HER KONUDA UZMANA UYARI

22 Aralık 2020

En çok yazdığım konulardan biridir; haber kanallarının konukları durumu... RTÜK; “Sanki her alanın uzmanıymış gibi her programda hukukçu, terör uzmanı, siyaset bilimci, sağlık bilimci, deprem bilimci vb. farklı unvanlar kullanmak suretiyle gündemde hangi konular varsa onun üzerine yorum yaptıkları görülmektedir (...) Programlara katılan konukların kendi popülerliklerini artırmak amacıyla bilinçli olarak spekülatif söylemlerde bulundukları da görülmektedir” diyerek, uyarmış konuklarla ilgili kanalları...

Çoğunluk haber kanalları. Ha bir de sabah programlarının ‘sağlık resmi geçidi var’ o ayrı! Geçtiğimiz ocak ayında yazmışım; “Haber kanallarındaki tartışma programlarının konukları kadrolu” diye... Hatta sınırlar kendi programlarıyla kalmıyor, yeni başlayan varsa oraya da gidiyorlar. Bir nevi ‘ekranda uzman tartışmacı’ diye bir iş kolu oldu! Bu durumda, aynı yüzler bir orada, bir burada ‘görüntü tekeli’ oluşturuyor.

HABER KANALI BOLLUĞU...

Bu kargaşanın nedenlerinden biri bol haber kanalının olması. 18 haber kanalı vardı. Yeni 20’yi bulduk. Şöyle bir kaba hesap ortalama dört konuk olsa program başına her akşam, toplam 80 konuk ekranda. Bu isimlerin büyük çoğunluğu ‘sabit’ ya da ‘meşhur, kanalda konuşur’ durumda.

Konusunda uzman isimler yok mu? Var tabii ki. Ama öyle bir format yapıyorlar ki, gündemdeki tüm konuları kadrodaki ekiple konuşuyorlar. Gazeteci, avukat, öğretim üyesi oluyor bu ekipte artık piyangodan ne çıkarsa konu, akşam ekranda. Bu sistemin değişmesi lazım.

İçlerinde ‘iç siyaset’ ya da ‘dış politika’ ya da ‘ekonomi konuları’ üzerine her daim görüşlerini merak ettiğimiz isimler yok mu? Tabii ki var. Ekrana çok az çıkan hatta hiç çıkmayan ama yazılarını ya da medya ortamında görüşlerini takip ettiğimiz isimler yok mu? Var. Çok nadir bir tartışma programında görüyoruz. Bir diğer özellikse her an hazır olmak. Yani televizyon muhabirinin, “Her an ulaşırım” dediği kişi olmak. Böyle olunca durum ister istemez ‘bilenen yorumcu’ olarak size geri dönüyor, şöhret sahibi oluyorsunuz.

Yazının devamı...

‘TÜRK DİZİLERİ DEVRİ BİTTİ’

21 Aralık 2020

Bunu Peru’nun önemli televizyon ağı Latina TV içerik sorumlusu Luis Guillermo Camacho söylemiş. 36 yıldır piyasanın içinde olan bir isim. Latin dizi pazarı ile ilgili önemli haber sitelerinden biri Todonews’e verdiği röportajda sözünü etmiş. “Türk içerikler eskisi kadar ekranda güçlü değil” diyor.
‘İffet’ benim gördüğüm devam eden Türk dizisi bu televizyon ağında. Özellikle Latin pazarı Türk dizileri için çok önemli. Çünkü artık Orta Doğu eski gücünde değil. Ağırlık Latin pazarı ve Avrupa’da İspanya...
Tabii ki satışlar bitmeyecek. Halen devam ediyor. Ama yine de bir işaret bu. Yolunda gitmeyen bazı şeyler var. Peki kendi açılarından gerekçeleri neymiş?

‘İçerikler zayıf’

“Bana öyle geliyor ki Türk dizileri grafiğini düşürdü. Alışılagelmiş bugüne kadar ödenen fiyat değerinde değil. Yapacağımız görüşmeler fiyat indirimiyle ilgili olacak. Birinci sınıf işler değil. Öğleden sonra kuşakları için gider en azından bizde (Yani Peru’da diyor). Türk dizilerinin ilk tercih olma yönündeki iştah yok. Sanırım dönemini kapattı.”

