Yatağımdaki gölge

29 Mayıs 2020

Ataerkil ve muhafazakar toplumlarda cinsel kimlik gelişiminin sağlıklı tamamlanması oldukça zordur. Özellikle kız çocukları büyütülürken erkek egemen imajlar ve tabularla bezenir. Bu noktada doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşamayan kız çocukları çarpık ve yanlış bilgilerle kendine bir cinsel kimlik var etmeye çalışır.

Gelin olmak, düğün seremonisinin büyüsü, yeni bir ev dekore etmek, çeyiz derken evliliğin içinde sanki hiç cinsellik yokmuş gibi davranılması oldukça ilginçtir. Birçok genç kız evlilik sürecinde cinselliğe dair en küçük bir rehberlik veya bilgilendirilme alamadığını belirtir. Bu noktada evlilik sadece ciciş süslemeler ve organizasyondan ibaretmiş gibi bir imajla inşa ediliyor. Oysa evlilikte dekorasyon, çeyiz ve şatafatlı düğünler kadar önemli bir konu atlanmaktadır. “Sağlıklı cinsel hayat”. Sağlıklı cinsel hayatın alt başlıklarında ise sağlıklı iletişim, ortak hedef ve beklentiler yer almalıdır. Yani hayatın geri kalan kısmında asıl olan konuların irdelenmesi ve rehberlik alınması önemlidir.

Doğru bilgi ve yönlendirilme olmadığı zaman çiftlerin hayatına kabus gibi çöken vajinismus ülkemizdeki birçok çiftin hayatını olumsuz etkilemektedir. Eşler birbirlerini ne kadar sevseler de vajinismus tamamen bağımsız bir semptom olarak kendini gösterir. Bir kadının vajinismus olması, istediği halde eşiyle tam bir birleşme gerçekleştirememesidir. Bu da demek oluyor ki vajinismus olan bir kadının eşine olan sevgisi eksik vs. değildir. Vajinismus semptomları eşe karşı (büyük oranda) geliştirilen tepkiler değildir. Eşten kaynaklanan travmalara bağlı olarak yaşanabilse de vakaların büyük çoğunluğu bağımsız gelişmektedir.

Her şey masalsı bir güzellikte devam ederken birden karşılaşılan vajinismus, çiftler için oldukça zorlu bir sürecin habercisidir. Cinsellikle ilgili konuşmalar ve doğru bilgilerden izole yaşayan kadınlar ve eşleri için bilinmezlikle dolu bir süreci başlatır. Bu konuda soru sormak, birilerine danışmak çiftlere çok zor gelir. Mahrem konuların gizli kalması öğretisi ne yazık ki vajinismus yaşayan çiftlerin çözüm arayışlarına da ket vurabilmektedir.

Ülkemizde vajinismus görülme sıklığının yüksekliği ile birlikte nedenleri arasında en sık karşılaşılan, bilgi eksikliği ve abartılmış, çarpıtılmış ilk gece hikayeleridir. Vajinismus olan kadınların tedavileri kolaylıkla yapılabilmektedir. Bununla birlikte önleyici adımlar atmak ve evlilik öncesi sağlıklı cinsel hayat için danışmanlık almak oldukça önemlidir.

 

Op.Dr. Tamer Gültekin

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Yazının devamı...

Vajinismus geliyorum diyor

20 Mayıs 2020

Hemen hemen tüm küçük kızların hayali olan beyaz gelinlikle prensesi andıran o görkemli günün baş oyuncusu olmak. Çocukluktan itibaren konulan hedef ve hayallerin hemen hepsinde o “mutlu” günü eksiksiz yaşamak ve özel hissetmektir. Tüm cinsiyet imajları bu hayal ve ideal üzerine yapılanır.

Bir taraftan binbir gece masallarını kıskandıran gelinlik seramonisi, bir yandan cinsel tabular üzerine kurulmuş cinsel kimlikler üzerinde sağlıklı bir cinsel hayat beklentisi biraz iyimser kalıyor sanırım.

Çocuk yaşta masalsı hayallerin diğer tarafında evliliğin ve yetişkin bir kadın olmanın detayları ya yok sayılır ya da korkutucu ve bazen utanç verici olarak resmedilir.

Korkularımızı şekillendiren en büyük etken çevredir. Çevreden alınan imajlar daha çocuk yaştan itibaren zihnimizi ve olaylara yüklediğimiz anlamları şekillendirir.

Gelinlik fobisi olan kaç kişi duydunuz? Bununla birlikte ilk gece korkusu olan binlerce kadın olduğu bilinen bir gerçektir.

