Bakan Selçuk, okulların açılışı ve basit ama önemli projeler?

Görünen o ki okulların açılış takviminde il bazında önemli değişiklikler olabilir. Valiliklerce dün yayınlanan açıklamalar da bu yönde. Çünkü haftalık olarak belirlenen, yeni risk haritası yarınki son duruma göre şekillenecek, Bakanlar Kurulu’nda tartışılacak ve akşam saatlerinde de kamuoyuyla paylaşılacak.

O kadar bekledik, bir gün daha bekleriz ama keşke bu karar, son dakikaya bırakılmadan, cuma günü alınsaydı!..

Peki, bu arada yarın yapılacak sınavlar ne olacak?..

Sohbetten kalanlar?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk ile cuma günü uzun uzadıya konuştuk.

Dün en çok sorulan soru şuydu:

Peki, sizde bıraktığı izlenim neydi?

Hemen her soruya cevap vermek istedi ama bazıları onun kontrolünde olan konular değildi, bazıları da pandemiyle ilişkiliydi. Bu yüzden birçok soru havada kaldı.

YÖK ve ÖSYM’nin yetki alanına giren konularda özellikle konuşmaktan kaçındı. 

En rahat cevap verebileceği konularda ise önünü görmek istiyor ya da ilgili kurulların aldığı kararları bekliyordu.

Beklenti çok olunca hepsine yetişmeye çalışıyor, üzerine gittikçe de yeni sorunlarla karşılaşıyor.

Bu da onun çok zamanını alıyor.

Görünen tablo böyleydi.

Peki, halinden şikâyetçi miydi?

Hayır.

Bugünkü koşullarda elinden gelenin en iyisini yaptığına inanıyor ama nereye kadar?..

Üzerinde çok yönlü yoğun baskı olduğu kesin.

Hemen herkesin kendisinden bir beklentisi var ve bazen zorunda kalsa da hayır demeyi sevmiyor.

En zor dönemde Bakan oldu.

Bir yanda dağ gibi yığılmış sorunlar, öte yanda pandeminin yarattığı kriz!

Bu yüzden de aklındakileri hayata geçirmeye odaklanmaktan daha çok günü kurtarmaya çalışıyor gibiydi. En azından benim edindiğim izlenim bu yönde oldu.

Bayburt farkı!

Bayburt Üniversitesi, hep konuşulan ama bir türlü yerine getirilmeyen çok önemli bir projeye imza attı.

Üniversite, yer altında kurulan depolama sistemiyle biriktirilen kar ve yağmur sularını yaz aylarında çevre sulamasında kullanacak.

Aynı zamanda bir su cenneti olan ülkemizde, kuraklık yaşanmasını anlamak mümkün değil.

Alınacak onlarca önlemin yanı sıra binlerce yıldır bu topraklarda süre gelen sarnıç kültürünün ve barajların olabildiğince artırılması, sadece yaşam için değil, sulu tarım ve iklim için de çok önemli. Keşke çok daha fazlası yapılabilse!..

Bayburt Üniversitesi’nin Baberti Yerleşkesi ve çevresinde bulunan yeşil alanların sürdürülebilir yöntemlerle sulanması amacıyla yer altına her biri 100 ton kapasiteli üç su tankı yerleştirilmesi işte bu açıdan çok önemli.

Sulama imkânları kısıtlı, 200 bin metrekarelik yeşil alana sahip yerleşkenin çevresine döşenen 1500 metrelik boru hattıyla kar ve yağmur suları bu tanklara taşınıyor.

Son günlerde karların erimesiyle tamamen suyla dolan tankların, kurak dönemlerde kampüsün yeşil alanlarına can suyu olması hedefleniyor.

Rektör Prof. Dr. Selçuk Coşkun’un kar ve yağmur sularını geri dönüşüme kazandırarak çevre sulamasında ilk kez bu yıl kullanacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söylemesi ve kentin de bu örnek uygulamayı içselleştirmesi çok önemli.

Bayburt gibi ülkemizin en ufak kentlerinden birinde böylesine komplike bir kampüsün hayata geçirilmesi önemli bir hizmet.

Kütüphanesi hiç tartışmasız ilk 5’e girer.

Devlet bu konuda elinden gelenin çok daha fazlasını yapmış.

İçini doldurmak ve onu yüceltmek, halkıyla, öğrencisiyle, öğretim üyesi ve yönetenleriyle onlara kalıyor.

Geleceğin parlayan üniversitelerinden biri olacağına yönelik duygularım, yapılanları gördükçe, daha da güçleniyor. Yolunuz açık olsun.

Özetin özeti: Pandemi süreci bir an önce hayırlısıyla sona erse de biraz rahatlasak. Çünkü hemen herkes burnundan soluyor!..