CHP’de Karadeniz fırtınası

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’n çıkışı ya da DP Genel Başkanı Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın sözleri nedeniyle 6’lı masanın 5 veya 4 ayaklı hale gelme olasılığı tartışılırken, şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz turuyla lokomotif CHP’de buhar sıkışması oldu. Dolayısıyla, siyaset dünyasında herkes makinistin, yani CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası tavrını merak ediyor ve sorguluyor. Özellikle de kazandaki genleşmeye nasıl çözüm bulacağını. Çünkü her ne kadar CHP kurmayları İmamoğlu’nun bu gezisini kendilerinin bilgisi dâhilinde gerçekleşen bir bayram gezisi havasına sokmaya çalışsa da bunun adaylık çıkışı olduğu açık. İmamoğlu’na bu gezide eşlik eden gazeteciler de yorumlarında bunu çok net ortaya koydular zaten. Ki bu konuda CHP içinden gelen sesler de farklı değil. Onlar da İmamoğlu’nun bu çıkışını böyle değerlendiriyor ve olası sonuçlarını merak edip konuşuyorlar. Yani uzunca bir süredir görüldüğü gibi CHP’nin tepesi ile tabanı arasında yine senkron sorunu söz konusu. Ancak bu kez aynı sorun açısından tabanda da farklı görüş sayısı oldukça fazla. Dün konuştuğum CHP’lilerin anlattığına göre de bu bağlamda biri “Kılıçdaroğlu olmalı”, diğeri “Hayır, İmamoğlu’ diye öne çıkan iki farklı görüş var. Dahası, yorumlar her ikisinin de vazgeçmeyeceği şeklinde. Yani sorun epey derin ve karmaşık. Mesela “İmamoğlu” tezini savunan CHP’nin önde gelen bir isminin söyledikleri şunlardı:

“Kemal Bey’in adaylığı konusunda partide büyük bir baskı ve sıkıntı var. Meral Hanım her ekrana çıktığında kullanmış olduğu cümle ‘CHP’de iki isim var; biri Ekrem İmamoğlu, diğeri Mansur Yavaş. CHP hangisini isterse kabulüm’ diyor. Bunun meali nedir? ‘Kemal Bey bu kadar hararetli istemesine rağmen, kardeşim senle olmaz bu.’ Başka izahı var mı? Diğer partilere bakıyorsun, onlar da ‘Anketlerde kim daha çok çıkıyorsa, o olacak’ diyorlar. Yani bir kere Kemal Bey 6’lı masada onay alabilmiş değil. Kemal Bey kendisi olmak istiyor ama zor açıkçası. Bunları gören Kemal Bey de doğal olarak sinirleniyor.”

İmamoğlu’nun Karadeniz turu ne anlama geliyor?

“Cumhurbaşkanı adaylığı, daha başka ne olacak ki... İstanbul’u kurtardık, sıra Türkiye’de diyor. Daha ne desin ki. Nereye gidiyor? En kritik yere. Yani bir Cumhurbaşkanı 9 tane de bakan çıkaran yere. Ona rağmen de ilgi yüksek.”

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun adaylığına yeşil ışık yakar mı?

“Günün sonunda bu Kemal Bey’in kararı değil, adaylık grup kararıyla olacaktır. Yani milletvekillerinin onayıyla olacak. Grup onaylamazsa olmaz ki.”

Kılıçdaroğlu konusunda grupta çatlak olur anlamında mı?

“Elbette olur. Sonuçta milletvekilleri kendi bölgesinde, sahada, ilinde, ilçesinde vatandaşın talebini dinlemek zorunda. Kemal Bey’in son günlerde kullandığı ‘Önümü kesmeyin’ gibisinden sert çıkışlarının nedeni, adresi de bu zaten. Çünkü İmamoğlu’nun bu adaylıktan vazgeçeceğini sanmıyorum.”

Bu Kılıçdaroğlu’nu çiğnemek olmaz mı?

“Kemal Bey Deniz Baykal’ı çiğnemedi mi? Çiller Demirel’i çiğnemedi mi? Bu hep böyledir. Siyaset öyle.”

Bunların tam aksine “Kılıçdaroğlu’nun aday olmayı istediğini ve asla vazgeçmeyeceğini” savunan bir başka CHP’linin görüşleri ise şöyleydi:

“Parti içerisinde İmamoğlu’nun gidişi çok tepki aldı. Hele yanındaki bazı isimleri görenler, ‘Bunlarla olanlara bizim oyumuz yok’ demeye başladı. Genel Merkez de bu gidişten son derece rahatsız ama bunu dışa vurmuyorlar. Yani ciddi bir sarsılmada yaşanıyor. İmamoğlu’nun bu geziyi adaylık niyetiyle yaptığı kesin. Ya da uzun devrede CHP Genel Başkanlığı’na hazırlanma, ola ki Kemal Bey bırakırsa falan diye. Yani İmamoğlu adaylığı resmen istiyor. Meral Hanım 6’lı masaya ismini getirebilir ama Kemal Bey veto eder. Ettiği sürece de hiçbir şey olmaz. Malum, Kemal Bey açık açık belediye başkalarına set koydu.”

Yani?

“CHP’nin adayı doğal olarak Genel Başkan’dır. 6’lı masada CHP’ye karşı koyacak bir İYİ Parti var, diğerlerinin CHP’ye karşı koyma şansları yok. Yüzde birlik parti yüzde 20’lik partiye senin dediğin olmaz mı diyecek? Bir tek İYİ Parti var ama Kemal Bey’in Meral Hanım’a 15 milletvekili verdiğini de unutmamak lazım. Onun için Meral Hanım bir başka adaya karşı çıkabilir ama Kemal Bey’e hayır diyeceğini zannetmiyorum. Yani Kemal Bey kendi rızasıyla bu işi çözmediği müddetçe İmamoğlu aday olamaz.”

Özetle, sorulduğunda CHP kurmayları “Bizim adayımız belli, seçim tarihi netleşsin, biz de açıklayalım” falan diyorlar ya pek inandırıcı değil. Aksine, karşılıklı meydan okumalara kadar varan derin bir çekişme durumu var. Yani CHP’de sıkıntılara gebe puslu ve flu bir hava söz konusu. Ve son Karadeniz fırtınasıyla birlikte bu hava daha da sertleşmiş durumda.