Geri Dön
Arkeoloji“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

Trabzon’un tarihi 14. yüzyıla uzanan ikonik yapılarından Kızlar Manastırı, restorasyon çalışmalarından dört yıl sonra ziyarete açıldı. Aslına uygun restorasyonun en güzel örneklerinden biri olan manastır, sizleri büyüsüne tanık olmaya davet ediyor

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

Seray Şahinler | seray.sahinler@milliyet.com.tr

Binlerce yıllık tarihe tanık, köklü medeniyetlerin başkenti ve merkezi Trabzon dünya kültür mirasında önemli bir role sahip. İonlardan Doğu Roma’ya, ardından Osmanlı İmparatorluğu’na uzanan tarihsel sürecin kilit şehirlerden biri Trabzon. Bu köklü geçmişi yansıtan mimari yapılar da şehrin hafızasındaki yerini hâlâ koruyor. Özellikle kilise ve manastır geleneğinin en özgün örnekleri burada. Tarihi M.S. 4. yüzyıla uzanan Sümela Manastırı’nın yanı sıra Vazelon, Kuştul ve Kızlar Manastırı gerek mimarisi gerek tarihteki misyonuyla şehrin önemli yapılarından. Kızlar Manastırı, Sümela Manastırı’yla hız kazanan manastır restorasyonlarının son örneği oldu. Şehrin merkezine hâkim, Ortahisar’ın Boztepe sırtlarında 14. yüzyılda yapılan ve zaman içerisinde tahribata uğrayan Kızlar Manastırı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaların ardından geçtiğimiz yıl eylül ayında ziyarete açıldı.

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

İstinat duvarının içinde

Trabzon, İstanbul’dan sonra Bizans etkileşiminin en yoğun yaşandığı yerlerden. Bizans’la eklektik Trabzon İmparatorluğu’nun bu etkileşime katkısı büyük. Trabzon’un bugüne ulaşan yapılarına baktığımızda da Komninos ailesinin izlerini görmek mümkün. Komninos ailesi, 1081-1185 yılları arasında Bizans’a, 1204-1461 döneminde ise Trabzon İmparatorluğu’na hükümranlık yapmış bir hanedan. Kentteki ikonik yapılardan Kızlar Manastırı ise 1349’dan vefatına uzanan 1390’a kadar Trabzon İmparatorluğu’nun hükümdarı olan III. Alexios Komnenos tarafından inşa ettirilmiş.

Manastırın diğer ismi “Panagia Theotokos” ise “Tanrının koruduğu yer” anlamına geliyor. Tıpkı Sümela gibi burası da kayalıkların içinde korunaklı bir alan. İstinat duvarı içerisine yerleştirilen manastır, Orta Çağ dini yapılarının tüm özelliklerini yansıtıyor. Manastırdaki iki büyük avlu, orta ölçekli kilise, şapel, bazilika, çan kulesi gibi yapılara burada eğitim gören kızlar için inşa edilen öğrenci odaları, kütüphane ve yemek odaları eşlik ediyor.

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

1923’te terk edilmiş

Peki manastırın günlük hayatına dair neler biliyoruz? Karadeniz’in tamamını dolaşarak yazdığı “Karadeniz Kıyıları Tarih ve Coğrafyası” adlı eseriyle tanınan Osmanlı Ermenisi yazar, etnograf, gezgin, rahip, müzikolog ve pedagog Minas Bijişkyan, 1817-1819 yılları arasındaki Trabzon’u anlattığı “Pontus Tarihi” kitabında, şehrin bilinen tek Rahibeler Manastırı olan Kızlar Manastırı’nda Rum rahibelerin ikamet ettikleri bilgisini not düşmüş. Bijişkyan, manastırdaki günlük yaşama dair edindiği bilgileri de bu kitapta paylaşmış. Bijişkyan’ın aktardığına göre, rahibeler kadınların gönüllü bağışlarıyla veya zengin Türk evlerine keten eğirip yün çoraplar satarak geçimlerini sağlamış. En somut bilgi ise 1609 yılında manastırda 12 rahibenin yaşadığı ve bu sayının 1840’ta 30’a çıktığı yönünde. 1840’lardan sonra gerek Osmanlı’da gerek dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelerle birlikte manastırdaki yaşam da dinamikliğini kaybediyor. 1923 yılında ise burası tamamıyla terk ediliyor. Kısa bir süre Çocuk Esirgeme Kurumu’na devredilen yapı, zamanla çocuk hastanesi ve depremzedeler için barınak olarak kullanılmış. Sonrası ise zamanla yaşanan tahribat.

