Saç ekiminde PRP tedavisi desteği

9 Aralık 2020

Saç dökülmesi kadın erkek herkesin en eski korkusu. Ve bunu önlemek için en eski tarihten itibaren kafa derilerine yapmadıkları eziyet kalmış. Bitkisel ve hayvansal yağların yanı sıra boğa kanı, salyangoz salgısı, kurbağa ya da kertenkele dışkısı gibi her türlü seçeneği denedikleri bilinen bir gerçek. Tıbbi gelişmelerin en hızlı olduğu alanlardan birisidir saç ekimi ve destekleyici saç tedavileri.

PRP tedavisi de bunların en başında yer alır. Sadece saç tedavilerinde değil, günümüzde birçok tıbbi rahatsızlığın tedavisinde de etkin olarak kullanılmaktadır. Saç dökülmesi tedavisinde kullanılmasının yanı sıra saç ekimi teknikleriyle birlikte de tamamlayıcı tedavi şekli olarak kullanılmaktadır.

PRP tedavisi nedir?

Kök hücre tedavisi kökenli bir teknik olan PRP, kişinin kendi kanı özel bir işlemden geçirilerek trombositten zengin bir plazma haline getirilerek hastaya geri aşılanması işlemidir. Estetik cerrahi, ağrı tedavilerinde, saç dökülmelerinde, cilt rahatsızlıklarında kısacası hücre rejenerasyonu gereken her alanda oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için yan etki oranı son derecede düşük, faydası oldukça yüksek olmaktadır.

Saç ekiminde PRP tamamlayıcı görür

Kafa derisinin ve saç köklerinin sağlıklı olabilmesi için, kafa derisindeki hücrelerin ve kılcal damarların aktif çalışması gerekir. Böylece cildin ve köklerin ihtiyaç duyduğu yapılandırıcı maddeleri tedarik edip iletebilsin.

Bazı durumlarda saç derisindeki ve saç köklerindeki beslenme genetik özellikler, kan dolaşım bozuklukları, yaş alma, sigara ve alkol kullanımı, dengesiz beslenme ve kullanılan kozmetik ürünler sebebiyle yeterince sağlanamamaktadır.  Bu yetersiz besleme sorunu saç dökülmesi, kepeklenme ve yağlanma gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açar.

PRP tedavisi, tüm bu sorunları kişinin kendi kanında bulunan yapıcı ve onarıcı maddeler yardımıyla çözmeyi hedefler. Saç ekimi esnasında da tamamlayıcı tedavi olarak uygulanan PRP tedavisi; kişinin kendi kanın içerdiği onarıcı trombositler yardımıyla köklerin tutunmasını, şok dökülmenin hızlanmasını ve saçın canlanarak büyümesini hızlandırmaya yardımcı olur.

Yazının devamı...

Kaş ekimiyle mimiklerinizi geri kazanabilirsiniz!

23 Kasım 2020

Kaşlar insan vücudunun en işe yarayan organlarından biridir. Teri ve yağmuru engelleyerek gözlerimizi korur. En önemlisi sözsüz iletişim kurabilmek için gereklidirler. Kaşlar; mutluluğu, sürprizi ve öfkeyi ifade etmede anahtar bir rol oynar. Ayrıca neredeyse bir kimlik kartı görevi de görüyor. Kaşlar uzaktan ilk görülen, tıbbi bir rahatsızlık oluşmadıysa ya da dışarıdan müdahale edilmezse pek değişmez, insanları tanımlamanın en etkili yoludur. Kaşsızlık üzerine yapılmış birçok deney var. En ünlü kişilerin bile kaşları silindiğinde tanımlamak çok zor hale gelebiliyor. Yani eğer bir yere gidecekseniz ve tanınmamak istiyorsanız, güneş gözlüğü kullanmak yerine kaşlarınızı tıraş edebilirsiniz.

