalan, Spagetti Western izleyeceksiniz gibi bir intiba oluyor.
Ennio Morricone esinlenmesi fazlasıyla. Ama hoş olmuş yani belirteyim.

CAN YÜCEL ANISINA...

‘Misafir’ fragmanında duyuyoruz Hazal Kaya’nın sesinden; “Başka türlü bir şey benim istediğim/Ne ağaca benzer ne de buluta/Burası gibi değil gideceğim memleket” diye devam ediyordu... Can Yücel’in şiiri ve Yeni Türkü’nün unutulmaz müziği. Hazal Kaya’nın “Ben bu evde kalamam siz aşırı derece sevgi dolusunuz” sözleri, Buğra Uğur’un “Belli ki hiç sevilmemişsin. Muhtemel sevgiyi de bilmiyorsundur” devamında... 

Totalde iş yapabilecek ‘Misafir’in mesajı... Ya da bizim millet sever ön bilgisi... 

MİLLİYET VE SAMİ KOHEN

Yazının devamı...

GENÇ EV AHALİSİ PEK BEĞENDİ

20 Ekim 2021

Malum “Z kuşağı” diyorlar ya şimdi... Bizim genç ev ahalisi de bu kuşakta... Yerli dizi pek izlemez. Kendileri şu sıralar yabancı diyardalar. Geçenlerde ‘Yargı’nın son bölümünü izlemişler. Şöyle de enteresan olmuş, kuzen İzmir’den görüntülü konuşma sırasında izletmiş. Avukat Yekta, kazandığı davalarda delil karartmasıyla meşhur. Ve fakat şimdi oğlu Engin katil... Bakalım aynı şeyi oğluna yapacak mı? Senaryonun buna benzer çok soru işaretini gündeme getirerek dizinin merak uyandırmasını sağladığını söyledi. Bir de Pınar Deniz’i pek beğeniyor genç ev ahalisi... “Kadın doğal güzel” diyor. Genelde bütün karakterlerin, yerli yerinde olduğunu da söyledi. “Ama fazla uzatmasınlar. Çünkü anladığım, düğümlerin çözülmesi çok fazla zaman almayacak. Sonra kendini tekrara düşürür” dip notunu da iletti.

‘KANUNSUZ TOPRAKLAR’ GERÇEK Mİ?

Doğma büyüme Zonguldak’lı okurum diziyle ilgili bilgiler göndermiş. “1930’ların sonunda geçiyor yapım. O  dönemde neredeyse tamamen devletleştirilmişti maden ocakları. “Eşkıya var mı?” diyenler oldu mesela. Evet var. Eskide yollar sarp, köylere yayan gidilip geliniyor. Bu yollarda işçileri soyan eşkıyalar var. Şive konusu var bir de. Ben doğma büyüme Zonguldak’lıyım, şiveli konuşamıyorum. Oyuncu arkadaşlar nasıl konuşsun? Oyunculukları beğendim. Bu arada bir Zonguldak tarihçisi var Hayati Yılmaz karakterlerin gerçek olduğunu söylüyor” diye de yazmış.

Yazının devamı...