Toplumsal öğretiler ve cinsellikle ilgili verilen tüm mesajlar, bizler daha küçücükken temellerini atar ve bu günkü cinsellik algımızı oluşturur. Cinselliğin hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğuna dair tek bir mesaj verilmemiş ve bununla kalmayıp töre cinayetleri, bekaret takıntıları ve namus olgusunun ağırlığıyla şekillenen bir cinsel algıda sorun olmaması mümkün müdür?

Tüm bunlarla birlikte her geçen gün ilk gece korkusuyla birleşmeyi sağlayamayan, vajinismusla hayatı zehir olan binlerce kadın ve bu durumda ne yapacağını bilemeyen eşler çaresizce dibe vurmakta.

Vajinismus tabii ki kalıcı olarak tedavi edilebilir bir semptomdur. Bununla birlikte hiç yaşanmaması daha iyi olmaz mı?

Yazının devamı...

Vajinismus tekrar gelişir mi?

5 Mayıs 2020

Vajinismus nedir?

Vajinismus vajinal kasların istemsiz kasılmaları sonucunda cinsel ilişkinin olamaması veya oldukça ağrılı olmasını tarif eden bir cinsel birleşme sorunudur.

Bilinçaltına yerleşmiş bir takım korkular ve yanlış cinsel bilgilendirilmeler sonucunda vajinal kanalın 1/3 dış kısmındaki pelvik kaslar, vücudun adeta "kendini koruma mekanizması" sonucunda istem dışı olarak (yani kişinin kendi kontrolü dışında) kasılır. Böylece cinsel birleşme yani "penetrasyon" olanaksız hale gelir. Erkek eşlerin tarifi ile “orası etten bir duvara” dönüşmektedir. Hatta hastaların bir kısmı problemlerinin tanımını yaparken vajinalarının kapalı veya vajina girişlerinde bir kemik olduğunu düşünmektedirler.

Yalnız değilsiniz, vajinismus tüm dünyada görülür!

Vajinismus yalnızca bizim gibi Müslüman veya kapalı - tutucu çevrelerin değil, bütün dünyada sık olarak rastlanılan bir problemdir. Ancak bizdeki görülme sıklığı batılı ülkelere göre ortalama 10 kat daha fazladır.

Vajinismus problemine sahip bayanlarda, kasılmalar yalnızca vajinal girişte değil, aynı anda karın, bel, sırt, bacak gibi vücudun pek çok bölgelerinde tarif etmektedirler. Bu nedenle de çiftlerin ilişki denemeleri sonrasında kişilerin bu bölgelerinde yaygın olarak kas ağrıları görülebilmektedir. Bu durum biraz da vajinismusun derecesi ile ilişkilidir.

Vajinismus durumunda vajinaya herhangi bir şeyin girmesi mümkün değildir ve her türlü girişim çabası son derece rahatsızlık verici veya hatta imkansızdır. PC kasında istemsiz kasılma şeklinde kendini gösteren bu vajinal refleks - sadece cinsel ilişki esnasında değil - kadının jinekolojik muayenesi sırasında, tampon kullanımı durumunda ya da parmağın vajinaya sokulması gibi vajinaya herhangi bir girişim içeren durumunda da ortaya çıkabilir.

Yazının devamı...

Vajinismus tanısı nasıl konur?

27 Nisan 2020

Vajinismus hastalığı cinsel ilişki sırasında vajinanın istemsiz kasılması sonucunda cinsel birleşmenin tam olarak sağlanamamasıdır. Pek çok kadın kendisinde yaşadığı bu cinsel sorunun adına ilk kez internetten ulaşmakta "vajinismus hastalığı nedir, ne demek, neden bende böyle bir cinsel sorun ortaya çıktı acaba" diye umutsuzluğa kapılmaktadır. Çoğu çift bu sorunlarının yalnızca kendilerine ait olduğunu zannetmektedir. Oysaki tüm dünyada oldukça en yaygın cinsel sorunların başında yer almaktadır. Peki, vajinismus teşhisi nasıl konulur, bu sorunla mücadele eden çiftler ne yapmalıdır?

Unutulmaması gereken ise vajinismus teşhisi ve tanısının doğru şekilde konulması, uygulanacak tedavi yönteminin seçimi ve tedavi başarısı açısından son derece önemlidir.

Vajinismus teşhis ve tanısı nasıl yapılır?

Vajinismusun teşhisi ve tanısı, alanında uzman ve deneyimli bir jinekolog tarafından yapılan, 15 saniye süren, son derece basit bir jinekolojik değerlendirme sonrasında konulabilmektedir. Jinekolojik inceleme sırasında her hangi bir alet kullanılmaz, yalnızca basit bir görsel değerlendirme yapılır.

