Türk sinemasında sıkça duyduğumuz "evlatlıktan red" kavramının, hukuki bir karşılığı bulunmuyor. Hukuk sistemimizde bu kavram yerine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 510 ve devamı maddelerinde düzenlenen "mirasçılıktan çıkarma" (ıskat) kurumu yer alıyor.
TMK madde 510'da mirasçılıktan çıkarma için iki şart önümüze çıkıyor: (i) Mirasçı, mirasbırakan veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, (ii) Mirasçı, mirasbırakan veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ciddi biçimde ihmal etmişse, mirasçılıktan çıkarma yapılabilir.
Mirasçılıktan çıkarılan kişi, mirastan pay alamaz ve ayrıca tenkis davası açma hakkına da sahip olamamaktadır. Mirasbırakan, aksi bir düzenleme yapmamışsa, mirasçılıktan çıkarılan kişinin payı, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilmekte ve varsa altsoyuna, yoksa diğer yasal mirasçılara kalmaktadır.
Bir diğer mirastan çıkarma yöntemi ise,
Biliyorsunuz ben bir avukatım ve baroya bağlı mesleki faaliyetlerimi sürdürüyorum. Bu mesleğimi sürdürürken, yazmayı ve paylaşmayı sevdiğimde bu köşemde yazılar yazıyorum.
Biz avukatlar, mesleki olarak çok sıkı kurallara tabiiyiz. Ofis tabelamızın nasıl olacağından, kartvizitimize kadar her şey çok sıkı belirlenmiş durumda. Kim ne kadar uyuyor, uymazsa ne yaptırımla karşılaşıyor tartışılır; ama sıkı kurallar var mı? Evet.
Avukat sayısının hızla arttığı günümüzde, herkes kendince görünür olmak istiyor. Haklılar da… Yıllarca emek verip zor okunan hukuk bölümü, üzerine çileli bir staj sonrası insanlar görünür olarak para kazanmak istiyor. Görünür olmak elbette ki kritik bir durum. Mesleğin itibarına yakışır durumda görünür olmak da var her konuya atlayarak veya absürt videolar çekerek de dikkat çeken meslektaşlarımız var. Ama tüm bunlar subjektif; yani bana absürt gelen başkasına gelmeyebilir.
Bugün (09.08.2024) Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği
Her sabah ilk iş olarak kahvemi alıp müvekkillerimden gelen e-postalara bakarım. Bu e-postaların büyük bir kısmı, insan kaynakları (İK) departmanlarından gelir. İK departmanlarıyla olan iletişimim, gün boyunca hiç bitmez.
Hem çalışanlar hem de yönetim arasında bir köprü kurmak zorunda olan İK çalışanlarının yaşadığı zorlukları yakından görme fırsatım oluyor. Bu yüzden, İK departmanlarının etkili iletişimi nasıl sağlayabileceği üzerine düşünmek günlük hayatımın bir parçası haline geldi.
İnsan kaynakları departmanları, şirketlerin kalbidir. Çalışanların işe alım süreçlerinden kariyer gelişimine, motivasyonlarından işten çıkışlarına kadar pek çok önemli noktada devreye girerler. Bununla birlikte, tüm bu süreçlerde etkili olabilmeleri için güçlü bir iletişim ağı kurmaları şarttır.
İK departmanlarının yaşadığı en büyük sorunlardan biri, bilgi eksikliği ve yanlış anlamalardır. Çoğu zaman, yeni bir politika veya prosedür hakkında yeterince bilgilendirme yapılmadığında,
Belki "Succession" dizisini izlemişsinizdir. Bu dizide, dev bir medya imparatorluğunun sahibi olan Logan Roy ve çocukları arasındaki çatışmalar, izleyenlere aile şirketlerinde yaşanan güç mücadelelerini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Yönetim kavgaları, ihanetler ve sürekli değişen ittifaklar... Bu hikayeler, birçok şirkette de benzer durumların yaşanabileceğini düşündürüyor. Peki, böyle bir durumda, şirketin bir ortağı olmak istemeyen biri ne yapabilir?Belki "Succession" dizisini izlemişsinizdir. Bu dizide, dev bir medya imparatorluğunun sahibi olan Logan Roy ve çocukları arasındaki çatışmalar, izleyenlere aile şirketlerinde yaşanan güç mücadelelerini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Yönetim kavgaları, ihanetler ve sürekli değişen ittifaklar... Bu hikayeler, birçok şirkette de benzer durumların yaşanabileceğini düşündürüyor. Peki, böyle bir durumda, şirketin bir ortağı olmak istemeyen biri ne yapabilir?
