Reel sektörün döviz açığı azalıyor

12 Mayıs 2020

Reel sektörün (finansal kesim dışındaki firmalar) net döviz açık pozisyonundaki azalış sürüyor. Açık, şubatta aylık 5.4 milyar dolar, Şubat 2018’deki zirve noktasına göre ise 53 milyar dolar azalarak 170.4 milyar dolara geriledi. Aylık bazdaki azalışta, döviz varlıklarının aylık 3.1 milyar dolar artması, döviz yükümlülüklerinin de 2.3 milyar dolar azalması etkili oldu.

Reel sektör, kısa vadede net döviz fazlası vermeye devam etti. Şubatta aylık fazla 4.5 milyar dolar artışla 10.7 milyar dolara yükseldi. Bu fazlanın ortaya çıkmasında, kısa vadeli varlıkların 2.9 milyar dolar artması ve kısa vadeli yükümlülüklerin ise 1.5 milyar dolar azalması etkili oldu.

Reel sektörün döviz yükümlülükleri şubatta 299 milyar dolar ile Mart 2016’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Döviz yükümlülükleri Nisan 2018’de 339 milyar dolar ile en yüksek seviyesini görmüştü.

Krediler

Özel sektörün bankalardan sağladığı döviz kredileri, aylık bazda 0.5 milyar dolar düşüş göstererek, 139 milyar dolar seviyesine geriledi. Dövize endeksli kredilerdeki (DEK) azalış da sınırlı da olsa devam etti. DEK, 2018 Ocak ayında 20.4 milyar dolar iken, 2020 Şubat itibariyle 3.1 milyar dolar seviyesine indi. Bu azalışta, DEK kullanımına son verilmesi etkili oluyor.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı krediler, aylık bazda 0.6 milyar dolar azalarak 98.8 milyar dolara geriledi. Mart 2018’de, 105.4 milyar dolar seviyesinde idi.

Özel sektörün ithalat borçları da aylık 1.0 milyar dolar azalışla 50.5 milyar dolara geriledi. Döviz varlıkları ise şubatta, yurt içi bankalar mevduatındaki artışın da etkisiyle, aylık 3.1 milyar dolar artış gösterdi ve 128 milyar dolara yükseldi. 

Yazının devamı...

Huawei

5 Mayıs 2020

Çin teknoloji devi Huawei’nin kurucusunun kızı Meng Wanzhou, ABD’nin baskılarıyla Kanada Vancouver’da tutuklandı; sonra serbest bırakıldı. Suç iddianamesi, İran ile işbirliği yaparak uluslararası anlaşmalara karşı çıkmak, kara para aklamak ve ABD’ye ait gizli bilgileri Çin Hükümeti’ne sızdırmak olarak düzenlenmişti.

Huawei ile ilgili olarak, ABD’de bizzat başsavcılık (Attorney General) tarafından 10 ayrı dava açıldı. ABD’nin önemli teknoloji şirketlerinden Qualcoom’un alt şirketi Broadcoom,

Huawei’de kullanılan bilgisayar çiplerini temin ediyor. ABD Hükümeti’nin, Broadcoom’un çip satışını durdurması, bu şirketin 2 milyar doları aşan zararla karşılaşmasına yol açtı. Yine de satış durduruldu.

Huawei, herhangi bir kötü niyetleri olmadığını, Çin hükümetine bilgi sızdırılmadığını, İran telekomünikasyon şirketinde ortaklıklarının bulunmadığını, satarlarsa Qualcoom’dan çip almaya devam edeceklerini açıkladı.

Öte yandan, Huawei, Avrupa Birliği güvenlik standartlarını uyguluyor ve ABD güvenlik standartlarını uygulamak istemiyor. ABD ise kendi standartlarının uygulanması konusunda ısrarcı ve ABD’de Huawei’nin yerini Apple’ın doldurmasını istiyor.
Öte yandan, Qualcoom dışında üretilen çipler, şimdilik üst düzey bilgisayar ihtiyaçlarını karşılamıyor. Huawei, Qualcoom ile iş yapamazlarsa, mecburen çip ihtiyaçlarını başka kaynaklardan karşılayacaklarını açıkladı.

