Öğretmenlerimiz başımızın tacı

Öğretmenler, geleceğin mimarlarıdır.

Onlar ne kadar maharetli ise gelecek o kadar aydınlık olur.
Onlar ne kadar mutlu ve mesut ise yetiştirecekleri öğrenciler o kadar mutlu ve mesut olur.

Kısacası öğretmen mutlu ise öğrenciler de, aileler de, ülke de mutlu olur.

Eğitimde, öğretmende, okulda, mutsuzluk söz konusu olduğunda ise ülkede mutlu olanı bulmak zor olur. Hele ki bizim gibi hemen hemen her evde birkaç öğrencinin olduğu bir ülkelerde…
Peki bu durum biz de böyle de diğer ülkelerde farklı mı?

Kesinlikle hayır.

Eğitim, özellikle de temel eğitim ve doğru yönlendirme, tüm ülkelerin ortak sorunu. Herkes arayış içerisinde. Ve bu konuda tek doğru yok. Her ülke, öyle ya da böyle kendisine göre yeni bir model arıyor.

Öğretmen yetiştirme, atama ve kariyer, eğitimin en temel sorunlarından birisi.
Öğretmenlik bir kazanç mesleği değil, sevgi mesleğidir.

Bu mesleği seçenler şan, şöhret, para için değil ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için seferber olan idealistlerdir.

Onları mutlu etmek de hepimizin asli görevi olmalıdır…

İyilik yapalım derken bazen onları üzebiliyoruz.
Art niyet söz konusu mu?

Kesinlikle hayır.

Öğretmenlerimizi sevmeyenimiz yok. Onlar hepimiz için ikinci bir aile büyüğü gibi.

Bu dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olmaya devam edecek...

Her şey onlar için

Öğretmenin kalitesi artmasın mı, elbette artsın ama bunu, onları kırmadan, üzmeden yapmalıyız.

Öğrencilerimiz gibi öğretmenlerimizi de sınav köleleri haline getirmemeliyiz.
Aynı okulda, aynı sınıfta, aynı dersi veren öğretmenlerimizi sınıflandırırsak bu huzur ve kalite değil, huzursuzluk getirir.

Dünü dünde bırakıp geleceğe odaklanalım...
YÖK, ÖSYM ve üniversiteler, ateş topunu MEB’in kucağına atmak yerine, bu konuya daha çok kafa yormalı ve bizi geleceğe en iyi şekilde taşıyacak öğretmenler yetiştirmeliler.

İyi bir öğretmen iyi gelecek demektir. Ne olur artık bunu anlayalım. Öğretmen yetiştirmede sorun varsa, eğitimin genelinde sorun var demektir ve bunu çözmek hepimizin sorumluluk alanına girmektedir.
Bu noktada öğretmen okulları modeli yeniden denenebilir.
Nasıl ki köy okulları yeniden açılıyorsa öğretmen okulları da yeniden açılabilir ve çok da iyi olur.

Bu arada köy okullarının açılmasının çok doğru bir adım olduğunu ve köylerimizi, tarımı, çiftçiliği yeniden canlandıracağını da özellikle vurgulamak isteriz…

Özetin özeti: Öğretmenlerimizi mutlu etmek sadece devletin değil öğrencisiyle, velisiyle, medyasıyla, muhalefetiyle hepimizin asli görevidir. Onlar mutsuzsa biz mutlu olamayız...