İnce kazandı ama kaybediyor...

24 Haziran öncesinde yaptığımız söyleşide Muharrem İnce sonuca dönük tahminini sorduğumuzda şöyle demişti:

“Hata yapmazsam kazanıyoruz.”

Sonuç malum. İnce kaybetti ama aldığı 15 milyon oyla partisi CHP’yi sollamak gibi bir başarı elde etti. Hemen sonrasında da bir TV programında şu özeleştiride bulundu:

“Hatalarımı biliyorum; apolet tartışmasını fazla uzattım. Seçim sonucuna dönük açıklamayı millet benden duymalıydı, bir gazeteciden değil. Orada bir hatam oldu.”

Yani hatalar olmasaydı çok daha iyi olabilirdi. İnce teşhis konusunda son derece başarılı ve samimi ancak reçete uygulama noktasında sıkıntı ya da müdahalede gecikme var. Bu da kendisi açısından oldukça tartışma yaratan bir durum. Özellikle de CHP’de yaşanan gelişmelere bakıldığında. Çünkü görüntü artık koltuk kavgasının da ötesinde Kılıçdaroğlu ile İnce arasında bir kan davası havasında. Biri ülke yönetimine aday gösterdiği kişi için “Parti emanet edilmez” diyor, diğeri attığı tweet’le genel başkanını “yalancılıkla” suçluyor. Açıkçası, hata değil, hatalar zinciri gibi bir durum söz konusu. Dün bu konuyu CHP’nin önde gelen bazı isimleriyle konuştum. Hepsinin de öncelikle kesiştiği ortak tespitler şunlardı:

“İnce’nin tartışmayı parti dışına taşıması çok doğru bir hareket değil. Acemice hareketler yapmaya başladı. Bir partinin kurultayının seçmiş olduğu genel başkana hem de senin genel başkanına yalancı diyemezsin. Olmaz. Yarın o genel başkanı seçen kurultay üyeleriyle veya bugün ona gönül verenlerle beraber yürüyeceksin. Sadece onu kırmıyorsun ki, birçok partiliyi kırıyorsun.

Bunlar kuruma, bindiğimiz kayığa zarar verir. Haklı olabilir ama haklı olmak bunu söylemenin doğru olduğu anlamına gelmez. Hiçbir şey yapmasaydı olduğu yerde dursaydı, Türkiye’yi il il dolaşıp ben yerel seçimler için çalışıyorum arkadaş deseydi, bugün potansiyel genel başkan adayıydı. İnce bu tavrıyla her gün şansını kaybediyor.

Kemal Bey güvenmiyor, güvense bırakacak. Eğer İnce durabilseydi, lider gibi davranabilseydi, hiç kurultay murultay kavgasına girmeseydi, Kemal Bey kendiliğinden bırakmak zorunda kalacaktı. Bir dahaki kurultayda Kemal Bey’in aday olma şansı yoktu. Kemal Bey de artık olayın farkında ve muhtemelen yerel seçimden sonra bırakacak. Ama koltuğu İnce’ye bırakmayacak, yeni bir el bulacak. Orada da kimse ona haksızsın diyemez.”

Kemal Bey yeni bir isim arıyor yani?

“Aynen öyle. Kemal Bey yeni isim arıyor. Yerel seçimlerden sonra 6 ay olur, bir sene olur veya yeni kurultayda aday olmaz, başka bir aday çıkartır. Kemal Bey güvenilir, yeni bir isim arıyor.”

Peki ya İnce ayrılır, başka parti kurma yolunu seçerse?

“Hiçbir şey olmaz, 4 kişiyle gider. CHP’den kim ayrılırsa ayrılsın, bir şey olmaz. Ona bakarsanız, Deniz Bey gitti, bir şey olmadı. Kemal Bey de ayrılsa, gitse parti kursa, bir şey olmaz. Bu, kişilere bağlı iş değil. Birçok partili olaya ‘Bize ne İnce’den, Kemal’den, Mehmet’ten, Ahmet’ten... Onların hepsi fani, gelip geçici’ diye bakıyor.”

Özetle; seçimde kaybeden İnce CHP liderliği için kazanma noktasındaydı, şimdilerde ise kaybetme sinyalleri geliyor. Bakalım İnce yine “Hatalarım var, biliyorum” der mi, diyecek mi? Ya da derse ne olur? Hepsini yakında göreceğiz...