Kalıcı ve doğal sonuçlar sağlar

Kaşlar çeşitli tıbbi koşullar nedeniyle dökülebilir. Tiroit ve diğer sistemik hastalıklar, alopesi areata, yanık, enfeksiyon, kaş koparma alışkanlığı, kaş aldırma ya da kaş dövmesi neden olabiliyor. Tabi genetik olarak da ince kaşa sahip olunabiliyor.

Kaş seyrekliği ya da kaş dökülmesi sorununda kullanılan çeşitli yöntemler var. Düzenli kaş boyama, kalıcı makyaj, kaş dövmesi gibi teknikler sayılabilir. Kaş ekimi ile diğer teknikler arasındaki en önemli fark doğal görünüm ve kalıcılık. Kaş ekiminin sonuçları kalıcıdır, doğal kaş gibi büyür ve şekillendirilebilir.

Kaş ekimi tekniği kişiye özeldir

Kaş ekimini saç ekiminden ayıran bazı farklılıklar var. İlk olarak çok ince özel uçlarla ekim işlemi gerçekleştirilir. Ekilecek olan her bir kaş kökü özel bir vitamin işleminden geçirilerek canlandırılırlar. Özellikle tek kıl içeren greftler alınır, Feeding FUE’nin besleyici özel solüsyonda bekletilir, kıl köklerinin daha da canlanması için soğuk oksijen uygulanır. Ekilecek olan köklerin kesinlikle dalgalı, kıvırcık ya da cansız olmaması gerekir. Kaş yapayım derken göz çıkarmak terimi bunun için söylenmiş bile olabilir. Kötü bir görünüme yol açmasını bırakın, sonuçlar kalıcı olduğu için uyumsuz kaş telleriyle sonsuza kadar mücadele etmek durumunda kalınabilir.

Kaş tasarımı çok önemli!

Az önce de belirttiğimiz gibi kaş bir kimlik görevi görür yani kişiye göre değişiklik gösterir. Bu yüzden kaş tasarımının ve ekim işleminin de kişiye göre planlanması gerekir. Örneğin kaş kıllarının çıkış yönü, kaşın çeşitli yerlerinde farklılık gösterir. Kaş burnunun iki tarafından başlar kıllar yukarıya doğru uzar, kavisle birlikten yanlara ve aşağıya doğru uzamaya, uçlara gelindiğinde ise tekrar yukarıya ve dışa doğru uzamaya başlar. Bazı kişilerde orta kısımda hafif bir kavis olabilir. Kaş kılları genellikle cildin yüzeyinde yatay olarak büyür. Bu nedenle kaş kıllarının çıkış yönündeki çeşitliliğinde dışında doğru açıyla ekilmesine de dikkat etmek gerekir.

Yazının devamı...

Gözler kalbin aynasıdır

9 Kasım 2020

Şu aralar dünyada ilginç değişim rüzgarları esmekte bayanlar ve baylar, hiç aklımızda olmayan, ama hayatımızın olmazsa olmazı haline gelen maskeler, hatta insanları güzel görünmeleri adına yapılan taşlı, böcekli ve çiçekli maskeler 'estetik operasyonlarında da önem sırasını değiştirdi diyebiliriz.

Maskelerin kullanılması, zorunlu olduğu dünya genelinde, dudak ve burunların görünmemesi nedeniyle; dudak dolgusu, dudak estetiği ve burun estetiğine taleplerde eskiye oranla önemli ölçüde azalma olmuştur.

Bunun yanı sıra, maske dışında kalıp, en çok dikkat çeken gözlerimiz, estetik talepleri konusunda ilk sırayı almaktadır.

İnsanlar göz kenarlarındaki kırışıklıkları azaltmak amaçlı göz estetiği botoksu ve göz kapağı düşmelerini tedavi eden yöntemlere sıklıkla başvurmaya başlamıştır. Yüzümüzde göz çevresi en naif alanlardan birisi ve genetik yatkınlıkla birlikte, bedenimizde ilk deformasyona uğrayan bölgelerin başında gelmektedir.

