FETÖ’cüler birbirine düştü

Fetullahçı Terör Örgütü’yle yapılan mücadelede ankesörlü telefon soruşturması ve FETÖMETRE uygulamasıyla özellikle TSK’da başarılı sonuçlar alındı, binlerce kripto FETÖ’cü deşifre edildi. Aynı durum adliye ve mülki amirler, Emniyet teşkilatı için de geçerli. FETÖ davalarında da ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet kararları peş peşe geliyor. Yani yargı süreci de tam gaz işliyor. Bu arada etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olanların verdiği bilgiler doğrultusunda yapılan operasyonlarla da bu halkalara her gün yenileri ekleniyor. Dahası bu gelişmeler nedeniyle FETÖ içinde bölünen ve güç savaşına giren gruplar da birbirini ele vermeye başladılar. Son dönemlerde Türkiye’de polise gelen yurtdışı kaynaklı ihbarlardan bazılarının, örgüt içinden yapıldığı değerlendiriliyor. Üstelik FETÖ’nün bunu aynı zamanda örgüt içi baskı, tehdit yöntemi olarak kullandığına dönük bilgiler de var. Hem örgütün mal ve finans kaynaklarını ele geçirme hem de kendileri hakkında bilgi sahibi olanları sindirme, susturma açısından. Dolayısıyla hala tehdit olan ama artık birbirlerinin gölgesinden de korkar hale gelen bir örgüt söz konusu. Özellikle de yurt dışına kaçanların ellerindeki bilgiler belgeler dikkate alındığında. Nasılını geçmişte kritik görevlerde bulunan eski istihbaratçı Metin Ersöz anlatıyor:

“Benim bildiğim istihbarattan 200 kişi atıldı. Bunlar 2007-2008’den sonra teşkilata alınıp 2016’dan sonra da atılanlar.7-8 yıl teşkilatta çalışmış adama teşkilatın prensiplerini, çalışma metotlarını öğretiyorsunuz, ondan sonra şu anki süreç yaşanıyor. O bilgi birikiminden muhakkak ki istifade ediyorlardır şu anda. Yani bizim kendi yetiştirdiğimiz personel şu an Türkiye’ye karşı bir faaliyet yürütüyor. İki tane düşman vardır biri onurlu düşman, onu bilirsiniz karşınızdadır. Bir de onursuz düşman vardır, sizin can verdiğiniz emek, ekmek verdiğiniz insanlardır. Bunlar onursuz, alçak düşmanlardır. Ama onları da somutlaştırıp tespit etmek tabi ki devletin görevi. Bu da uzmanlık isteyen bir iş çok hassas davranmak lazım...”

Ellerinde epey bilgi vardır anlamında mı?

“Tabii özellikle dışarı kaçanlarda. Bunlar arasında bize en büyük zarar verecekler kim. Birincisi istihbarat servisinden kaçanlar, ikincisi ordudan kaçanlar, üçüncüsü devletin çeşitli kademelerinde görevli olup da kaçanlar. Bir de ekonomik varlıklarının bir kısmını alan ama bir kısmını da bırakarak kaçanlar var. Bu ilk üçünün servetleri elinde ama dördüncü gruba girenlerin elinde değil. Onlar ne yaptılar şirketlerini veya paralarını güvenilir kişilere devrettiler. Şimdi de bunları geri alma derdindeler. Dolayısıyla ilk üç gruptakiler ellerindeki bilgilerle birlikte Türkiye’ye yönelik bir psikolojik faaliyet yürütüyor hem kendi taraftarlarına moral verme hem de ellerindeki bilgileri de bazı ülkelerin istihbarat servislerine pazarlama adına. Türkiye’ye karşı faaliyetlerde FETÖ’nün Suudi Arabistan, BAE veya Mısır servisleriyle birlikte çalıştıklarını da biliyoruz. Dolayısıyla Suudi Arabistan ve BAE’nin Türkiye’ye yönelik psikolojik operasyonlarda FETÖ’cülerin ellerindeki bilgileri kullanma ve iş birliği ihtimalleri yüksek.”

FETÖ’cülerin bu bilgileri kaybettikleri mal varlıklarını tekrar ele geçirme ve kopmaya çalışanları sindirme amacıyla da kullandıklarını belirten Ersöz, devam ediyor:

“Bunların elinde bir kere kendi cemaatleri açısından Türkiye’deki sempatizan alt yapısının listesi vardır. O sempatizan listesinde kendi kullanabilecekleri ve başta ekonomik mal varlıklarını devrettikleri kişilere karşı operasyon geliştirebilirler. Yani Türkiye’de kimin ne olduğunu, şu an o kişilerin güçlerinin durumunu, ekonomik siyasi bağlantılarını bilip onları kullanmak isteyeceklerdir. Eğer o şahsın direnmesi veya devlet güçleriyle ilişkiye girmesi halinde de de sen FETÖ’cüydün diye ihbar etme baskısı kurabilirler, kuruyorlar da...Yani Türkiye’de FETÖ’cüler tarafından FETÖ’cü diye suçlanan eski cemaat mensupları var.”

FETÖ sindirme, tehdit operasyonları yapıyor yani?

“FETÖ’nün Türkiye’ye yönelik ekonomik sindirme operasyonları diyebiliriz. Sempatizanlarını bu dönemde kazanamayacaklarını bilirler belki şudur en azından kaybetmemek adına, bu dönemde geçecek, sabredin, AKP iktidarı gitsin bak ne olacak, ABD’de Biden’i de zaten destekledik, Demokratlarla birlikteyiz, sabredin görürsünüz şeklinde propaganda yapıyorlardır. Ama asıl yaptıkları kaçırdıkları ekonomik varlıkları korumak ve onları tekrar sahiplenebilmek. Yani sakladıkları veya mutemetlerine verdikleri ekonomik varlıklara hâkim olma yönünde faaliyetleri var. Aslında bunlar insanların şirketlerine daha önce çökmüşler bir şekilde adamı korkutarak, otelini binasını ele geçirmişler ondan sonra olay patlayınca da bunu güvendikleri üçüncü kişilere devrederek kaçmışlar. Şimdi alabilmek için de mücadele ediyorlar...”