Atkuyruğu yapan kadınlar dikkat!

8 Haziran 2021

Saç dökülmesi terimini duyduğunuzda, hemen aklınıza gelen muhtemelen erkekte saç dökülmesidir. 40 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 40'ının gözle görülür saç dökülmesi yaşadığını biliyor muydunuz? Saç dökülmesi yaşayan bir kadınsanız bu problemin sonuçları ile baş etmek oldukça zor olabilir.

SAÇ DÖKÜLMESİNE NE SEBEP OLUR?

Saç dökülmesine neden olabilecek birçok şey var. Kadınlar arasında saç dökülmesinin en yaygın nedeni hormonal değişikliklerdir. Özellikle doğumdan birkaç ay sonra saç hacminde gözle görülür farklılıklar yaşanır. Bunun yanı sıra Tiroit problemleri gibi otoimmün bozukluklar da saç dökülmesine ve bazı vitamin ve minerallerde de eksikliklere neden olabilir.  Bu saydığımız nedenler arasında en dikkat çekeni ve en sık karşılaşılanı demir eksikliğidir. Bu sorunlar tedavi edildiğinde saç dökülmesi durdurulabilir.

KALICI SAÇ DÖKÜLMESİ VARSA SAÇ EKİMİ YAPILABİLİR

Saç ekimi, saç dökülmesi yaşayan birçok kadın için etkili bir çözüm olabilir. Modern teknikler sayesinde doğal görünümlü sonuçlar elde edilir. Kadınlarda saç dökülmesi ile erkek saç dökülmesinin sebepleri farklıdır.

Erkek tipi kellik, erkek saç dökülmesinin yüzde 95'ini oluşturur. Bu tip dökülme saç ekimini erkeklerin çoğu için uygun bir seçenek haline getirir. Ancak saç dökülmesi yaşayan kadınların sadece yüzde 5’i tedaviye uygun adaydır.

PEKİ, SAÇ EKİMİ İÇİN UYGUN MUSUNUZ?

Birincisi, kadınlar için saç ekimi erkek tipi dökülme yaşayan yani, üst kısmında saçı dökülenler için uygundur. Bu nedenle, bu tedavinin uygunluğunu öğrenmek için dermatolojik bir konsültasyon yapılması gerekir. Gelin öncellikle kadınlarda saç dökülmesi tiplerini inceleyelim:

Yazının devamı...

Liposuction hakkında bilmeniz gereken 5 şey

30 Nisan 2021

Günümüzde, fazla yağlardan radyo frekans veya lazer gibi modern teknolojiler yardımıyla kurtulmak mümkün. Artık minimum riskli liposuction uygulamaları ile boyun, mide, göğüs, dizleri sıkılaştırmak ve cildi sıkılaştırmak mümkün.

Liposuction operasyonu yaptırmayı düşünüyorsanız, detaylı bilgi edinmeniz size büyük fayda sağlar.

Liposuction prosedürü, ince bir probun deri altına yerleştirilmesi ve hedeflenen dokunun önceden belirlenmiş bir sıcaklığa erişmesiyle başlar.

Bu da daha taze, daha pürüzsüz, kolajen üretimini uyaran minimum derecede travmayı tetikler. Liposuction, 6 ila 8 haftalık bir süre boyunca gözle görülür sonuçlar ortaya çıkarır ve 6 ay boyunca ciltteki yapılanma süreci devam eder.

Liposuction‘ daki gelişmeler artık, etkili ve üstün sonuçlar ortaya koyan lazer bazlı teknolojileri sayesinde geleneksel yöntemlerden çok daha iyi sonuçlar elde edilme imkanı sunar. Operasyon öncesi liposuction hakkında bilmeniz gerekenler;

Güvenli olduğunu bilin

Liposuction’ın güvenli bir ameliyat olmadığı ile ilgili   birçok şehir efsanesi vardır. Bu prosedür her hastanın güvenliğini sağlayan bir dizi önlemle donatılmıştır. Örneğin, çalıştırma probunun ucu bir sıcaklık sensörü ve bir kızılötesi kamera ile donatılmıştır. Bu, cilt sıcaklığını ılımlı hale getirmeye yardımcı olur ve doktorları dış ve iç özellikler açısından daha iyi yönlendirir.

