Geri Dön

Kafirun Suresi okunuşu - meali (anlamı) nedir? Arapça - Türkçe Kafirun Suresi oku - dinle

Kâfirûn Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 109. suresi. Sure 6 ayetten oluşur. Mekke'de indiğine inanılır. Sure ismini ilk ayetinde geçen ve kafirler anlamına gelen “Kâfirûn” kelimesinden alır. Sure kafir olan kişilerin durumundan bahseder. Peki Kafirun Suresi okunuşu - meali (anlamı) nedir? İşte Arapça - Türkçe Kafirun Suresi okuma sayfası ve videosu...

Kafirun Suresi okunuşu - meali (anlamı) nedir? Arapça - Türkçe Kafirun Suresi oku - dinle

6 ayetten oluşan Kafirun Suresi, indirilme bakımından Kevser ve Fil Suresi’nin arasında kalmaktadır. Kısa bir sure olduğu için bazı namazlarda zammı sure olarak okunabilmektedir. Kafirun Suresi okumanın çok sayıda fazileti olduğuna da inanılmaktadır.

Hz. Muhammed, Kafirun Suresi için Kur’an-ı Kerim’in dörtte birine denktir, yakıştırması yapmıştır. Bunun için Kafirun Suresi tüm Müslümanlar için özel ve oldukça önemli bir yere sahiptir. Kafirun Suresi, Allah’ı ve onun emirlerini reddeden kafirlerin durumundan bahsetmektedir. İbadet esnasında sık sık kullanılan Kafirun Suresi, çoğu insanın ezberinde yer almaktadır. Ancak bu suresinin Arapça ve Türkçe okunuşları ile tefsirini merak eden vatandaşlar da bulunmaktadır. Bu bağlamda sureye ait tüm bilgiler, aşağıdaki başlıklarda sırasıyla paylaşılmıştır. Kafirun Suresi’ni; dinlemek, okumak ya da ezberlemek isteyen herkes bu başlıkları inceleyebilir.

Kafirun Suresi Türkçe okunuşu

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.

1- Kul yâ eyyuhe’l-kâfirûn.

2- Lâ a’budu mâ ta’budûn.

3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.

4- Velâ ene âbidun mâ abedtum.

5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud.

6- Lekum dînukum veliye dîn.

Kafirun Suresi Dinle

 

Kafirun Suresi Türkçe Anlamı (Diyanet Meali) 

1 De ki: "Ey inkârcılar!

2 Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam.

3 Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.

4 Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5 Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.

6 Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

Kafirun Suresi Arapça Okunuşu

Kafirun Suresi okunuşu - meali (anlamı) nedir Arapça - Türkçe Kafirun Suresi oku - dinle

Kafirun Suresi Fazileti

Müfessirler bu sûrenin faziletiyle ilgili olarak Hz. Peygamber’in, “Kul hüvellahu ehad Kur’an’ın üçte birine denktir, Kul yâ eyyühel-kâfirûn ise dörtte birine denktir” buyurduğunu; Sahâbe’den birine, “Uyumak üzere yatağına yattığında Kul yâ eyyuhel-kâfirûn sûresini oku; bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunursun” dediğini naklederler (İbn Kesîr, VIII, 526; Şevkânî, V, 597-598).

Kafirun Suresi Tefsiri

Tevhid ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede Mekkeli müşriklerin şahsında bütün putperestlere ilân edilmek üzere iman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ikisinin birlikte bulunmasının, iki inanç arasında bir uzlaşmaya gidilmesinin mümkün olmadığı kesin olarak ifade edilmiştir.

Bazı müfessirlere göre 2-3. âyetlerde, gelecekte Hz. Peygamber’in müşriklerin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber’in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. âyetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadığı bildirilmiştir. Ancak Şevkânî bu yorumu reddetmekte, 4-5. âyetlerin 2-3. âyetlerdeki gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber’in hadislerinde de benzer tekrarların bulunduğunu ifade etmektedir (bk. V, 599-600). Bizim tercihimiz de bu yöndedir. Zira 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber’in şahsında müminlerin sadece bir Allah’a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah’a ortak koşanlarla gerek inanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber’i kendi dinlerine döndürmek isteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla söz tekrar edilmiştir. “Sizin dininiz size, benim dinim banadır” şeklinde tercüme ettiğimiz 6. âyet, daha geniş kapsamlı ve daha vurgulu bir şekilde önceki âyetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olamayacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile bâtılı uzlaştırmak anlamına gelir.

Son âyetten din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin herhangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı savaşılmasını emreden âyetle (bk. Tevbe 9/36) neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını ileri sürmüşlerdir. Ancak bizim de katıldığımız görüşe göre âyetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü burada bir emir veya yasak değil, bir vâkıanın tesbiti ve ifade edilmesi (haber) söz konusudur; haber ise Allah’tan olduğu için gerçektir, hükmü değişmez (bk. Şevkânî, V, 600). Bu âyet, bir vâkıa tesbiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlüğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslâm’da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetlerde ifade edilmiş, müslümanların hâkim oldukları zaman ve mekânlarda uygulanmış, hayata geçirilmiştir.

Kafirin Suresi Konusu

Sûrede Hz. Peygamber’in inkârcılarla şirk ve sapkınlıkta birleşemeyeceği kesin bir üslûpla ifade edilmekte ve inancın şirkten uzak tutulması hedeflenmektedir.

 

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber