İdlib’de CIA provokasyonuna dikkat

Bayram nedeniyle onbinlerce Suriyeli ülkesine gitti,aralık ayının 31’ine kadar da dönecekler. Aynen önceki bayramlarda olduğu gibi. Gerçi o zamanlarda gidenlerden bazıları ülkesinde kaldı ama büyük çoğunluk bayram tatilinden evine dönen vatandaşlar gibi geri geldi. Dolayısıyla da bu hareketliliğe odaklı giden dönmemeli tartışması yine vizyonda. Muhalefet başta olmak üzere bir kesim diyor ki:

Savaştan kaçıp bir ülkeye sığınan insanın “Hadi ben bir gidip-geleyim” demesinin mantığı yok. Bir mülteci ülkesine dönebiliyorsa ona orada kal denilmeli...

Karşı tezi savunanlar ise bunun insani bir yaklaşım olmasının yanı sıra dönüşü teşvik eden tarafı bulunduğunu da söylüyor. Nasılını da şöyle açıklıyorlar:

Neticede Suriyeli sığınmacılar kendi evlerine dönmek istiyorlar bu onların temel arzuları ama şartların elverişli olup olmadığını da ancak böyle gidip gelerek test ediyorlar. Evet Esad af ilan ettiğini açıkladı, ABD’de son zamanlarda soruna diplomatik çözüm gibisinden sözler ediyor ama insanlar buna inanmıyor, güvenmiyor. Sağlıklı bir haber alamadıkları için hem yakınlarıyla konuşmak hem de durumu bizzat görmek gibi bir arayış içerisindeler.

Özetle; ülkedeki 4 milyon Suriyeli sığınmacının ülkesine kesin dönüşü için daha zamana ihtiyaç var. Dolayısıyla da bu gidip-gelmeler artık rutin bir olay. Ancak bu bayram arifesinde Suriyeli sığınmacılarla ilgili İdlib’den yeni bir göç dalgası olasılığı gibi sıra dışı bir durum da söz konusu. Yani sorun daha da vahimleşebilir. Şöyle ki; İdlib’de 15-16 tane terör örgütü var. Bunların bir kısmı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) adı altında birleşmiş durumda. El Kaide, IŞİD grubu da var. 50-60 bin civarında da terörist olduğu değerlendiriliyor. Yine o bölgede sivil olarak da 3 milyonluk bir nüfus var. Belki daha da fazla. Çünkü arkasına Rusya’yı alan Esad’ın teker teker ele geçirdiği güneydeki yerleşim yerlerinden kaçan ya da tahliye edilen muhaliflerin hepsi bölgede. O nedenle de bölge şu anda muhaliflerin bulunduğu, Esad’ın kontrol altına alamadığı son kale gibi. Tabii bu da doğrudan açık hedef demek. Nitekim Esad’da bunu saklamıyor ve sürekli muhalifler bize saldırıyor bahanesiyle bölgeye havadan bomba yağdırıyor. Şimdilerde de İdlib’e operasyon hazırlığı yaptığına dair söylentiler yoğunlaşmış durumda...

Açıkçası; İdlib için masadaki çözüm arayışları Esad’ın bir çılgınlığıyla her an faciaya ve Türkiye’ye yönelik yeni bir göç dalgasına dönüşebilir. Tabii bunun da sadece Türkiye’yi değil, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerini de etkileyeceği çok açık. Dahası bölgede sıkışan terörist grupların sızma tehdidi de var.

Peki bu Esad dışında en çok hangi ülkenin işine yarar? Sorunun yanıtını dün konuştuğum bir istihbarat yetkilisi veriyor:

“Türkiye’yi zorda bırakmak için ABD çatışmayı tetikleyebilir. İdlib bölgesindeki terör gruplarından Lazkiye’ye doğru Suriye birliklerine ateş ettirebilir, intihar unsurları gönderebilir. O bölgedeki teröristlerin bir kısmı zaten ABD istihbaratının kontrolünde...”

İyi bayramlar ve sorunsuz günler temennisiyle...