Köpeğiniz sürekli kaşınıyor mu?

15 Ağustos 2020

Beyin; kafatasının içinde,omurilik ise omurlar arasındaki kemik bir kanal içindeki sıvıda bulunmaktadır. Bu sıvı, beyin omurilik sıvısı yani BOS'tur. Beyin-omurilik sıvısı, serebrospinal sıvısı, beyindeki ventirküllerde ependimal (gliya hücreleri) tarafından üretilen, renksiz vücut sıvısıdır. Ventirküller, beynin iç kısmında bulunan boşluklardır. Bu sıvı her gün belirli miktarda üretilip ventriküllerden belli aşamalarla omuriliğe geçer ve burada devir daim olarak zararları etmenleri perifere göndererek beyinden uzaklaştırır. Korteks için yastık veya tampon gibi bir işlev görmekle birlikte kafatasının içindeki beyne mekanik ve immünolojik koruma sağlar.

Beyin omurilik sıvısı beyni çevreler ve beyin onun içinde yüzer. Böylece olduğundan çok daha hafif hissedilir ve yukarıdan aşağıya bir basınç oluşmaz.

BOS’un bir diğer görevi de çarpmalara karşı beyni korumaktır.

BOS’taki aksaklık sinir sistemine zarar verebilir!

Beyin omurilik sıvısı, beyin hücreleri arasındaki madde alışverişinde çok önemli bir rol oynar. BOS’un bu işlevindeki küçük bir aksaklık nöroendokrin faktörlerin çalışmasını etkileyeceğinden sinir sistemine zarar verebilir.

İşte bu noktada köpeklerde özellikle Cavalier King Charles'larda görülen SİRİNGOMYELİ oluşur. Bu ırklarda kafatası dardır. Beynin dar bir alanda olması, beyincikte ve omurilik sıvısının kanaldaki sirinkslerde birikmesine neden olur.

Her hayvanda klinik bulgu görülmeyebilir ve bulgular 6 ay ila 3 yaş arasında görülür. Bulgular, bu kanallardaki tıkanmanın derecesine bağlı olarak gelişir.

Yazının devamı...

Dişsiz'in köklü tedavisi

31 Temmuz 2020

O sırada aklıma yaşlı ressam Behrman geldi. Hani hastane odasında yaşama umudunu pencereden gördüğü ağacın yapraklarına bağlayarak son yaprak düştüğünde öleceğine inanan Johnsy…

14 Nisan’da başladı onlarla hiç unutmayacağım hikayemiz. Hikayemin kahramanı ise 2.5 yaşındaki dişsiz isimli kedi. Bir akşamüzeri Gökçe Hanım eşi, telaşlı bir şekilde ellerinde tekir bir kedi ile geldiler kliniğime. Dişsiz'in kısa bir sürede zayıfladığını, giderek iştahsızlaştığını, bazı günlerde hafif titremeler, seğirmeler gözlemlediklerini ve halsiz olduğunu söylediler. Gökçe Hanım, gergin ve epeyce stresliydi. Gözlerinden yorgunluğunu, umutsuzluğunu ve biraz da güvensizliğini okuyabiliyordum.

“FIP olabilir dediler '' dedi. Müdahale edilmiş ancak durum her geçen gün kötüye gitmiş. Böbrek ve karaciğer değerleri de yükselmeye başlamış üstelik.

Evde üç kedileri daha vardı ve onların sağlık durumları gayet iyiydi.

Önce ben de FIP olabileceğini düşündüm. Suratım düştü. Onları dinlediğim masamdan aniden kalktım, Dişsiz' in iki gün önce yapılmış biyokimyasal sonuçlarına baktım. Evet, karaciğer ve böbrek değerleri yükselmişti. Belli ki dualite içinde çalışan iki organda bozulmalar başlamıştı. 2.5 yaşındaki bir kedide bu durumun sebebi olarak da ilk önce coronavirüsün mutasyonu sonucu şekillenen FIP (Feline Infeksiyöz Peritonitis) akla geliyordu. Ancak detaylı testlere geçmeden önce biyokimyasal test parametrelerindeki albümin ve globülin oranın FIP olma ihtimalini ortadan kaldırdığını görünce "Rahat olun, kediniz FIP değil" dedim.

"Hande Hanım emin misiniz? Bakın annem amansız ve tedavisi zor olan bir hastalığa yakalandı. Tam bu sırada Dişsiz de hastalandı ve teşhis yok. Sanki Dişsiz iyileşirse annem de iyileşecek gibi. Biliyorum bu saçma ama onlar birbirlerine çok bağlılar ve şu an ikisi de birbirinden ayrı hastanede."

O sırada aklıma yaşlı ressam Behrman geldi. Hani hastane odasına yaşama umudunu pencereden gördüğü ağacın yapraklarına bağlayarak son yaprak düştüğünde öleceğine inanan Johnsy...

Behrman, Johnsy'e umut vermek için baktığında gördüğü pencereye koskocaman bir yaprak çizmişti ve o yaprak hiç düşmemişti.

Yazının devamı...

Köpeklerde eklem hastalıkları

21 Temmuz 2020

Osteoartrit (OA) popülasyonun yaklaşık dörtte birini etkileyen, köpeklerde en sık görülen artrit şeklidir. Eklem kıkırdak kaybı, kapsülünün kalınlaşması ve eklemde yeni kemik oluşumu (osteofitoz) ile sonuçlanan ve nihayetinde ağrı ve uzuv fonksiyon bozukluğuna yol açan kronik bir eklem hastalığıdır.

Köpeklerde OA’nın büyük çoğunluğu, kranial çapraz bağ hastalığı, kalça displazisi, dirsek displazisi, OKB, patella (diz kapağı) çıkığı gibi gelişimsel ortopedik hastalığa sekonder olarak ortaya çıkar. Küçük ırklarda, OA belirgin bir birincil neden olmadan ortaya çıkar ve genetik ve yaşla ilgili olabilir. OA’ya katkıda bulunan diğer faktörler arasında vücut ağırlığı, obezite, cinsiyet, egzersiz ve diyet sayılabilir.

OA belirtileri çoğu zaman spesifik değildir ve şunları içerir:

Aktivite bozukluğu: Egzersiz yapmadaki isteksizlik, genel aktivite azalma, sertlik, sersemlik, atlama yeteneği, yürüme gibi, tavşan sıçraması gibi değişiklikler.

Manipülasyonla ilgili ağrı: Saldırganlık ve rahatsızlık belirtileri gibi davranış değişiklikleri OA tanısı genellikle fiziki muayene ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinin bir kombinasyonu ile yapılır.

Başlangıçta fiziksel muayene: Etkilenen eklem veya eklemlere doğru yönlendirilecektir. Veteriner hekim ağrılı yanıt, eklem kapsülünün kalınlaşması, eklem sıvısının birikmesi (efüzyon) veya bazen osteofit ve kas atrofisi değerlendirmek için bacak ve eklemleri palpe eder.

Kullanılan en yaygın görüntüleme yöntemi X-ışınıdır. Ancak bunlar sınırlı kullanım içindir çünkü yalnızca sınırlı yumuşak doku değişiklikleri gösterirler, bu nedenle fiziksel muayene bulguları ile birleştirilmelidirler.

Daha popüler hale gelen diğer teşhis araçları arasında, (ligament, menisci) ve dirsek gibi daha karmaşık anatomi ile eklemlerdeki kemik yapısal değişikliklerini değerlendirmek için iyi olan bilgisayarlı tomografi (BT) hakkında bilgi sağlayabilen manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulunmaktadır.

Yazının devamı...