Diyanet İşleri Başkanı eleştirilemez mi?

“İmamın dediğini yap, yaptığını yapma” diye atasözü olan bir ülkede Diyanet İşleri Başkanı da rahatlıkla eleştirilebilir. Ancak Diyanet İşleri Başkanı’nı eleştirmek başka şey, onun söyledikleri üzerinden İslamiyet’i, insanların kutsalını hedef almak başka şey.

Vatikan, dünyanın en küçük devleti olarak, Fransa’nın atadığı eşcinsel büyükelçinin güven mektubunu kabul etmedi. Fransa ile Vatikan arasında ciddi bir gerilim yaşandı ama Paris’ten “Çağlar öncesi ses” diye bir açıklama gelmedi. Hatta o büyükelçi başka bir göreve atandı.

Nüfusunun yüzde 85’i Katolik olan İrlanda, dünya üzerinde referandum yoluyla eşcinsel evliliğe onay veren ilk ülke oldu. Vatikan bu sonuç için demediğini bırakmadı, bu tartışma esnasında kimse Hıristiyanlığı tartışmaya açmadı.

Yahudi inancı da en az diğer tek tanrılı dinler kadar keskin bir şekilde karşı çıkıyor eşcinselliğe. Buna karşın İsrail Yüksek Mahkemesi, Kanada’da evlenmiş bulunan 5 eşcinsel erkeğin evliliğinin onaylanmasına karar vermişti. Kararın gerekçesinde Yahudi inancını hedef alan ya da çağ dışı tanımlayan ifadeler kullanılmadı.

Antik Yunan’da ve Japon kültürünün önemli simgelerinden olan Samuraylar arasında, “yetişkin olma” ve “topluma kabul edilme” şartları arasında eşcinsellik vardı. Antik Roma, eşcinselliği kesin olarak yasakladı ama Sezar, Augustus, Neron gibi eşcinsel yöneticileri oldu Roma’nın.

1990’larda dünya genelinde yapılan bir araştırma vardı. O araştırmada Türk halkının istemediği komşu yüzdelerine baktığımızda birinci sırada uyuşturucu bağımlıları, ikinci sırada eşcinseller yer alıyordu. Sabıkalılar, sinir hastaları, başka din ve ırk mensupları ve alkolikler daha kabul edilebilir komşu çıkmıştı. O günden bugüne tablo ne kadar değişmiş olabilir acaba? 

İnsanları cinsel yönelimlerine göre yargılamak aslında tartışmalı bir konu. İtalyan Rönesans sanatçısı Leonardo da Vinci, eşcinsel olduğu için engizisyon mahkemesinde yargılandı, çok ünlü Mona Lisa tablosunda aslında iki portre olduğu ve o portrelerden
birinde eşcinsel sevgilisi olduğu tartışılıyor yıllardır. 

Ayrımcılık ve nefret dili hassasiyeti tüm dünyada giderek gelişiyor. Uzun yıllardır Kanada’da yaşayan, Türkiye’nin en başarılı televizyoncularından birisi, “Burada en şanslılar eşcinsel zenciler, ne de olsa ayrımcılığa uğruyorum diyorlar ve istedikleri sonucu alıyorlar” demişti.

Sonuç olarak, Ankara Barosu, kullandığı dil sayesinde, haklarını korumaya çalıştığını iddia ettiği eşcinselleri, bir kez daha toplumun  hedefi haline getirdi.

Not: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın şikâyet dilekçesinde Başkan’a ait hakaret iddiasının, İslamiyet’e yönelik hakaret iddiasından önce yazılmış olması büyük hata...

Karantinada da su tüketmiyoruz

Koronavirüs karantinası başladığından bu yana, İstanbul’da doğal gaz tüketimi yüzde 25, su tüketimi sadece yüzde 4 artmış. Doğal gaz faturalarına dair tartışmalarını yazdıktan sonra arayan İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun’dan aldım bu rakamları.

İnsanların su harcarken dikkatli olduğuna bağladı Murat bu oranı, umalım öyle olsun.

Doğal gaz faturaları kısmına gelince, Büyükşehir, kimsenin gazını kesmeyecekmiş, hayat normale döndükten sonraki tahsilat süreci için de bir plan üzerinde çalışıyorlarmış.

Kapalı iş yerlerine nasıl yüksek fatura gelmiş olabilir diye de sordum, Murat Ongun, sosyal medyadaki şikâyetleri araştırdıklarını, İstanbul’da faturam yüksek geldi diyenlerin çoğunun başka şehirlerde yaşayan insanlar çıktığını söyledi.En son limon meselesinde de gördüğümüz üzere, uğraşanları çok, haksız değiller bu konuda.

Yeni bela Kawasaki

Geçen ay İtalya’da 20, bu ay İngiltere’de 10 kadar çocukta görüldü. Bir yılda görülenin 6 katından fazla şu an görülen çocuk hasta sayısı.

Daha çok beş yaş altı çocuklarda görülen, ateş, cilt döküntüsü, salgı bezlerinde şişkinlik, ileri durumlarda kalbin atar damarlarında iltihaba neden olmak gibi etkileri var Kawasaki hastalığının.

Fakat İngiltere’den gelen uyarılarda hastalığın 15 yaş altı çocuklarda görüldüğü ve tüm hasta çocukların yoğun bakıma alındığı bilgisi de var.

Üstelik yine İngiltere’den yapılan uyarılarda Kawasaki semptomlarına toksik şok etkisi de eklendi.

Kawasaki ile koronavirüs arasında bir bağ var mı şu an bilinmiyor ama 2004 yılında Kawasaki semptomları gösteren bir bebekte NL63 adı verilen koronavirüs türüne rastlandığını biliniyor.

Kawasaki hastalığının bulaşıcı olmadığı söyleniyor ama ortaya çıkan tablo  ve gelen haberlere çok dikkat etmek gerekiyor.

Siz de gelin tam olsun...

Şu 2020’de görmediğimiz ne kaldı demiştik, ABD Savunma Bakanlığı UFO görüntülerini yayınladı.

2004-2015 yılları arasında çekilen bu görüntülerin şimdi yayınlanması, zamanlama manidar denecek bir durum, o kesin.

Ancak bu sene öyle bir sene ki artık şaşıramıyoruz. Hadi inşallah diyelim, uzaylılar da gelsin ki listeyi tamamlamış olalım...