Beklentilerinizi netleştirin

Yazının devamı...

Maske kullanımı kepçe kulak estetiğini artırıyor mu?

2 Nisan 2021

Bazı plastik cerrahlara göre maske kullanımı, daha fazla kişinin kulak estetiği ameliyatı olmasına neden oluyor.

Maske takmak bazı kişiler için mesleğinin bir parçasıyken günümüzde herkes için belki de çok uzun yıllar boyunca sürecek bir zorunluluk haline geldi.

Kulaklarımızın arkasına geçirdiğimiz bağlar yüzünden maskeler, hepimizin kulaklarını öne doğru çıkarıyor. Çoğu insanda maskeyi çıkardığında kulaklar normale dönüyor. Ancak halihazırda kepçe kulaklara yatkınlığınız varsa, maskeler buna dikkat çekecek ve size sorununuzu daha fazla hatırlatacak. Son zamanlarda bunu kendimde fark ediyorum ve kulaklarımın kepçe kulağa dönüştüğünü düşünüyorum.

Maske takmaya başladığımızdan beri birçok kişide kulakları hakkında aynı kaygının oluştuğunu görüyorum. Maske kullanımı tek başına daha fazla kepçe kulak sorununa yol açmıyor, ama daha fazla dikkati üzerine çekmeye başladığı için estetik operasyon ihtiyacı ortaya çıkabiliyor. Kulaklarının şeklinden zaten rahatsız olan kişileri estetik operasyona yöneltebiliyor.

Kepçe kulak estetiği diğer adıyla otoplasti aslında basit bir estetik operasyon. Lokal anestezi ya da sedasyon altında yapılıyor. Kulaklar gizli dikişlerle sabitleniyor. Kendiliğinden eriyen estetik dikişler sayesinde belirgin ya da görünün bir iz de oluşmuyor.

İyileşme süresi ilk haftadan itibaren hızla devam ederek ortalama dört hafta sürebiliyor. Tabii ki bu süre içerisinde dikkat edilmesi gereken birçok kriter var. Yapılması gerekenler konusunda estetik cerrahlar tarafından ayrıntılı olarak bilgilendiriliyorsunuz.

Aslında günümüzde yüzde maske ile örtülmeyen hemen hemen her şeye yönelik estetik prosedürlere artan bir ilgi görülüyor. İnsanlar yüzlerinin maske ile kapatılmayan bölgelerine, özellikle alın, göz ve kulak bölgesine daha fazla dikkat ediyorlar. Bu da, bu alanları hedefleyen prosedür ve tedavi taleplerinde bir artışa neden oluyor.

Morale ihtiyacımız olduğu şu dönemde eğer rahatsız olunan estetik kusurlar varsa, gerekli tedbirleri aldıktan sonra estetik operasyon geçirilebilir. Uzaktan çalışmanın devam ettiği bu süreçte iyileşmek için çok daha rahat bir ortama sahibiz.

Yazının devamı...

Pandemide saç bakımı

2 Mart 2021

Sağlıklı saçlar için saç bakımına dikkat etmemiz gerekir. Saç bakımı, hijyen açısından da büyük önem taşır çünkü sadece saçımızın sağlığını değil deri sağlığımızı da etkiler. Kişisel hijyen, Covid-19’a karşı alabileceğimiz ilk ve en önemli önlem. Kişisel hijyeni sağlamak ise sadece el yıkamak ve dezenfektan kullanmakla bitmiyor, bütün vücudun temizliğine dikkat etmemiz gerekiyor. Saç bakımı da bu durumda özen göstermemiz gereken bir diğer nokta. Ek olarak, virüsün yayılmasıyla birlikte herkesi etkisi altına alan stres de saçlar için oldukça zararlı. Bu büyük stresin sonucunda saç dökülmesi problemi yaşayan birçok kişi var. Ancak alınacak tedbirlerle bu sorunların önüne geçmek mümkün.

Saç nasıl yıkanmalı?

Genellikle, çoğu saç bakımı uzmanı saç derisinin doğal yağlarını korumak ve kuruma riskini önlemek için saçınızı haftada yalnızca birkaç kez yıkamanızı önerir. Ancak şu anda saçlarımızı günlük olarak yıkamamız öneriliyor.

