Töre bozulunca

18 Ekim 2025

Câhiz’in “Türklerin Faziletleri” adlı kitabı, sadece bir tarih metni değil; bugün yeniden hatırlamamız gereken bir ahlâk çağrısıdır. Töre bozulunca toplum da bozulur…

Türk süvarilerinin disiplinli savaş düzeni

Arap edebiyatının en büyük yazarlarından ve Mu’tezile kelamcılarından biri olan Ebû Osmân Amr b. Bahr b. Mahbûb el-Câhiz el- Kinânî’nin 767-777 yılları arasında Basra’da dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Uzun bir ömür süren Câhiz, Ocak 869 tarihinde Basra’da vefat eder.

Arap düzyazısının ustası

İslâm düşünce tarihinde önemli bir yeri bulunmakla birlikte, onun esas şöhreti yazarlığından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar kendisinden önce bazı isimler bulunsa da Arap düzyazısına mükemmel biçim veren kişinin Câhiz olduğu kabul edilmektedir. Küçük yaşlardan itibaren ilim öğrenmeye büyük bir arzu duyan Câhiz’in döneminde, büyük bir ticaret merkezi olan Basra’da son derece canlı bir ilim ve

Yazının Devamı

Güvercinden insanlığa ders

11 Ekim 2025

Güvercinler bize örnek olmalıdır. Çoğunlukla cami avlularında ve meydanlarda sürüler hâlinde aylak aylak dolaşan, amacı yalnızca karnını doyurmak ve barınmak olan bu kuş; eğitilip emek verildiğinde insanlığa nasıl fayda sağlayabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir

“Yılan gibi zeki, güvercin gibi saf olun.” Matta 10:16 İstanbul’da doğup, büyümüş biri olarak güvercinlere karşı özel bir sevgim vardır. Hele de bir güvercin türü olan “Kumru”ları çok severim. Bir dönem evimizin arka penceresine yuva yapan ve zaman zaman “Huu huuu” diye seslerini duyduğum bu kuşların benim gönlümde apayrı bir yeri vardır. Londra’daki Trafalgar Meydanı’nda uçuşan güvercinlere “Uçan fareler” denilmesi beni çok üzmüştü; çünkü bu kuşların benim ülkemde özel bir önemi vardı. Özellikle camilerin avlularında ya da önlerinde kümelenen bu kuşlar zaman zaman hep birlikte havalanır ve gökyüzü onların kanat sesleriyle

Yazının Devamı

Adalet olmadan huzur olmaz!

4 Ekim 2025

Bin üç yüz yıl önce kaleme alınan “Yönetim Sanatı”, devlet yönetiminde başarı için gerekli erdemleri bugüne taşıyor. Tang Hanedanı İmparatoru Taizong’un öğütleri, adaletin, eleştiriye açıklığın ve bilgelikle yönetimin önemini bir kez daha hatırlatıyor…

20 Eylül 2025 tarihli “Doğruluğu âşikar olanın saltanatı” başlıklı yazımda Wu Jing’in yazdığı “Yönetim Sanatı” adlı kitabından yaptığım alıntıları sizlerle paylaşmıştım. Bu kez aynı kitabın başkaca bölümlerine değinmek gerektiğini düşünerek bu yazıyı yazmak istedim.

Çin Sarayı, devlet yönetiminde görev alacak insanları özel olarak seçmektedir. Asırlar boyunca süren devletin büyüklüğü de bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bir dönem saray görevlisi olarak çalışan Wu Jing (669-749), VIII. yüzyıl başında kendinden önceki dönemde imparatorluk yapmış olan Tang Hanedanı’nın ilk imparatoru Taizong’un (626-649), vezirleri ve danışmanları arasındaki konuşmaları derleyerek bir kitap

Yazının Devamı

Tarihi sevdiren adam: Şeref istersen şerefli ol, mezar taşıyla iftihar olmaz…

27 Eylül 2025

Popüler tarihimizin öncü isimlerinden biri hiç şüphesiz Ahmed Refik Altınay’dır. Gerek kaleme aldığı yazılardaki akıcılığı gerekse tarihe ait geniş birikimiyle zevkle okunan yazarlarımızdandır. 1881 yılında Beşiktaş’ta, Ürgüplü Ahmed Ağa’nın oğlu olarak dünyaya gelir. İlk öğrenimini Vişnezâde İlkokulu’nda, ortaöğrenimini ise Beşiktaş Askerî Ortaokulu ve Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamlar. 1898 yılında Harp Okulu’ndan piyade birincisi olarak mezun olur. Henüz on yedi yaşında teğmen rütbesi alır, ancak yaşı küçük olduğu için kıtaya gönderilmez. Toptaşı Askerî Ortaokulu ve Soğukçeşme Askerî Ortaokulu’nda dört yıl boyunca coğrafya öğretmenliği yapar.


Tarihi Sevdiren Adam Ahmed Refik Altınay

1902 yılında Harp Okulu’nda Fransızca öğretmeni, 1908 yılında ise tarih öğretmeni olarak görev alır. Bu arada dönemin önde gelen gazetelerinden “Tercümân-ı Hakîkat” ve “Millet”te başyazar olarak çalışır. 1909 yılında Genelkurmay Başkanlığı

Yazının Devamı

Doğruluğu aşikâr olanın saltanatı

20 Eylül 2025

İktidarın gerçek gücü sadakatten değil, liyakatten gelir…

Son yıllarda Japon, Çin ve Hint kültürlerine ait klasiklerden dilimize tercümeler yapılmaya başlandı. Çinceden Giray Fidan’ın, Sanskritçeden Korhan Kaya’nın, Japoncadan Vaner Alper’in tercümeleri, uzun yıllar sonra Doğu kültürünün inceliklerinin farkına varmamızı sağlıyor.