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

İLK ÇAĞDAŞ SANAT PROJESİ

Kızlar Manastırı ilk çağdaş sanat projesine de ev sahipliği yaptı. 2018’de yaşanan uçak kazasında hayatını kaybeden iş kadını Mina Başaran’ın anısını yaşatmak için ailesi tarafından hayata geçirilen sosyal sorumluluk projesi “Mina’nın Çocukları”nın üçüncü sergisi Kızlar Manastırı’nda düzenlendi. İran asıllı ABD’li sanatçı Shirin Abedinirad’ın manastırın farklı yerlerine yerleştirdiği aynalardan oluşan “Kolektif Hafıza” sergisi 1-11 Mart tarihlerinde geçmişi bugüne “yansıtan” bir projeydi. Manastır’ın yıl boyunca tiyatro, konser ve performatif etkinlikler gibi projelere ev sahipliği yapması planlanıyor.

Eşsiz freskler

Gelelim manastırın eşsiz mimarisine... Toplam 2 bin 800 metrekare alan üzerinde kurulu manastır, çan kulesinden şapeline oldukça etkileyici. Manastırın en eski birimi olan Kaya Kilisesi, tarihi yapının temelini oluşturuyor. Doğal bir mağaranın biçimlendirilmesiyle inşa edilen bu etkileyici yapının giriş duvarı 19. yüzyılda yapılmış. Kilise içerisindeki kayalardan sızan sulardan kaynaklı bir ayazma bulunuyor. Duvarlar ile beşik tonozlu örtü ise fresklerle bezeli. Restorasyon çalışmalarında tarihi kilisede örneğine nadir rastlanan bu freskler de gün yüzüne çıkarıldı. Koruma duvarlarıyla çevrili olan manastırda şapel ve birkaç hücrenin bulunduğu tek apsisli Kaya Kilisesi’nin içerisinde kitabeler ve III. Alexios’un eşi Theodora ve annesi Eirene’nin portreleri öne çıkanlar arasında. Kilisenin duvarlarında İncil’de geçen, Hz.İsa’nın yaşamının anlatıldığı 26 sahnenin freskleri de var. Restorasyondaki aslına uygun dokunuşların ne denli önemli olduğunu bu resimlere bakınca daha iyi kavramak mümkün.

“Tanrı’nın koruduğu yer”: Kızlar Manastırı

Agios Konstantinos Kilisesi

Manastırın üst kısmındaki tek nefli ve tek apsisli küçük bir şapel formu olan Agios Konstantinos Kilisesi de atmosferiyle ziyaretçileri etkiliyor. 1830-1879 yılları arasında başpiskoposluk görevinde bulunan ve Trabzon’a sıkça gelerek dini yapıları ziyaret ettiği bilinen Agios Konstantinos’un adını taşıyor burası. Ömrünün son döneminde Kızlar Manastırı’na yerleşen ve 108 yaşında burada hayatını kaybeden Konstantinos’a adanmış şapel, manastırın avlusu dışında toplu haldeki yapılardan bağımsız olarak tasarlanmış. Şapelin karşısındaki anıt mezarın ise sadece kalıntılarına ulaşılmış.

Başarılı restorasyon

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimiyle 2012’de başlayan restorasyon çalışmaları 2018’de sona erdi. Otopark sorunu ve ardından gelen koronavirüs salgını nedeniyle açılışı ertelenen Kızlar Manastırı, 2021 yılı itibariyle ziyaretçileri ağırlamaya başladı. Manastırda son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarının en başarılı örneklerinden birine tanık olacaksınız. Tarihi dokuya müdahil olmadan, “bugünden” bir dokunuşu tercih etmeden, aslına uygun inşanın en güzel temsillerinden Kızlar Manastırı, büyüsüne tanık olmaya davet ediyor sizi. Mülkiyeti Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde olan manastırı hafta içi ve hafta sonu ziyaret edebilirsiniz