SİHA’lardan pilotsuz savaş uçaklarına

Türk savunma sanayinin geldiği nokta nedeniyle dünyanın gözü Türkiye’de... Özellikle de İHA-SİHA’lar ile muharip araç gereçler, silahlar ve mühimmatların sahada gösterdiği üstün başarı, performans uluslararası güçlerin dikkatini çekmiş durumda. Bu bağlamda da sadece övgüler değil, gelişmiş ülkelerin artık işlevsiz kalan savaş stratejilerini yeniden düzenlemeleri gibi bir arayış da söz konusu. Hele de Dağlık Karabağ’da Türk yapımı SİHA’ların Ermenistan’ın hava savunma sistemlerini ve ağır zırhlı kuvvetlerini nasıl etkisiz hale getirdiği gerçeği ortadayken. Yani yakın bir geçmişe kadar kendi sınırları içindeki terör unsurlarını dahi başka ülkelerin sağladığı görüntülerle takip etmek zorunda kalan Türkiye, kısa sürede kat ettiği mesafeyle bugün sadece istihbarat amaçlı insansız hava araçlarında değil, bunların silahlı versiyonlarında da en iyiler arasında yerini aldı ve dünyayı yönetmek isteyen egemen güçlerin taktiklerini, hesaplarını bozdu, bozuyor. Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin, anlatıyor:

“Türkiye ciddi bir güç kazandı ama şu andaki durumuyla bütün dünya İHA’ları daha farklı nasıl kullanabiliriz diye inceliyor. Kamikaze İHA’ların üretim merkezi İsrail. Türkiye’nin konsepti topluca yani yoğun İHA kullanmak. Mesela bu İHA’lar kısa menzilli füzelerden çok daha etkili iş gördü. Bunlar topçuya olan ihtiyacı da azaltmış olabilir. Ama yine de topun havanın yerine geçmesi mümkün değil şu aşamada. Dağlık Karabağ’da yukarıdan özellikle zırhlı birliklere karşı kullanıldılar. ABD ve diğer ülkeler de bu savaşta edinilen tecrübelerden faydalanıp İHA’ların kullanılmasıyla ilgili yeni bir strateji hazırlıyorlar. Mesela ABD’lilerin zaten var olan 2030’a kadar savaş uçaklarının yarısından fazlasının insansız, pilotsuz olacağı şeklinde bir çalışması devam ediyor. Yani İHA’lardan pilotsuz, insansız muharebe uçaklarına doğru bir eğilim olabilir. o ara dönemi yaşıyoruz şu anda İHA’larla ilgili. Yine İHA’ların verdiği ilhamla karada da mürettebatsız tank ve birtakım araçların kullanılması söz konusu.”

Türk SİHA’larını farklı kılan nedir?

“İHA’ları Türkiye gözetleme amacıyla da kullandı ama silahlı olarak tek tek de çok fazla kullandı. Mesela yerden ateş edeceği hedefleri İHA’larla halletti. Bu konuda da hem çok iyi İHA pilotu yetişti hem de çok sayıda İHA sistemi kuruldu. Dolayısıyla çok sayıda İHA olduğu ve bunları topluca kullandığınız zaman yerdeki sistemleri hava savunma sistemlerini topları, havanları, tankları çok rahatlıkla ateş altına alabilmek mümkün. Çünkü sonuçta onlar sizin bir veya iki İHA’nıza angaje olurken sizin diğer İHA’larınız onlara zarar veriyor. Türkiye bunları topluca kullandı, çok da etkili oldu. Dikkat ederseniz Dağlık Karabağ’da bazı Ermeni birlikleri tanklarını bırakıp kaçtılar. Yani Rusların da Ermenistan’a verdiği hava savunma sistemleri ve İHA’lar, füzeler var ama baktığımızda Türkiye’nin silah sistemleri teknolojisinin çok daha üstün olduğunu ortaya çıkardı.”

SİHA’ların dışında savunma sanayindeki diğer gelişmelere de değinen Pekin, devam ediyor:

“Zaten bu CAATSA yaptırımlarının ana nedenlerinden birisi de o biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin savunma sanayinde önünü kesmek. Mesela uzun menzilli balistik füze yapacağız. Alçak irtifa Hisar dediğimiz hava savunma sistemi dağıtılıyor şu anda. Bunların orta irtifası var o da denendi. Daha sonra yüksek irtifası yapılacak. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. Havadan havaya ve havadan yere atılan uçakların kullandığı füzeler var. Yeni radar sistemleri yapılıyor. MİLGEM’i saymıyorum. Hürkuş, ondan sonra üzerinde çalışılmaya başlanan Milli Muharip Uçak projesi bunlar da devam ediyor. Helikopter, tank projesi zaten vardı. Piyade tüfeği, makineli tüfek yaptılar. Yani dışarıdan aldıklarımıza ihtiyaç duymadan Türkiye’nin kendi ürettiği silahlarla muharebe edecek duruma gelmesi için çalışmalar devam ediyor. Birçok yerde yüzde 70-75 oranında yerli ve milli silahlarımız var. Yine mesela Türkiye’nin ilk milli uydusu yapılıyor şu anda. Önümüzdeki dönemde atılacak uydular yerdeki 5-6 santim büyüklüğündeki cisimleri tespit edecek durumda olacaklar. Şu anda bir metreyi falan görebiliyoruz uydudan. Bir metre olduğu zaman insanları, her şeyi göremezsiniz. Onun için daha spesifik görüntüler verecek uydular atılacak. O zaman yerdeki serçeyi bile göreceksiniz. Tabii bu konularda çalışırken casusluk faaliyetleri de artmaya başladı.”

Casusluk artıyor derken?

“Şöyle artıyor casusluk. Siz ilerledikçe sizin yapmış olduğunuz sistemlerin, silahların etkisi muharebe sahasında görüldükçe ister istemez onlara talep de artıyor. Bir de sizin teknolojinizi çalmaya çalışanlar var, onlar da artıyor. Bundan sonra artacak da. Çünkü Türkiye şu anda bazı silahlarda çok önemli bir yerde. Satışta da önemli bir yerde...”