Hâlâ revaçta...

Hâlâ haberlerde Türk dizileri revaçta. Son bir örnek vereyim. Önemli bir dizi pazarı olan NAPTE’nin bünyesinde verilen bir ödül var; Global TV Awards. 100’den fazla ülkeden izleyici talebine göre seçim yapılıyor. Bu yıl ‘Tarihi Diziler’ kategorisinde ‘Diriliş Ertuğrul’ aday.

Ne olacak?

Yazının devamı...

YENİ İÇERİK PLATFORMU GELİYOR: GAİN

20 Aralık 2020

Filli Boya’nın eski sahibi Gözde Akpınar’ın sahibi olduğu Gain Medya’nın dijital platformu Gain, yayına başlıyor. Başında Cem Aydın var. NTV’de uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptı. ‘Çevrim içi içerik platformu’ olarak değerlendiriliyor. Aydın, “Televizyonun telefona uygulanması” olarak da tarif ediyor. 30 Aralık’ta IOS ve Android için geliştirilen uygulama üzerinden tüm mobil aygıtlardan ulaşılabilecek. Dikey formatta olacak. Peki neler olacak ve yayın felsefesi nedir?

Hem eğitmek hem eğlendirmek

Şimdi burun kıvıracaklar... Ama bu çok önemli. ‘Gelişigüzel içeriklerden sıkılanlar için’ aslında bir mesaj. ‘Bağımsız içerik farklı düşünceler özellikle kadınları önemseyen bir video izleme deneyimi vadediyor’ diye tanıtmış kendini. Malum internet ortamı ‘ergen ağırlıklı çalışıyor’ şarkıdan sohbete içerikler böyle. Gain bunun dışındakiler için ama ergende takılabilir genişlikte bir içerik sunuyor.

‘Fenomenler geçidi’

Öyle oluyor internet ortamında. Bizim yaşımız geçkin olduğundan yetişemiyoruz. Yeni yeni tanışıyoruz böyle yazı vesileleriyle. ‘Uberkuloz Berk Keklik’ kardeşimiz var mesela. Twitter ortamında ‘kısa skeçlerine’ denk geldim. Zeki espriler bulan kendi kuşağının sesi bir kardeşimiz çok izleniyor. Müziklerini severek dinlediğim ‘Büyük Ev Abluka’dan ve de oyuncu Bartu Küçükçağlayan ile Melikşah Altuntaş bu platformda olacak. Artık ‘Mücbir Sebepler’ mi olur başka bir proje mi göreceğiz.

İlk bakışta değişik kadro

Her bir isim bir projenin içinde yer alacak. Bir program sunacak. Şöyle bir bakalım isimlere; Ahmet Mümtaz Taylan, Berk Keklik, Can Bonomo, Engin Günaydın, Gaye Su Akyol, İlber Ortaylı, Mehmet Okur, Mirgün Cabas, Özcan Deniz, Serkan Keskin, Vedat Milor, Dolunay Soysert, MFÖ, Harun Tekin, Melikşah Altuntaş, Bartu Küçükçağlayan ve Muhammet Uzuner....

Kısa diziler

Yazının devamı...

SADAKATSİZ SADAKATLİ!

18 Aralık 2020

Ev ahalisinin izlediği dizilerden biri... Bittiğinde son bölüm şöyle dediler: “Sadakatsizlik ettiği kadına sadakatli olmaya başladı adam. Bu durum da pek bir göze sokuluyor.” Volkan, Derin’den çok Asya’yı görüyor. Hele Ali’nin, “Baba sen bu akşam burada kal” cümlesi! Bu çok fazla içli dışlı olmalar dizinin o gizemli, rahatsız eden, ters köşe yaptıran halini yontuyor.

‘MASUMLAR APARTMANI’ YEŞİLÇAM’A DOĞRU...

