‘Seçim olacağı açıklansa darbe olmazdı’ yanılgısı...

6 Ocak 2021

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “Seçimle iktidar değişimi darbeyi engellerdi” diyor. Oysa tarih tam aksini söylüyor. Seçim tek başına darbenin önüne geçmeye yetmiyor işte. Hatta seçimden bir hafta sonra seçim sonuçlarını beğenmeyenler yine süngü gösterebiliyor

27 Mayıs, Türkiye’de her zaman darbeyi destekleyenler ve darbeye karşı çıkanlar iki taraf olarak tartışıldı. Oysa durum hiç de öyle değil. Mesela darbenin başına geçirilen Cemal Gürsel, sonuna kadar idamlara karşıdır. Hatta 4 Ağustos 1961 günü, Yüksek Adalet Divanı Başkanı Salim Başol ile görüşür ve bu fikrini söyler. 18 Nisan ve 21 Haziran 1961 günlerinde de Yassıada Komutanı Tarık Güryay ile aynı konuyu konuşur, hatta “İdam çıkarsa, istifa ederim” der. Gidişatı değiştirme gücü olmayan sadece Gürsel değildir. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün infazların yapılmaması için yazdığı mektup da, Milli Birlik Komitesi’nin mahkeme kararlarını görüştüğü toplantıda okunmasına izin verilmez. Darbe mağdurlarına gelince, onlar içerisinde de çeşitli bölünmeler vardır. Özellikle yargılamalar esnasında delil olarak kullanılan Ethem Menderes, Şemi Ergin ve Refik Koraltan’ın günlükleri Demokrat Parti içi tartışmaları derinleştirmiştir.

Gürsel’in telgrafı

Darbenin başına geçirilen Cemal Gürsel’e “Etkisiz Eleman” muamelesi yapıldığının başka örnekleri de var. Mesela, Adnan Menderes’in Ayhan Aydan’dan olan bebeğini Zeynep Kamil Hastanesi Başhekimi’ne öldürttüğü iddiasıyla açılan dava ve ardından gelen Başbakanlık kasasından kadın iç çamaşarı çıktı gibi, çirkin ve son derece aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığı duruşmaların basına kapalı yapılması için Ada Komutanı’na telgraf çeker Cemal Gürsel. Telgraf gelince duruşmaya ara verilir, bu telgrafı gerçekten Gürsel mi çekti diye telefon açılır, evet telgrafı Gürsel çekmiştir. Mahkeme Heyeti, “Celse başladı, şimdi ara karar vermek olmaz” diyerek açık duruşmaya devam eder.

Yassıada komutanı

Devlet Başkanı ve bir orgeneral önce yarbay sonra da albay olan Yassıada Komutanı Tarık Güryay gibi bir alt rütbeliye bu kadar içini açar mı diye düşünenler olabilir. Gürsel ile Güryay, 1944’te İzmir’de 12. Kolordu Topçu Alayı’nda birlikte görev yaptılar. Ama daha önemlisi, Nisan 1960’ta, Ankara Orduevi’ndeki özel masasında, Gürsel’e darbecilerin başına geçmesi için teklifi götüren isim Tarık Güryay’dır. Darbe günü Ankara’da görev almış ve hemen ardından Gürsel tarafından Yassıada Komutanı olarak atanmıştır.

Tartışmaların başladığı yere dönelim: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “Eğer 25 Mayıs’ta Menderes Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı 27 Mayıs askeri darbesi büyük olasılıkla önlenebilirdi” dedi. Başbuğ, “seçim” cümlesini durduk yere söylememiş. Okuduğu bir anıda Eskişehir gezisinden iki gün önce toplanan Demokrat Parti Genel İdare Kurulu’nda Sıtkı Yırcalı’nın “Derhal seçimleri yapacağımızı açıklayayım” sözüne, Adnan Menderes’in “derhal” diye cevap verdiği bilgisinden yola çıkmış.

Yazının devamı...