Güzellik yapan marka tüketiciyi tavlıyor

Tüketiciler artık markaların sadece ürünlerine bakarak karar vermiyor. Markanın çevreye saygılı olup olmadığı bir tercih kriteri oldu mesela... Pandemide satın alma gücünün gerilemesi de tüketicileri promosyona daha duyarlı hale getirdi. Artık, bir markanın rakiplerinden sıyrılması için daha çok ‘güzellik yapması’ gerek

Bildiğimiz her şeyin yıkılıp baştan yazıldığı bir dönemdeyiz. Temel şeyler değişmiyor belki. Örneğin insanlar, yaşamak için hâlâ yemek, içmek, giyinmek zorundalar. İletişim, eğitim, sağlık hizmetleri de yemek içmek gibi zaruri ihtiyaç. Ancak bu ihtiyaçları karşılama şekli değişti. Bu ürün ve hizmetleri sunanların veya sunulan mal ve hizmetleri tanıtanların da alışılagelmiş yöntemleri bırakıp tüketici davranış ve tercihlerini çok hızlı takip ederek, değişime ayak uydurması gerekiyor.

Güzellik yapan marka tüketiciyi tavlıyor

WPP Ülke Başkanı, GroupM EMEA CEO’su Demet İkiler, pandeminin iş yapma biçimlerinin sadeleştiği, yapay zekânın iş yapmayı kolaylaştırdığı, etkinliği ve verimliliği artıran yapıları öne çıkardığına dikkat çekiyor. Yapılan çalışmalar, Avrupa ülkelerinde toplumun yüzde 28’den fazlasının markaların örnek olması ve değişime liderlik etmeleri gerektiğini beklediğini gösteriyor. Demet İkiler, GroupM Türkiye Kovid-19 araştırmasının da buna paralel sonuçları gösterdiğini şu sözlerle anlatıyor: “Tüketiciler zor zamanlarda markalardan doğru adımları atmasını bekliyor ve bu zor zamanları atlatmaya yardım eden markalara daha çok bağlanıyor!”

Pandeminin hali hazırda yükselmekte olan bu trende büyük bir ivme kazandırdığına dikkat çeken İkiler, “Tüketiciler, tercihlerinde artık çevreye ve gezegene duyarlı markaları önceliklendiriyor” diyor.

Topluma katkı

Peki, marka tercihleri değişiyor mu? Demet İkiler bu noktada önemli araştırmalardan örnek veriyor:”Kantar’in dünya genelinde yapmış olduğu araştırma sonuçları gösteriyor ki tüketiciler, çok net bir şekilde markalardan topluma katkı sağlamalarını ve özellikle bugünlerde normal günlük düzene dönmemizi desteklemelerini ve yardımcı olmalarını bekliyor. Markaların daha duyarlı, transparan ve amaç odaklı olmasının önemi Kovid-19 döneminde daha net şekilde anlaşılmış oldu.”

Edelman’ın son açıkladığı güven araştırması sonuçları, tüketicilerin büyük çoğunluğunun alışveriş alışkanlarını,
markaların Kovid-19 döneminde nasıl rol aldıklarına bağlı olarak değiştirdiğini ya da değiştirebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla, topluma, dünyaya, gezegene katkısını daha net gösteren markalar tüketiciyle çok daha hızlı bağ kurabiliyor.Dijitalde geçirilen sürenin artmasıyla tüketicilerin de dijital yolculuklarında yaşadıkları deneyimlerin iyileştirilmesi yönündeki beklentileri de marka tercihlerini etkiliyor.

Demet İkiler bu noktada, Wunderman Thompson commerce 2020 araştırmasını hatırlatıyor; “Araştırmaya katılanların yüzde 52’si markalardan teknolojiyi dijital deneyimlerini iyileştirecek yönde daha yaratıcı kullanmalarını bekliyor, yüzde 47’si satın alma kararını verirken de dijital anlamda yaratıcı olmasını bekliyor.”

Güzellik yapan marka tüketiciyi tavlıyor

Tercihler değişiyor

Kantar Kovid-19 araştırması Türkiye dâhil, Avrupa’da tüm ülkelerin ev gelirlerinin etkilendiğini gösteriyor. Demet İkiler, bunun tüketicinin dünyasına izdüşümünü ise şöyle açıklıyor: “Bu durumda daha promosyon odaklı, fayda ilişkisini daha çok arayan tüketiciler de marka tercihlerini değiştirebiliyor. Bu yüzden tüketicinin içinde bulunduğu durumu ve yaşadıklarını iyi analiz etmek çok önemli bir hale geliyor.”

İkiler, bu dönemin en önemli ve kalıcı değişiklik yaratan alanlarından birisinin de dijital tüketimlerin artışına paralel, dijitalde yeni hedef kitlelerin ortaya çıkması olduğunu vurgularken, ekliyor: “Bundan yedi ay önce, 55 yaş üstü insanları e-ticarete yönlendirmek imkânsızken henüz nisan ayında bile chainstorage.com datasına göre 55 yaş üstü insanların yüzde 71’i nasıl ve nereden alışveriş yaptıklarının değiştiğini söylüyor. Türkiye verilerine baktığımızda da bu yaş grubunun hızla dijital platformlara adapte olduğunu ve reklam envanterindeki artışın ana nedeni olduğunu görüyoruz. Mart ayında bu grubun yüzde 55’i online alışveriş yaparken, haziran itibariyle bu oran yüzde 81’e kadar yükseldi.”