Gerçek sıkıntı

Yazının devamı...

ÖNCÜ KADINLAR

4 Mayıs 2020

Kadınların en önemli özelliği, öğretmen olmalarıdır. Öğrendiklerimizin ne kadarını kadınlardan öğrendiğimizi bir düşünün. Toplumumuzda ve dünyadaki başarılı kadınların karşılaştığı zorluklara bakın. Başarılı kadınlar, ‘erkekler dünyası’nda rekabet edebilmeyi ve kendi ayakları üzerinde durabilmeyi başarabilmişlerdir.

Dünyayı sanat yönetir; sanat da büyük ölçüde kadınlar tarafından etkilenir. Buna rağmen, kadınlar hep küçümsenmiştir. The Beatles bile ‘Yalnız Kalpler Kulübü’ albümlerinin kapağına Mae West’i koymaya kalkmış; uzun süre eleştirilmişti.

Filmlerde

1934 yılına kadar, hiçbir zenci kadına filmlerde yer verilmedi. Josephine Baker, Zouzou filminde ilk zenci kadın olarak rol aldı. Protestolar korkusuyla, bu film Amerikalılar tarafından Fransa’da çekilebildi. Baker, ABD’ye dönemedi. Fransa’da yaşadı; İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Haberalma Teşkilatı’nda çalıştı ve sonrasında madalya aldı.

Hıristiyan dünyasında, uzun süreler rahibelerin ayna kullanmaları yasaktı. 1959 yılında, Bir Rahibe’nin Hayatı (The Nun’s Story) isimli filmin çekimi boyunca Audrey Hepburn’un aynaya bakması yasaklanmıştı.

Colette

Fransız kadın yazar Sidonie - Gabrielle Colette, 1954 yılında öldüğünde 80 adet roman kaleme almış bulunuyordu. Bunlar arasında, 1958 yılında filmi ve müzikali yapılan “Gigi” de vardı. Gigi’yi oynayan Audrey Hepburn’ü, Colette halen hayatta iken seçmişti. Elizabeth Taylor, Kleopatra filmi için 1 milyon dolar aldığında, o zamana kadar en yüksek ücreti alan sanatkâr olmuştu.

Hedy Lamarr

Yazının devamı...

Korona mücadelesinde neredeyiz?

28 Nisan 2020

Koronavirüs ile mücadele dört bölümde yapılıyor. Bunlardan birincisi, hastalananları tedavi etme aşaması. Bu aşamada, virüsü tedavi edecek ilacın geliştirilmesine çalışılıyor. Bu konuda, dünya seferber olmuş görünüyor. Şimdilik tedavide, sıtma ilacı ve bazı antibiyotikler kullanılıyor. Ventilatör ve CPAP cihazları, tedaviye yardımcı oluyor.

Mücadelenin ikinci bölümünü, virüsten korunma oluşturuyor. Bu amaçla insanların, birbirine iki metreden fazla yaklaşmamaları, maske kullanmaları, mümkün mertebe sokağa çıkmamaları, ayakkabıları ile eve girmemeleri, yaşlılarla teması azaltmaları, alınan gıda ve diğer ihtiyaçları eve sokmadan önce bir süre dışarıda tutup sonra iyice temizlemeleri, sık sık ellerini yıkamaları, ellerini yüzlerine götürmemeye çalışmaları, mümkünse ofislerine gitmeyip evlerinden çalışmaları isteniyor.

Hastaları belirlemek

Mücadelenin üçüncü bölümü, kimlerin hasta olduğunu belirlemeye dayanıyor. Bu amaçla, tüm nüfusun testten geçirilmesi veya insanların evlerinde kendi testlerini yapabilmeleri gerekiyor. Şu anda devletler, mümkün olduğu kadar kişiyi testten geçirmeye çalışıyorlarsa da, milyonlarca kişinin tekrar tekrar testten geçirilmesi gerekiyor. Çünkü, testten sonra da hastalığı kapabilirsiniz. Bu kadar çok ve tekrarlanan ölçüde testin yapılması da olanaksız gibi. Şimdilik, sadece kendisini hasta hissedenler testten geçiriliyor. Bu nedenle de, birçok kişi orada hastalıklı insanlar olacağını düşünerek, test merkezlerine gitmek istemiyor. ABD’de evde kulanılabilecek, ‘hamilelik testi’ gibi evde kendi kendinizi test edebileceğiniz test setleri imal edildi; bu testler FDA (ABD Gıda ve İlaç Kurumu) tarafından onaylandı ama henüz bol miktarda piyasaya sürülmedi. Bu testin alınabilmesi için de doktor reçetesi gerekiyor. Halen kendi vatandaşlarını en geniş ölçüde test edebilen ülke, Almanya oldu.

