Pandemi sonrasına ne kadar hazırız?..

Pandemi sonrasında yeni bir yaşam tarzı öne çıkacak. Hem de her alanda! Binlerce yıldır devam eden gelenekler ya bir bir yok olacak ya da inanılmaz değişime uğrayacak!

Bizim için 50 yıl öncesi ne ise fazla değil 10 yıl sonra bugünler de o olacak!

Peki, böylesi bir değişime ülke, birey ya da kurumlar olarak ne kadar hazırız?

Asıl önemli olan o!

Değişim rüzgârında savrulup gidecek miyiz yoksa yelkenleri doldurup enginlere yol mu alacağız!...

Eğitimde roller  değişecek mi?

Pandemi sonrasında, okul ve öğretmen odaklı yüz yüze eğitim geleneği, önemli değişime uğrayacak.

Örneğin, eğitim paydaşlarının rollerinde ciddi anlamda farklılıklar olacak, yüz yüze eğitimin yerini hibrit eğitim alacak!..

4 yıl önce Harvard’da dünyanın dört bir yanından gelen eğitimcilerle bu konuyu ele almıştık. O gün ne konuşulduysa, bugün bir bir gerçekleşiyor.

Pandemi süreci bu değişimi daha da hızlandırdı.

- Öğretim süresinin kısalacağı,

- Hibrit eğitimin öne çıkacağı,

- Öğretmenin, öğrencinin, velilerin rollerinde önemli değişiklikler olacağı,

- Bugünkü mesleklerin çoğunun yok olacağı,

- Kodlamanın alfabe kadar önemli hale geleceği,

- Nüfusun yaşlanacağı,

- Diploma yetkinliğinin 5-10 yıl içerisinde kaybolacağı ve bu yüzden daha yoğun ve etkin bir şekilde ömür boyu eğitime geçileceği,

- Kariyer planlamalarında ihtiyaca dayalı istihdam odaklı eğitimin öne çıkacağı…

Ve daha pek çok konuyu uzun uzadıya tartışmıştık…

Robot öğretmenler

En heyecanlı tartışmalar, robot öğretmenlerin, gerçek öğretmenlerin yerini alıp almayacağı konusunda gerçekleşmişti.

Karşı çıkanlar da vardı, destekleyenler de!

Robotlar elbette eğitim boyutunda yani insani değer konusunda öğretmenin yerini tutamaz ama öğretim konusunda, öğretmenin yükünü ciddi anlamda azaltabilir ve sanki bu da çok uzak bir ihtimal değil…

Yine uluslararası olan Antalya’daki bir başka toplantıda ise robot yargıçlar, savcılar, avukatlar konuşulmuştu.

Bu konuda da “hayır”cılardan çok “evet”çiler vardı.

ABD’de yargıda görev alan robot döneminin başladığı ve sayılarının arttığı da gelen bilgiler arasında.

Adil olmaya, daha adil olacakları kesin de diğer ayrıntılar ne olacak?..

Robot yargıçlar

Hukukta vicdani kanaat çok önemli ve robotların vicdanı yok denilmiş, hata yaptıklarında kime hesap sorulacağı uzun uzadıya tartışılmış ve sonuçta, tıpkı robot öğretmenler konusunda olduğu gibi robot hukukçuların da yargıyı hızlandırma konusunda önemli yardımcı görevler üstlenebileceği noktasında buluşulmuştu.

Bankacılık, medya, kütüphanecilik ve ticaretin pek çok alanında zaten şimdiden dijitale geçildi. Bu yöndeki gidişat artarak devam ediyor.

Sürücüsüz ulaşım araçları da yakın bir gelecekte olmazsa olmazlar arasına girerse hiç şaşırmayalım…

Yapılan tüm araştırmalar, bugünkü mesleklerden üçte ikisinin önümüzdeki 20, 25 yıl içerisinde yok olacağı yönünde. Onların yerini alacak meslekler ise muhtemelen hep ihtiyaç ve inovasyon odaklı olacak!

Nüfus yaşlanıyor, hibrit yaşam hemen her alanda yaygınlaşıyor ve en önemlisi de kent odaklı yaşam tarzı, daha teknolojik hale geliyor…

Farkındalık, içerik üretme, icat çıkarma, inovasyon, girişimcilik, pazarlama, üretim, tarım, hibrit tohum, taşınabilir enerji kaynakları yani çok daha güçlü ve uzun ömürlü piller ve yeni yaşam tarzının getireceği psikolojik ve sosyolojik sorunlar önemliydi ama çok daha önemli hale gelecek.

Mühendis tıpçılar

Düşündükçe, geriye dönüp baktıkça yaşama dair ne kadar da çok toplantıya katılmışız. Yine bir başka toplantıda da sağlıkta, makina ve mühendis sayısının hızla artacağı, teşhisleri makinaların ve mühendislerin koyacağı, tedaviyi ise doktorların üstleneceği söylenmiş ve bir hayli tepkilere neden olmuştu. Ama gün geçtikçe gördük ki, Allah hastaneye düşürmeye görsün, bir makinadan çıkıp diğerine giriyor ve ardı arkası kesilmeyen tahliller olmadan karar verilemez hale geliniyor...

Evet dünya hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor ve bu tempoya ayak uydurmak, mutlaka eğitimin olmazsa olmazları arasına girmelidir. Yoksa, yetişmiş insan gücü olmadan üreten değil sadece tüketen oluruz!

Ha bu arada içinde bulunduğumuz yüzyılın Pandemi yüzyılı olduğu da asla unutulmamalı!..

Peki, bütün bunlara, anaokulundan üniversiteye, velilerden devlete, çocuklarımızdan yetişkinlere, kaçımız ne kadar hazırız?..

Özetin özeti: Diploma odaklı eğitimin yerini ihtiyaç odaklı eğitim alacak. Keşke bunun bir an önce farkına varabilsek!..