Öncelikle, saçlarınızı asla kaynar suyla yıkamamalısınız. Çünkü sıcak su ile saç yıkamak, saçınızın kurumasına ve daha fazla elektriklenmesine neden olur.

Saçları nemlendirici ve tercihen sülfatsız bir şampuanla en az 20 saniye kadar köpürtün, dilerseniz 20-30 saniye daha saçınızda bekletin. Saçlarınızın uçlarındaki şampuanı köpürtmeyin, bu saçınızın uçlarını kurutur. Uzmanlar, saçların enseden başlayarak yukarı doğru şampuanlayarak köpürtülmesini öneriyor. Ek olarak, eğer saçınızı günlük yıkıyorsanız şampuanınızın pH değerinin 5.5’i geçmemesi gerekir.

Saç kremi kullanmanız saçınızdaki elektriklenmenin azalmasına ve saçınızın açılmasına yardımcı olabilir.

Saç şekillendirme ürünleri nasıl kullanılmalı?

Bu dönemde saç yağı veya jölesi gibi saç şekillendirici ürünler kullanmak sakıncalı olabilir. Bu ürünleri kullandığınız takdirde saçınız daha fazla toz çekebilir ve saçlarınız daha çabuk kirlenebilir, bu sebeple kullanılmaması önerilir. Ayrıca jöle saçların nefes almasını engeller ve bu da saç dökülmesine yol açar.

Yazının devamı...

Covid-19 saç dökülmesine neden olur mu?

12 Şubat 2021

Yeni tip koronavirüsün vücudumuzda nasıl değişikliklere yol açtığı merak konusu. Pandeminin başlamasından bu yana aylar geçmesine rağmen hala virüsün sağlığımızı nasıl etkilediğiyle ilgili yeni bilgiler öğreniyoruz. Öksürük, ateş, halsizlik, tat ve koku kaybı gibi semptomlardan sonra şimdi de iyileşen birçok insan, hastalık sonrası saçlarının döküldüğüyle ilgili paylaşımlar yapıyor. Ünlü oyuncu Alyssa Milano’nun Covid-19 sonrası “Maske takın!” açıklamasıyla dökülen saçlarını paylaştığı video da saç dökülmesinin Covid-19’un bir semptomu olup olmadığı sorusunu akıllara getirdi.

Henüz belirti olarak gösterilmese de bazı doktorlar Covid-19’un sebep olduğu fiziksel ve duygusal stresin saç dökülmesine yol açabileceğine inanıyor. Hastalığı atlatan kişilerde aylar sonra bile saç dökülmeleri görülebiliyor. Ne sıklıkla görüldüğü bilinmese de Covid-19’u takiben birçok saç dökülmesi rapor ediliyor. Bunun yanı sıra, Covid-19 atlatmamış olmasına rağmen yine bu dönemde strese bağlı saç dökülmesi yaşayan pek çok insan da var.

Koronavirüsün doğrudan saç dökülmesine neden olduğuna dair bir kanıt yok. Uzmanlar bu vakalar için ise hastaların “telogen effluvium” adı verilen, büyük bir ameliyatın, yüksek ateşin veya stresli bir olayın sonucu olarak 2-3 ay kadar sonra ortaya çıkan bir saç dökülmesi yaşadığını belirtiyor. Salgının oluşturduğu yoğun stres hayatımızın her alanına işlemiş durumda. İnsanlar sadece virüsün bulaşması konusunda değil; hem maddi açıdan hem de çocuk bakımı, evde eğitim ve değişen düzen gibi konularda oldukça stresli.

Telogen Effluvium nedir?

Saç uzamasının da farklı aşamaları ve dönemleri vardır. Stresli olaylar sonrası saçlarımız uzamayı durdurup “telogen” denilen bir dinlenme sürecine girebilir. Bu süreçte saçlarımız yeni saçların uzaması için dökülmeye başlamadan önce 2-3 ay kadar dinlenir.

Telogen effluvium yaşayan kişilerde ani saç dökülmeleri olur ve saç genellikle tarama veya duş esnasında kümeler halinde dökülür. Genellikle bu durum kafa derisinin yarısından daha azını etkiler ve 6-9 ay kadar sürebilir ve geçicidir. Bu dönem sonrasında ise kişiler saçlarının yeniden çıktığını görürler.

Bu dönemde neler yapılmalı?