İlk bölümleri merakla izledik. Obsesif kompulsif bir aile portresi pek yazılmamış bir senaryoydu. Hele oyuncular da bu işi çok iyi kotarınca, ortaya izlenesi bölümler çıktı. Fakat sonra bu senaryoya ‘Yeşilçam sosu’ katalım dediler.
Yine de kabul etmek lazım, işin ‘çekim işçiliği’ takdir edilesi bir kıvamda. Naci (Tansel Öngel) ses tonu ve duruşuyla hani dersine girmek için can atacağın öğretmen adayı. Bazı öğrencileri sevmese de... Yeni dahil oldu ve bu haliyle gördüğüm, izleyicinin yeni favorisi...

AHMET HAŞİM’İ DÜŞÜNECEK HALİ YOK!

Naci Hoca, “Ahmet Haşim, ‘Şiirde anlam aramak, eti için bülbülü öldürmeye benzer’ der” diyerek, ne anladıklarını kağıda dökmelerini ister öğrencilerden. Ev ödevi... Gamze; “Her gün ödev veriyorsunuz. Test çözemiyoruz” diye karşı çıkar. Naci Hoca hangi bölüme girmek istediğini sorar ve sonra ekler; “Sen test çöz, ödevden muafsın.” “Ama haksızlık hocam!” sınıftan tepki. “Evet, haksızlık ama size değil; ona” gelen cevap. Bu bölüm gerçek hayatta yaşanıyor.
Bizim genç ev ahalisi de sınava hazırlanıyor. Biz de durumu gözlemlemiş oluyoruz. Ne kadar çok test, o kadar elin alışıyor hızlı çözüm ve ‘başarı’! Yani Naci Hoca’nın eğitim sistemi lisede bitiyor. Sonra? Gamze’nin sözünü ettiği sistem başlıyor. Ahmet Haşim’in sözü üzerine düşünmeye vakti yok öğrencilerin!

Yazının devamı...

SOLO SIRASI KAAN’DA

17 Aralık 2020

‘Hekimoğlu’nda tam da böyle bir durum vardı. Yayınlandığı günden bu yana ekibin içinde eksik olmayan Dolapdere’yi hastalığı ve yüzleşmesi ile baş başa bulduk. Dizi, “Hadi bakalım sıra sende Kaan Yıldırım, göster kendini” dedi. Ve oyunculuk solosu başladı.
Ev ahalisi, “Geçmişiyle sorunları ve sakladıkları hep yüzünde vardı ve bunu bize yansıtıyordu her zaman” dedi. Soluksuz izledik onun solosunu.
Yıldırım’ı beğeniyoruz. ‘Ulan İstanbul’ sonrası ‘Halka’ dizileri... Samimiyetle söyleyeyim bir tek Hadise ile olan ilişkilerinden pek memnun kalmadı ev ahalisi. Kendi hayallerindeki ve izledikleri Kaan Yıldırım ile Hadise’yi bir türlü yakıştıramadılar. Aynadaki hallerle odadaki haller farklıdır. Biz aynadakini izliyoruz ve ona göre fikir yürütüyoruz. Eh, bizden de böyle yapmamız isteniyor zaten... Bu arada Hadise bir mesaj atarak bizleri son durumdan haberdar etti. Ayrılmışlar.
Dönersek diziye, Kaan kardeşimiz son bölüm ‘Hekimoğlu’nda bizleri ekrana sabitledi.

GÜÇLÜ DİZİLER VAR

Efendim güçlü projelerle mücadele ettiği söyleniyor ‘Hekimoğlu’ için...
Dizi iyi dizi nokta. Kiminle mücadele ettiği durumuna gelirsek, ‘total izleyicinin’ bu yapımla arası iyi değil. Sanırım son bölümle, “İstediğiniz bu muydu? Alın size acı ve gözyaşı...” dedirtmiştir diye düşünüyorum.

AKADEMİK KADRO EKRANDA ACAYİP DE!

Yazının devamı...