Yorgun bir bakış mı, yoksa etkileyici taze bir bakış mı diye sorduğunuzda; tabii ki her insanın genç ve taze görünümlü bir gözü tercih edeceği aşikardır.

Kadın erkek fark etmez biriyle tanıştığımızda ilk fikri oluşturan yer gözlerimizdir. Bu yüzden birçok insan göz çevresine türlü estetik işlemler yaptırır. Çünkü düşük veya çökük gözler insanı yaşlı ve yorgun göstermektedir.

Genelde yaş dolayısıyla ya da genetik olarak kasların zayıflaması ve derinin sarkmasıyla, göz kapakları gözün üstüne doğru iner. Bu da kişiye kısık bakışlar ve daha küçük gözler getirir. Ayrıca görme problemlerine de neden olur.

Bazense tamamen, genetik olarak göz kapakları düşük veya küçük olabiliyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde yapılan araştırmalar neticesinde, Bella Hadid dünyada yüzü altın orana uygun kişi seçilmişti. Ancak, onunda gözlerinde bir değişim operasyon yapılmıştır. Göz kapağı estetiğinin, bu noktada ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz.

Yazının devamı...

Mezoterapiyle saçlarınızı güçlendirebilirsiniz!

22 Ekim 2020

İnsanlığın en eski korkusudur, saç dökülmesi ve kellik. Bunun için tarih boyunca denemedikleri kombinasyonlar kalmamış, hatta tehlikeli kimyasallar bile kullanmışlar. Kafa derileri kazınarak kanatıldı, elektrik şokları uygulandı, çeşitli hayvan yağları hatta dışkıları sürüldü. Neyse ki o günler geride kaldı. Gelip gayet steril ortamda ağrısız mezoterapi tedavisi almak gibi bir şansınız var.

Saç dökülmesini engeller

Mezoterapi erkeklerde ve kadınlarda saç dökülmesini durdurmaya yardımcı olan, yeni saç oluşumunu arttıran, erkek tipi kelleşmeyi azaltan ve saç ekiminden sonra büyümeyi hızlandıran destekleyici bir tedavi yöntemidir. Saçın ihtiyacı olan protein, vitamin, mineral ve diğer besleyici maddeleri sağlayarak hem kafa derisinin hem de kıl köklerinin güçlenmesine yardımcı olur.

Mezoterapi işleminde besleyici solüsyon çok ince uçlu iğnelerle kafa derisine enjekte edilerek uygulanır. İşlemden sonra saç derisi ve saç kökleri beslenerek canlılık kazanır. Özel içeriği sayesinde kafa derisindeki ve saç köklerindeki hücreler aktif hale getirerek saç büyümesini hızlandırır. Saç derisindeki kan dolaşımı hızlanarak saç köklerini besler. Güçlenen saç kökleri daha hacimli ve sağlıklı bir şekilde uzamaya başlar. Dökülmeye neden olan DHT hormonunu etkisiz hale gelmesini sağlayan hormonların aktif hale gelmesini sağlar. Mezoterapi hızlı etki eden, sonuçları kısa süre içinde ortaya çıkan bir uygulamadır.

Saç ekiminde iyileşme sürecini hızlandırır

Saç ekiminde mezoterapi, besin açısından zengin sıvının saç derisinin mezoderm tabakasına enjekte edilmesi tekniğidir. İçinde steril iğneler bulunduran özel bir mezoterapi tabancası kullanılarak saç derisine solüsyonun enjekte edilmesiyle yapılır. Bu tedavi haftada yarım saat olacak şekilde sekiz seanstan oluşur. Bu süreçte sabırlı olunmalıdır çünkü gözle görünür sonuçlar beşinci seanstan sonra ortaya çıkmaya başlar. Enjekte edilen sıvının içeriği saç dökülmesinin sebebine bağlı olarak değişir. Bu madde genel olarak vitamin ve besin maddeleri gibi doku dostu materyaller içerdiği için, tedavi güvenli olarak kabul edilir, yan etkilere veya alerjik reaksiyonlara neden olmaz.