Hasan Âli Yücel ve Tercüme Bürosu

1940 yılında kurulan Tercüme Bürosu’nun yayınladığı benzer tercümelerin sayısı ne yazık ki çok azdır. Çoğunlukla modern diller, Latince ve Yunancadan yapılan çevirilerin yanı sıra Sanskritçe ve Çinceden yapılan çevirilerin sayısının yetersiz olduğu görülmektedir. Bu arada Yunanca, Latince, Portekizce gibi dillerde yeterli çevirmen bulunmadığından, ikinci dilden tercümelere de izin verilmiştir. Tercüme Bürosu, 1966 yılında kapatılır. 1956 yılında ise Hasan Âli Yücel, İş Bankası Kültür Yayınları’nın kuruluşunu gerçekleştirir. Uzun yıllar boyunca çeşitli kitaplar

Yazının Devamı

Ahlat ve kalesi

13 Eylül 2025

Un elerken deve geçti elekten… Anadolu’nun unutulan bir sözü Ahlat’ta yankılanıyor…

1960’lı yılların sonuna doğru birkaç arkadaş yaz aylarında Doğu Anadolu gezileri yapmıştık. Bir-iki gün Bitlis’te kalmış, sonrasında Ahlat’a gitmiştik. İnsanın bence en önemli özelliği bazı detayları unutmasıdır; hangi otobüslere bindik, hangi otellerde kaldık, doğrusu hatırlamıyorum. Herhâlde gençliğin getirdiği merak duygusu tüm bu sıkıntıları unutmamı sağladı. Ancak bazı kasabalarda gece kalacak yer bulamadığımız için camilerin son cemaat yerlerinde gecelediğimiz unutmam mümkün değil.

Ahlat’ta, özellikle de bin yılın anıtsal mezarlığına gitmek için çok yol yürümüştük. Bir ara susuzluktan baygınlık geçirmiştik. Şimdi her şey daha kolay; bir araç sizi kısa sürede gideceğiniz yere ulaştırıyor. Su ise hiç problem değil, hemen her yerde şişe suyu bulmak mümkün. Ancak elli yılı aşkın süre önce bütün bu kolaylıklar yoktu. Yolculuk, hele de kent merkezleri dışında yapılan geziler,

Yazının Devamı

İnsan Hakları Bildirgesi

6 Eylül 2025

Bir yazarın hayali, insanlığın geleceği için gerçek bir rehber olabilir mi?

İngiliz yazar ve düşünür Herbert George Wells, 1866 yılında Londra’da dünyaya gelir. Yetersiz ve çalkantılı bir eğitim sürecinin ardından 1888 yılında Londra Üniversitesi’nden fen bilgisi öğretmeni olarak mezun olur. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra edebiyat dünyasına adım atar.

Zaman Makinesi (1895), Doktor Moreau’nun Adası (1896), Görünmez Adam (1897) ve Dünyalar Savaşı (1898) gibi bilim kurgu romanlarının ardından; Modern Bir Ütopya (1905), Özgür Dünya (1914), Yeni Dünya Rehberi (1941) gibi ütopya türünde eserler kaleme alır.

İnsan hakları görüşleri

Geleceğin insanlığı için yazdığı bilim kurgu ve ütopya türü eserlerinin yanı sıra 1940 yılında yayımladığı “The Rights of Man, or What Are We Fighting For? / İnsan Hakları ya da Ne İçin Savaşıyoruz?” adlı kitapçıkta ortaya koyduğu ilerici görüş ve öneriler; 10 Aralık 1948’de kabul edilen Birleşmiş Milletler’in

Yazının Devamı

Şikâyet kültürü!

30 Ağustos 2025

Şikâyet etmek kolay, çözüm önermek içinse bilgi gerekir

Türkiye hızla değişiyor. Bu hızlı değişim çoğumuzu korkutuyor, bazılarımızı ise tedirgin ediyor. Ancak unutmamak gerekir ki insanlığın varoluşundan beri “Değişmeyen tek şey değişim.” Hızla pek çok bilinmez gündeme geliyor: Kentsel dönüşüm, deprem riski, orman yangınları, sel felaketleri... Sanırım birbirimizi korkutmaktan müthiş hoşlanıyoruz. Bütün bunlar olursa sanki yaşamımız alt üst olacak; her şeyimizi kaybedip hayata yeniden başlamamız gerekecekmiş gibi bir korku, ruh sağlığımızı tehdit ediyor.

Hâlbuki bütün bu sözünü ettiğimiz değişimi farklı zamanlarda farklı isimler altında yaşadık. Hemen hemen benzer tartışmaları 15 Temmuz Şehitler Köprüsü / Boğaziçi Köprüsü için de yaşadığımızı anımsıyorum. Bir grup insan, dönemin Güzel Sanatlar Akademisi’nin bir hocasının öncülüğünde Zap Nehri’ne köprü yapmak üzere Hakkari’ye gitmişti. Sloganları, “İstanbul’a değil, öncelikle

Yazının Devamı