Gizli tanık çıkmazı

Gizli tanık, hukuk literatüründe tanığın gizliliği anlamına gelse de bizde durum farklı. Ergenekon davalarında adı yanlışlıkla iddianameye giren ya da sonradan sıkılıp kimliğini açıklayan gizli tanıklar gördük. Aynı davadan sanık olup, gizli tanıklık yapanlar, deşifre olduklarında kimlikleriyle bizi şaşırtanlar da oldu. Dünyadaki örneklerin aksine, bizdeki gizli tanık çokluğu da bir başka gariplik
Yasanın yürürlüğe girdiği 2008’den bu yana davalardaki gizli tanık sayısı 150. Sadece Ergenekon davalarında dinlenen gizli tanık sayısı 30 civarında. Bunlar arasında sanıkların hasmı olduğu iddia edilenler bile var.
Uygulamanın büyük çoğunluğunun siyasi nitelikli davalarda görüldüğünü, tutuklamalara gerekçe gösterilen örneklerin yaşandığını belirten Türkiye Barolar Birliği (TBB), “gizli tanıklık” kurumunun kaldırılmasını istiyor. TBB, hazırladığı, 580 sayfalık İnsan Hakları Raporu’nun adil yargılamayla ilgili sorunlar bölümünde bu konuya değiniyor. Savunma hakkının gizli tanık eliyle yok edildiğine dikkat çeken İnsan Hakları Merkezi Başkanı av. Serhan Özbek, şöyle diyor:
“Dünyada var olan bir sistem ama bizdeki uygulaması yanlış. Üstelik bu kadar sık başvurulan bir yöntem değil. Gizli tanık ifadelerinin emniyette alınması yasa ihlali olmasına rağmen dikkate alınmıyor. Gizli tanıkların sözleri davaların yegane delili haline geldi. Ve bunların denetlemesi yapılmıyor. Tanığın korunması doğru ama; söylediklerinin anti tezini ortaya koyacak insanlara söz hakkı vermezseniz yargısız infaz olur. O zaman gizli tanığın söyledikleri doğru kabul edilir. İnsanların kaderi bir kişinin iki dudağı arasında kalır.”

Hatırlatmak istedim
Gölcük’te 13 yaşındaki Ö.Y’ye tecavüz olayının ardından neredeyse 45 gün geçti. Savcı henüz soruşturmasını tamamlamadı, sekiz kişinin tutukluluk hali devam ediyor. Şüphelilerin hatırı sayılır aileleri hala meçhul. Ö.Y. koruma altında. Annesi ve yatalak anneannesi sır. Vatandaş ise böyle bir olay yaşanmamış modunda. Elbetteki olayın unutulmak istenmesi doğal, garip olan şüphelilerin çoğunluğunun yaşlarının da 18’in altında olduğu sözlerinin sık tekrarlanır olması. Hatta, mağduriyetlerinin dillendirilmesi. Yani unutturulmak kuşkusu.

Fikirtepe tedirgin
Kentsel dönüşüm kapsamında İstanbul- Fikirtepe’de emsal 4.14 denildi. Müteahhit firmalar bölgeye akın etti. 50 bin kişi, müteahhitlerle anlaştı, 20 bin bina yıkıldı. Şimdi bakanlık tüm işlemleri durdurdu. Başbakan dikey mimariye karşıyım dedi ya, bütün planlar askıda. Verilen ruhsatlar yapılan anlaşmalar hepsi çöp. Şimdiden sonra emsalle oynanmasının facia olacağını belirten Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Yüz bin kişiyi ilgilendiren bir durum. Bütün sözleşmeler iptal olur, insanlar birbirine girer, birçok vatandaş yanar, müteahhit iflas eder” diye uyarıyor.

Kuru temizlemeci manav
İstanbul’da binlerce kuru temizlemeci var. Ama esnaf odasına kayıtlı işyeri sayısı sadece 650. Tek kuruş vergi vermeyen, elektriği, suyu avanta kullanan binlerce uyanık. Aralarında manav, market, züccaciyeci olup aynı zamanda kuru temizleme işi yapan bile var. İstanbul Elbise Temizleme Tekstil Yıkama Ütü ve Boyacılığı Odası Başkanı Nihat Kulaoğlu’na “Bu maliye, belediye kadar sizi de ilgilendirmez mi?” diye sordum işte yanıtı:
“Taksim’deki kuru temizlemecilik yapan manava gittik, adam ‘vururum’ diyerek tehdit etti. Otogarın altında 33 tane kaçak temizlemeci, berber, hatta duş işleten işyeri tespit ettik. Çoğunun vergi levhası yoktu. Elektrik, suyu kaçak kullanıyordu.
Uyardık, bir ay sonra denetlemeye gittik, hepsi başkasına devredilmişti. Yakuplu, Beylikdüzü bölgesinde son bir ayda kayıt dışı iş yaptıkları için 76 işyeri hakkında tutanak tuttuk. Sonuç yok. Maliye başvurana ne iş yapacaksın diye sormuyor. İşi tutturamayan da bir başkasına devrediyor.”