Aslında ağrılı ilişki, cinsel isteksizlik ve orgazm sorunları gibi tüm cinsel ilişki problemlerinde, sorununun kaynağının tam olarak açığa çıkartılabilmesi öncelikle bir jinekolog muayene - değerlendirme şarttır. Vajinismus sorunu olan kadınlar jinekolog doktora muayene olmakta sıkıntı çekebilirler. Aynen ilişkide olduğu gibi jinekolojik değerlendirme sırasında gereksiz yere kontrolsüz, refleks hareketlerde bulunabilirler. Hâlbuki ki bu kaygıların çoğu yersizdir.

Vajinismusta jinekolog korkusu nasıl yenilebilir?

Hekime güven, muayenede yapılacakların dürüstçe hastaya tek tek anlatılması, jinekolojik muayene işleminin son derece ağrısız oluşu, herhangi bir alet kullanılmaması ve değerlendirmenin yalnızca 15 saniye sürmesi tüm bu endişelerin tamamen önüne geçmektedir.

Pek çok genital anatomik problem çiftlerde cinsel ilişkiye girememeye sebebiyet verebilmektedir ki; bunun tespiti ile kişinin aylarca hatta bazen yıllarca gereksiz yere psikoterapi almasının önüne geçebilir.

Yazının devamı...

Evlilikte cinselliğin önemi

7 Nisan 2020

Üremenin haricinde de evlilikte seks birçok nedenden ötürü esastır. Nihayetinde samimiyet, zevk ve cinsel ifade ile ilgilidir. İlişki, birçok olumlu entelektüel, fiziksel, duygusal ve sosyal faydaya sahiptir. Bu faydaların anlaşılması, çiftlerin ilişkilerinde seksin yalnızca kendilerine yardım etmekle kalmayacaklarını, aynı zamanda ilişkilerini daha da güçlendirmelerine ve sevgi dolu bir ilişkide daha geniş bir samimiyet duygusu yaratmalarına yardımcı olacaklarını anlamalarına yardımcı olacaktır. Evlilikte, seks genel sağlığınız ve mutluluğunuz için göz önünde bulundurmanız gereken önemli bir paylaşımdır.

Fiziksel olarak, aktif bir cinsel yaşam, daha iyi beslenme alışkanlıkları ve sık egzersiz yapma nedeniyle genç bir görünüm dahil olmak üzere birçok yarar sağlayabilir. Araştırmalar cinsel aktivitenin kalorileri ve yağları yaktığını ama aynı zamanda insanların genel olarak daha sağlıklı yaşam sürdürmelerine neden olabildiğini göstermektedir. Düzenli olarak cinsel ilişkide bulunan kişilerin, yapılan araştırmalara göre hastalıklarla mücadele ettiği ve vücudu soğuk algınlığı ve gripten koruyan immünoglobulin A (IgA) adında daha yüksek bir antikor seviyesine sahip oldukları bulundu. Seks daha rahat uyumamıza yardımcı olur ve daha iyi uyku yoluyla seks daha güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturur. Orgazm sırasında salınan oksitosin her iki birey için daha dinlendirici bir uyku sağlar. Oksitosin vücudun diğer bölgelerine de yardımcı olur. Beyindeki oksitosin seviyesini artırır ve hem kadınlarda hem de erkeklerde kalp problemlerini azaltır. Ayrıca yapılan araştırmalara göre ağrı kontrolünde de yardımcı olabiliyor. Araştırmalar, kadın migren hastalarının yarısında rahatlama olduğunu ortaya çıkardı. Cinsel olarak aktif olduğunuzda diğer birçok ağrı türünün de azaldığı görülmüştür.

Kadınlar için, daha az krampla daha hafif adet dönemleri yaşamak için de sık seks yapmanın birçok yararı vardır. Rahim kasıldığı zaman krampa neden olan bileşikleri vücuttan temizler, kanı ve dokuyu daha hızlı bir şekilde dışarı atar, bu da adet döneminizi daha hızlı bitirmenize yardımcı olur. Seks ayrıca kan basıncını düşürür ve doğum sonrasında kadınlar için önemli olan mesane kontrolünün artmasına yardımcı olur. Orgazm, erkekler için prostat kanserinde bir azalma ve kadınlarda endometriozise karşı korunma sağlar.