Yaşadığımız her türlü stres, hastalıklar, hızlı verilen kilolar, kullanılan ilaçlar, mineral eksiklikleri, yanlış beslenme, doğum ya da hormonal değişiklikler saç dökülmesine yol açabiliyor. Dermatologlar, normal saç döngümüzde günde 50-100 tel kadar saç dökülmesinin normal olduğunu belirtiyor. Ancak telogen effluvium yaşayan birisi günde 300 tel saç kaybedebilir, bu miktarda saç dökülmesi ise saçta seyrelmeye ve saçın incelmesine neden olabilir. Saç uzamasını desteklemek için dermatologlar dengeli beslenmeyi, protein ve demir açısından zengin gıdalar tüketilmesini öneriyor.

Yazının devamı...

Güzellik ve estetik anlayışında Y kuşağı

19 Ocak 2021

"Gündelik hayatımıza bomba gibi düşen, fark yaratan ve tüm algıları yerle bir eden Y kuşağı; güzellik ve estetik trendlerine de yön veriyor. Tahtlarını ne zaman devrederler bilmiyoruz ama o zamana kadar yeni güzellik anlayışının kilometre taşlarını bir bir döşeyen Y kuşağının etkisindeyiz.

Her alanda olduğu gibi güzellik ve estetik alanında da dünya trendlerine yön veren Y kuşağının fark yaratan etkisi, sürekli değişen talepleri, marka değerlerine verdikleri önem ile bizlerin de dünya trendlerini takip ederek sürekli yenilenmemize neden oluyorlar.

Estetik ve güzellik anlayışı eski kalıplarından çıkıp; farklı hatta garip sayılabilecek bir forma bürünüyor. X kuşağının etkisindeki güzellik ve estetik anlayışında kişinin karakterini yansıtması en önemli kaygıydı.

80 sonrası hayatımıza giren ve hala da bizleri şaşırtmaya devam eden Y kuşağının öncelikli kaygısı ise, mutlu olmak ve kendini ifade etmek. Bu nedenle birbirinden tamamen farklı bakış açıları, yenilikçi ve asi ruhları ile güzellik ve estetik başta olmak üzere birçok alanda etkileri yadsınamayacak derecede büyük.

Günümüzde, Y kuşağının estetik algılarının çok yüksek olduğu gözlemleniyor.

Geçtiğimiz yılın dünya genelinde yapılan güzellik uygulamaları verilerine bakıldığında, bu gençlerin en çok tercih ettiği estetik uygulamaları şöyle sıralanabilir; Uygulamalardan ilki, çene şekillendirme amaçlı, çene ucu dolgusu, çene ucu törpüsü diyebiliriz.

Günümüzde kadın veya erkek fark etmeksizin artık Y kuşağımız daha orantılı ve karakteristik bir yüz yapısına sahip olmak istediğinden dolayı, yüzlerine estetik müdahaleler yaptırmaktadır. Büyük, küçük birçok estetik müdahale işlemi her yaş grubundan ve meslek grubundan kişiye uygulanmakta ve kişilerin kendini daha iyi hissetmesi sağlanmaktadır. Son yıllarda gerçekleştirilen ve yüzde farklı bir değişim sağlayan cerrahi müdahalelerden biri olan çene estetiği moralleri çok fazla yükseltmektedir.

Diğer uygulamalarından biri de Yanak inceltme estetiği (bişektomi)'dir. Yanak inceltme estetiği, "bişektomi" ve "Hollywood yanağı" isimleri ile de bilinir. Elmacık kemiklerini belirginleştiren, yüzün ince ve daha keskin görünmesini sağlayan estetik işlemdir.

Yazının devamı...

2021 yeni yıl, yeni umutlar

30 Aralık 2020

Nihayet 2020 senesi sona eriyor. 2021 senesinden insanlık olarak en büyük beklentimiz; Başta tabii ki sağlık olmak üzere huzur, sevgi, güzellik, başarı ve şanstır.

2021 kendimize bakmanın, birbirimizi sevmenin ve sevgili gezegenimize yardım etmenin senesidir.

2021'e girmeden geriye şöyle bir baktığımızda; Bazı günlerde, çok bilinmeyenli denklem misali zorlukları çözmeye çalıştık. Negatif ruh halimizi, pozitif duruma döndürme çabaları bir hayli zamanımızı aldı.