Kepek oluşumunu önler

Mezoterapi tedavisi saç derisini ve köklerini canlandırmasının yanı sıra kepek oluşumunu da önler. Şiddetli kepek oluşumunda en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Kapsamlı konsültasyon sonrasında kişinin saç derisindeki problemler tespit edilerek solüsyonun içeriği kişiye özel olarak hazırlanır. Bu sayede kafa derisinin ihtiyacı olan tedavi sağlanmış olur.

Yazının devamı...

Plaza erkeği olmak ya da olmamak!

12 Ekim 2020

Sevgili kadınlar dikkat! Günümüz metroseksüel erkekleri, kişisel bakım ve estetik konusunda bizim ile yarış halindeler. Özellikle, büyük metropollerdeki plaza çalışanlarında ve beyaz yakalılarda bu durumu fark edilir bir şekilde görmekteyiz.

Metroseksüel erkeklerden bahsetmeden önce; Metroseksüellik nedir? Ne anlama gelmektedir? Biraz bahsetmekte fayda görüyorum…

Metroseksüel kelimesinin kökeni 90'lı yıllara dayanıyor. O yılların bakımlı erkeklerine, biraz da alaycı bir bakışı simgeliyor. Metroseksüel kelimesinin dünya çapında, şimdiki anlamıyla yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanması ise, milenyum sonrasını buluyor. Sözcük ve temsil ettiği erkek profili bu dönemde ülkemizde dikkat çekmeye başlıyor. Dilimize girdiği ilk zamanlarda, cinsel tercihlere yönelik bir anlam çağrıştırdığı için erkeklerin çekindiği bir kelime olsa da, metroseksüellik zamanla olumlu anlamlarıyla öne çıkan ve kadın erkek herkes tarafından benimsenen bir tarzı yansıtmayı başarıyor.

Günümüz şartlarındaki plaza çalışanlarının ve değişik statüdeki erkeklerin bakım alışkanlıkları adına çok yol kat etmiş durumda olduğunu gözlemlemekteyiz. Artık metroseksüel plaza çalışanları ve beyaz yakalı erkekler, kendilerini beğenmek, kendilerine olan güveni artırmak adına botoks ve dolgu gibi ufak dokunuşlar ve estetik ameliyatlarına pek sıcak bakar hale geldiler.

Yapılan araştırmalarda; “Yıllardır güzellik uğruna doğal yöntemleri ve estetik ameliyatları deneyen kadınlar, ellerinden düşürmedikleri aynaları artık erkeklere kaptırdı.” algısı giderek yaygınlaşmaktadır. Aynı zamanda, "Metroseksüellik kavramının yerleşmesiyle, erkeklerin de estetik cerrahların kapısını çalmaya başladığı ve son yıllarda estetik ameliyat olan erkek sayısının neredeyse yüzde 200 oranında arttığı tespit edilmiştir. "

Estetik Cerrahların ortak görüşü, kırışıklık tedavisinde kullanılan botoks, ışıltılı dolgu ve lazer uygulamalarının, kadın ve erkek uygulamalarında, hemen hemen hiç fark bulunmadığı, bunun erkekler için de sıkça kullanıldığıdır.

Araştırmalar, erkeklerin en çok burun estetiğine ve saç ekimine rağbet ettiğini belirtirken, bel ve göbek bölgesindeki yağları aldırma, jinekomasti ve yüz germe ameliyatları ise bunu takip eden diğer ameliyatlar olarak belirlenmiştir.

