Google amca her derde deva

16 Ekim 2013

Sanki bin yıldır dijital çağı yaşıyoruz. İnternet ve hele hele başta Google olmak üzere arama motorları hayatımızdan çıksa ne olur sorusunu sormak bile istemiyorum. Çünkü beynimiz zonklar...
Tekerden elektriğe, telefondan televizyona hemen her icat çok önemli. Ama hiçbirisi, hayatımızı böylesine esir almamıştı.
Eskiden aylarca beklenen mektupları, saatlerce beklenen telefonları sükunetle karşılayan bizler, şimdi ekran başında üç saniyelik bir gecikme yaşansa kıyametleri koparıyoruz...
İnternetle birlikte zaten pek çok alışkanlığımız tarih oldu. Görünen o ki bu listeye daha neler eklenecek. Alışveriş ve eğitim gibi doktor muayeneleri de sanal ortamda gerçekleşirse hiç şaşırtıcı olmaz. Zaten çoktan başladı diyenler mutlaka çıkacaktır. Doğru da. Ama benim anlatmak istediğim, tıpkı bankalara gitmeye hiç gerek kalmadığı gibi doktor muayenehaneleri ya da hastanelere çok zorunlu durumlar halinde sanki hiç gidilmeyecek olması. Her ne kadar, doktorlar, bu duruma çok kızsalar da...
Eğitimciler, sanal eğitime bir türlü ısınamadılar, sınıfın ve öğretmenin yerini hiçbir şeyin almayacağında ısrarlılar. Doktorların direnişi de bu yönde. Ve bakalım nereye kadar?..

En çok ne

Yazının Devamı

Aylarca kapalı kalan okullar ve köylerimiz

15 Ekim 2013

Öncelikle, Kurban Bayramınızı canı gönülden kutluyorum.
Keyifli ve bir o kadar da sağlıklı, huzurlu geçsin...
Umarım bu uzun tatil yeni öğretim yılına yeni yeni ısınan öğrencilerin motivasyonunu bozmaz. Yoksa yeniden alışmaları zaman alır...
Tatil nedeniyle milyonlarca şehirli, doğup büyüdükleri köylere akın etti. Yani şehirler boşaldı, köyler ve tatil yerleri nüfuslarının üç, beş hatta on katına çıktı...
İşte bu vesile ile gelin bugün, köylerimizi, köşemize konuk edelim...
Ülkemizde 2013 başı rakamlarına göre 35 bin civarında köy var. Yeni idari yapılanma çerçevesinde direk şehirlere bağlandığı için sayıları bir miktar azaldı. Ama hala on binlerce köy ve mezra bulunuyor...
Köylerin çok fazla sorunları var ve her biri ayrı bir yazı konusu. Ben bugün sadece eğitim sorunlarını ele almak istiyorum. Çünkü köylerdeki çocukların da öğretmenlerin de durumları içler acısı...

Yazının Devamı

Bosna Hersek???

13 Ekim 2013

Geçtiğimiz hafta, binlerce kilometre yol yaptım. Önce Erzurum, ardından Gaziantep ve sonra da Bosna Hersek...
Düne kadar Bosna Hersek deyince Sırp vahşeti, gözyaşı ve riyakar Avrupa aklıma geliyordu.
Üç yıla yakın süren savaşta yüz binlerce Boşnak, Avrupalıların gözleri önünde vahşice soykırıma uğratılmış ve bütün dünya seyretmişti...
Bosna Hersek’in tümünü gezemesek de önemli kentlerini gezme olanağı buldum. Başkent Saraybosna’dan Mostar’a gidiş her ne kadar uzun ve eziyetli de olsa, sanki cennetten bir parça gibiydi.
Neratva nehrinin kıyısında, yeşillikler içerisinde her an bir kanyon, şelale ya da bir köyle karşılaştığınızda aklınıza gelen ilk soru, kısa süreliğine de olsa gelip buralarda yaşasam mı oluyor...
Doğa henüz bozulmamış, sebze, meyve, hayvanlar da henüz hormonlanmamış. Çirkin olan tek şey geçmişte yaşananlar...

Yazının Devamı

Yeni sınav sistemine merkezi yerleştirme!

