'Büyük projeler etkilenmeyecek'

ABD tarafından uygulanan yaptırımın hedefindeki isim olan Savunma Sanayi Başkanı Demir, bu yaptırımdan savunma sanayimizin pek etkilenmeyeceğini, alınmayan ürünlerin yerlisinin yapılacağını belirtti.

Bu yerlileştirmenin bir maliyeti olduğunu söyleyen Demir, “Ancak ileriye dönük baktığımızda maliyet değil, kazanç olarak görüyoruz. İnanıyorum ki bu süreçten savunma sanayimiz güçlenerek çıkacak” dedi.

DİDEM ÖZEL TÜMER

Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Prof. Dr. İsmail Demir, ABD yaptırımlarından, Hürjet, ATAK, F-16 parçaları, MİLGEM gibi büyük projelerin etkilenmeyeceğini belirtti. Yaptırımlara karşı, alınamayan ürünleri yerlileştirmeye devam edeceklerini söyleyen Demir, Milli Muharip Uçak (MMU) ile ilgili de “2023 yılında hangardan çıkarıp bütün dünyaya nasıl bir uçak olacağını göstereceğiz” dedi. Demir, S-400’ün imzasının 2017 öncesinde atıldığını hatırlatarak, “Bu anlamda yaptırım kapsamına da aslında girmemesi gerekiyordu” ifadesini kullandı.

Demir, Türkiye’nin S-400 alımı nedeniyle ABD tarafından uygulanan CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) yaptırımlarına ilişkin bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Demir “Bu karar Türkiye’ye yaptırım demek değil, bu karar Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), beni ve ekibimden üç arkadaşımı kapsıyor. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve savunma sanayii sektörümüz genelde bu kapsamda değil” cümlesinin altını çizdi. SSB’nin doğrudan satın aldığı pek bir şey olmadığını, doğrudan alımları ana yüklenicilerin yaptığı kaydeden SSB Başkanı, “Bu şirketler de yaptırım kapsamında değil. MSB kendi envanterindeki ürünlerin idamesi için bakım-onarım için çeşitli alımlar yapıyor zaten. Bunlarda da bir sıkıntı yok” ifadesini kullandı.

Büyük projeler etkilenmeyecek

‘KENDİMİZ YAPTIK’

“Yaptırımların Türkiye’yi 1.5-2 milyar dolar zarara uğratacağı” yorumlarını gerçekçi bulmadığını belirten Demir, “Bu CATSAA yaptırımlarının şu an için açıklanan çerçevesinde olacak bir şey değil. Bunun ötesinde bir uygulama ve niyet varsa o başka bir şey. Uzunca bir süredir yavaşlatma ve engelleme uygulamaları zaten var. Geçmişte İHA kameraları ve akıllı bombalar istediğimiz zaman vermediler veya ihracat izinlerini uzattılar. Ne oldu? Biz kendimiz yaptık ve yapıyoruz hepsini” ifadesini kullandı.

‘GÜÇLENİP ÇIKACAĞIZ’

“Yaptırımlardan çıkış stratejiniz ne olacak?” sorusuna ise Demir “Alınamayan bir ürün varsa yerlileştirmeye devam edeceğiz. Bu yerlileştirmelerin maliyetleri olacak ama onu da ileriye dönük baktığımızda maliyet olarak görmüyoruz bir kazanç olarak görüyoruz. İnanıyorum ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, bu süreçten de savunma sanayimiz güçlenerek çıkacaktır” yanıtını verdi.

Yaptırımlardan Hürjet, ATAK, F-16 parçaları, MİLGEM gibi projelerin etkilenmeyeceğini belirten Demir, “F-16’nın kullanımda olan diğer ürünlerin idamesi zaten bizde değil. Diğer projelerde de parçaları yüklenicilerimiz alıyor zaten. Onlarda da bir sorun yok. Ama meseleyi keyfiliğe götürüp ‘şu parçayı vermem’, ‘bu üründe ihraç izni verme sürecini uzatırım’ vs derlerse o başka. O dediğiniz hasmane bir tutum olur. Ama bu karar onu öngörmüyor” diye konuştu.