Önceleri ne yapacağımızı bilemeden evlere kapanıp haber izledik. Baktık ki süreç uzuyor, kendimiz ile ilgilenmeye başladık. Ve ne olursa olsun güzel görünmek, bakımlı olmak istedik. Doğal malzemeler ile saç maskeleri, yüz maskeleri yaptık. O da yetmedi, can sıkıntısından hamur ustaları kadar güzel ekmekler ve aşçılar gibi güzel yemekler yapmaya çalıştık.

Belli bir süre sonra; sağlığın, estetiğin ve güzelliğin, evlere kapansak da hayatımızın vazgeçilmez parçası olduğunu gördük.

2021 yılı, sağlıklı ve doğal yaşam trendinin, her geçen gün kıymetli olduğu bir yıl olacaktır. Kadın, erkek herkesin bu doğrultudaki hedefi, sağlıklı ve diri bir vücut. Genç, doğal ve fresh bir görünüme sahip olmaktır. Geçmiş senelere göre yeni trend, medikal uygulamaların bile sonuçlarının doğala çok yakın olmasıdır. Doğal sonuç veren uygulamalar veya cildin kendi doğallığına kavuşması her insanı mutlu eder.

Her yeni yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir derler. 2021 senesinin de her anını dolu dolu, sağlık ve güzellik dolu geçireceğimiz bir yıl olması dileğiyle...

 

Yazının devamı...

Saç ekiminde PRP tedavisi desteği

9 Aralık 2020

Saç dökülmesi kadın erkek herkesin en eski korkusu. Ve bunu önlemek için en eski tarihten itibaren kafa derilerine yapmadıkları eziyet kalmış. Bitkisel ve hayvansal yağların yanı sıra boğa kanı, salyangoz salgısı, kurbağa ya da kertenkele dışkısı gibi her türlü seçeneği denedikleri bilinen bir gerçek. Tıbbi gelişmelerin en hızlı olduğu alanlardan birisidir saç ekimi ve destekleyici saç tedavileri.

PRP tedavisi de bunların en başında yer alır. Sadece saç tedavilerinde değil, günümüzde birçok tıbbi rahatsızlığın tedavisinde de etkin olarak kullanılmaktadır. Saç dökülmesi tedavisinde kullanılmasının yanı sıra saç ekimi teknikleriyle birlikte de tamamlayıcı tedavi şekli olarak kullanılmaktadır.

PRP tedavisi nedir?

Kök hücre tedavisi kökenli bir teknik olan PRP, kişinin kendi kanı özel bir işlemden geçirilerek trombositten zengin bir plazma haline getirilerek hastaya geri aşılanması işlemidir. Estetik cerrahi, ağrı tedavilerinde, saç dökülmelerinde, cilt rahatsızlıklarında kısacası hücre rejenerasyonu gereken her alanda oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için yan etki oranı son derecede düşük, faydası oldukça yüksek olmaktadır.

Saç ekiminde PRP tamamlayıcı görür

Kafa derisinin ve saç köklerinin sağlıklı olabilmesi için, kafa derisindeki hücrelerin ve kılcal damarların aktif çalışması gerekir. Böylece cildin ve köklerin ihtiyaç duyduğu yapılandırıcı maddeleri tedarik edip iletebilsin.

Bazı durumlarda saç derisindeki ve saç köklerindeki beslenme genetik özellikler, kan dolaşım bozuklukları, yaş alma, sigara ve alkol kullanımı, dengesiz beslenme ve kullanılan kozmetik ürünler sebebiyle yeterince sağlanamamaktadır.  Bu yetersiz besleme sorunu saç dökülmesi, kepeklenme ve yağlanma gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açar.

PRP tedavisi, tüm bu sorunları kişinin kendi kanında bulunan yapıcı ve onarıcı maddeler yardımıyla çözmeyi hedefler. Saç ekimi esnasında da tamamlayıcı tedavi olarak uygulanan PRP tedavisi; kişinin kendi kanın içerdiği onarıcı trombositler yardımıyla köklerin tutunmasını, şok dökülmenin hızlanmasını ve saçın canlanarak büyümesini hızlandırmaya yardımcı olur.

Yazının devamı...