13 Ekim 2013

Fen ve Anadolu liseleri ile kolejlere, bundan böyle ortak sınav ve merkezi yerleştirmeyle öğrenci alınacağını dün açıklamıştık.
Tek sınav ve tek merkezi yerleştirme sistemi derken sakın yanlış anlaşılmasın.
Bundan böyle 8’inci sınıf öğrencileri aynı sınav sistemine ve aynı yerleştirme sistemine tabi olacaklar. Yani ne çok önceden olduğu gibi ayrı ayrı sınava girecekler ne geçen yıllarda olduğu gibi aynı sınava girip farklı yerleştirme sistemi uygulanacak ne de daha başka sistemler geçerli olacak.
Tıpkı üniversite giriş sınavında olduğu gibi devlet ya da özel fark etmeksizin tüm liseler için aynı sınav sistemi ve aynı yerleştirme sistemi uygulanacak. Öğrenciler, geçen ay açıklanan yeni sınav sistemine göre puan alacaklar ve devlet ve özel okulları içine alan karma tercih listesi yaparak, tek okula yerleştirilecekler. Ve yine üniversiteye girişte olduğu gibi dolmayan kontenjanlar için ikinci kayıt dönemi gerekçeleşecek.
Bu noktada akla gelen soru şu: Özel okullar, geçen yıllarda olduğu gibi yine okul başarı puanı olmaksızın bir puanlama sistemi isterlerse ne olur? MEB eminim ki bu ayrıntıyı da düşünüyordur. Kolej tercihi yapacak öğrenciler için ayrı bir puan

Yazının Devamı

Eğitimde devrim gibi karar!

12 Ekim 2013

Milli Eğitim’in çözülmez denen ve kangrene dönüşen en önemli sorunlarından birisi nihayet çözülüyor.
Ak Parti döneminde ve onun öncesinde, fen ve anadolu liselerinde, on binlerce kontenjanın boş kalmasına neden olan liselere kayıt sistemi nihayet değişiyor!
Bundan böyle, fen ve anadolu liseleri ile kolejlere girişte, tıpkı üniversite giriş sınavlarında olduğu gibi tek sınav ve tek yerleştirme sistemi uygulanacak. Böylece, kolejlerle, anadolu liseleri arasındaki gel-git nedeniyle boş kalan on binlerce kontenjan açığının önü kesilmiş olacak.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yıllardır devam eden yanlış sistemin bir ay içerisinde değiştirileceğini ve devlet liseleri ile özel okulların tek sınav ve merkezi yerleştirme ile öğrenci alacağını “müjde“ledi.
Avcı, fen ve anadolu liselerinin dolmayan kontenjanlarıyla ilgili olarak da, “Bu boş kontenjanların doldurulmasını herkesten çok ben istiyorum. Ama mevcut sistemde dolmalarına imkan yok. Tüm seçenekleri araştırdık. Bayramdan sonra kayıtlara devam edilse bile kontenjanlar yine dolmayacak. Ayrıca okulların açılmasının üzerinden neredeyse bir ay geçeceği için öğrencilerin ve okulların düzeni bozulacak” dedi.
Kendisine, önceki

Yazının Devamı

Binali Yıldırım: Herkes kendi işine baksın!

11 Ekim 2013

Genç Bakış yeni sezonu, Bosna-Hersek’in Başkenti Saraybosna’da açtı. Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde gerçekleşen programın konuğu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’dı. Oradaki Türk öğrencilerin, Türkiye’nin güncel sorunlarına yönelik sorularını cevaplayan Yıldırım, İstanbul belediye başkan adaylığı konusuna açıklık getirdi, bakanlık sonrası hayalini anlattı, gündeme dair önemli açıklamalar yaptı. İşte programdan bazı satır başları:

Belediye başkanlığı
Bakan Yıldırım, çalışkan olduğu kadar espritüel. Araya sıkıştırdığı fıkralarla bir anda herkesi kahkahaya boğabiliyor.
Sınırlarını da çok iyi çizmiş durumda. Ne kimsenin işine karışıyor ne de kendi işime karıştırıyor...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı konusundaki tavrı da farklı değil.
Üç dönemi dolduğu için o da Ankara’ya veda edecekler arasında. Ama çok rahat. Her türlü olasılığa da hazır gibi...
İşte bu çerçevedeki keyifli diyaloglardan birisi:

Yazının Devamı

Ne sınavlar biter ne de dershaneler kapanıp okul olur

10 Ekim 2013

Dershaneler konusunda fırtınalar kopuyor. İktidar kapatacağız diyor. Dershaneciler direniyor. Peki bunun sonu nereye gider?
Onu zaman gösterecek ama ben size ne olacağını söyleyeyim:
12 Eylül yönetimi bile kapatamamıştı.
Emininim ki yine kapatamayacaklar!
Niye?
Arkalarında çok büyük güçler ya da sermaye olduğu için mi?
Kesinlikle hayır.

Yazının Devamı

Kurbağayı ürkütmeye değecek mi?

9 Ekim 2013

Dershaneler konusunda yine fırtınalar kopuyor. Ve bu kez MEB kararlı görünüyor!
Peki değişen ne olacak?
Dershaneler gerçekten de kapacak mı?
Yoksa sadece, isim değişikliği mi olacak?
Ya da yeni bir maceraya yelken mi açılacak?
En önemlisi de dershaneler okula dönüşürlerse, öğrenciyi nereden bulacak?
Bakan Avcı bu konuda devlet desteği sağlanacağını, burs verileceğini söylüyor! Peki bu yeterli olacak mı?

Yazının Devamı