HOCAM TAM 63 PROGRAMA ÇIKTI

16 Aralık 2020

Prof. Dr. Mehmet Ceylan, salgın günlerimizde ekranda en çok gördüğümüz bilim insanı... Geçenlerde CNN Türk’te canlı yayında fenalaştı. Yorgunluktan olduğu söylendi. Hocamız güvenilir bir isim. Elinden geldiğince, tüm programlara yetişmeye çalışıyor. Anlatmak derdi ve bunun için yayın tekliflerini geri çevirmiyor. Merak ettim Ceylan kaç programa çıkmış? Son bir ayda katıldığı program sayısı 63. Yine kaba bir hesaba göre bir ay içinde toplam 28 saat 25 dakika ekranda olmuş hocamız. Bilgi kaynağı, bu rakamın ortalama olduğunu belirtiyor. Yüksek bir rakam. Ve gün içinde de çalıştığı düşünüldüğünde yorucu bir tempo... (Kaynak: Medya Takip Merkezi)

TARİH YAZDIK, İZLEDİK Mİ?

Biz Nadia Comaneci kuşağıyız. Jimnastiği onunla sevdik ve izledik. Türkiye kıyısından bile yaklaşamıyordu. Bir hayaldi. Yavaş yavaş yeşerdi. Birden ‘Dünya Şampiyonu’ çıkardığımızı, takım olarak başarılarımızı, madalyalarımızı duyduk. Bunların üstüne bir Avrupa Şampiyonası geldi. TRT’nin ‘Futbolun dışında sporlar vardır’ sloganı ile yola çıkan TRT Spor 2 ev sahipliği yaptı ekranda bu şampiyonaya. Zafer Akyol anlattı o keyifli sunumuyla... Bir de akademisyen Fatih Tank vardı. Hani derler ya derya... Her sporcuyu tanıyor, ne yapacağını biliyor ve biz onun rehberliğinde izledik. Yetkililer, “Bu spora gönül verenler mutlaka izlemiştir” diyor. Buna milyonların şahit olması lazımdı. Kanal ölçüme girmiyor onun için bir fikir yok rakam olarak. TRT Spor 2 kanalına önem veriyor kurum. Futbolun dışında sporların kaynağı olurken yine futbolun dışında başarıların belge kanalı olmak istiyor. İlk işaret fişeğini jimnastikte verdi. Ev ahalisi, voleybol ve basketbol karşılaşmalarını bu kanaldan takip ediyor.

BURHAN AYERİ...

Televizyon eleştirmenliğinin kıdemli ismiydi Burhan Ayeri. Kendisini kaybettik. Basının içinde uzun yılların verdiği birikimini her daim televizyon yazılarına serpiştirirdi. Bizim grubu da pek severdi. Yazılarında yer verirdi. 2017 yılında yazmış: “İz TV’nin ‘İstanbul’un Yüzleri’ diye sınıflandırılan bölümlerini severim. Tekrarlarını dahi izlerim. Bunlardan biri ‘İstanbul’un Bulutsuzluk Özlemi’. Mimar-Müzisyen Nejat Yavaşoğulları’yla şehrin iki yakasını içine alan bir tur atıldı. (...) Arada Bulutsuzluk Özlemi’nin kuruluş öyküsünü, kahramanının ağzından dinledik. Sina Koloğlu’nu yeniden görmek de fena olmadı...”

Allah rahmet eylesin.

Yazının devamı...

ORTA DOĞU PAZARI ESKİSİ GİBİ DEĞİL

15 Aralık 2020

MBC, Suudiler’in kanalı... ‘Gümüş’ dizisini yayınladı ve Türk dizileri önce bu bölgede patladı. Şimdi geldiğimiz nokta çok farklı. Suudi önderliğinde bir ‘Arap dizileri üretimi’ büyük hızla devam ediyor.

MBC, Arap dünyasının dizi ve film projesi oldu. Bu kanalda Türk dizileri yasaklandı. Suudiler, ‘yerli yapımlara’ yaklaşık 1 milyon dolar para yatırdı. Ve kendi dizilerini çekmeye başladılar. O3 Yapım hayli önemli rol oynadı.

