Kozmik çete...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast soruşturması takipsizlikle sonuçlandı. Kararın sonuç bölümünde şu çarpıcı tespit yer aldı:
“19.12.2009 tarihinde saat 14:50 sıralarında Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne ait olan 0 312 303 .... numaralı telefona yapıldığı iddia olunan, ‘Çukurambar’da Bülent Arınç’ın evine geliş gidişlerinde, civarda 06 BH 9712 plakalı gri Renault ile 06 LJY 48 plakalı araçları gördüğünü, Bülent Arınç’a yönelik bir saldırıda bulunabileceklerinden şüphelendiğini’ belirtir ihbar üzerine soruşturma başlatılmış ise de;
...gerçekte böyle bir telefon ihbarının yapılmadığı, bir anlamda Cumhuriyet savcısının soruşturma açması için başlangıç şüphesini oluşturacak emarelerin (basit ve makul şüphenin) dahi soruşturmanın başlangıcında bulunmadığı...”
Olmayan ihbardan Türkiye’yi sarsan bir suikast davası yaratmak ve Kozmik Oda’daki sırlara ulaşmak ancak emniyet ve yargı içinde güçlü bir çetenin işi olabilir. Soruşturma sürecinde devletin en gizli sırlarını içeren belgelerin çalındığı da haberlerde yer alıyor. Acaba çete ele geçirdiği askeri sırları nerelere sattı? Gölcük’te sahte Balyoz belgelerini döşemenin altına yerleştiren, kanlı baskınlar öncesinde PKK’ya bilgi veren de aynı çete miydi?
Bu çete ortaya çıkarılmadan devlet kuşku bulutu içinde kalmaya devam edecektir.

Esad yaşıyor...

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, savaştaki beşinci yılını tamamlıyor... Esad bugün beş yıl öncesinden daha güçlüdür. Çünkü Esad’ı devirmek için onun düşmanlarını besleyen Batı ve Türkiye umulmadık bir sonuçla karşılaştı... Esad’ı devirelim derken El Nusra, IŞİD gibi canavarlar yarattılar. Batı bugün artık Esad’la değil kendi yarattığı canavarla savaşıyor. Esad es kaza devrilirse Suriye’de yönetimi ele alacak El Kaide uzantısı güçlerin hangi felaketlere yol açacağını insanlar düşünmek bile istemiyor.
Esad’ı devirmenin türlü felaketlere yol açacağını... Yüz binlerce sığınmacının daha Türkiye’ye akın edeceğini hesap edemeyen tek başkent kaldı: Ankara...

Fanatikler müzeye

İtalya’da Roma ve Floransa belediyeleri, maç için bu kentlere gelecek yabancı kulüp taraftarlarına bedava müze bileti vermeyi kararlaştırdı.
Geçen şubatta Roma’da Roma ile karşılaşan Feyenoord taraftarı Hollandalı fanatikler ünlü Aşk Çeşmesi’ni tahrip etmiş, polisle çatışmış, kenti çöplüğe çevirmişlerdi. Roma ve Floransa belediye başkanları, fanatik taraftarlar müzeleri gezerse kültürle buluşur, gittikleri kentin tarih ve kültürüne saygı duyar diye düşünüyor.

MÜSAİT

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “müsait” sözcüğünün ikinci anlam olarak “Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)” olarak tanımlanması haklı bir tepki çekti. TDK bu ibarenin 1983 yılında sözlüğe girdiğini bildirdi. Müsait, argoda kullanılsa bile TDK sözlüğüne ikinci anlam olarak girmesi elbet saçma.
Twitter dostlarımız “müsait”e daha uygun bir argo anlam bulmuşlar. Derler ki:
“Müsait kelimesini; yolsuzluk yapmaya, rüşvet almaya, din ticareti yapmaya hazır olan siyasetçi olarak da tanımlayabilir miyiz?”
Elbet daha isabetli olur. Türkiye kavramın bu şekilde kullanılmasına müsait bir ülke.

Atatürk’ün vasiyeti kayıpmış! Lozan Antlaşması yerinde duruyor mu acaba?
Akif Kökçe

TAKİP

Cumhuriyet’te Emre Kongar yazmış:
“Erdoğan’ın AKP üzerinden gerçekleştirdiği ‘Parti devleti’ ve ‘Tek adam rejimi’, güvenlik ve istihbarat güçlerinin kendisine doğrudan bağlı olduğu bir yapıya dayalı...”
Ve Taraf’ta “77 milyonu gözetleyecek” başlıklı şu haber:
“Beştepe Sarayı’nda teknik altyapısı tamamlanan projeye göre, 81 ildeki MOBESE kameralarının görüntüleri, İHA’ların çektiği fotoğraflar ile tüm güvenlik kameralarının kayıtları Saray’da ‘Canlı Yayın Merkezi’nde toplanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu merkezden, ‘toplumsal olayları’, ‘askerî operasyonları’ hatta trafik ihlallerini bile takip edebilecek.”
Lider böylece gerekli emirleri de anında verecek...