Erkeklerde burun estetiği, daha düz ve küt bir burun elde etmek amacıyla yapılıyor. Saç, erkeğin en önemli görsel unsurlarından olduğundan saç ekimi bir hayli ilgi görüyor. Yoğun iş yaşamı ve düzensiz beslenme sonrası fazla kilolardan kurtulmak isteyen erkekler spor ile çözüm bulamayınca göbek ve bel kısmında bulunan fazla yağlardan “Six Pack” hayallerine kavuşmak için, 1-2 saatlik bir ameliyat ve ardından 20-30 gün elastik bir korse takarak kurtulabiliyor.

Yazının devamı...

Sağlık turizminin parlayan yıldızı Türkiye

28 Eylül 2020

Ülkemiz son yıllarda yaptığı atılımlarla kendisinden dünya çapında söz ettirmeyi başarıyor. Altyapı yatırımlarına yaptığı yoğun çalışmalar ülkemizin ulaşım ve iletişim konularında eksiklerini giderdiği gibi birçok yabancı yatırımcıyı da hızla kendine çekmeye devam ediyor.

Birincisi Türkiye’nin güçlü imajının yurtdışındaki zihinlerde de sağlam bir şekilde oluşması için, çok önem arz eden televizyon dizileri ve sinema filmlerinin öncelikle Avrupa başta olmak üzere yurtdışında çok rağbet görmesi.

Yıllarca Amerikan filmleri ile büyümüş Türkiye’deki birçok kişinin ABD denince zihninde oluşan sempati bunun önemini bize tekrar hatırlatabilir. Oysa şimdi durum öyle bir hale geldi ki, ailesi ile beraber bir yapım izlemek isteyen Amerikalılar bile giderek artan bir sayıda Türk yapımlarına teveccüh ediyor. Sıradan bir Amerikalı, aile filmi izlemek isterken izlediği yapımın “temiz” olmasına artık daha da çok özen gösteriyor. Dolayısı ile teknolojik ilerlemesini ahlakını da koruyarak yapan Türk yapımları bu pazarı giderek daha çok ele geçiriyor.

Ülkemizin gücünü gösterdiği diğer önemli bir alan ise tıbbi alanda gerçekleşiyor. Başta Avrupa Ülkeleri olmak üzere, İspanya’dan, İtalya’dan Almanya’dan, İngiltere ve Kanada’dan hatta Amerika Birleşik Devletleri’nden birçok hasta sağlık hizmetleri için Türkiye’yi seçiyor.

Yurtdışından bir hastanın tedavi amacıyla başka bir ülkeyi seçmesi, birçok bileşeni bünyesinde barındıran önemli bir Halkla İlişkiler faaliyetidir. Şöyle ki, öncelikle hasta olarak o ülke hakkında oldukça olumlu hisler beslemeniz gerekir. Bunlar o ülkenin temizliğinden genel estetiğine kadar değişebilir. Sağlık hizmetlerinin genellikle teknolojik açıdan gelişmiş olması, ülkenin teknolojiye hakim olduğunun, temizlik ve sağlığa uygunluk bilgisine sahip olduğunun kanıtları olarak görülür.

Üstelik sağlık hizmetlerinin ardından hastanın ülkeyi gezip dolaşması, ülke hakkında hem daha fazla bilgi almasını sağlar. Yani tanıdıkça insanımızın da hayata karşı güzelliğini gördükçe daha da bir gönül bağı kurar. Bu anlamda ülkemizden memnun ayrılmış her bir sağlık turizmi ziyaretçisi hem bu giderek büyüyen bu sektörün daha da genişlemesine yol açar, hem de ülkemizin diğer ülkeler nezdinde uygulamış olduğu diplomasinin ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin gönüllü bir elçisi haline gelir.

Bu başlık altında yurdumuzun başta Saç ekimi, Estetik cerrahi, Diş hekimliği, Göz, Onkoloji ve daha bir çok alanda dünyada sözü geçen bir ülke olması, her anlamda ülkemiz insanına faydalıdır. 2019 verileri ile yaklaşık 5 buçuk milyar dolarlık girdiyi ülkemize getiren sağlık hizmetleri, yurdumuzun medya ve film dünyasındaki etkinliğini de arttırır.