MBC içinde yer alıyor. Ve bir yerde grubun gözü kulağı yaptıkları işlerle. Türkiye’de O3 Medya olarak bilinir. Bugün MBC’nin kaynak olduğu iki ‘paralı platform’ Arap dünyasında tekel olma yolunda. Netflix’in egemenliği sürüyor. Sektör uzmanları Shahid VIP ve Jawwy TV -ki ikisi de ağırlıklı Arapça diziler oynatıyor- hem Orta Doğu’da hem de ‘Arap diyasporasında’ 2023 yılında Netflix’in egemenliğine son vereceklerini söylüyor. Peki bizim yerli dizilerin durumu nedir?

Üç dizimiz var

Shahid TV, MBC’nin ‘paralı izle öde’ kanalı. Baktım sitesine... Üç Türk dizisi var;  ‘Arıza’, ‘Sefirin Kızı’ ve ‘Öğretmen’... Biraz durumlar yumuşamış anlaşılan. Hatta Lübnan’da ‘İstanbullu Gelin’nin Arap uyarlaması ‘Beyrutlu Gelin’ çekildi MBC kanalı için. Bu platformda da mevcut.

Halit Ergenç oynuyor

Oyuncunun yer aldığı bir Mısır-Fas ortak yapım aksiyon filmi ‘Casablanca’ya denk geldim Jawwy TV kanalında. Fragman etkileyiciydi. Tüm platformları ağırlıklı olarak Arap dizileri ve talk show’larından oluşuyor. Kalite olarak öyle yabana atılacak yapımlar değil.

‘Sıfırlanmadık’

Yazının devamı...

BİR SORUN VAR

13 Aralık 2020

Komedi dizisi özel ilgi alanım... Gözyaşı ve dram ve de entrika arasında kendine bir yol bulmak ister bizim ekranda komedi. ‘İyi Aile Babası’ ilk bölüm ‘ince ayar’ esprileri ile ışık vermişti. Ekip tam komedi kıvamında diyelim. Hazırlıksız oldukları söylenmişti. İkinci bölüm ‘hazırlıklı’ olan, başladı. Gülme efekti ilk yenilik olmuş! Metin ile oyuncular arasında mesafenin olduğu hissiyatına kapıldık. Arada yine ‘şöyle inceden çarpıyordu espriler. Ama alıp götüremiyor.

AKREP; KADRO İYİ

‘Akrep’ dizisinin özelliği, ‘ben senin kızınım’ sayısının fazlalığı. Ev ahalisi, ekranda gündüz soba dumanı kokan mahalle entrikalarının akşam zengin mahallelere evrilmesinin son örneği olarak değerlendirdi. Seçilen oyuncu kadrosu baştan sonra yerinde. Kızların ve annelerinin ve de onların etrafındaki erkeklerin hikayeleri belirleyecek geleceği...

KAÇIRMIŞLAR!

‘Şaban Oğlu Şaban’da “Eşşolueşek” vazgeçilmez esprisidir. Sonraları biplenmeye başladı. ‘Küçüklerin ve gençlerin ahlakını bozmasın’ diye herhalde. Biz ne de olsa ‘kayıp kuşak’ oluyoruz. Ev ahalisi geçenlerde izlerken baktı ‘eşşolueşek’ diye bir ses duydu. Kulaklarına inanamadılar. Devam etmedi ama. “Bak unutmuşlar biplemeyi, ya şimdi ceza gelirse?” dediler!

KENDİSİ DE ŞAŞIRDI

TRT Spor 2’de Hamburg Açık Tenis finali vardı. Rublev-Stefano Tsitsipas maçı. Spiker Rublev’in rakibini fena dağıttığını şöyle anlatıyordu: “Rublev şimdi okyanusun ortasında savrulan sandaldaki adamın çevresindeki köpek balığı kıvamında. İlginç bir tanımlama oldu ama kan kokusunu aldı tabiri caizse”. ‘Ekinler başvermeden kör buzağı topallamaz’ gibi bir durum.

GÜVENME HİSSİ

Yazının devamı...