Bu tatbikat değil çok uluslu provokasyon

Ukrayna’yı kullanarak Karadeniz’i ateşleyen ABD, bir yandan da Yunanistan’ı gazlayarak Doğu Akdeniz ve Ege’deki gerilimi körüklemeye devam ediyor. Bu gazın etkisiyle hepten küstahlaşan Yunanistan da kışkırtıcı siyasi manevralar ve tatbikatlarla tam anlamıyla sahte kabadayı havasında. Çünkü son dönemde dur durak vermeden tatbikat adı altında yaptığı faaliyetlerin tamamı doğrudan provokasyon ve akıllarınca Türkiye’ye gözdağı amaçlı. 12 Nisan’da yapacağını duyurduğu “INIOCHOS 21” de öyle. Evet, medyaya yansıyan hem ABD hem Yunanistan kaynaklı haberlere bakıldığında, “INIOCHOS 21” Yunan Hava Kuvvetleri liderliğinde ABD, Kanada, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail, Slovenya, İspanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla yapılacak çok uluslu bir tatbikat gibi görünüyor. Açıklandığı üzere amacı da  “savaşa hazır olma, savaşma kabiliyetini artırma ve aynı zamanda çok uluslu, müşterek kuvvet ortamında karmaşık hava operasyonları yürütmeyi planlama fırsatı sunma” ama yine tam yersen durumu söz konusu. Hele de tatbikata katılanların ABD bağımlılığı ve de Yunanistan’ın yanında saf tutan Türkiye karşıtı ülkeler olduğu dikkate alındığında. Yani “INIOCHOS 21” tatbikattan ziyade, çok uluslu bir oyun görüntüsü veriyor. Dolayısıyla, bunu daha net görmek, anlamak içinde öncelikle bu tatbikatın ne anlama geldiğini irdelemekte yarar var. Washington eski Deniz Ataşesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Mehmet Asal anlatıyor:

“Bu, Yunanistan’a ait Taktik Hava Komutanlığı’nın FIR hattını kapsayan, özellikle Ege harekât alanında yapılan Yunanistan Hava Kuvvetleri’nin içindeki birkaç komutanlıktan birinin sorumluluk alanını kapsayan bölgesel bir tatbikat. Dolayısıyla, tamamını bile kapsamıyor. Aslında bunun uluslararası olması, başka ülkenin katılması zaten mantıksız. Ama bunu 2015’ten beri davet şeklinde yapıyorlar. Ancak davet bu kadar karmakarışık olmaz. O nedenle, bunun ne kapsamı uluslararası bir tatbikata uygun ne alanı uygun ne de bununla ilgili dokümanlar olsun, haberleşme sistemleri olsun, cihazlar olsun, silahlar olsun hiçbiri uluslararası bir tatbikata uygun değil.”

Hangi anlamda?

“Tatbikatlar bir nevi ön hazırlığın sonunda ve müşterek çalışmayla yapılır. Bunun için önce birliklerin ve uçakların ya da gemilerin tek tek belli eğitimler üzerinde çalışmaları, sonra tip halinde bu eğitimleri tekrarlamalar, daha sonra bir araya gelerek hava, deniz kara yapmaları, hele hele bu tatbikat uluslararası olursa bunun uluslararası ortak bir lisanla, uluslararası ortak muhabere kodlarıyla, uluslararası ortak eğitim cetvelleri ve tablolarıyla yapılması gerekir ki bu ülkelerin böyle bir şeye sahip olmaları mümkün değildir. Burada olsa olsa NATO’nun kendi kılavuzları vardır. Eğer onu kullanacaklarsa aslında NATO uygulamalarını ve eğitimlerini deşifre etmiş oluyorlar. Bir de işin o boyutu var yani. Tabii bilmiyoruz yapıp yapmadıklarını ama eğer bir şey yapacaklarsa büyük ihtimalle NATO’nun kılavuzunu tercüme edecekler, onları kullandırtacaklar diğer ülkelere ya da kullandırtıyorlar. Yani aslında bir yerde diğer NATO üyelerinin onayını almadan da NATO dokümanlarını ve eğitim sistemlerini deşifre ediyorlar. Hele hele muhabere sistemini kullanıyorlarsa kodlarını falan iyice deşifre etmiş oluyorlar.”  

Katılan ülkelere ve olayın çapına baktığın zaman bunun tamamen düzmece, kurgu bir harekât olduğuna dikkat çeken Asal devam ediyor:

“Böyle orta ölçekli bir tatbikatta normalde ABD’nin ne işi var? Bu tatbikatın yapıldığı harekât üssü bütün Ege’deki FIR hattını kontrol eden Yunanistan’ın hava kontrol merkezi. Dolayısıyla, Ege üzerinde icra edilecek her uçuşta bunlar hava sahasını 10 mil kabul edip de kara sularına girip çıktıkları için, yani bunu da kullanarak Türkiye’yi provoke edeceklerdir.”

Çok uluslu bir provokasyon yani?

“Bu kadar çeşitli, ortak lisanı, geçmişi olmayan ülkelerin bir araya gelip bir şey yapıyor olması tamamen gösteri, provokasyon. Tatbikatı yapmak için iki üç sene öncesinden oturup, ciddi ciddi hazırlıklar yapman lazım. Plan subayları oturup, planlayacaklar. Ben yaptım oldu olur mu? Şimdi BAE’den kim gitti de Yunanistan, ABD ya da Kanada subaylarıyla oturdu, konuştu? Ortak bir lisanları, geçmişleri yok, tamamen göstermelik. Kanada ile BAE ortak tatbikat niye yapar? Belli ki başka ülkenin gazına gelip mesaj veriyorlar. Tatbikatta bir senaryo, ortak çıkar olur. Bunların tek ortak çıkarları ABD’ye yaranmak, Türkiye’ye ve Rusya’ya gözdağı vermek.”