ABD’deki protestolar bize neyi anlatıyor?

Geçen hafta, Minneapolis’ten gözlemlerimi aktarmıştım. Bu hafta New York’taki gösterilerde, onbinlerce protestocuyla bir aradaydım. Resmi ve sivil toplum lideriyle konuşma imkanım da oldu. Floyd cinayeti sonrası ABD genelinde 300’den fazla kentte protesto gösterileri ve yağmalama yapıldı. Şu anda, New York’un durumu içler acısı. Hangi caddeye yürürseniz yürüyün, sağlı sollu dükkanların vitrinleri tahta ve sunta plakalarla kaplanmış. New York’ta sohbet ettiğim protestocular da, yağmacılara tepkili ve yağmaların Trump’a yaradığı düşüncesinde. Protestoların, ancak 4 polisin mahkum edilmesi ile son bulabileceğini söylediler. Ancak tutuklanmalarını da yeterli bulmuyorlar. Zira “  Tutuklanmaları, mahkeme sonrası serbest kalmayacakları anlamına gelmez” diyorlar.

ABD’deki protestolar bize neyi anlatıyor

ABD’de yaklaşık 750 bin polis görev yapıyor. Sadece New York Emniyet Müdürlüğü’nde 36 bin polis görevli. 2013-2019 arasında siyahi Amerikalılar dahil 7 bin 666 kişi polisin uyguladığı sert şiddet nedeniyle yaşamını yitirdi. Son 10 yılda ise 85 bin polis, farklı nedenlerle 200 bin soruşturma geçirdi ancak soruşturmaların büyük kısmı kamuoyundan gizlendi. 110 binin üzerinde soruşturma ise kurum içinde gerçekleşti, yargıya dahi taşınmadan deliller yok edilerek kapatıldı. İşte halk, tam da bu nedenle polis davalarında adalete güvenmiyor! 

Kötü muameleler biter mi?

  22 yıldır ABD’de yaşayan biri olarak, ırkçılığın biteceğine inandığımı söyleyemem. Floyd olayı ne ilkti ne de son olacak. 2019’da 1098 kişi polisçe öldürülmüş. Polis şiddeti sonucu ölen siyahi Amerikalıların sayısı, beyazlara göre 2.5 kat fazla. Bundan sonra yerel yönetimler ya Los Angeles Belediyesi gibi polis bütçesini (150 milyon dolar kesildi) düşürecek ya da polis reformu yapacak. Zira Minneapolis Belediye Konseyi, polislerin “boyun kilitlemesi” denilen hareketi yapmasını birkaç gün önce yasakladı.  

Federal düzeyde ise Trump’un pek bir şey yapması beklenmiyor. Geçen gün bir gazetecinin “Siyahiler için ne yapacaksınız?” sorusuna “Güçlü ekonomi” yanıtı verdi. Yani siyahi Amerikalıların gelir gücünü artırmak... Bunda ne kadar başarılı olur, göreceğiz.

‘Orduyu harekete geçiririm!’ meselesi

Başkan Donald Trump, 1807’de çıkarılan, iç karışıklıklarda Başkan’a Amerika topraklarında askeri güç kullanma yetkisi veren “İsyan Yasası”nı, protestolara karşı kullanabileceği açıklayınca büyük tepki topladı. O tepkilerin biri de, kendi kabinesindeki Savunma Bakanı Mark Esper’den geldi. Esper kararı desteklemediğini belirtirken, birçok emekli general de Trump’ın açıklamasını eleştirdi. Üstüne Demokratlar Kongre’de, Trump’ı kınayan yasa tasarısı hazırlığına başladı. 

ABD’deki protestolar bize neyi anlatıyor

Bu yasa, en son 1992’de Los Angeles’ta siyahi Amerikan vatandaşı Rodney King’i darp etmekle suçlanan 4 Los Angeles polisinin mahkemede suçsuz bulunarak serbest bırakılması üzerine başlayan olaylarda kullanılmıştı. Başkan Trump’ın neden böyle bir açıklama yaptığına şu açıdan bakmak lazım; Beyaz Saray’ın karşısında bir kilise yakılmaya çalışılmış, ülkenin en önemli 3-4 şehrinde yağma ve talana izin verilmiş, en önemlisi şiddeti önleyemeyen emniyet teşkilatına kimse ses çıkarmamış. Eğer Başkan sessiz kalıp, Ulusal Muhafız Güçleri’nin harekete geçirmese durum daha da kötüleşecekti. Trump, “Ulusal Muhafız Güçleri’ni Minneapolis ve Washington DC’de kullanarak, taşkınlıkları önledim” mesajı verdi, Demokrat belediye başkanları ve valilerin yetersiz kaldığını söyledi. 

