Telafi eğitim muamması ve eğitimde reform sinyalleri (4)

Pandemi nedeniyle eğitimde ciddi kayıplar söz konusu. Bu yüzden telafi eğitim olmazsa olmazların başında geliyor.

Bakan Selçuk bu yönde hazırlıklarının olduğunu söyledi.

Peki, telafi eğitimin uygulaması, ne zaman ve nasıl olacak?

Asıl merak edilen o!..

Selçuk, Twitter hesabında “15 Şubat’tan sonra kapsamlı bir telafi programına hazırlanıyoruz” dedi!

Peki, telafi eğitimi, yüz yüze mi olacak yoksa uzaktan mı?

Mevcut ders saatleri mi artırılacak yoksa hafta sonları ya da yaz aylarında mı gerçekleştirilecek?

Keşke biraz daha ayrıntı paylaşsa.

Her ne önlem alınacaksa alınsın ama ne olur yeni bir macera yaşanmasın! Çünkü artık hiç kimsede sabır kalmadı!

Peki, öğrenci, öğretmen ve veliler bu duruma nasıl bakıyor?

İşte birkaç görüş:

Online dersin telafisini online olarak yaparsak yara bandının üzerine yine yara bandı yapıştırmış olacağız.

* Ayrıntılar son güne kalmamalı. Hep son gün açıklama yapılıyor. Sonra da alarma geçip, alelacele düşünülmeden programlama yapılıyor. Olan yine öğretmen ve akademik şiddete maruz kalan öğrenciye olur.

Öğretmenler, zaten, cumartesi dâhil sabah 8.30 akşam 20.30’a kadar canlı ders yaptılar.

Bilgisayarı olmayan öğrenciler için EBA TV’de sürekli ders anlattılar. Ayrıca öğretmenler ve okul personeli aşılanmadan okulların yüz yüze eğitime başlaması düşündürücü.

Aşının tam etkili olması için 2. aşı yapıldıktan sonra 15 gün geçmesi gerek deniliyor yani ilk aşı+45 gün. Bu kadar yoğun bir program varsa öğretmenlerin bir an önce aşılanması gerekmez mi?

Ne telafisi Abbas Bey? O zaman verdiği online eğitimi ve EBA TV eğitimini adam yerine koymuyor mu? Zira bu iki mecrada da konular müfredata göre işlendi. Neyin telafisini yapacaklar?

Benim kızım 3. sınıfta, bu sene okula hiç gitmedi, uzaktan eğitime de hiç katılmadık. Edebiyat öğretmeniyim; önüne koyduk konu anlatımlı kitapları, okuma kitaplarını hem çalıştı, hem okudu. Okullar, ikinci dönem de açılmaz, biz yine kendi doğaçlama taktiğimizle eğitime devam edeceğiz maalesef!

Keşke son iki sene yaptıklarını sandıkları eğitimi yok saysalar da çocuklarımız baştan başlasa. Oğlumun 8 ve 9’uncu senesine denk geldi, burada telafi edilebilecek bir kayıp yok. Baştan görmeliler. Gerçi gecenin karanlığında kıza kıza okula gidiyor çocuklar, baştan başlasa ne olur?

Yüz yüze eğitim başladığı zaman taşımalı eğitime, servis kullanımına ve toplu taşımaya hareketlilik getirecek. Ayrıca yurtlar, kantin ve yemekhanelerin kullanımı gerekeceğinden yine toplu hareketlilik olacak. Açılacak ise gerekli önlemler alınır umarım.

Mademki telafi yapılacaktı o zaman neden Bakanlık özlük haklarını çiğneyerek cumartesi ve akşamları uzaktan eğitim yaptırdı?

Telafi, gereken bölgelere uygulanmalı. Normal ders müfredatı, uzaktan eğitimle de olsa işlendi. İmkânı olmayan, eğitime ulaşamayan öğrencilere telafi eğitim mutlaka yapılmalı fakat aynı konuları telafi diye bir daha işlememeliyiz. Öğretmen, öğrenci ve velilerde artık istek ve heyecan kalmadı.

Üretim odaklı eğitim!

Üreten değil, tüketen bir ülke olduk.

Üretenden çok, rant gelirlerinden daha az vergi aldık.

Sorun çözen değil, sorun üreten bir anlayış geliştirdik.

Bu yüzden de yargıdan siyasete, sağlıktan ekonomiye hemen her alanda reform ihtiyacı doğdu ve bu yönde hazırlıklar başlatıldı.

Şu çok iyi biliniyor ki köklü bir eğitim reformu gerçekleştirmeden, üretken, girişimci, iş bitirici, vizyoner, etik değerlere saygılı nesiller yetiştirmeden, liyakati, aklı ve bilimi referans almadan, diğer alanlarda yapılacak hiçbir reform sürdürülebilir olmaz.

İşte bu yüzden, eğitim reformu taslağı hazırlayanlar ve bu işe soyunacaklar, günü değil, geleceği kurtarmaya yönelik adımlar atmak zorundalar!..

Özetin özeti: Eğitimde patinaj yapmaktan artık çok yorulduk! Yeni bir hayal kırıklığını kaldıramayız...