Dünyanın reklamı onlardan soruluyor

Dünyanın önde gelen, en büyük reklam, halkla ilişkiler ve iletişimin tüm diğer iş kollarını da kapsayan yaratıcı dönüşüm şirketi WPP, 112 ülkede faaliyet gösteriyor. Dünya genelinde 130 binden fazla çalışanı bulunuyor.

Müşterileri arasında Fortune Global 500 listesindeki şirketlerin 369’u, Dow Jones 30’un tümü ve Nasdaq 100’ün 71 şirketi var. 2018 yılındaki 55.8 milyar poundluk satış, 15.6 milyar poundluk gelir ve 1 milyar 139 milyon poundluk net kâr rakamıyla dünya lideri konumunda.

Başkanlığını Demet İkiler’in sürdürdüğü WPP Türkiye’de ise 1.480 kişi çalışıyor. 25 ayrı ajanstan oluşan WPP Türkiye, 2.2 milyar liralık ciroya sahip. WPP Türkiye çalışanlarının 28’i üst düzey yönetici konumunda olmak üzere yüzde 58’i kadınlardan oluşuyor.

30 ülkeden sorumlu

Demet İkiler, 2000’lerde WPP grubu için, Türkiye’nin önde gelen ajanslarından Mindshare’i kurup büyüttü. GroupM’in Türkiye’de yeniden yapılandırılması için GroupM Türkiye CEO’luğunu da üstlendi. GroupM CEO’su görevine ek olarak 2013’te, Türkiye’de WPP Ülke Başkanı pozisyonuna atandı. Türkiye’nin en büyük reklam vereni Koç Grubu ile ortak bir girişim başlattı ve dijital bir ajans olan Ingage’i kurdu. İkiler, Şubat 2020’de GroupM EMEA CEO’su olarak atandı. GroupM’nin Küresel İcra Komitesi’nde yer alan İkiler, 30 pazarda, GroupM şirketleri arasında dünyanın en büyük bölgelerinden birinde strateji ve operasyonlardan sorumlu. İkiler, iş hayatında çeşitliliğin ve kapsayıcılığın önemini vurgulayan HERoes Global Top 100 Women Role Models listesinde iki yıl üst üste yer aldı.

Dell, kadınlar için söz verdi

Dell Technologies, 2030’a kadar insanlar ve gezegen için sürdürülebilir ve barışçıl bir geleceğe ulaşma rehberi olarak ortak küresel zorluklara yönelik 17 hedefi içeren Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni (SKH) kabul etti. Bu hedeflerden yola çıkarak teknoloji ve verilerin insan ruhuyla bir araya geldiğinde her zaman dünyada olumlu etkilere yol açacağına olan inançla 2030 hedeflerini oluşturdu. Şirketin hedefleri arasında ise kadın istihdamını artırıp, kadınların profesyonel gelişimlerine eğitimlerle destek olarak, iş gücünün yüzde 50’sini ve küresel yönetici pozisyonlarının yüzde 40’ını kadınlardan oluşturmak, tüm ekip üyelerinin yüzde 95’ine farkında olunmayan ön yargılar, taciz, mikro saldırganlıklar ve ayrıcalıklar konusunda yıllık eğitimler vermek bulunuyor.

2030 hedefleri

Dell Technologies Türkiye Ülke Müdürü Işıl Hasdemir, şirketin Türkiye deneyiminde, şimdiden kadın yönetici yüzdesinde 2030 hedeflerini tutturduğunu söylüyor. Kadınların iş gücüne daha fazla katılması konusunu özellikle teknoloji pazarında farkındalık yaratarak destekleyen şirket, kadınların güçlendirilmesi konularına seslenmek ve daha iyi bir çalışma yeri için harekete geçmek için çeşitli girişimler de başlattı.

Kod Yazan Kızlar

Girls Who Code (Kod Yazan Kızlar) oluşumunun verilerine göre 6 ila 12 yaşlarındaki kızların yüzde 66’sı programlama eğitimi görüyor veya bu alana ilgi duyuyor. Fakat ilgi düzeyi 13 ile 17 yaşları arasında yüzde 32’ye düşüyor. Işıl Hasdemir, Habitat Derneği ile hayata geçirilen Kızlar için Gelecek Future4girls projesi ile başta dezavantajlı gruplar olmak üzere 8-14 yaşları arasındaki kız çocuklarının STEM becerilerini geliştirmesi ve bu alanda farkındalık kazanarak eğitim döneminden iş yaşamına uzanan sürece etki etmek istediklerini söylüyor.

Üç boyutlu tasarım

Future4girls projesi ile kız çocukları STEM’in hangi alanlarda ve nasıl kullanıldığını, 3 boyutlu tasarım dünyasını ve proje geliştirmeyi öğreniyor. 8-11 yaş ve 12-14 yaş olmak üzere iki farklı gruba verilmek üzere hazırlanan ve toplamda iki turdan oluşan eğitimler haziran ayına kadar sürecek. Hasdemir, şu ana kadar verilen eğitimlerle birlikte 199 kız çocuğuna ulaştıklarını, yedi eğitim gerçekleştirdiklerini söylüyor.