Tüp bebek tedavisi neden yapılır?

15 Haziran 2021

Tüp bebek tedavisi, gebelik şansı düşük olan yada olmayanlarda ümidimizin devam ettiği noktadır.

Bazı çiftlerde normal birliktelik olmasına rağmen gebelik bir türlü oluşmaz. Kadından yada erkekten kaynaklanan problemler gebeliği engelleyebilir. Hatta bazı çiftlerde hem erkekte hem de kadında herhangi bir problem tespit edilemez ancak gebelik bir türlü elde edilemez. Bu hastalardan uygun olanlarına aşılama tedavisi uygulanırken aşılamada dahi şansı düşük olanlarda tüp bebek tedavisi tek başvuru adresimizdir.

Tüp bebek tedavisi, aşılama tedavisi ile başarı elde edilemeyenlerde gebelik şansını arttırmak için önemli bir duraktır.

Aşılama tedavisi normal yollarla gebe kalamayan kadınlarda 3-6 sefer uygulanabilen bir yöntemdir. Dördüncü aşılamadan sonra gebelik şansı çok fazla yükselmemektedir. Bu nedenle 3-4 defa aşılama yapıldıktan sonra tüp bebek tedavisine geçilmesi uygun bir tedavi yöntemi olacaktır.

Tüp bebek tedavisi, daha sağlıklı nesiller ile geleceğe daha iyi hazırlanmak için bir seçenek olabilir.

Daha önce anomalili bebek doğuranlarda, ailede genetik geçişli hastalıkların varlığında, tek gen hastalıklarında sağlıklı embriyonun seçimi ve sağlıklı bir gebelik elde etmek amacıyla tüp bebek tedavisine başvurulması daha uygun olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyolardan sağlıklı olan embriyolar seçilerek rahim içerisine yerleştirilir. 

Tüp bebek tedavisi, gelecekte gebelik şansı olamayacak, bekar ve/veya yumurtalık rezervi düşük olanlarda bir umut kapısıdır.

Yaşı genç olan ve bekar olan kızlarda yumurtalık rezervi düşük ise geç kalmadan, yumurtalıktaki yumurtalar tükenmeden yumurtaların toplanması, gelecekte yapılacak bir evlilik durumunda bebek sahibi olma şansını sağlayacaktır. Yine rahim kanseri nedeniyle rahmin alınmasının gerektiği erken evre kanserlerde hızlı bir tüp bebek tedavisi hem hastanın bebek rüyasını gerçekleştirecek hem de hastalığı ilerlemeden gerekli ameliyatın yapılmasını sağlayacaktır. Ancak bu durumlarda bir heyet raporu ile durumun gerekliliği belgelenmelidir. Yine evli ancak yumurtalık kapasitesi düşük olan kadınlarda gebeliğe ulaşmanın en hızlı yolu tüp bebek tedavisidir. 

Yazının devamı...

İnfertilite (kısırlık) nedir, kısırlık tedavisi nasıl yapılır?

10 Haziran 2021

Tabi ki burada en önemli faktör kadın yaşıdır, çünkü yaşla beraber kadınlarda yumurtalık rezervi azalmaktadır. 35’in üzerindeki kadınlarda 6 ay, 40 yaş üstünde 3 ay düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınamadıysa vakit kaybetmeden tedaviye başlanması gerekmektedir.

Kısırlık neden olur?

İnfertilite problemi olan bir çifti değerlendirirken mutlaka erkek ve kadın birlikte araştırılmalıdır. Çünkü infertilitenin %40 nedeni erkek, %40 nedeni kadın kaynaklıdır. %20’sinin ise nedeni bilinmemektedir (sebepsiz infertilite). Ancak ilk yapılacak test erkeğe ait spermlerin değerlendirilmesini sağlayan spermiogram testidir.

Kısırlık belirtileri nelerdir?

Gebe kalamayan bayanlarda aslında bakıldığında diğer normal kadınlardan çok farklı değildir. Özellikle çiftlerin %15’inde hiçbir neden bulunamaz. Ancak yapılan testler sonucunda düzenli adet gören bayanlarda da yumurtlama bozukluğu yada yumurtlamayı etkileyecek değişik patolojilerin olduğu görülür. Yine erkeklerde sperm sayılarında, hareketlerinde azalma yada anormal sperm sayısında artma ile giden spermiogram test bozuklukları ön plandadır.

Kadında kısırlık belirtileri nelerdir?

En önemli problem kadınlarda yumurtlama problemleridir. Bunların yanında tüplerden kaynaklanan yada rahimden kaynaklanan anormalliklerde gebeliğe engel olabilir. Kadına ait infertilite nedenlerinden en sık görülenler;

-Yumurta çatlamaması

Yazının devamı...

Yumurtlama tedavisi (ovulasyon indüksiyonu) nedir?

17 Mayıs 2021

KİMLERE YUMURTLAMA TEDAVİSİ UYGULANIR?

Normalde kadınlarda her ay düzenli yumurtlama olur. Böyle kadınlar genelde düzenli adet görürler ve gebe kalma şansları yüksektir. Bazı kadınlarda ise düzenli yumurtlama olmaz. Adetleri de genelde düzensizdir. Beraberinde hormonal bazı bozukluklar da olabilir. Örneğin polikistik over hastalığı gibi. Bazen de kadının adeti düzenli bile olsa yumurtlama olmayabilir yada yumurtlama zamanı çok değişken olabilir. Böyle hastalarda düzenli ve uygun zamanda yumurtlamanın sağlanması hastanın sağlıklı kadınlar gibi gebelik şansını artırır. Bu nedenle yumurtlaması hiç olmayan, düzensiz yada seyrek olan ama yumurtalık rezervi iyi olan kadınlarda bu tedavi uygulanır. Bazen yumurta olgunlaşma ve çatlama anormalliği olan kadınlarda da bu tedavi uygulanabilir. Yumurtlama sorunu olan bir kadının bu tedaviyi alabilmesi için başka bir probleminin olmaması, tüplerinin açık olması ve eşinin sperm testinin normal olması gerekir.

YUMURTLAMA TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Yumurtlama tedavisi sağlıklı yumurta üretebilme kapasitesi olan yumurtalık rezerviiyi olan, tüpleri açık hastalarda uygulanır. Bu kadınlarda başka üreme probleminin olmaması, eşlerinin sperm test sonuçlarının normal gerekir.

Yumurta geliştirme için kullanılan pek çok ilaç vardır. Bunlardan hangisinin kullanılacağına hastanın yumurtalık rezervine, test sonuçlarına, daha önceki aldığı tedavilere göre karar verilir.

YUMURTLAMA TEDAVİSİNİN RİSKLERİ NELERDİR?

Yumurtlama tedavisi genelde basit, ağrısız, düşük riskli bir işlemdir. 

Yazının devamı...

Tüp bebek tedavisinde yaş sınırı var mıdır?

12 Mayıs 2021

Tüp bebekte yaş neden önemlidir?

Doğumda kadınların yumurtalıklarında 2 milyon yumurta vardır. Ergenlik dönemine kadar azalarak 250 bin seviyelerine kadar iner. Bu dönemden sonra her adet döneminde 1-2 yumurta atılırken, pek çok yumurtada büyümesi sonlanarak kaybolur. 35 yaşına kadar gittikçe yumurta sayısı azalır. Ancak 35 yaşından sonra yumurta azalma hızı oldukça hızlanır ve kadınlarda hızlı bir yumurta kaybı yaşanır. Bu nedenle özellikle 35 yaşından sonra kadınların gebeliği geciktirmemeleri önerilir.

Menopoza doğru yumurta sayısı iyice azalır ve menopozla birlikte yumurtalıkta yumurta kalmaz. Türkiye’de ortalama menopoz yaşı 47’dir. Ancak bazı kadınlar 40 yaşından önce menopoza girebilir (erken menopoz).

Tüp bebek tedavisinde kadın yaşı başarıyı nasıl etkiler?
Kadınlarda doğurganlık oranının en yüksek olduğu dönemler 24-34 yaşlar arasıdır. 35 yaşından itibaren ise gebe kalma potansiyeli gittikçe azalır.35-40 yaş arası gebelik ihtimali %30 iken, 40-45 yaş arası %10-20, 45 yaşında tüp bebek yaptıranlarda ise %5’ten azdır. Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler kadınlarda gelişen yumurta sayısı ve yumurta kalitesidir. Maalesef kadınlarda yaşla birlikte kadınlarda hem yumurta sayısı azalmakta, hem de yumurta kalitesi düşmektedir. Yumurta sayısının azalması ve kalitesinin düşmesi demek, gebelik potansiyelinin azalması demektir. Yaşı ilerleyen bayanlarda daha yüksek doz ilaç kullanmaya rağmen bazen yumurta geliştirilememektedir. Yine yaş ilerledikçe döllenme oranı, embriyonun rahme tutunma oranları azalır. Ayrıca yaşa bağlı gelişen değişik rahim anomalileri (miyom, polip, endometriozis, vb) ya da hastalıklar da gebelik şansını azaltacaktır.

Özellikle 40 yaşının üzerindeki kadınlarda yumurta kalitesinin düşmesine bağlı olarak geliştirilen embriyo kalitesi de düşmektedir. Embriyo kalitesinin düşmesi gebe kalma şansını azaltırken, aynı zamanda gebe kalanlarda düşük riskinin artmasına da neden olur. Bu nedenle 40 yaş üzerindeki kadınlarda preimplantasyon genetik tanı (PGD) yöntemi ile en kaliteli embriyolar seçilerek tüp bebekte kullanılması gebelik şansını arttırırken, bebekteki anomali riski ve düşük riskini azaltacaktır. Ancak 40 yaşının üzerindeki her hastaya PGD uygulaması halen tartışmalıdır. Erkeklerde ise belirlenmiş bir yaş sınırı yoktur. Sperm üretimi erkeklerde hiçbir zaman sona ermez.

Tüp bebek tedavisi için başvuran kadınlarda adetin 3. günü yapılan ultrason ve hormon testleriyle yumurtalık rezervleri belirlenir. Tüm bu veriler kadın yaşı ile de beraber değerlendirilerek uygulanacak tedavi belirlenir.

Bu bilgiler ışığında kadınların gebeliği geciktirmemeleri önerilir. 35 yaşından sonra yumurtalıklardaki yumurta sayısının hızla azaldığı unutulmamalıdır. 

Yazının devamı...

Hamilelikte genital siğil tedavisi

4 Mayıs 2021

Hamilelikte genital siğil görülür mü?

Hamilelikte genital siğil tipik olarak kadınların cinsel organlarının dokularında etli büyüme olarak görülürler, ancak birçok gebede hiçbir zaman semptom göstermez. Genital siğiller, Hpv adı verilen virüslerin belirli tiplerinden kaynaklanır. HPV, tüm cinsel yolla bulaşan hastalıkların en yaygın olanıdır. Bununla birlikte, tüm HPV tipleri kadında yada erkekte genital siğillere sebep olmaz. Bazı tipler siğile neden olurken, diğerleri hem erkeklerde hem de kadınlarda genital kanserlere neden olabilir.

Özellikle, HPV tüm dünyada serviks kanseri vakalarının büyük çoğunluğuna neden olur. Bu nedenle kadınlara, rahim ağzı kanseri taraması olan düzenli smear testi ve hpv testi yaptırmaları şiddetle tavsiye edilir.

Genital siğilleri olan bir kadınsanız, hamile kalırsanız sizi nasıl etkileyeceğini merak edebilirsiniz. Hamilelik sırasında genital siğiller için riskler ve tedavi hakkında bilgi edinmek için bu makalemizi mutlaka okuyunuz.

Gebelikte genital siğiller nasıl seyreder?

HPV geçmişiniz varsa, doğum öncesi kadın doğum doktorunuzu bu konuda bilgilendirmelisiniz. Ayrıca onlara geçmişte genital siğiller veya anormal bir Pap smear olup olmadığını da söylemelisiniz.

HPV sizi veya doğmamış çocuğunuzu gebelikte etkilemez. Doktorunuz hamilelik sırasında herhangi bir anormallik gelişip gelişmediğini takip edecektir. Hamilelik sırasında çok fazla hücre büyüdüğü ve çoğaldığı için, doktorunuz olağandışı büyümeye veya diğer değişikliklere dikkat etmek isteyecektir. Ek olarak, bazı kadınlar hamile iken normalden daha büyük genital siğiller geliştirir.

Genital siğiller gebelikte çoğalabilir yada aynı kalabilir ancak gebelikte bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle siğillerin çoğalma ihtimali yüksektir.

Yazının devamı...

Genital siğil nedir? Genital siğil belirtileri nelerdir?

30 Nisan 2021

Genital siğil nedir?

Genital siğil HPV virüsüne bağlı olarak genital bölgede oluşan siğillerdir. Vulvada, vajende, rahim ağzında olabileceği gibi, makat siğili, erkeklerde peniste siğil olabilir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan çiftlerden birinde varsa diğerine de bulaşma riski oldukça yüksektir. Yüzlerce HPV virüsü olmakla birlikte kadın genital sisteminde en sık siğile neden olan HPV virüsü tip 6 ve tip 11’dir.

Genital siğil neden olur?

Genital siğil HPV virüsüne bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. HPV virüsü kişiye bulaştıktan sonra hücre içine geçerek hücrenin yapısını değiştirir ve siğil oluşumu başlamış olur. Pek çok kadın hayatının herhangi bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olur. Ancak bunların %85-90’ında immün sistem tarafından virüs yok edilir ve vücuttan temizlenir. Kalan hastalarda ise genital siğil ya da rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlar oluşabilir. 

Genital siğil belirtileri nelerdir?

 Genital siğil belirtileri başlangıçta oldukça siliktir. Küçük bir veya birkaç tane ciltten kabarık et parçası şeklinde başlar. Hasta tarafından genelde bu dönemde fark edilmez ya da önemsenmez. Ancak kısa sürede çoğalmaya başlar ve hasta tarafından fark edilecek hale gelir. Genelde kadınlarda genital siğiller vulvada, vajende, makat bölgesinde olmaktadır. Muayene ve tedavisini ihmal eden kadınlarda siğil bazen tüm genital bölgeyi bağlayabilir. Bazen de büyük genital kondilom dediğimiz karnabahar şeklinde yapılar oluşabilir. Bu yapılarda bazen kanamalar oluşabilir. Ancak günümüzde bilinçlenmiş insanımız bu aşamalara gelmeden tedavi yoluna gittiğinden çok ilerlemiş vakalara fazla rastlamıyoruz.

Genital siğil nasıl bulaşır?

Genital siğil genelde cinsel yolla bulaşır. Erkekten kadına bulaşma ihtimali kadından erkeğe bulaşma ihtimaline göre daha yüksektir. Birliktelik sırasında kondom kullanılması HPV virüsü bulaşma riskini azaltsada bulaşmayı tamamen önlememektedir. Bunun yanında ortak kullanılan havlular ve klozetlerden de bulaşabileceği söylenmektedir. Ancak en önemli bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Bu nedenle bulaşmayı önlemenin en önemli yolu tek ve güvenilir eşlere sahip olmaktır. Çok partnerlilerde, güvensiz partner olanlarda çok daha fazla görülmektedir.

Yazının devamı...