New York Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Türk polislerin çoğu “Trump haklı, federal hükümetin desteğine ihtiyacımız vardı” dedi. Bildiğiniz gibi, New York, Ulusal Muhafız Güçleri’ni kabul etmediği için yağmalamalara en çok maruz kalan şehir oldu. 

Başkan Trump hiçbir şey yapmasaydı bu kez de “Federal hükümet bir şey yapmıyor, ses çıkarmıyor” denilecekti. Trump’ın, Demokrat yerel yöneticilere yönelik “Gerekirse yarı ordu değil, tam orduyla sokağa çıkarım” açıklaması “İşinizi yapın, yoksa olaya ben el koyacağım!” mesajıydı.

İncil tartışmasında Trump ile Clinton karşılaştırması

Başkan Trump’ın, 1816’da kurulmuş ve Richard Nixon dışında tüm başkanları ağırlayan St. John’s Episcopal Kilisesi’ne “protestocuları uzaklaştırarak” gitmesi ve kilise önünde İncil’le poz vermesi tepki çekti. Bunu seçime yönelik olarak, kendisini destekleyen muhafazakar kesime mesaj olarak niteleyenler de var, “Ben Beyaz Saray’dan çıkıp istediğim yere giderim, güvendeyim” demek istediği şeklinde yorumlayanlar da... Başkan Trump’ın evanjelistler dahil dini gruplarla arasının iyi olduğu biliniyor. Neredeyse her ay, dini liderle Beyaz Saray’da toplantı yapıyor, kabine toplantısı duayla başlıyor. Ancak Trump’a bu kadar yüklenmenin bence anlamı yok. Yıl 2000. Başkan Bill Clinton, 1904’te kurulan Foundry United Methodist Kilisesi’ne giderek, önünde İncil’le resim vermişti. Yorum sizin...

Siyahi Amerikalıların gözde aktivisti

George Floyd’un cenaze töreninde uzun bir konuşma yapan sivil aktivist ve politikacı Alfred Sharpton’un, özellikle saygı duruşuna davet etmesi büyük yankı bulmuştu. Törenden bir gün sonra Sharpton ile konuşma fırsatım oldu. Öncelikle etkili konuşmasına teşekkür ettikten sonra, ona “Peki bundan sonra ne olacak?” diye sordu. Sharpton, kararlılıkla “Durmayacağız. Tüm adalet sistemini değiştirene kadar devam edeceğiz... Washington’a gideceğiz. Ağustos sonuna doğru büyük bir yürüyüş düzenleyeceğim” cevabını verirken, şimdiden hazırlıklara başladığını belirtti.

ABD’deki protestolar bize neyi anlatıyor

ABD’DE GÖZDEN KAÇANLAR

- ABD’de işsizlik oranı yüzde 14.7’den yüzde 13.3’e geriledi,  

- THY, 10 Haziran’da Los Angeles’tan İstanbul’a özel bir sefer düzenleyecek, 

- 75 yaşındaki yaşlı adamı iterek, kafasından yaralayan iki polisin açığa alınması ardından, polislere destek için 57 meslektaşı görevlerinden istifa etti, 

- Son 10 günde, Floyd protestolarıyla bağlantılı en az 12 kişi hayatını kaybetti, 

- Kovid-19’dan hayatını kaybeden ABD’li 12 bini, kesinleşmiş vaka sayısı ise 2 milyonu geçti,  

- New York artık günde 50 bin kişiye Kovid-19 testi yapıyor ve test sonucu pozitif çıkanların oranı yüzde 26’dan yüzde 2’ye düştü, 

- Aralarında J.C. Penney, Neiman Marcus, J. Crew gibi büyük zincirlerin de bulunduğu 722 şirket, geçen ay iflası koruması istedi,  

- Türk kökenli Aylin Açıkalın, New Orleans’te yargıç seçilebilmek için 11 Temmuz’da seçime katılıyor,  

- Lego, polis şiddeti ve ırkçılık karşıtı protestolar nedeniyle Beyaz Saray ve polis figürlerini içeren oyuncak setlerinin tanıtımlarını kaldırıyor. 

- NPR/PBS’in son anketine göre 2020 seçimlerinde siyahi Amerikalıların yüzde 88’i Biden’a oy verecekmiş.