Seks, bireyin duygusal sağlığı için değil, aynı zamanda ilişkinin genel sağlığı için de iyidir. Cinsel memnuniyet, genel yaşam kalitesi ile yakından ilişkilidir. Cinselliğin artması, kendinizi iyi hissetmenizi ve kendinizden memnun olmanızı sağlar. Araştırmalar orgazmların serbest bırakılan endorfinler nedeniyle stresi azaltabileceğini ortaya koyuyor. Hormonlar beynin içindeki yakınlık ve rahatlama duygularını yaratan ve depresyondan uzaklaşan zevk merkezlerini harekete geçirir.

Cinsel isteksizliğin nedeni hormon dengesizliği olabilir

Seks sizin ve eşiniz için mükemmel olduğunda, diğer alanlarda güveniniz artacaktır. Her şey yatakta iyi gittiğinde, hayatınızın diğer bölümlerinde daha kendinden emin ve güçlü hissederseniz. Kendine olan saygımızı, çekici, arzulanan, yetkin ve kendinden emin olma duygunuzu artırır. Bu da kişisel hayatınıza olumlu düşünce ve eylemler getirir. Eğer evliliğinizde cinsel isteksizlik yaşıyorsanız, mutlaka uzman cinsel terapistten destek almalısınız. Sağlıklı bir cinsel ilişki evlilikte çiftlere finansal sorumlulukların, sosyal sorumlulukların ve çocuk yetiştirme güçlüğünün oluşturduğu kaotik yaşamla mücadele etmede isteklilik ve güç sağlar. Unutmayın evlilikte seks, genel refah duygusunu korumaya yardımcı olur.

Yazının devamı...

Cinsel ilişki sırasında orgazm olamamak bir sorun mu?

31 Mart 2020

Orgazm nedir?

Cinsel ilişki sırasında artan cinsel haz ve uyarılma ile çıkılan en tepe noktadır. Orgazm, ilişkinin duygusal olarak bu çok yoğun noktasına çıktıktan sonra rahmin ve vajinanın ritmik kasılmaları ile kendisini gösteren süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu 3-5 saniyelik kısa süreçte cinsel haz en yoğun ve en keyifli bir şekilde yaşanmaktadır. Haz sonrasında cinsel doyum (tatmin) ve rahatlama gerçekleşir.

Beynimiz en büyük ve en önemli cinsel organımızdır. Vajinismus hastaları da dahil, bakire genç kızlar da tam bir cinsel ilişki yaşamaksızın, yalnızca düşünce gücü ve konsantrasyon ile veya elle, yabancı bir madde ile sürtünerek (mastürbasyon) klitoris uyarısı ile orgazm olabilmektedirler. Yani, bir kadın hiç cinsel ilişki yaşamaksızın da orgazmı yaşayabilir.

Anorgazmi nedir?

Anorgazmi orgazmın olamaması durumudur. Anorgazmik kişilerde cinsel uyarılma olmasına rağmen “orgazm olamama” sorunu vardır ve bu sorun kadınlarda bir takım içsel sıkıntılara neden olabilir. Kişinin kendisini kötü hissetmesi, kendisine olan güvenin azalması ve depresyon en sık olarak görülen eşlik edici yakınmalardır. Partner ilişkisini de olumsuz yönde etkilemektedir.

Anorgazmi nedenleri

Anorgazmide en sık nedenler psikolojik kaygılardır ve bunlar arasında “oto kontrolü kaybetme korkusu” bulunmaktadır. Mükemmeliyetçi yapıdaki kadınlarda daha yaygındır. Diğer psikolojik etkenler arasında ise yaşanmış travmalar, problemli bir çocukluk döneminin olması, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, baskıcı ebeveynler, partner/evlilik ilişkisinin iyi olmaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli, travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması ve seksüel kimlik çatışmaları sayılabilir.

Orgazm bozukluklarının %5'ten daha azında ise altta yatan organik bir sebep vardır. En sık karşımıza çıkan sebepler; şeker hastalığı (diabet),kronik alkolizm, nörolojik bazı bozukluklar ve bir takım ilaç kullanımlarıdır.

Yazının devamı...

Vajinismus çiftlerinin öncelikleri

6 Mart 2020

 

Yetişkin ve sağlıklı her çift için cinsellik, ilişkinin doğal ve sağlıklı bir parçasıdır. Tabii hayat her zaman istenildiği gibi ilerleyemeyebilir. Birbirlerini çok sevdikleri halde tam bir birleşme yaşayamayan vajinismus çiftleri için zorlu süreç başlamış olur.

