Geri Dön

Hasankeyf nerede? Hasankeyf tarihi nedir?

Türkiye denilince akla ilk gelen tarihi yerler arasında bulunan Hasankeyf son zamanlarda büyük merak konusu oldu. Vatandaşlar Hasankeyf hakkında bilgi sahibi olmak için Hasankeyf nerede, tarihi nedir? sorularını araştırmaya başladı. Haberimizin içeriğinde hem Hasankeyf hikayesine hem de konumuna yer verdik. İşte Hasankeyf hakkında merak edilenler ve bilinmesi gereken tarihi hikayesi...

Hasankeyf nerede? Hasankeyf tarihi nedir?

Tariihi yerlere merakı olan vatandaşların merakla araştırdığı Hasankeyf hakkında tüm bilinenler haberimizde derledik. Türkiye'nin doğal güzelliği olarak akıllarda olan Hasakeyf nerede? Hasankeyf tarihi nedir? İşte Hasankeyf konumu ve hikayesi...

HASANKEYF NEREDE?

Hasankeyf, Batman'a bağlı olan, iki yakasını Dicle'nin ayırdığı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi, 12.000 yıl öncesine kadar gitmektedir. 1981'de doğal koruma alanı ilan edilmiştir.

Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle Nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir kısmının nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişti.

Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle bahsedilen şehir "Mağralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına Arapça ve "Hısnı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür.

HASANKEYF TARİHİ

Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihi antik döneme kadar dayanmaktadır.[6] Hasankeyf höyüğünde yapılan çalışmalarda 3.500 yıldan 12.000 yıl öncesine kadar arkeolojik buluntulara rastlanılmıştır. Yerleşim, Yukarı Mezopotamya’dan Anadolu’ya geçiş yolu üzerinde ve Dicle nehrinin kenarında kurulmuş olması nedeniyle stratejik bir öneme sahipti.

MS 2. ve 3. yüzyıllarda sınır yerleşimi olarak Bizanslılarla Sasaniler arasında el değiştirmiştir. Diyarbakır ve çevresini ele geçiren Roma İmparatoru II. Constantius, bölgeyi Sasanilerden korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir. MS 363 yılında inşa edilen kale uzun süre Roma ve Bizans egemenliğinde kaldı. Hıristiyanlığın bölgede 4. yüzyıldan itibaren yayılmaya başlamasından sonra yerleşim Süryani piskoposluğunun merkezi durumuna geldi. Kadıköy Konsili tarafından MS 451 yılında Hasankeyf’teki piskoposluğa Kardinal unvanı verilmiştir.

Hasankeyf 640 yılında, Halife Ömer döneminde İslâm ordusu tarafından ele geçirildi. Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler ve Mervaniler egemenliğinde kalan yerleşim 1102 yılında Artuklular tarafından ele geçirilmiştir. Artuklu beyliği' nin 1102-1232 yılları arasında başkentliğini yapan Hasankeyf, en parlak dönemini bu tarihlerde yaşamıştır. Artuklular döneminde imar edilerek kale kasabası özelliğinden kurtulup şehir haline geldi. 1232 yılında Eyyubiler tarafından ele geçirilen yerleşim, 1260 Moğollarca ele geçirildi ve tahrip edildi. Hasankeyf' in Eyyubi hakimi Hülagü' ye bağlılığını bildirerek şehirdeki egemenliğini devam ettirebildi. Hasankeyf, 14. yüzyılda önemli bir şehir olma özelliğini korumakla birlikte eski parlak günlerine kavuşamadı. 1462 yılında Uzun Hasan tarafından ele geçirilen şehir Akkoyunlu topraklarına katıldı. Akkoyunlular' ın zayıflamasıyla 1482 yılında Hasankeyf' te Eyyubi emirlerinin yönetimi yeniden başlamıştır. Bir süre sonra Safeviler' in denetimine geçen yerleşim, 1515 tarihinde Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1524 yılına kadar Osmanlı yönetimine bağlı Eyyubi yöneticiler tarafından idare edilen Hasankeyf, bu tarihten itibaren Osmanlı idarecileri tarafından yönetilmeye başlamıştır.

17. yüzyıldan itibaren ana ticaret yollarının değişmesi ve Osmanlı-İran savaşları sonucunda ticarette görülen duraklama neticesinde şehir önemini yitirdi. 1867 yılından sonra Mardin Midyat’a bağlı olan yerleşim, 1926 yılında Gerçüş ilçesine bağlanmıştır. 1990 yılında Batman'ın il olmasıyla ilçe bu şehre bağlanmıştır. 

 

 

'Kadının üzerine oturmuş bıçaklıyordu'Bursa'da kardeşi Mustafa B. tarafından 9 yerinden bıçaklanan hemşire Zübeyde Gülbakan’ın hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve durumunun iyiye gittiği belirtildi. Mustafa B.’nin mahalleli tarafından zorla dışarıya çıkarılıp etkisiz hale getirilmesi ve sağlık ekiplerinin Gülbakan'a müdahalesi ise kameraya yansıdı. Mustafa B.'yi etkisiz hale getiren Uğur Yılmaz, “Bir adam Zübeyde ablanın üzerine oturmuş bıçaklıyordu. Durumu görünce bıçaklayan kişiyi etkisiz hale getirdim” dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber