Yelkencilikte yeni hedefler

Türkiye Yelken Federasyonu’nun ekim ayında gerçekleştirilen 5’inci Genel Kurulu ve 6’ncı Mali Genel Kurulu’nda başkanlığa yeniden seçilen Özlem Akdurak, 2024 Paris Olimpiyatları’nda madalya hedeflediklerini belirtiyor

Türkiye, denizcilik potansiyeli yüksek bir ülke. Gurur ve mutluluk duyarak ifade etmek isterim ki ticari alanda dünya çapında işlere ve başarılara imza atıyoruz. Ülkemizde inşa edilen gemiler ve lüks yatlar küresel ölçekte beğeni ve talep görüyor. Profesyonel gemicilerimizin özverili, titiz ve başarılı yönetimleri, dünya denizcilik camiasında ülkemize haklı bir ün kazandırıyor. Öte yandan spor alanında da memnuniyet verici gelişmeler yaşanıyor. Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) Başkanı Özlem Akdurak ve Yönetim Kurulu üyelerinin yön vereceği yeni dönemin yol haritası geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor.

Kamp merkezi

Önceliklerinin gençlik sınıflarındaki başarıların sürdürülmesi olduğunu belirten TYF Başkanı Özlem Akdurak, hedeflerini şöyle sıralıyor: “Olimpiyat madalyası hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Dünya yelkenciliğinde yaşanan köklü değişiklikler nedeniyle bir sonraki olimpiyat oyunlarına yönelik hazırlıklar daha da zorlu olacak. Ancak, artan tecrübemiz ve performansımızla 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na madalya hedefiyle yürüyeceğiz. Ayrıca yeni olimpik yelken sınıflarının gençliğe yönelik olanlarını ülkemize getirmeyi ve o alanlarda derinleşmeyi planlıyoruz. Olimpik Kamp Merkezi’nin yapımını hızlandırıp 2024’e kadar hizmete girmesini sağlamak ana hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bir başka önceliğimiz de kız sporcu sayımızın artırılmasıdır. Yelken branşını iç sularımızda ve ülkemizin tüm kıyılarında yayma hedefimiz için etkin ve yetkin antrenörler yetiştirilmesini sağlayacağız. Teknolojide daha ileri adımlar atacağız. Ülkemiz genelinde yelkenciliğin yayılmasını sağlayacak en önemli husus olan yerli ve millî tekne üretiminde aşama kaydedilmesini de önemsiyoruz. Kulüplerimizin uygun fiyatlı ve kaliteli malzemelere ulaşmalarını sağlamayı da istiyoruz.”

Güzel gelişmeler

TYF Başkanı Özlem Akdurak, kulüpleri rahatlatan adımlar atıldığını belirterek, şunların da altını çiziyor: “Faaliyet gösterdikleri alanları Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız ve TYF’nin koruması altına alınca yıllık 100 bin TL’leri bulan ecri misil yüklerinin yanı sıra rant peşinde koşan menfaat gruplarının tehditlerinden de kurtulmuş oldular. Bu dönemde kıyıda var olmamız gerektiğini, sporcularımızın dünya standartlarında giyinme, soyunma, derslik gibi temel ortamlara ihtiyaç duyduklarını, malzemelerini koruma altına alabilecekleri nizami kayıkhanelerin yapılmasının önemini konuyla ilgili tüm taraflara anlatmaya devam edeceğiz. Bunun devamında da tesisleşme sorunlarımızın çözümü için çalışacağız. Birbirine kenetlenmiş, ülkemize ve gençliğimize hizmet heyecanı taşıyan yelken camiasının hayallerin ötesinde başarılara ulaşacağına inanıyorum.”

Değerli okurlar, TYF yönetimine başarılar diliyorum. Mavi Dünya onlara her zaman açıktır. Haftaya pazar yeniden buluşuncaya kadar tüm denizcilerimizin pruvası neta, rüzgâr kolayına olsun.

Yelkencilikte yeni hedefler

Hizmet:

İlhan Elibol’un kurduğu www.teknende.com adlı internet sitesi edindiğim bilgiye göre ülke genelinde yaklaşık bin tekne sahibine ulaşmış. Veterinerden sağlık hizmetlerine, kuaförden tamire kadar tüm ihtiyaçlara cevap veriliyor. Telefonlarınızda bulunmasında yarar olabilir.

Yelkencilikte yeni hedefler

Test:

Aquamarine tarafından ülkemizde inşa edilen “ÖK Hull” gövde ve omurga yapısına sahip Rafnar 1100, 11.5 metrelik müthiş bir tekne. Farklı boyları da var elbette. Kurumun Türkiye Proje Direktörü Bora Gümüş ile İzmir Körfezi’nde gerçekleştirdiğim denemede şunu gördüm: Tekne deniz yüzeyine âdeta kartal pençesi gibi tutunuyor. En sert dönüşlerde dahi bu üstünlüğü görmek mümkün. Dalgalara karşı sağladığı konforlu sürüş rahatlığını da belirtmem gerek. Yanlamaya sebebiyet vermeden ani manevra yapabilme yeteneği maksimum seviyede. Sözün özü, su gibi bir tekne. Bilgi edinmek isteyenler, “contact@aquamarineltd.net” veya (252) 412 71 72 no.lu telefona başvurabilir. Fotoğraf desteği için Andrea Del Mastro’ya teşekkür ederim.

Kitap:

Usta denizcilerimiz-den Gazeteci-Yazar Turgay Noyan’ın “Amatör ve Deniz” başlıklı kitabını tavsiye ediyorum. “Üç tür insan vardır: Hayatta olanlar, ölü olanlar ve denizde olanlar. Her şanslı fani, bir gün denizin keyfini tadacaktır” diyen ilginç ön sözünün yanı sıra içerdiği yararlı ve pratik bilgiyle dikkatleri çekiyor. Naviga Yayınları, (216) 418 51 91.