Yeni Başkan yeni TÜRSAB

Yılan hikâyesine dönen TÜRSAB seçimleri nihayet tamamlandı ve başkanlık koltuğuna Firuz Bağlıkaya oturdu. Bağlıkaya, sektörün sorunlarını bilen ve vizyoner birisi ama sanki biraz daha cesaretli olmasında sonsuz yarar var. Çünkü günü kurtarmanın ötesine geçip, sadece sektörün değil, ülkemizin geleceğini de düşünerek hareket etmesi gerekiyor. Ona bu cesareti sağlayacak olan da bizzat sektörün kendisi.

Onlar başkanlarına ne kadar sahip çıkarsa, Türkiye de onlara o kadar sahip çıkar! Seçim öncesinde, Başkan Bağlıkaya ile uzun uzadıya sohbet ettik. Samimi ve bir o kadar da azimli. Umarız kucaklayıcı olur ve devr-i sabık yaratmanın ötesine geçerek, kişilerle değil sorunlarla boğuşur!

100 milyon turist, 5 milyon gence istihdam, milyonlarca esnafa kazanç hayalini umarız eksiksiz hayata geçirir. Onun ve ekibinin başarısı, ülkemizin refahı ve mutluluğu olacaktır...

Tatil dediğin, iz bırakır!

Dünyanın en güzel tatil beldesi neresi diye bir anket yapılacak olsa, sadece Roma, Paris, İstanbul, Pekin, Viyana, Prag ya da Marmaris, Bodrum akla gelmez.

Bazen bir köy bile hepsini gölgede bırakabilir. Yeter ki, yaşamınızda derin izler bıraksın, bir daha gel desin. İşte bu konuda çok çarpıcı bir geri dönüş:

“Bergama’yı anlatan bir yazınızı okudum evet çok güzel şeylerden bahsetmişsiniz ama bilmediğiniz ve görmediğiniz çok yer var, buna eminim. Bergama her köyüyle, kültürüyle, doğasıyla bir başkadır. Bergama’ya 32 km uzaklıkta Tırmanlar Köyü var. Hıdırellez şenliklerinde, gölcük denen bir yerde köylü toplanır, kazanlar kaynar, oyunlar oynanır ve bunu yüz yıllardır yaparlar. Bu köyü geçerek, o yörenin, en meşhur yeri olan Madra Dağı’na ulaşabilirsiniz. Çeşmelerinde, başka hiçbir yerde bulamayacağınız suyun tadı, soğukluğu ve devamında, Karasu denilen bir bölgede alabalık çiftliği olan, her tarafı asırlık kestane ağaçlarıyla çevrili, sanki cennetle karşılaşırsınız! Görmeyeli, aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen hâlâ özlerim oraları! Mutlaka gidin görün, köylüler sevecen ve sıcaktır. Sizi gezmek istediğiniz her yere götürür, tanıtırlar...”

Bu yaz gidilecek yerler listesine, sizi bilmem ama ben şimdiden aldım...

Balkanlar çok yakın ama!

En yakın yerlere, hep en son gideriz.

Örneğin pek çoğumuz, bulunduğumuz kenti ya da ilçelerini, turistler kadar bile gezmemişizdir. Ne de olsa el altındadır ve her zaman gidilebilir diye düşünürüz. Balkanlar da öyle. Çok yakın ve pek çoğunda vize bile yok. Oysa Afrika’yı, Uzak Doğu’yu Amerika’yı komşu kapısı yapanlar bile, hâlâ Balkanları görmemiştir.

Neredeyse hemen her Balkan ülkesinde, tarihse tarih, doğaysa doğa, yemekse yemek, eğlenceyse eğlence, denizse deniz, ne ararsanız fazlasıyla var. Üstelik pek çoğunda, bizden izler de göreceksiniz. Kimi için birkaç gün yeter, kimi için de bir hafta bile az gelir. Fiyatlar da ekonomik mi, ekonomik! Yani giderseniz hiç pişman olmazsınız. Bahar, yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladı. Hafta sonlarına yönelik farklı bir seçenek arayanlar için düşünmeye değer!