Bu ikisinin doğal sonucu hem daha da zenginleşen bir ekonomi hem de diğer ticari faaliyetleri de geliştirecek bir pozitif Türkiye Cumhuriyeti algısının yurtdışında daha da yerleşmesi şeklinde oluşur. Sağlık hizmetleri gelişen bir ülkenin diğer hizmetleri de çok kolaylıkla sunacağı, sanayisinin de gelişmiş olduğunun beklenmesi çok doğal sonuçlar oluşturur.

Yazının devamı...

Sakalın değeri “olmadığında” biliniyor!

21 Eylül 2020

Her gün tıraş olmak zorunda olan erkekler, her sabah sakallarına söylense de, sakallarıyla sıkıntı yaşamaya başladıklarında pişman oluyorlar. Erkekler için sakalın varlığı bir dert belki, fakat yokluğu tamamen yara.

Düşününce sakalın birçok faydası var. Yazın güneşin zararlı ışıklarından, kışın ise aşırı soğuktan korur. Doğal bir filtre görevi görür. Daha erkeksi ve seksi görünüm katar. Cinselliğin, prestijin, bilgeliğin, entelektüelliğin ve olgunluğun sembolü durumundadır.

Öyle ki bazı sakallı erkekler mecbur kalıp sakalını kesmek zorunda kaldığında kimseye görünmemek için evden çıkmaz. Varlığıyla ya da yokluğuyla kişinin görüntüsünü o derecede etkileyebilir. Sonuç olarak sakal çıkınca gelişim tam olarak tamamlanır ve yetişkin bir erkek olunur.  İstedikleri zaman sakal bırakabileceklerini bilmek erkeklerin kendilerini güçlü hissetmelerini sağlar.

Sakalın tarihine inersek, insanlığın tarihi kadar eskidir. Çünkü insanlara özgü bir olgudur. Orta çağ dönemine kadar uzun ve gür sakallara sahip olmak gücün bir simgesi haline gelmiş. Bu durum özellikle erkekler için neredeyse vazgeçilmez bir konuma erişmiştir. Sakal dinler tarihi açısından da farklı ve derin manalara sahiptir.

Özellikle son dönemlerde uzun sakal modellerinin de trend olması sebebiyle , sakalsızlıktan ya da sakallarının seyrekliğinden şikâyet eden kişi sayısı da bir hayli arttı. Hele de Osmanlı temalı diziler başta olmak üzere, tarihi dizilerin ünlü oyuncuları sağ olsun hayatımıza bu trendi, kökleri derinlere uzanacak şekilde yerleştirdiler. Böylece dünyanın dört bir yanından gelen turistler, saç ve sakal ekimi için ülkemizi tercih etmiş oldular ve oluyorlar.

Ülkemize saç, sakal ekimi için gelen yabancılardan da fark edileceği üzere ekim işinde iyiyiz. Hatta  Dünya’da sayılı ülkelerden biriyiz desek abartmış olmayız .

Seyrek sakallı ya da sakalsız erkeklerde eğer kafa derilerinde ya da vücutlarında yeterli oranda sağlıklı saç kökü varsa operasyondan faydalanabilirler. Bu sayede sakal bırakarak her gün tıraş olma derdinden kurtulabilirler. Aynı zamanda daha erkeksi ve karizmatik bir görünüme sahip olabilirler.

Tam sakal ektirdiniz ve sakallarınızın çıkmasını bekliyorsunuz. Hatta hayal kuruyorsunuz; Yüzüklerin Efendisi’ndeki Gandalf ya da Game of Thrones’daki Khal Drogo gibi uzun ve kirli bir sakal uzatma sözü veriyorsunuz. Ama sakallarınız döküldü . Merak etmeyin bu gayet normal. Sakallarınız yenilenme sürecinde olduğu için dökülebilir Doktorun önereceği tavsiyelere tam olarak uyum sağlamak ekim işleminin sonucunu doğrudan etkiler. Sonucun başarılı olması için alanında tecrübeli, doğru tekniğin yanı sıra destekleyici teknikler de kullanan bir saç ekim merkezi seçilmelidir.