Bu yazıda ülkemizde en yaygın şirket olan limited şirkette ortaklıktan “haklı sebeple” nasıl
Ayşe, uzun süredir rahatsız olduğu cilt problemleri için çözüm arayan genç bir kadın. Sosyal medyada dolaşırken, ünlü bir estetik kliniğinin Instagram hesabında paylaşılan tedavi öncesi ve sonrası görselleri dikkatini çekiyor. Görsellerdeki dramatik değişimler, Ayşe'yi bu kliniğe gitmeye teşvik ediyor. Öyle ki, paylaşılan fotoğraflarda, sivilce izlerinden muzdarip kişiler pürüzsüz ve kusursuz ciltlere kavuşuyor. Ayşe, heyecanla hemen randevu alarak kliniğe gidiyor. Burada kendisine cilt yenileme tedavisi öneriliyor. Doktor, tedavi sonucunda sosyal medyada gördüğü sonuçlara ulaşacağını vaat ediyor. Ayşe, yüksek maliyetli bu tedaviye büyük umutlarla başlıyor. Ancak, tedavi süreci boyunca cildinde beklediği iyileşmeyi göremiyor. Hatta bazı bölgelerde daha kötüleşmeler meydana geliyor. Ayşe, doktorla tekrar iletişime geçtiğinde, doktorun sosyal medyada paylaşılan görsellerin genelleme yapılamayacak istisnai durumlar olduğunu belirtiyor. Ayşe, yanıltıcı reklamların kurbanı oluyor.
Melis adlı bir influencer, Instagram
Genel işlem koşulları, sözleşmenin taraflarından biri tarafından önceden tek taraflı olarak hazırlanan ve müzakere edilmeksizin diğer tarafça kabul edilen şartlardır. Çoğunlukla spor salonu üyelik sözleşmelerinde veya araç kiralama sözleşmelerinde karşımıza çıkan bu durumlarda, tüketiciler genellikle sözleşmeleri olduğu gibi imzalamak durumunda kalmaktadır. Peki, bu sözleşmelerdeki ağır şartlar geçerli midir? Bu koşullar, ticari hayatın pratikliği açısından önemli olmakla birlikte, hukuki anlamda bazı sorunları da beraberinde getirmektedir.
1. Yargıtay Kararları ve Uygulamalar
Günümüz ticaret hayatında, özellikle tüketici işlemlerinde sıklıkla gördüğümüz genel işlem koşulları, sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir uzantısı olarak ortaya çıkmaktadır.
Genel işlem koşulları, Türk Borçlar Kanunu'nun 20-25. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay’ın bu konuda verdiği çeşitli kararlar, genel işlem koşullarının hukuki denetimini ve uygulanabilirliğini şekillendirmektedir. Özellikle
Hayat, her birimize bir dizi hikâye ve ders sunar. Bu hikayeler bazen bizi mutlu eder, bazen ise yıkıp, yeniden inşa eder. İki yıl önce yayımlanan "Uyanış" adlı romanım, tam da bu temalar üzerine kurulu. Bu eser, Füsun ve Okan adlı iki karakterin profesyonel ve kişisel dünyalarında yaşadıkları dönüşümleri ele alıyor.
"Uyanış", iki avukatın birbiriyle savaşları ve içsel çatışmalarla dolu bir yolculuk sunarken, astroloji ve kişisel dönüşümün insan hayatındaki etkilerini de irdeliyor. Okan'ın hikayesi, pek çoklarımızın karşılaştığı zorluklarla ve kendimizi gerçekleştirme arzusuyla paralellik gösteriyor. Romandan bir alıntı yapmak gerekirse, "Yüzleşmeyi ertelediğim her şeyle daha sonra daha yüksek bir dozda yüzleşmek zorunda kaldım”. Bu cümle hayatın kaçınılmaz gerçeklerini vurguluyor.
Füsun'un hikayesi, başarı ve iktidar yolunda insanın içine düşebileceği tuzakları gözler önüne sererken, bir hukuk bürosu yönetmenin getirdiği etik ve profesyonel zorlukları da tartışmaya açıyor. Füsun,
Son dönemlerde sosyal medyada avukatların birbirlerini rencide edici, aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadelerle eleştirdiklerini görmek oldukça üzücü. Benzer olayları geçmişte yaşamış bir avukat olarak bu durumun dikkatle ele alınması gerektiğini düşünüyorum.Son dönemlerde sosyal medyada avukatların birbirlerini rencide edici, aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadelerle eleştirdiklerini görmek oldukça üzücü. Benzer olayları geçmişte yaşamış bir avukat olarak bu durumun dikkatle ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Rencide edici davranışlar, sadece kişileri değil, avukatlık mesleğinin itibarını da zedeliyor. Avukatlar olarak, toplumun adalet anlayışını şekillendiren ve yargı sisteminin en önemli parçalarından biriyiz. Bu yüzden, meslektaşlar arası ilişkilerde özen ve saygıyı elden bırakmamalıyız. İnsanların avukatlar hakkındaki algılarından şikayetçiyken, bu algının yönlendirilmesinde bizlerin de payının büyük olduğunu unutmamamız gerekiyor.
1. Meslek Etik Kurallarımız
Avukatlık mesleği, dayanışma ve iş birliği gerektiren bir meslektir.