‘S-400’LER YAPTIRIMA GİRMEMELİYDİ’

“S-400’ün tamamen imhası veya kaldırılması durumunda CAATSA kalkar iddiası var. Bu olabilir mi?” sorusuna ise Demir şu yanıtı verdi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda iradesi açık ve net. Biz S-400’ün imzasını 2017 öncesinde attık, bu anlamda yaptırım kapsamına da aslında girmemesi gerekiyor. Ancak sürecin imza sonrası adımlarının da yaptırım gereken işlemler sınıfına gireceği iddiası ile yaptırıma girmesi gerektiği öne sürülerek bu işlem yapıldı.”

‘F-35’LER İÇİN HUKUKİ ÇALIŞMA DEVAM EDİYOR’

F-35’lere değinen Demir, “F-35’te yaptıkları kendi iç hukuklarına bile aykırıydı. Bizim hukuki çalışmalarımız sürüyor. Türkiye program ortağı olarak üzerine düşeni her zaman yaptı. Türk şirketleri de parça üretimine an itibarıyla devam ediyor” bilgisini verdi.

‘ALTERNATİFLERİ VAR’

Demir, “F-35’ler gelmiyor, F-16’ların ömrü dolacak, Milli Muharip Uçak olana kadar bu ihtiyaç İHA’larla karşılanabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bir laf vardır, eski uçak yoktur bakımsız uçak vardır. Mevcuttaki İHA’larımızın yanında çok daha büyük, daha fazla ve daha ağır mühimmat taşıyan, havadan havaya füze atan İHA’larımız yakında geliyor. Ayrıca MİUS dediğimiz insansız jet motorlu uçak projemiz olacak. Hürjet ve ileri modellerinin de daha erken hizmete girmesi mümkün. Her zaman çok gerekli olması durumunda alternatiflerin olduğu da unutulmamalı.”

‘MMU 2023’TE HANGARDAN ÇIKACAK’

Milli Muharip Uçak (MMU) projesinde gelinen son aşamayı Demir, şöyle anlattı: “2023’te hangardan çıkarıp dünyaya nasıl bir uçak olacağını göstereceğiz. Ardından bir dizi test ve uçuş olacak. Uçağın tasarımı konusunda İngiliz BAE’den mühendislik desteği almak üzere anlaştık. Motor konusunda da Rolls Royce şirketinin Türkiye’de kurduğu bir ‘joint venture’ kanalıyla motor tasarlayıp üretme teklifi oldu. Ancak bu teklifte fonlama, fikri mülkiyet ve üretim hakları gibi konuların detaylarında bazı anlaşmazlıklar oldu. Biz bir taraftan da kurduğumuz TR Motor üzerinden tasarım çalışmalarını başlattık. TR Motor’un Rolls Royce ile işbirliği konusunda, çok makul şartlar ortaya koyduk.  Şartlarımıza gelirlerse işbirliği mümkün. Uçağın ilk test prototipleri dünyada mevcut iki motor üzerinden yapılacak. Bunlar planlanan milli tasarım yerli motora temel bazı özellikler açısından yakın motorlar olduğu için seçildi.”

Büyük projeler etkilenmeyecek

DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Yaptırım kararına rağmen savunma sanayi diplomasinin hız kesmeden devam ettiğini belirten Demir, karar çıktığında önemli anlaşmalar imzalanan Ukrayna’dan dönüş yolunda olduklarını hatırlatarak, “Akabinde daha bu hafta Belarus ve Endonezya ile bakanlar seviyesinde önemli anlaşmalar imzaladık. Bu karardan sonra trafiğimiz daha da arttı. Tunus’a İHA satışlarımız oldu. Almanya, Japonya ve Pakistan’dan heyetlerle görüşmelerimiz oldu” ifadesini kullandı.