Bunlara ek olarak, koronavirüse bağışıklığı olan kişilerin belirlenmesi lazım. Bu konudaki ‘antibody testi’ için, herkes çalışıyor. ABD’de FDA, bir ‘antibody testi’ne onay verdi ise de test henüz kullanılmaya başlanmadı.

Artık, herkes eve kapanmaktan bıktı; dışarı çıkmak istiyor. Bu nedenle, dünyanın çeşitli kentlerinde gösteriler yapılıyor.

Günlük hayata dönmek

İnsanların yeniden eski hayatlarına dönmeleri için, koronavirüs mücadelesindeki bu üç bölümün iyi uygulanması gerekli oluyor.

Yazının devamı...

ZOOM

27 Nisan 2020

Koronavirüs salgını nedeniyle, dünyanın dört bir köşesinde insanlar evlerinden dışarı çıkamıyorlar. Hal böyle olunca, insanlar Zoom, WhatsApp, HouseParty, Slack, CiscoWebex, MicrosoftTeams, Jitsi gibi haberleşme yazılımları kullanarak birbirlerine ulaşıyorlar.

Bunlar arasında en popüler hale gelen Zoom, Nisan 2019’da Nasdaq’da halka açıldı. Borsaya açıldıktan sonraki 3 ay içinde, yüzde 20.8 kâr yapan hisseler, ABD’de 500 en büyük hisse arasında, en hızlı yükselen üçüncü hisse oldu. Zoom kullananların sayısı her gün arttı. Aralık 2019’da 10 milyon olan kullanıcı sayısı, şimdi 200 milyona ulaşmış vaziyette. Zoom hisseleri 2020 Mart sonuna doğru, yüzde 72 kâr sağlamış durumda idi.

Uzaktan öğretim sistemlerinin bir çoğu Zoom kullanır hale gelmişti. Doğum günleri, cenaze servisleri, psikolog seansları, tanışma servisleri, Zoom kullanmaya başlamıştı.

Facebook, Twitter, AT&T gibi sosyal erişim sistemleri büyümekte zorlanırken, Zoom her gün yeni bir rekorla, sosyal hayatımıza yerleşti. 100 kişinin bir arada 40 dakikalık konuşması bedava olan Zoom, ayda 20 dolar ücret ödemekle, 1000 kişiye aynı anda ulaşılmasını sağlıyordu.

Korsanlar devrede

Mart 2020’nin sonlarına doğru, Zoom, bilgisayar korsanlarının hücumuna uğradı. Ekranlarda istenilmeyen görüntüler belirdi. Sistemin tamamen çöktüğü durumlar oldu. Siteye reklam veren şirketlerin, üyelerin birbirleri arasındaki görüşmelere bile sızmaya başladıkları anlaşıldı. Çin otoritelerinin, grup içi görüşmeleri dinleyebildikleri ileri sürüldü. Sonuçta, New York okulları dahil, bir çok kişi ve kurum Zoom sistemini terk etti.

Bunun üzerine, Zoom, üyelerinden şifre (password) kullanmalarını istedi ve dışarıdan hesaplara erişilmesini engelledi. Bir şeffaflık raporu yayınladı. Bu sıkıntılara rağmen, Zoom’un bu yıl 905 milyon dolar kâr etmesi bekleniyor. Koronavirüs salgını nedeniyle, evlerinde oturanların, bu rakama ek olarak “birkaç yüz milyon dolar” daha, Zoom’a kâr ettirecekleri anlaşılıyor.

Casuslar kol geziyor

Yazının devamı...