Yazının devamı...

Estetik operasyonların başkenti Türkiye

10 Eylül 2020

Türkiye estetik operasyonlardaki başarısıyla tüm dünyada giderek daha fazla adından söz ettiriyor. Estetik turizminde bir dünya markası olarak neredeyse her ülkeden ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor.

Özellikle kullandığı ileri teknoloji, yetenekli genç cerrahlar, tam donanımlı klinikleri, asırlar öncesine dayanan tarihi özellikleri, muhteşem doğal güzelliği, kozmopolit kültürü ve zengin mutfağı ile ziyaretçilerine tüm dünyada eşi benzeri görülmeyen imkanlar sunuyor.

Saç ekimi, diş estetiği, ameliyatlı ameliyatsız estetik operasyon seçenekleri ile her yıl binlerce kişi estetik operasyon geçirmek için ülkemizi ziyaret ediyor. Hem estetik sorunlarından kurtulurken hem de turistik gezi yapıyorlar.

Yayınlanan son turizm verilerine göre geçtiğimiz yıl 60,000 kişi saç ekimi için Türkiye’ye gelmiş. Bu sayı, düzenli olarak artmaya devam eden yaklaşık 5 bin kişilik bir turist ordusunu işaret ediyor. Türkiye’ye akın eden turistler genellikle tek bir ülkeden gelmiyor; çoğunluğu İtayla,İspanya,Fransa,  Rusya, İngiltere ve son zamanlarda, Amerika’dan oluşuyor.

Peki, nedir ülkemizi estetik cerrahinin başkenti haline getiren kriterler?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 4.000 greftlik saç ekiminin fiyatı çok uygun rakamlar olmasına karşın ABD’de aynı miktar saç ekimi Türkiye’ deki fiyatların üç katı gibi uçuk rakamlarda fiyatlandırılabiliyor. Bu da şu anlama geliyor: ABD’de saç dökülmesi sorunu yaşayan bir kişi uçakla ülkemize gelip saç ekimi yaptırdıktan sonra üstüne 1 ay da gezip tozup ABD’ye geri dönse bile yine de ciddi oranda tasarruf edebiliyor.

Türkiye’nin bu başarısının sırrı sadece uygun fiyat politikası değil, aynı zamanda uzmanlık seviyesi ve teknolojik imkanlarla da ön plana çıkıyor. Cerrahlarımız teknolojideki son gelişmeleri takip ederek başarılı bir şekilde uygulamalarıyla da ülkemizin adını tüm dünyaya duyuruyorlar.

Dünya markası olma sürecinde hem yurt dışından ülkemizde gelen Türk vatandaşlarımızın hem de saç estetik operasyonlarından fazlasıyla memnun kalan yabancı hastalarımızın da katkısı oldukça fazla. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan vatandaşlarımız tanıdıklarına, arkadaşlarına Türkiye’deki uygun fiyat ve yüksek kaliteli estetik hizmetlerinden bahsediyorlar. Böylece Türkiye, estetik operasyonlarında bir marka olarak dünyaya yayılmaya başlıyor. Şimdi ise birçok Avrupalı şirket İstanbul’da medikal turlar organize ediyor. Ayrıca ülkemizdeki esnek tatil imkanı da Amerikalılar için İstanbul’u daha cazip hale getirebiliyor. Prosedürlerini yaptırıp şehrin tadını çıkarırken aynı zamanda herhangi bir şekilde ihtiyaç olması durumda cerrahlarına da yakın olmuş oluyorlar.

Yazının devamı...