KORONA NOTLARI 11 / Made in China salgını ve yerli üretim yüzyılı

Dünyada birçok ekonomist, Çin ekonomisinin, Amerika ile girdiği ticaret savaşlarında büyük yara almasını bekliyordu. Ancak savaş sürerken ortaya çıkan bir virüs (!) herkesin öngörülerini allak bullak etti.

Şu anda kazananın kim olacağının hiç belli olmadığı bir dönemden geçiyoruz.

Ama kesin olan şu ki Çin, koronavirüs salgınından da ağır yara alacak gibi görünüyor.

Elbette bu krizin faturası sadece Çin’e değil, tüm dünya ülkelerine çıkacak ancak Kovid-19 virüsünün kaynağı olmasından dolayı en ağır etkilerini yaşayanlardan biri kuşkusuz bu ülke olacak.

KORONA NOTLARI 11 / Made in China salgını ve yerli üretim yüzyılı

“Çin virüsle mücadeleyi kazandı, hayat normale döndü bile”” diyenler olsa da, adeta tüm dünyanın üretimini sırtlayan bu ülkenin elindeki malları böylesine bir ortamda nereye satacağı büyük soru işareti.

Sadece Türkiye’de değil Amerika’da, Avrupa’da tüm ülkeler tüm güçleriyle bir taraftan virüsle mücadeleye soyunurken, diğer taraftan da ekonomilerini ayakta tutmanın yollarını arıyor. İnanın bu ortamda hiçbir ülke, “Çin’deki siparişler ne olacak?” diye düşünmüyordur.

Ayrıca şu dönem Çin, fabrikalarında, üretimde o eski günlerine dönse bile Batı pazarlarıyla ticarette, lojistikte yaşayacağı sıkıntılar elini kolunu bağlayacak bir diğer husus.

Başkan Trump ve Çin Virüsü

‘Korona Notları’nın önceki yazılarında yer vermiştik. Salgın dönemlerinin ardından “ırkçılık” ve “milliyetçilik” yükselen bir trend izliyor.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın oy uğruna, basın toplantılarında sürekli olarak “Çin Virüsü” diyerek, salgının kaynağı olan ülkeye vurgu yapması da işte bu yüzden olsa gerek.

Bu akımın piyasadaki ve sokaktaki etkisine gelince…

Ekonomi cephesinde, salgın sonrası “Made in China” rüzgârı asla eskisi gibi esmeyecektir.

Başta Türkiye olmak üzere hemen hemen tüm ülkeler, mali yükü daha ağır olsa da kendi topraklarında yerli üretim rüzgârına kapılabilir.

Endüstri 4.0 ve robot teknolojileriyle Avrupa ve ABD’de yükselen trend olmaya başlayan “yerli üretim” salgını, virüsle birlikte ivmesini artıracak.

Üretim, Türkiye’nin kaslarının kuvvetli olduğu bir alan. Hükümetin uzun süreden bu yana farklı sektörlerde başlattığı “yerli ve milli üretim” hamlesi  önümüzdeki dönemde ülkemiz için önemli bir avantaj gibi duruyor.

Dev markalar ne yapacak?

Batı dünyasının 1500 dolarlık giysilerden, 300 dolarlık ayakkabılara; 500 euro’luk gömleklerden 1000 euro’luk çantalara ya da 3-5 dolarlık kıyafetlere kadar fabrikası olan Çin, yeni dönemde bu cepheden de ağır yara alabilir.

KORONA NOTLARI 11 / Made in China salgını ve yerli üretim yüzyılı

Batıda pek çok şirket, başta lüks markalar olmak üzere, müşterilerinden gelen baskıyla “Made in China” yazılı ürünlere veda edebilir. Yıllık 120 milyar dolara yakın tekstil ihracatıyla tüm dünyada bu kategoride açık ara lider olan Çin, bir süre sonra bu koltuğu Avrupa’ya devretmek zorunda kalabilir.

Kendini saklayabilen virüs acaba nasıl yok olacak?

Sadece bilim insanlarının değil, tüm dünyanın acil olarak çözmesi gereken önemli bir sorun var.

KORONA NOTLARI 11 / Made in China salgını ve yerli üretim yüzyılı

O da; “Yenilen yabani hayvanlarda kendini saklayan virüslerin hâlâ insanoğlunu yok edecek boyutta tehdit salıyor olması.”

Şunu unutmayalım; bu önemli soruna bir şekilde çözüm yolu bulunamazsa, tüm ülkeleri etkisi altına alan Kovid-19 salgını bittikten sonra da, dünyamızı ve hayatımızı tehdit etmeyi başka bir virüs adı altında sürdürebilir. Ve bu sorun sadece bilimle, parayla ve güçle çözülecek gibi durmuyor; yaşam ve yemek şekli değişikliğini de beraberinde getiriyor.