Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Türkiye’nin Suriye’de tavrı çok net. Sınırında terör ordusu, terör yapılanması, yani PKK/PYD/YPG’yi istemiyor. Dolayısıyla da Suriye’de parçalanma değil, toprak bütünlüğünden yana ve kartlarını açık oynuyor. Bu bağlamda bugüne dek de sahada ve masada son derece kritik hamleler yaptı. Yeni bir harekatın başlaması da her an olası. Dahası şimdilerde Türkiye ile Suriye arasında istihbarat servisleri arasında zaten var olan ikili ilişkilerin doğrudan hale gelmesi, hatta Esad ile görüşme ihtimali dahi konuşuluyor. Bu anlamda en kritik sinyal de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Esad ile görüşür müsünüz?” sorusuna verdiği yanıttaki “Mümkün değildir’ gibi bir ifadeyi kullanan bir siyasetçi değilim. Vakti saati geldiğinde biz Suriye’nin başkanıyla da görüşmeye gideriz” ifadeleriyle geldi. Yani harekât olasılığı geçerli, diğer seçenek görüşme de olabilir bir durum. Ki bu anlamda Moskova’nın bir orta yol bulma, iki ülke arasında bağlantı kurma çabası da malum... Tabii tüm bunların ABD’yi ne kadar rahatsız ettiği de... Çünkü Esad ile böyle bir görüşme gerçekleşirse, Adana Mutabakatı’nın biraz genişletilmiş haliyle devreye sokulması ve Rusya’nın da yeşil ışık yakmasıyla bir harekâtın başlama olasılığı yüksek. Önce Esad ile görüşme sonra harekât durumu yani. Şimdilerdeki Yunanistan’ın azgınlığı, saldırganlığı ve savaş çığırtkanlığı ile PKK/YPG/PYD’li teröristlerin Türkiye’nin kontrolündeki güvenli bölgelere artan sızma girişimlerinin nedeni de bu zaten. ABD ‘hadi’ diyor, onlar da şuursuzca ortaya atlıyor. Bu arada Esad ile görüşmenin gerçekleşmesi “ABD ile Türkiye’yi karşı karşıya getirir” gibisinden algı operasyonları da var. Daha ne kadar karşı karşıya gelecekse? ABD’nin bugüne kadar yaptığı kirli tezgahlar, hasmane tavrı ortada. Türkiye şu anda Yunanistan ya da PKK/YPG/PYD ile değil ABD ile mücadele ediyor bu işin doğru adı bu. Dolayısıyla ABD ne der, tepki falan gösterir mi o safhayı artık Türkiye çoktan geçmiş durumda. Bağımsız, egemen bir devlet olarak kendi iradesiyle bekası neyi gerektiriyorsa onu yapıyor. Harekatsa harekât, diyalogsa diyalog... Bunlar için de kimseden akıl, icazet falan almasına gerek yok... Esad ile görüşme vaktinin geldiğini, hatta geçtiğini savunan Güvenlik ve Terör uzmanı emekli Albay Coşkun Başbuğ anlatıyor:

Haberin Devamı

“Önce Esad ile görüşülür Türkiye’nin niyet ve maksadı bir kez de yüzüne anlatılır. Onun da talepleri alınır orta noktada buluştuktan sonra düğmeye basılır. Eninde sonunda bu harekât olacak ama bazı siyasi dengeler sağlandıktan sonra. Çok büyük sinir ucunu kaşıyacak bir gelişme olmazsa şu anki oluşan konjonktür onu gerektiriyor. Türkiye, Rusya, Suriye üçgeninde hatta İran’da içine katılabilir bazı konularda anlaşmak onun üzerine harekâtı yapmak...”

Haberin Devamı

Hedef Tel Rıfat’ı pas geçip doğrudan Fırat’ın doğusu mu olur?

“Eşzamanlı da olabilir. Rusya’nın hâkim olduğu coğrafya Tel Rıfat ve Münbiç ama orada derin Rusya ve derin ABD’nin iş birliği var. Biz geçen Münbiç’e harekât dedik hemen ABD’liler oraya silah, teçhisat yığdı. Rusya’ın hiç gıkı çıkmadı ‘sen ne arıyorsun burada’ diye... Hesapta iki tane ezeli rakip! Dolayısıyla biz Tel Rıfat, Münbiç’i pas geçelim Fırat’ın doğusundan başlayalım desek dahi muhakkak sıra eninde sonunda oraya da gelmeli. Çünkü bizim esas hedefimiz bütün o coğrafyayı temizlemek. Yani sadece Rakka veya Kamışlı değil. O nedenle Tel Rıfat, Münbiç’ten de başlayabilir. Doğudan başlayıp oraya da gelebilir. Ama askeri doktrin Tel Rıfat ve Münbiç’ten başlamayı gerektiriyor. Tabi buna en iyi karar verecek olan Genelkurmay ve sahadaki şartlar. Onlar an ve an gelişmeleri takip ediyorlar, ona göre karar veriyorlar...”

Haberin Devamı

ABD ne olacak çıkar mı o bölgeden?

“Direnebildiği kadar direnecek. Zaten onun için ABD zamana oynuyor. O nedenle Yunanistan saldırganlaşıyor, uçak gemisi falan geliyor, yok it dalaşı gemiye saldırı vs. Türkiye bu harekâtı yapacak ABD bunu çok iyi biliyor, onun içinde son kozunu oynayıp sıkıştırmaya çalışıyor. Yoksa karşı koyacağı falan yok. ABD’nin oradaki gücü PKK’yla orantılı, o ne kadar güçlüyse o da o kadar güçlü. Harekât başladığında yılanın başı Rakka’da ezilirken kuyruğu Atina’da oynayacak yani. Dolayısıyla Türkiye, Rusya ve Suriye bloğu oluştuğu an ABD istemese de tası tarağı toplayıp bölgeden gitmek zorunda kalacak.”

Özetle dememiz o ki; Esad ile görüşme durumu ve zamanı henüz flu ama somut olan şu: Türkiye kapsamlı bir plan dahilinde büyük kararlılıkla gerçekleştirdiği harekatlarla Suriye’deki çok bilinmeyenli denklemi adım adım değiştirdi ve kirli oyunu bozdu. Şimdi sıra denklemin hepten çözülmesinde... Öyle ya da böyle… Dolayısıyla ABD açısından terörist hamiliğinden vazgeçip geçmeme anlamında karar anı...