Avrupa Birliği bize neler edecek?

"Avrupa Parlamentosu Türkiye’ye sert yaptırım kararı aldı.”

Bu Kasım 2020’nin haberi, her yerde çarşaf çarşaf yazıldı.

Avrupa Parlamentosu, 2019’da da Suriye operasyonları nedeniyle Türkiye’ye “Hedefli yaptırım” kararı almıştı.

Ülkesinde milletvekili adayı yapılmayanların yollandığı bu organı fazla ciddiye alıyoruz.

Avrupa Birliği’nde önemli kararları sadece devlet ve hükümet başkanları alır.

Aralık Zirvesi’nde Türkiye’ye yaptırım uygulanması için Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ciddi baskı yapıyor.

Almanya “Ankara ile müzakere yorgunu” olduğunu ve yaptırım olabileceğini söylüyor ama o yaptırım ne?

Fransa’nın istediği Gümrük Birliği’ni askıya alma gibi yıkıcı yaptırımların çıkması imkânsız.

Berlin’in “Türk halkını cezalandırmayalım” diye formüle ettiği ve Doğu Akdeniz’deki sismik aramalarda karar veren-görev yapanlara dair kişisel yaptırım teklifi konuşuluyor.

Avrupa Birliği bize neler edecek

Paris, Berlin’i ikna edebilir mi, Fransa Cumhurbaşkanı’nın, Avrupa Birliği’ni kendi iç siyaseti için kullanma çabasından duyulan rahatsızlık Macron’un yüzüne söylenir mi, o kısmı muamma.

7 Aralık’taki dışişleri bakanları toplantısından önce, karalar bağlayan ya da bi’ şeycik olmaz diyen haberlere aldırmayın siz.

Ne işe yarıyor bu üniversite sınavları?

Avrupa Şampiyonu jimnastikçilerimiz diyor ki, “Türkiye’de jimnastik sporuna veda yaşı Avrupa’dan daha düşük.”

Üniversite sınavları yüzünden bir sürü alanda yaşadığımız bir sorun bu.

Mesela “baş tacı” futbolu ele alalım:

Almanya’da 7 milyon, Hollanda’da 1 milyon, Türkiye’de sadece 400 bin lisanslı futbolcu var.

Almanya’daki Türkiye kökenli lisanslı futbolcu sayısı Türkiye’deki futbolcu sayısından fazla.

A Takım sayısı, 13 yaş altı futbol takımından fazla olan tek Avrupa ülkesiyiz.

Şaşırtıcı değil zira lise ve üniversite sınavları için 8 yılını harcıyoruz çocuklarımızın.

Orta 1’de lise sınavları, lise 1’de de üniversite sınavı maratonu başlıyor.

Peki, ne oluyor sonunda?

İstediği bölümü kazanamayanlar, her sene, kazandığı bölüme kayıt yaptırmayan 100 bin, tekrar sınava giren 750 bin kişi.

İstediği bölümü okuyan da eğer şanslıysa hemen iş bulabiliyor.

Sistemi kuranlar, şu soruya cevap vermeli: Engelli sporcularımızın dünya genelinde kazandığı başarıları neden sağlıklı sporcularımız kazanamıyor?

Bunun sebebi, herkesi üniversite kapısına yığan eğitim sistemimiz olabilir mi?

İyi tesisatçınız var mı?

Tesisatçı ya da elektrikçi fark etmez, Türkiye’de hizmet alınan meslek grupları arasında sertifikalı eleman mecburiyeti yok.

Merkezi Eğitim Kurumları minimum 2 bin 400 saat kurs veriyor tesisatçı olmak isteyenlere.

Elektrik bölümünde, sadece yangın algılama ve alarm sistemleri uzmanı olmak için 1368 saat ders almak gerekiyor.

Yalıtım uzmanı olmak için de en az 2 bin 216 saat harcamak gerekiyor.

Kanada’da, sertifikası olmayan biri, bırakın tesisata dokunmayı, mutfak dolabı bile monte edemiyor.

Türkiye’de yeterlilik aranmadığı için isteyen istediğini yapabiliyor.

Tarım ülkesiyiz ya, tarım alanında tek bir kurs yok, Tarım Lisesi sayısı bir elin parmakları kadar.

Türkiye’de tanımlanmış meslek sayısı ABD’nin 8’de biri kadar.

Herkesi üniversite kapısına yığmak yerine meslekleri tanımlamak, o meslekleri sadece eğitimini almış olanların yapmasına izin veren bir sistem kurmak, sonra da meslek eğitimini eğitim sistemine entegre etmek bir seçenek olmalı.

Üniversite diploması olup da tesisatçılık yapanlara değil, bu işin eğitimini almış tesisatçılara ihtiyacımız var.

Tek mi, çift mi?

Feryal Özel, Şeyma Subaşı, Özlem Türeci, Nisa Bölükbaşı, Nurcan Tunçbağ, Esra-Ceyda Ersoy, Canan Dağdeviren, Ebru Polat, Duygu Doğan, Azra Akıncı, Peri Berker, Nil Karabina, Eda Asar...

Birinci isim dünyanın en önemli astrofizik profesörü. Hubble kadrosuna alınan ilk ve tek Türk vatandaşı.

Üçüncü isim, dünyaya koronavirüs aşısı müjdesini veren iki bilim insanından biri.

Beşinci isim, kanser hücrelerinin karmaşık etkileşim ağlarının sırrını matematiksel formüllerle ortaya çıkardı.

Yedinci isim, pilsiz, giyilebilir kalp çipi üretti.

Son 5 isim Avrupa Ritmik Jimnastik Şampiyonası’nda Türkiye’ye altın madalya kazandırdı.

2, 4, 6 ve 8 numaradaki isimleri hepimiz biliyoruz zaten.

Tüm dünyada magazin bilimden daha çok ilgi çeker ama Türkiye’de magazin 100, bilim 0 olunca üzülüyor insan.