Duygusal bir eksiklik veya ilişkinin yolunda gitmediği anlamına kesinlikle gelmeyen vajinismus, sadece bir cinsel işlev bozukluğudur. Duygusal olarak birbirlerine sağlıklı ve güvenli bağlanan çiftler için vajinismus daha yaklaştırıcı olabilmektedir. Birbirine daha çok kenetlenen çiftlerde, “durumu kabullenme” veya “yok sayma” tepkisi sıklıkla karşılaştığımız durumlardandır. Bu durumlarda çiftler tedavi gereği duymadan hayatlarını bu şekilde geçirmeye razı olmaktadır. Hatta vajinismusu yenmeden çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek veya aşılama yöntemlerine başvurabilmektedirler. Vajinismusun semptomlarını ortadan kaldırmadan gebelik sürecine girilmesini kesinlikle önermemekteyiz.

Cinsellik ve cinselliğe bağlı işlev bozuklukları konuşulmayan, yok sayılan konular arasındadır. Bu anlamda ilişkilerin dinamiklerine uzun vadede zarar vereceğini, ilişkide yıpranmalara veya rollerin çarpıtılmasına neden olabilmektedir.

İnsan vücudunda her organ rahatsızlanabilir. Hiç kimse gözü miyop oldu, midesinde ülser var diye suçlanmayacağı ve bundan utanç duymayacağı gibi, vajinismus ve diğer tüm cinsel işlev bozuklukları normal karşılanarak tedavi sürecine girilmelidir.

Çiftler böyle bir durumla karşılaştıklarında sorunu gidermeden bebek sahibi olmak, durumu görmezden gelip yok saymak, kaçınılmaz bir kadermiş gibi şartları kabullenmek yoluna giderlerse hayatı oldukça zorlaştırmış olacaklardır.

Yetişkin çiftlerin sağlıklı ve tatminli bir cinsel hayat yaşamaları en doğal haktır. Sağlık sorunuyla karşılaşıldığı zaman ertelemeden, yok saymadan tedavi ve çözüm arayışına girilmelidir.

Doğru yöntemlerle vajinismus kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.

Yazının devamı...

Çocuklu ama bakire

27 Ocak 2020

Bilindiği üzere vajinismus semptomları yaşayan kadınlar, istediği halde vajina içine hiçbir yabancı cismi alamaz; ilişkiye giremez ve/veya ağrılı-acılı ilişkiye girer. Bu semptomlarla birlikte evlilik hayatlarını tamamlayamayan çiftler, çocuk özlemi içine girebilmektedir. Özellikle çevre baskısıyla oluşan çocuk beklentisi, vajinismus çiftleri için baskı unsuru olmaktadır. Gebelik ve doğumun vajinismus semptomlarını gidereceğine dair yanlış bilinen bir gerçek var. Bundan dolayı; birçok çift vajinismusu tedavi etmek yerine tüp bebek veya aşılama yöntemiyle çocuk sahibi olma yoluna gidebilmektedir. Gebeliğin veya doğumun vajinismusu ortadan kaldıran bir özelliği maalesef yoktur.

Vajinismus hastası kadınlar sezaryen doğum tercih etmektedirTam anlamıyla birleşme yaşayamamış çiftler için çocuk sahibi olmak hayal gibi gelse de, mucizevi bir şekilde vajinismus olup gebe kalan kadınlar da mevcuttur. Birleşmenin gerçekleşmemesinden dolayı sürtünme yoluyla tatmin olma yolunu tercih eden çiftlerin karşılaştıkları sürpriz, gerçekten hayret vericidir. Spermlerin hareketli özelliği sayesinde nadir de olsa görülen bu durum, çiftler için farklı bir deneyim olmaktadır. Vajinismus olup gebe kaldığı halde vajinal doğum yapabilen vakalarda; doğumdan sonra semptomlarının devam ettiğini, vajinismustan kurtulamadıklarını gözlemlemekteyiz. Birçok vajinismus kadını da vajinal doğum yerine sezaryen doğumu tercih etmektedir.

Vajinismus tedavisi ertelenmemeliKadın doğum uzmanı hekim tarafından herhangi bir risk bulunmamışsa gebeliğin 4. 5. ve 6. aylarında vajinismus tedavisi yapılabilmektedir. Bu sayede psikolojik anlamda daha rahat bir lohusalık dönemi geçirilebilir. Bebek sahibi olmak; vajinismus çiftlerinin evlilik bağını güçlendirse de vajinismus tedavisini ertelemek için bir bahane oluşturabilmektedir. Çocuk sahibi olunması evliliği sosyal anlamda bir yükten kurtardığı için çiftler semptomun genel mizacı gereği erteleme eğilimlerini daha da ortaya çıkarmaktadır. Vajinismus çok kısa sürede ve kalıcı olarak, bilimsel yöntemlerle tedavi edilebilir bir semptomdur.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Tamer Gültekin

http://www.drtamergultekin.com/

Yazının devamı...